<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[FenHane - Fen Bilimleri Dersi Paylaşım Forumu - 5.Sınıf Fen Bilimleri Ders Notları]]></title>
		<link>https://www.fenhane.com/</link>
		<description><![CDATA[FenHane - Fen Bilimleri Dersi Paylaşım Forumu - https://www.fenhane.com]]></description>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:25:57 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[insan ve çevre sorunları]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-insan-ve-cevre-sorunlari.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Apr 2017 19:08:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-insan-ve-cevre-sorunlari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">İNSAN VE ÇEVRE SORUNLARI<br />
Çevre; bir organizmanın var olduğu ortam ya da şartlardır ve yeryüzünde ilk canlı ile birlikte var olmuştur.<br />
<br />
Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür.<br />
<br />
Çevre Kirliliği Nedir?<br />
Bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin; hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayıdır.<br />
<br />
Çevre Kirliliğinin Nedenleri<br />
Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi ile çevre kirliliği meydana gelmektedir.<br />
Başlıca Kirlilik Çeşitleri<br />
	Hava Kirliliği: Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşyaya zarar verebilecek miktarlara yükselmesi, "Hava Kirliliği" olarak nitelenmektedir. <br />
<br />
<br />
	Su Kirliliği: Su kirliliği, istenmeyen zararlı maddelerin, suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozmalarını sağlayacak miktar ve yoğunlukta suya karışma olayıdır. <br />
Konutlar, endüstri kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal mücadele ilaçları, tarımsal sanayi atık suları, nükleer santrallerden çıkan sıcak sular ve toprak erozyonu gibi süreçler ve maddeler su kirliliğini meydana getiren başlıca kaynaklardır. <br />
<br />
	Toprak Kirliliği: Toprağın verim gücünü düşürecek, toprak özelliklerini bozacak her türlü teknik ve çevreyle ilgili baskılar ve olaylar toprak kirliliği veya toprak kirlenmesi olarak nitelenir. Toprak kirlenmesi, hava ve suları kirleten maddeler tarafından meydana getirilir.<br />
<br />
	Gürültü Kirliliği: "Gürültü Kirliliği" denince, "insanlarda sağlık bakımından geçici bir zaman için veya sürekli olarak zarar meydana getiren sesler" anlaşılır. <br />
Gürültü kirliliği yaratan başlıca kaynaklar şunlardır: ulaşım araçları, sanayi kuruluşları, sosyal donatım, eğlence araçları. <br />
<br />
<br />
	Işık Kirliliği: Yanlış yerde, yanlış yön ve yanlış zamanda ışık kullanılmasıdır. Işık kirliliği hava kirliliği gibi zehirleyici değildir ancak insan sağlığına zarar verir.<br />
<br />
<br />
	Radyoaktif kirlenme: Nükleer enerji santralleri, nükleer silâh üreten fabrikalar, radyoaktif madde artıkları radyoaktif kirlenme yaratan başlıca kaynaklardır. Radyoaktif maddeler yaymış oldukları elektronla hava, su, toprak ve bitkilere zarar verir. <br />
<br />
<br />
Toprak Kirliliğin Sonuçları<br />
Toprağın doğal yapısının bozulması neticesinde toprak üzerinde bitki ve hayvanlar da barındırmaz. Atık sular tarım alanlarının sulanmasında kullanılırsa içindeki kimyasal maddeler toprağa bulaşır ve kirlenmeye neden olur. Bu kimyasal maddeler insanlar ve hayvanlara ciddi zararlar verebilir.<br />
Hava Kirliliğin Sonuçları<br />
Kirli hava, insanların solunum yollarını etkileyerek doğrudan insan sağlığını tehdit etmektedir. Nefes darlığı, akciğer kanseri vb. rahatsızlıklar, hava kirliliğinin insan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuzluklardandır. Özellikle çocuklar ve yaşlılar üzerinde daha etkili olan kirli hava, salgın hastalıklara karşı vücudun direncini azaltmakta ve hastalıkların iyileşmesini de geciktirmektedir.<br />
Kirli hava, ayrıca iklimin doğal dengesini bozmakta, hayvan ve bitki topluluklarının verimliliğini etkilemekte, üretimin düşmesine neden olmaktadır. Yapıların taş ve metal kısımlarına ve makinelere de zarar veren kirli hava, bunların dayanıklılığını azaltmaktadır.<br />
Kirli hava ayrıca atmosferdeki ozon tabakasının incelmesine de neden olur. Atmosferdeki karbondioksitin artması havanın ısınmasında önemli rol oynamaktadır. Havaların normalinden fazla ısınması; dünya ikliminin değişmesine, buzulların erimesine ve deniz seviyesinin yükselmesine dolayısıyla tarım topraklarının sular altında kalmasına neden olur.<br />
Su Kirliliğin Sonuçları<br />
Akarsulardaki canlı hayatının da sona ermesine sebep olmaktadırlar. Özellikle civa ve radyoaktif madde gibi tehlikeli maddeler gerek deniz canlılarının yapısında gerekse bitkilerin yapısında birikerek insanoğlu ve diğer canlılar tarafından tüketildiği zaman zararlı etkiler görülmektedir. <br />
Lağım suları ile kirlenen sularda bakteri ve virüs oranı artarak tifo, dizanteri, hepatit, kolera ve diğer önemli bulaşıcı hastalıkların bu yolla yayılımına sebep olmaktadır. <br />
Besinlerin bileşiminde doğal olarak bulunan nikel maddesinin, kirli atıkların sulara karışması ve bitkiler tarafından alınmasıyla bitki yapısındaki miktarı önemli derecede artmaktadır. Bu tür bitkilerin tüketilmesiyle fazla miktarda nikel maddesi vücuda alınmakta ve buna bağlı olarak böbrek yetmezliği, karaciğer bozukluğu ve bazı kanser türlerinin oluşumuna neden olabilmektedir.<br />
Işık Kirliliğin Sonuçları<br />
Işık kirliliği doğal hayatı da olumsuz etkiler. Dünya’mıza gelen ışık ışınları atmosferden süzülerek bize ulaşır. Atmosferde meydana gelen olumsuz koşullar sonucu güneş ışınları doğrudan Dünya’mıza ulaşır. <br />
Işık kirliliği doğal ortamda yaşayan canlıları da olumsuz yönde etkiler. Örneğin deniz kıyıları çok fazla aydınlatıldığında yavru kaplumbağalar yönlerini şaşırırlar, ışığa yönelirler, denize ulaşamazlar. Göçmen kuşlar da fazla aydınlatılmış ortamda yönlerini şaşırırlar, binalara çarparak ölürler.<br />
Gürültü Kirliliğin Sonuçları<br />
Geçici veya sürekli işitme bozuklukları <br />
Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleks  <br />
Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres <br />
İş veriminin düşmesi, yoğunlaşma bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması <br />
 Radyoaktif Kirlenmenin Sonuçları<br />
Radyoaktif maddeye sahip (radyasyonlu) hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşır. Bunun sonucunda bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak, organları zedelemek gibi tedavisi olanak dışı olan hastalıklar meydana getirirler. (Kanser vb.)<br />
<br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=553" target="_blank" title="">insan ve çevre sorunları ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 266.11 KB / İndirme Sayısı: 606)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">İNSAN VE ÇEVRE SORUNLARI<br />
Çevre; bir organizmanın var olduğu ortam ya da şartlardır ve yeryüzünde ilk canlı ile birlikte var olmuştur.<br />
<br />
Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür.<br />
<br />
Çevre Kirliliği Nedir?<br />
Bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin; hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayıdır.<br />
<br />
Çevre Kirliliğinin Nedenleri<br />
Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi ile çevre kirliliği meydana gelmektedir.<br />
Başlıca Kirlilik Çeşitleri<br />
	Hava Kirliliği: Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşyaya zarar verebilecek miktarlara yükselmesi, "Hava Kirliliği" olarak nitelenmektedir. <br />
<br />
<br />
	Su Kirliliği: Su kirliliği, istenmeyen zararlı maddelerin, suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozmalarını sağlayacak miktar ve yoğunlukta suya karışma olayıdır. <br />
Konutlar, endüstri kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal mücadele ilaçları, tarımsal sanayi atık suları, nükleer santrallerden çıkan sıcak sular ve toprak erozyonu gibi süreçler ve maddeler su kirliliğini meydana getiren başlıca kaynaklardır. <br />
<br />
	Toprak Kirliliği: Toprağın verim gücünü düşürecek, toprak özelliklerini bozacak her türlü teknik ve çevreyle ilgili baskılar ve olaylar toprak kirliliği veya toprak kirlenmesi olarak nitelenir. Toprak kirlenmesi, hava ve suları kirleten maddeler tarafından meydana getirilir.<br />
<br />
	Gürültü Kirliliği: "Gürültü Kirliliği" denince, "insanlarda sağlık bakımından geçici bir zaman için veya sürekli olarak zarar meydana getiren sesler" anlaşılır. <br />
Gürültü kirliliği yaratan başlıca kaynaklar şunlardır: ulaşım araçları, sanayi kuruluşları, sosyal donatım, eğlence araçları. <br />
<br />
<br />
	Işık Kirliliği: Yanlış yerde, yanlış yön ve yanlış zamanda ışık kullanılmasıdır. Işık kirliliği hava kirliliği gibi zehirleyici değildir ancak insan sağlığına zarar verir.<br />
<br />
<br />
	Radyoaktif kirlenme: Nükleer enerji santralleri, nükleer silâh üreten fabrikalar, radyoaktif madde artıkları radyoaktif kirlenme yaratan başlıca kaynaklardır. Radyoaktif maddeler yaymış oldukları elektronla hava, su, toprak ve bitkilere zarar verir. <br />
<br />
<br />
Toprak Kirliliğin Sonuçları<br />
Toprağın doğal yapısının bozulması neticesinde toprak üzerinde bitki ve hayvanlar da barındırmaz. Atık sular tarım alanlarının sulanmasında kullanılırsa içindeki kimyasal maddeler toprağa bulaşır ve kirlenmeye neden olur. Bu kimyasal maddeler insanlar ve hayvanlara ciddi zararlar verebilir.<br />
Hava Kirliliğin Sonuçları<br />
Kirli hava, insanların solunum yollarını etkileyerek doğrudan insan sağlığını tehdit etmektedir. Nefes darlığı, akciğer kanseri vb. rahatsızlıklar, hava kirliliğinin insan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuzluklardandır. Özellikle çocuklar ve yaşlılar üzerinde daha etkili olan kirli hava, salgın hastalıklara karşı vücudun direncini azaltmakta ve hastalıkların iyileşmesini de geciktirmektedir.<br />
Kirli hava, ayrıca iklimin doğal dengesini bozmakta, hayvan ve bitki topluluklarının verimliliğini etkilemekte, üretimin düşmesine neden olmaktadır. Yapıların taş ve metal kısımlarına ve makinelere de zarar veren kirli hava, bunların dayanıklılığını azaltmaktadır.<br />
Kirli hava ayrıca atmosferdeki ozon tabakasının incelmesine de neden olur. Atmosferdeki karbondioksitin artması havanın ısınmasında önemli rol oynamaktadır. Havaların normalinden fazla ısınması; dünya ikliminin değişmesine, buzulların erimesine ve deniz seviyesinin yükselmesine dolayısıyla tarım topraklarının sular altında kalmasına neden olur.<br />
Su Kirliliğin Sonuçları<br />
Akarsulardaki canlı hayatının da sona ermesine sebep olmaktadırlar. Özellikle civa ve radyoaktif madde gibi tehlikeli maddeler gerek deniz canlılarının yapısında gerekse bitkilerin yapısında birikerek insanoğlu ve diğer canlılar tarafından tüketildiği zaman zararlı etkiler görülmektedir. <br />
Lağım suları ile kirlenen sularda bakteri ve virüs oranı artarak tifo, dizanteri, hepatit, kolera ve diğer önemli bulaşıcı hastalıkların bu yolla yayılımına sebep olmaktadır. <br />
Besinlerin bileşiminde doğal olarak bulunan nikel maddesinin, kirli atıkların sulara karışması ve bitkiler tarafından alınmasıyla bitki yapısındaki miktarı önemli derecede artmaktadır. Bu tür bitkilerin tüketilmesiyle fazla miktarda nikel maddesi vücuda alınmakta ve buna bağlı olarak böbrek yetmezliği, karaciğer bozukluğu ve bazı kanser türlerinin oluşumuna neden olabilmektedir.<br />
Işık Kirliliğin Sonuçları<br />
Işık kirliliği doğal hayatı da olumsuz etkiler. Dünya’mıza gelen ışık ışınları atmosferden süzülerek bize ulaşır. Atmosferde meydana gelen olumsuz koşullar sonucu güneş ışınları doğrudan Dünya’mıza ulaşır. <br />
Işık kirliliği doğal ortamda yaşayan canlıları da olumsuz yönde etkiler. Örneğin deniz kıyıları çok fazla aydınlatıldığında yavru kaplumbağalar yönlerini şaşırırlar, ışığa yönelirler, denize ulaşamazlar. Göçmen kuşlar da fazla aydınlatılmış ortamda yönlerini şaşırırlar, binalara çarparak ölürler.<br />
Gürültü Kirliliğin Sonuçları<br />
Geçici veya sürekli işitme bozuklukları <br />
Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleks  <br />
Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres <br />
İş veriminin düşmesi, yoğunlaşma bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması <br />
 Radyoaktif Kirlenmenin Sonuçları<br />
Radyoaktif maddeye sahip (radyasyonlu) hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşır. Bunun sonucunda bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak, organları zedelemek gibi tedavisi olanak dışı olan hastalıklar meydana getirirler. (Kanser vb.)<br />
<br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=553" target="_blank" title="">insan ve çevre sorunları ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 266.11 KB / İndirme Sayısı: 606)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[canlıların sınıflandırılması]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-canlilarin-siniflandirilmasi.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Apr 2017 19:05:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-canlilarin-siniflandirilmasi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI<br />
Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır. Sınıflandırma sayesinde canlıları incelemek kolaylaşmıştır.<br />
Sınıflandırma yapılırken<br />
• Dış görünüşleri,<br />
• İçyapıları,<br />
• Hareket, beslenme ve çoğalma özellikleri göz önünde bulundurulmuştur.<br />
Bilim insanları yaptıkları incelemeler sonucunda canlıları 4 gruba ayırmıştır.<br />
<br />
Bilim insanları bu gruptaki canlılardan birini incelediklerinde, grupta yer alan diğer canlılar hakkında da bilgi edinmiş olurlar. <br />
Şimdi bu canlı gruplarını inceleyelim.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1- BİTKİLER<br />
Bitkiler yeryüzündeki yaşamın temelini oluştururlar. Canlılık için gerekli olan oksijen ve besini üretirler. Bitkiler çok değişik ortamlarda farklı yapılarda olabilirler. Kara ve su ortamlarında, çöllerde birçok bitki çeşidi vardır. Bitkilerin birçok yaşam alanı vardır. Bunlar;<br />
Su Bitkileri: Nilüfer, sazlık, kamışlar…<br />
Kara Bitkileri: Patates, kabak, elma, domates, gelincik, papatya…<br />
Çöl Bitkileri: Kaktüs.<br />
Süs Bitkileri: Menekşe, sardunya, begonya…<br />
Bir yerin iklimi, o yerde yetişen bitki çeşitliliğinde etkilidir. <br />
Bitkiler gruplandırılırken kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi kısımlarına bakılır.<br />
Bitkiler yapısal özelliklerine göre çiçekli ve çiçeksiz bitkiler olmak üzere iki gruba ayrılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Çiçeksiz bitkiler: Bu bitkiler az gelişmiştir ve yaşam alanları çeşitlilik gösterir.<br />
Bu bitkilerin adlarından da anlaşılacağı gibi çiçekleri yoktur.<br />
<br />
Karayosunu: Kayaların ve büyük  Eğreltiotu: Ormanlarda,     Atkuyruğu: tarlalarda ve       Kibritotu<br />
ağaç gövdelerin üzerinde yaşar. nemli yerlerde, dere kenar- dere kenarlarında yetişir.<br />
                                                  larında yetişir.<br />
Çiçekli bitkiler: Çiçekli bitkiler gelişmiş bitkilerdir. Çiçek, kök, gövde ve yaprak gibi kısımları bulunur.<br />
Elma, armut, papatya, lale, domates, çam, zeytin, kavak bitkileri çiçekli bitkilerden bazılarıdır.<br />
Çiçekli bitkilerin kısımları: <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
KÖK: Genellikle toprak altında bulunan ve bitkiyi toprağa bağlayan kısımdır.<br />
•	Bitkinin toprağa tutunmasını sağlar<br />
•	Topraktan su ve mineralleri alır<br />
•	Turp, havuç ve şeker pancarı gibi bazı bitkilerde besin depo eder.<br />
<br />
GÖVDE: Genellikle toprak üzerinde bulunur ve yaprak, dal, çiçek gibi kısımları taşır.<br />
•	Bitkinin yaprak, dal, çiçek, meyve gibi kısımları taşır<br />
•	Bitkini dik durmasını sağlar<br />
•	Kök ve yapraklar arasında su ve mineral iletimini sağlar. <br />
<br />
YAPRAK: Bitkinin yeşil renkli kısmıdır. <br />
•	Fotosentez (besin ve oksijen üretimi) olayı yaprakta gerçekleşir. <br />
•	Bitkiler de diğer canlılar gibi solunum yapar. Bu olay da yaprakların görevidir.<br />
•	Yapraklarda bulunan gözenekler sayesinde terleme ile fazla su dışarı atılır.<br />
<br />
ÇİÇEK: Bitkinin üreme organıdır. Tohum ve meyve bitkinin çiçeğinde gerçekleşir.<br />
<br />
<br />
2- HAYVANLAR<br />
Hayvanlar, denizlerden derinliklerinden tutunda dağlara kadar çok geniş alana yayılmış olan canlı grubudur. Yeryüzünde yaşayan 1,5 milyon civarında hayvan türü vardır. Bu sebeple yeryüzündeki hayvanları tek tek incelemek mümkün değildir. Genellikle onlara ait şu özellikleri inceleriz.<br />
	 Beslenme şekli,<br />
	 Üreme şekli,<br />
	 Yaşam alanları,<br />
	 Vücut örtüsü,<br />
	 Omurgası<br />
Dolayısıyla hayvanlar da bitkiler gibi benzer özelliklere göre sınıflandırılır. Günümüzde hayvanlar sınıflandırılırken öncelikle göz önünde bulundurulan özellikleri; vücutlarında omurga bulunup bulunmamasıdır.<br />
Buna göre hayvanlar, omurgalılar ve omurgasızlar olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kuşlar, sürüngenler, balıklar, kuşlar ve memeliler          Süngerler, örümcekler, arılar, solucanlar, deniz <br />
vücutlarına destek verecek bir omurgaya sahiptir.       yıldızları, böcekler, salyangozların omurgaları yoktur.<br />
<br />
3- MANTARLAR<br />
Mantarlar, kök, gövde, yaprak ve çiçekleri olmayan canlı grubudur. Mantarların yaprakları ve çiçekleri yoktur. Kök, gövde gibi yapıları bitkilerle benzerlik gösterir. Fakat gerçek kökleri yoktur. Gövde yerine küçük etli bir sap bulunur.<br />
Mantar bitki değildir. Çünkü besinlerini kendileri üretmezler. Besin üretimi için gerekli yeşil renk maddeleri yoktur. Besin ihtiyaçlarını başka canlılardan karşılarlar. <br />
Ilık, karanlık, nemli yerlerde, çoğunlukla ormanlarda ve besin bakımından zengin yiyeceklerin (ekmek gibi), meyve ve sebzelerin üzerinde yaşarlar.<br />
<br />
Bazı mantarların besin değeri yüksektir ve yiyecek olarak tüketilmektedir. Ancak doğada yetişen birçok mantar çeşidi zararlıdır. Yemek için toplananlar dikkat edilmezse zehirlenmemize neden olabilir.<br />
Canlılarda bazı mantarlar birçok hastalığa sebep olur. Hastalık yapan mantarlar; insanların el ve ayaklarında kaşıntılı yaralara, saçkıran ve bebeklerde pamukçuk hastalığına neden olur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Poşet içinde uzun süre duran ekmeğin, çürüyen meyvelerin üzerinde oluşan yeşil renkli pamuk yığını da bir çeşit mantardır.<br />
<br />
<br />
<br />
4- MİKROSKOBİK CANLILAR<br />
Bitki, hayvan ve mantarların dışında bir diğer canlı grubu da mikroskobik canlılardır. Mikroskobik canlılar çok küçük olduğu için bir araç olmadan gözle görmek mümkün değildir. Mikroskobik canlılar, mikroskopla gözlemlenebilmektedir.<br />
Mikroskobik canlıların çok geniş bir yaşama alanı vardır. Bu canlıların toprakta, suda, havada yaşayan pek çok türleri vardır. Mikroskobik canlıların bazıları çok zor koşullarda da hayatını devam ettirebilir. Aşırı sıcak çöllerde, buzullarda, havasız ve ışıksız ortamlarda hatta diğer canlıların vücudunda yaşayan mikroskobik canlılar vardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Mikroskobik canlıların da mantarlar gibi yararlı ve zararlı türleri de vardır.<br />
Zararlı mikroplar tifo, kolera, dizanteri, verem, tetanos ve boğaz hastalıklarına neden olur.<br />
Mikroplar insan vücuduna besin, su, hava, deri ve kan yoluyla girebilir. Mikroskobik canlılar yiyecek ve içeceklerin bozulmasına sebep olur. Buzdolabına koymayıp açıkta bırakılmış besinler uygun ortam şartlarında kolayca bozulur. Buzdolabında günlerce bozulmadan kalan süt, yoğurt, et gibi besinler açıkta kısa sürede bozulur ve kokar. Normal oda sıcaklığı mikroskobik canlıların çoğalması için uygun bir sıcaklıktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Mikroplar bazen de yararlıdır. Evlerimizde sütün yoğurda dönüşmesini sağlayan mikroskobik canlılardır.<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=552" target="_blank" title="">canlıların sınıflandırması ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 1.7 MB / İndirme Sayısı: 458)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI<br />
Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır. Sınıflandırma sayesinde canlıları incelemek kolaylaşmıştır.<br />
Sınıflandırma yapılırken<br />
• Dış görünüşleri,<br />
• İçyapıları,<br />
• Hareket, beslenme ve çoğalma özellikleri göz önünde bulundurulmuştur.<br />
Bilim insanları yaptıkları incelemeler sonucunda canlıları 4 gruba ayırmıştır.<br />
<br />
Bilim insanları bu gruptaki canlılardan birini incelediklerinde, grupta yer alan diğer canlılar hakkında da bilgi edinmiş olurlar. <br />
Şimdi bu canlı gruplarını inceleyelim.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1- BİTKİLER<br />
Bitkiler yeryüzündeki yaşamın temelini oluştururlar. Canlılık için gerekli olan oksijen ve besini üretirler. Bitkiler çok değişik ortamlarda farklı yapılarda olabilirler. Kara ve su ortamlarında, çöllerde birçok bitki çeşidi vardır. Bitkilerin birçok yaşam alanı vardır. Bunlar;<br />
Su Bitkileri: Nilüfer, sazlık, kamışlar…<br />
Kara Bitkileri: Patates, kabak, elma, domates, gelincik, papatya…<br />
Çöl Bitkileri: Kaktüs.<br />
Süs Bitkileri: Menekşe, sardunya, begonya…<br />
Bir yerin iklimi, o yerde yetişen bitki çeşitliliğinde etkilidir. <br />
Bitkiler gruplandırılırken kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi kısımlarına bakılır.<br />
Bitkiler yapısal özelliklerine göre çiçekli ve çiçeksiz bitkiler olmak üzere iki gruba ayrılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Çiçeksiz bitkiler: Bu bitkiler az gelişmiştir ve yaşam alanları çeşitlilik gösterir.<br />
Bu bitkilerin adlarından da anlaşılacağı gibi çiçekleri yoktur.<br />
<br />
Karayosunu: Kayaların ve büyük  Eğreltiotu: Ormanlarda,     Atkuyruğu: tarlalarda ve       Kibritotu<br />
ağaç gövdelerin üzerinde yaşar. nemli yerlerde, dere kenar- dere kenarlarında yetişir.<br />
                                                  larında yetişir.<br />
Çiçekli bitkiler: Çiçekli bitkiler gelişmiş bitkilerdir. Çiçek, kök, gövde ve yaprak gibi kısımları bulunur.<br />
Elma, armut, papatya, lale, domates, çam, zeytin, kavak bitkileri çiçekli bitkilerden bazılarıdır.<br />
Çiçekli bitkilerin kısımları: <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
KÖK: Genellikle toprak altında bulunan ve bitkiyi toprağa bağlayan kısımdır.<br />
•	Bitkinin toprağa tutunmasını sağlar<br />
•	Topraktan su ve mineralleri alır<br />
•	Turp, havuç ve şeker pancarı gibi bazı bitkilerde besin depo eder.<br />
<br />
GÖVDE: Genellikle toprak üzerinde bulunur ve yaprak, dal, çiçek gibi kısımları taşır.<br />
•	Bitkinin yaprak, dal, çiçek, meyve gibi kısımları taşır<br />
•	Bitkini dik durmasını sağlar<br />
•	Kök ve yapraklar arasında su ve mineral iletimini sağlar. <br />
<br />
YAPRAK: Bitkinin yeşil renkli kısmıdır. <br />
•	Fotosentez (besin ve oksijen üretimi) olayı yaprakta gerçekleşir. <br />
•	Bitkiler de diğer canlılar gibi solunum yapar. Bu olay da yaprakların görevidir.<br />
•	Yapraklarda bulunan gözenekler sayesinde terleme ile fazla su dışarı atılır.<br />
<br />
ÇİÇEK: Bitkinin üreme organıdır. Tohum ve meyve bitkinin çiçeğinde gerçekleşir.<br />
<br />
<br />
2- HAYVANLAR<br />
Hayvanlar, denizlerden derinliklerinden tutunda dağlara kadar çok geniş alana yayılmış olan canlı grubudur. Yeryüzünde yaşayan 1,5 milyon civarında hayvan türü vardır. Bu sebeple yeryüzündeki hayvanları tek tek incelemek mümkün değildir. Genellikle onlara ait şu özellikleri inceleriz.<br />
	 Beslenme şekli,<br />
	 Üreme şekli,<br />
	 Yaşam alanları,<br />
	 Vücut örtüsü,<br />
	 Omurgası<br />
Dolayısıyla hayvanlar da bitkiler gibi benzer özelliklere göre sınıflandırılır. Günümüzde hayvanlar sınıflandırılırken öncelikle göz önünde bulundurulan özellikleri; vücutlarında omurga bulunup bulunmamasıdır.<br />
Buna göre hayvanlar, omurgalılar ve omurgasızlar olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kuşlar, sürüngenler, balıklar, kuşlar ve memeliler          Süngerler, örümcekler, arılar, solucanlar, deniz <br />
vücutlarına destek verecek bir omurgaya sahiptir.       yıldızları, böcekler, salyangozların omurgaları yoktur.<br />
<br />
3- MANTARLAR<br />
Mantarlar, kök, gövde, yaprak ve çiçekleri olmayan canlı grubudur. Mantarların yaprakları ve çiçekleri yoktur. Kök, gövde gibi yapıları bitkilerle benzerlik gösterir. Fakat gerçek kökleri yoktur. Gövde yerine küçük etli bir sap bulunur.<br />
Mantar bitki değildir. Çünkü besinlerini kendileri üretmezler. Besin üretimi için gerekli yeşil renk maddeleri yoktur. Besin ihtiyaçlarını başka canlılardan karşılarlar. <br />
Ilık, karanlık, nemli yerlerde, çoğunlukla ormanlarda ve besin bakımından zengin yiyeceklerin (ekmek gibi), meyve ve sebzelerin üzerinde yaşarlar.<br />
<br />
Bazı mantarların besin değeri yüksektir ve yiyecek olarak tüketilmektedir. Ancak doğada yetişen birçok mantar çeşidi zararlıdır. Yemek için toplananlar dikkat edilmezse zehirlenmemize neden olabilir.<br />
Canlılarda bazı mantarlar birçok hastalığa sebep olur. Hastalık yapan mantarlar; insanların el ve ayaklarında kaşıntılı yaralara, saçkıran ve bebeklerde pamukçuk hastalığına neden olur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Poşet içinde uzun süre duran ekmeğin, çürüyen meyvelerin üzerinde oluşan yeşil renkli pamuk yığını da bir çeşit mantardır.<br />
<br />
<br />
<br />
4- MİKROSKOBİK CANLILAR<br />
Bitki, hayvan ve mantarların dışında bir diğer canlı grubu da mikroskobik canlılardır. Mikroskobik canlılar çok küçük olduğu için bir araç olmadan gözle görmek mümkün değildir. Mikroskobik canlılar, mikroskopla gözlemlenebilmektedir.<br />
Mikroskobik canlıların çok geniş bir yaşama alanı vardır. Bu canlıların toprakta, suda, havada yaşayan pek çok türleri vardır. Mikroskobik canlıların bazıları çok zor koşullarda da hayatını devam ettirebilir. Aşırı sıcak çöllerde, buzullarda, havasız ve ışıksız ortamlarda hatta diğer canlıların vücudunda yaşayan mikroskobik canlılar vardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Mikroskobik canlıların da mantarlar gibi yararlı ve zararlı türleri de vardır.<br />
Zararlı mikroplar tifo, kolera, dizanteri, verem, tetanos ve boğaz hastalıklarına neden olur.<br />
Mikroplar insan vücuduna besin, su, hava, deri ve kan yoluyla girebilir. Mikroskobik canlılar yiyecek ve içeceklerin bozulmasına sebep olur. Buzdolabına koymayıp açıkta bırakılmış besinler uygun ortam şartlarında kolayca bozulur. Buzdolabında günlerce bozulmadan kalan süt, yoğurt, et gibi besinler açıkta kısa sürede bozulur ve kokar. Normal oda sıcaklığı mikroskobik canlıların çoğalması için uygun bir sıcaklıktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Mikroplar bazen de yararlıdır. Evlerimizde sütün yoğurda dönüşmesini sağlayan mikroskobik canlılardır.<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=552" target="_blank" title="">canlıların sınıflandırması ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 1.7 MB / İndirme Sayısı: 458)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Farklı Maddeler Farklı Sesler Çıkarır ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-farkli-maddeler-farkli-sesler-cikarir-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 10:58:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-farkli-maddeler-farkli-sesler-cikarir-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span>.<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Farklı Maddeler Farklı Sesler Çıkarır<br />
Topuklu bir ayakkabıyla farklı zeminlerde yürüdüğümüzde farklı sesler çıkar. Buradan her maddenin farklı ses çıkardığı sonucuna ulaşabiliriz. <br />
Zeminler farklı, ayakkabı aynı olduğunda farklı sesler oluşur. <br />
Zemin aynı iken farklı ayakkabılar da farklı sesler çıkarır. <br />
Lastik tabanlı, kauçuk tabanlı ya da kösele tabanlı ayakkabıların tahta zeminde çıkar­dığı sesler farklı olur.<br />
<br />
Farklı cisimlerden farklı sesler çıktığını başka gözlemlerle de anlayabiliriz. <br />
Örneğin porselen fincan, plastik bardak, çay bardağı, su bardağı ve metal bardağı yan yana koyalım. <br />
Bir tahta çubukla bu cisimlere vurup sesleri dinleyelim. Her cisimden farklı sesler çıktığını görürüz. Cisimlerin yapıldığı maddeler çıkardıkları sesi etkiler. <br />
Yukarıdaki resimde verilen cisimlerin hepsinden, tahta çubukla vurulduğunda farklı sesler çıkar. <br />
Cisim aynı çubuklar çeşitli olduğunda da farklı sesler çıkar. <br />
Örneğin bir su bardağına tahta, metal ve cam çubukla vurulduğunda her birinden farklı sesler işitilir.<br />
<br />
<br />
Vurmalı çalgıların yüzeyleri özel maddelerle kaplanır. Biz bu maddeler yerine kumaş kullanırsak, çalgıya vurduğumuzda farklı sesler elde ederiz. <br />
Haydi şimdi sıra sizde. Siz de kendi ses kaynağınızı üretebilirsiniz <br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=550" target="_blank" title="">her maddeden farklı ses çıkar.rar</a> (Dosya Boyutu: 383.15 KB / İndirme Sayısı: 512)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span>.<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Farklı Maddeler Farklı Sesler Çıkarır<br />
Topuklu bir ayakkabıyla farklı zeminlerde yürüdüğümüzde farklı sesler çıkar. Buradan her maddenin farklı ses çıkardığı sonucuna ulaşabiliriz. <br />
Zeminler farklı, ayakkabı aynı olduğunda farklı sesler oluşur. <br />
Zemin aynı iken farklı ayakkabılar da farklı sesler çıkarır. <br />
Lastik tabanlı, kauçuk tabanlı ya da kösele tabanlı ayakkabıların tahta zeminde çıkar­dığı sesler farklı olur.<br />
<br />
Farklı cisimlerden farklı sesler çıktığını başka gözlemlerle de anlayabiliriz. <br />
Örneğin porselen fincan, plastik bardak, çay bardağı, su bardağı ve metal bardağı yan yana koyalım. <br />
Bir tahta çubukla bu cisimlere vurup sesleri dinleyelim. Her cisimden farklı sesler çıktığını görürüz. Cisimlerin yapıldığı maddeler çıkardıkları sesi etkiler. <br />
Yukarıdaki resimde verilen cisimlerin hepsinden, tahta çubukla vurulduğunda farklı sesler çıkar. <br />
Cisim aynı çubuklar çeşitli olduğunda da farklı sesler çıkar. <br />
Örneğin bir su bardağına tahta, metal ve cam çubukla vurulduğunda her birinden farklı sesler işitilir.<br />
<br />
<br />
Vurmalı çalgıların yüzeyleri özel maddelerle kaplanır. Biz bu maddeler yerine kumaş kullanırsak, çalgıya vurduğumuzda farklı sesler elde ederiz. <br />
Haydi şimdi sıra sizde. Siz de kendi ses kaynağınızı üretebilirsiniz <br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=550" target="_blank" title="">her maddeden farklı ses çıkar.rar</a> (Dosya Boyutu: 383.15 KB / İndirme Sayısı: 512)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ses nedir,sesin yayılması ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-ses-nedir-sesin-yayilmasi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 10:51:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-ses-nedir-sesin-yayilmasi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">SES NEDİR? <br />
<br />
Ses, maddeyi oluşturan taneciklerin titreşmesi sonucu oluşur. Bir kaynaktan çıkan ses suda ilerleyen dalgalar gibi etrafa yayılır. <br />
<br />
<br />
<br />
Çevremizde ses üreten birçok ses kaynağı vardır. Işık konusunda olduğu gibi ses kaynaklarını da doğal ve yapay olarak ikiye ayrılır.<br />
<br />
Şelaleden akan suyun sesi, kuş ve çeşitli hayvanların sesi, rüzgârın sesi, gök gürültüsü, insan sesi doğal ses kaynaklarından çıkan seslerdir.<br />
<br />
Hoparlörden çıkan ses, müzik aletlerinden çıkan sesler, korna, televizyon, radyo sesleri yapay ses kaynaklarından çıkan seslerdir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
SESİN YAYILMASI<br />
Sesin yayılması için katı, sıvı, az ortamlardan birisi mutlaka olmalıdır. <br />
NOT: Ses boşlukta yayılamaz. Çünkü ses maddelerin taneciklerinin titreşmesidir bu durumda madde olmazsa tanecik olmaz, tanecik olmazsa titreşim olmaz, titreşim olmazsa ses de olmaz deriz.<br />
Daha önce öğrendiğimiz bilgilere göre katı, sıvı ve gaz maddelerin tanecikleri arasındaki boşluklar birbirlerinden farklıdır. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bu durumda katı, sıvı ve gaz ortamlarda sesin ne kadar hızlı yayılabileceği hakkında fikir yürütebiliriz.<br />
Şöyle düşünelim, katı maddenin herhangi bir taneciği titreştiğinde o titreşimi yanındaki taneciğe iletmesi için çok kısa bir süre geçecektir, ancak gaz maddenin herhangi bir tanecik titreştiğinde o titreşimi diğer taneciğe iletmesi için katıya ve sıvıya göre çok daha uzun süre geçecektir. <br />
Bu durumda ses hangi ortamda daha hızlı yayılır? Neden?<br />
.....................................................................................................<br />
Haydi bunu birkaç basit deneyle ispatlayalım <br />
Sınıftaki tahtanın önüne bir arkadaşınızla birlikte geçip tahtaya elinizle vurun. Sonra arkadaşınızdan kulağını tahtaya dayamasını isteyin, tahtaya yine vurun ve arkadaşınızdan iki ses arasındaki farkı karşılaştırmasını isteyin. Elde ettiğiniz sonuç nedir? <br />
………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………<br />
<br />
<br />
<br />
Farklı ses titreşimleri sonuncunda kum taneciklerinin aldığı farklı şekiller.<br />
<br />
<br />
<br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=549" target="_blank" title="">ses nedir sesin yayılması ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 777.96 KB / İndirme Sayısı: 475)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">SES NEDİR? <br />
<br />
Ses, maddeyi oluşturan taneciklerin titreşmesi sonucu oluşur. Bir kaynaktan çıkan ses suda ilerleyen dalgalar gibi etrafa yayılır. <br />
<br />
<br />
<br />
Çevremizde ses üreten birçok ses kaynağı vardır. Işık konusunda olduğu gibi ses kaynaklarını da doğal ve yapay olarak ikiye ayrılır.<br />
<br />
Şelaleden akan suyun sesi, kuş ve çeşitli hayvanların sesi, rüzgârın sesi, gök gürültüsü, insan sesi doğal ses kaynaklarından çıkan seslerdir.<br />
<br />
Hoparlörden çıkan ses, müzik aletlerinden çıkan sesler, korna, televizyon, radyo sesleri yapay ses kaynaklarından çıkan seslerdir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
SESİN YAYILMASI<br />
Sesin yayılması için katı, sıvı, az ortamlardan birisi mutlaka olmalıdır. <br />
NOT: Ses boşlukta yayılamaz. Çünkü ses maddelerin taneciklerinin titreşmesidir bu durumda madde olmazsa tanecik olmaz, tanecik olmazsa titreşim olmaz, titreşim olmazsa ses de olmaz deriz.<br />
Daha önce öğrendiğimiz bilgilere göre katı, sıvı ve gaz maddelerin tanecikleri arasındaki boşluklar birbirlerinden farklıdır. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bu durumda katı, sıvı ve gaz ortamlarda sesin ne kadar hızlı yayılabileceği hakkında fikir yürütebiliriz.<br />
Şöyle düşünelim, katı maddenin herhangi bir taneciği titreştiğinde o titreşimi yanındaki taneciğe iletmesi için çok kısa bir süre geçecektir, ancak gaz maddenin herhangi bir tanecik titreştiğinde o titreşimi diğer taneciğe iletmesi için katıya ve sıvıya göre çok daha uzun süre geçecektir. <br />
Bu durumda ses hangi ortamda daha hızlı yayılır? Neden?<br />
.....................................................................................................<br />
Haydi bunu birkaç basit deneyle ispatlayalım <br />
Sınıftaki tahtanın önüne bir arkadaşınızla birlikte geçip tahtaya elinizle vurun. Sonra arkadaşınızdan kulağını tahtaya dayamasını isteyin, tahtaya yine vurun ve arkadaşınızdan iki ses arasındaki farkı karşılaştırmasını isteyin. Elde ettiğiniz sonuç nedir? <br />
………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………<br />
<br />
<br />
<br />
Farklı ses titreşimleri sonuncunda kum taneciklerinin aldığı farklı şekiller.<br />
<br />
<br />
<br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=549" target="_blank" title="">ses nedir sesin yayılması ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 777.96 KB / İndirme Sayısı: 475)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[tam gölgenin büyüklüğünü neler etkiler ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-tam-golgenin-buyuklugunu-neler-etkiler-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 10:47:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-tam-golgenin-buyuklugunu-neler-etkiler-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">tam gölgenin büyüklüğünü neler etkiler ders notunu ekten word halinde indirebilirsiniz.</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=548" target="_blank" title="">tam gölgenin büyüklüğünü neler etkiler ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 27.58 KB / İndirme Sayısı: 499)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">tam gölgenin büyüklüğünü neler etkiler ders notunu ekten word halinde indirebilirsiniz.</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=548" target="_blank" title="">tam gölgenin büyüklüğünü neler etkiler ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 27.58 KB / İndirme Sayısı: 499)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ışığın maddeyle karşılaşması ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-isigin-maddeyle-karsilasmasi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 10:46:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-isigin-maddeyle-karsilasmasi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">ışığın maddeyle karşılaşması ders notunu ekten resimli word olarak indirebilirsiniz.</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=547" target="_blank" title="">ışığın maddeyle karşılaşması.rar</a> (Dosya Boyutu: 972.54 KB / İndirme Sayısı: 510)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">ışığın maddeyle karşılaşması ders notunu ekten resimli word olarak indirebilirsiniz.</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=547" target="_blank" title="">ışığın maddeyle karşılaşması.rar</a> (Dosya Boyutu: 972.54 KB / İndirme Sayısı: 510)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ışığın yayılması ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-isigin-yayilmasi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 10:44:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-isigin-yayilmasi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosya ektedir</span>..<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">IŞIĞIN YAYILMASI<br />
Çevremizdeki varlıkları görebilmek için ışığa ihtiyaç duyarız. Gündüz etrafımızı görmemizi sağlayan ışık Güneş'ten gelir. Güneş, doğal bir ışık kaynağıdır. Geceleri ise yapay ışık kaynakları kullanarak çevremizi aydınlatırız.<br />
Işık üreten maddelere ışık kaynağı denir. <br />
Kendiliğinden ışık yayan kaynaklar doğal ışık kaynağı, insan yapımı kaynaklar ise yapay ışık kaynağı olarak adlandır.<br />
<br />
Yandaki ışık kaynaklarından doğal ışık kaynağı olanlarının yanına ‘’D’’, yapay ışık kaynağı olanlarının yanına ‘’Y’’ yazınız.<br />
<br />
Düz yolda ilerleyen bir arabanın farından yayılan ışığın ve ya Güneş’ten gelen ışığın ağaçlar arasından süzülüp gözümüze ulaştığını biliyoruz. <br />
Bir ışık kaynağından çıkan ışık önünde bir engel yoksa her yöne ve doğrusal bir yolla yayılır. <br />
<br />
Çocuk ışığı görebilir mi?<br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=546" target="_blank" title="">ışığın yayılması.rar</a> (Dosya Boyutu: 74.88 KB / İndirme Sayısı: 477)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosya ektedir</span>..<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">IŞIĞIN YAYILMASI<br />
Çevremizdeki varlıkları görebilmek için ışığa ihtiyaç duyarız. Gündüz etrafımızı görmemizi sağlayan ışık Güneş'ten gelir. Güneş, doğal bir ışık kaynağıdır. Geceleri ise yapay ışık kaynakları kullanarak çevremizi aydınlatırız.<br />
Işık üreten maddelere ışık kaynağı denir. <br />
Kendiliğinden ışık yayan kaynaklar doğal ışık kaynağı, insan yapımı kaynaklar ise yapay ışık kaynağı olarak adlandır.<br />
<br />
Yandaki ışık kaynaklarından doğal ışık kaynağı olanlarının yanına ‘’D’’, yapay ışık kaynağı olanlarının yanına ‘’Y’’ yazınız.<br />
<br />
Düz yolda ilerleyen bir arabanın farından yayılan ışığın ve ya Güneş’ten gelen ışığın ağaçlar arasından süzülüp gözümüze ulaştığını biliyoruz. <br />
Bir ışık kaynağından çıkan ışık önünde bir engel yoksa her yöne ve doğrusal bir yolla yayılır. <br />
<br />
Çocuk ışığı görebilir mi?<br />
</span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=546" target="_blank" title="">ışığın yayılması.rar</a> (Dosya Boyutu: 74.88 KB / İndirme Sayısı: 477)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[genleşme ve büzülme ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-genlesme-ve-buzulme-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 10:43:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-genlesme-ve-buzulme-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir..</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">GENLEŞME VE BÜZÜLME<br />
Yaz mevsiminde veya kış mevsiminde elektrik tellerine hiç dikkat ettiniz mi?<br />
<br />
•	Yaz mevsiminde teller niçin sarkar?<br />
•	Kış mevsiminde teller niçin gergindir?<br />
Genleşme: Maddeler ısıtıldıkça genişler, hacmi büyür. Bu duruma genleşme denir.<br />
Büzülme: Maddeler soğutulduğunda hacmi küçülür. Maddelerin hacimce küçülmesine büzülme denir.<br />
Katılar, ısıtıldıklarında az genleşir.<br />
Sıvılar, ısıtıldıklarında katılardan fazla genleşir.<br />
Gazlar, ısıtıldıklarında katılardan ve sıvılardan daha fazla genleşir.<br />
Genleşme miktarı<br />
GAZ &gt; SIVI &gt; KATI<br />
<br />
ISINMA<br />
<br />
BÜZÜLME                           GENLEŞME<br />
<br />
SOĞUMA<br />
<br />
•	Demir yollarına raylar döşenirken aralarına boşluk bırakılır. Bunun sebebi de genleşen rayların demir yoluna zarar vermemesidir.<br />
<br />
NOT: Maddeler ısıtılınca ne kadar genleşirse ısıtılmadan önceki sıcaklığına döndüğünde o kadar büzülür. Genleşme miktarı maddenin cinsine bağlıdır.<br />
	Katılar, sıvılara göre daha az büzülür. Gazlar ise hem katılardan hem de sıvılardan daha fazla büzülür.<br />
	Genleşme ve büzülme birbirinin tersidir.<br />
	Her maddenin genleşme oranı farklıdır. Bazı maddeler az, bazı maddeler çok genleşir.<br />
	Çok genleşen madde çok büzülür, az genleşen madde az büzülür.<br />
<br />
Genleşme oranı farklı iki metalin kullanıldığı metal çiftlerinden yararlanarak termostat yapılır. Termostat, buzdolabının istenilen sıcaklıkta kalmasını sağlar.<br />
<br />
<br />
Sıcaklığı ölçmek için kullandığımız termometreler, sıvıların genleşmesinden yararlanılarak yapılmıştır. Termometrenin bulunduğu ortam ısıtılırsa haznedeki sıvı, cam boru içinde yükselmeye başlar.<br />
<br />
Kapağı sıkışmış şişe ve kavanozlar, maddelerin genleşmesinden yararlanılarak kolayca açılabilir.<br />
<br />
<br />
Elektrikli fırınlarda, ütülerde sıcaklığı; kalorifer kazanlarında, şofbenlerde suyun sıcaklığını istenilen düzeyde tutmak için de termostat kullanılır. <br />
Otomobillerin tekerlekleri içinde bulunan hava yaz aylarında genleşir ve tekerleğin aşırı sert olmasına sebep olur. Bu durumda bir miktar havanın boşaltılması gerekir.<br />
Kışın ise tersi durum görülür. Yazın normal sertlikte olan otomobil tekerlekleri içindeki havanın büzülmesiyle tekerlekler fazla yumuşar. Otomobil lastiği için biraz hava pompalamak sorunu çözecektir.<br />
<br />
<br />
Tahta tekerlere çember takılmasında da ısı etkisiyle genleşmeden yararlanılır. Çemberler ısıtılarak tekerlere takılır. Soğuyunca tahta tekerler ve etrafındaki çemberler birbirini daha sıkı tutar.<br />
<br />
<br />
Gök gürültüsü de genleşme sonucu oluşur. Şimşek çaktığında çevresindeki havayı ısıtır. Hava öylesine hızlı genleşir ki, korkunç bir gürültü çıkar. İşte bu gök gürültüsüdür.<br />
<br />
Genleşme ve Büzülmenin Olumsuz Etkileri<br />
Katı cisimler ısıtılır ve aniden soğutulursa çatlayıp kırılabilir. <br />
Soğuk bir bardağa çok sıcak suyu dökersek bardak kırılır.<br />
Metal ve metalden yapılmış cisimler, ısı aldıklarında genleşir. Böyle cisimler, genleşmek için uygun yer bulamazsa eğilip bükülür, kırılır.<br />
Genleşme oranı dikkate alınmadan çekilmiş elektrik ve telefon tellerinden kışın kopmalar, yazın sarkmalar görülür.<br />
Demir yolu rayları, ısının etkisi düşünülmeden döşenirse eğilip bükülür ve kazalara neden olur.<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=545" target="_blank" title="">genlaşme ve büzülme.rar</a> (Dosya Boyutu: 1,018.29 KB / İndirme Sayısı: 467)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir..</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">GENLEŞME VE BÜZÜLME<br />
Yaz mevsiminde veya kış mevsiminde elektrik tellerine hiç dikkat ettiniz mi?<br />
<br />
•	Yaz mevsiminde teller niçin sarkar?<br />
•	Kış mevsiminde teller niçin gergindir?<br />
Genleşme: Maddeler ısıtıldıkça genişler, hacmi büyür. Bu duruma genleşme denir.<br />
Büzülme: Maddeler soğutulduğunda hacmi küçülür. Maddelerin hacimce küçülmesine büzülme denir.<br />
Katılar, ısıtıldıklarında az genleşir.<br />
Sıvılar, ısıtıldıklarında katılardan fazla genleşir.<br />
Gazlar, ısıtıldıklarında katılardan ve sıvılardan daha fazla genleşir.<br />
Genleşme miktarı<br />
GAZ &gt; SIVI &gt; KATI<br />
<br />
ISINMA<br />
<br />
BÜZÜLME                           GENLEŞME<br />
<br />
SOĞUMA<br />
<br />
•	Demir yollarına raylar döşenirken aralarına boşluk bırakılır. Bunun sebebi de genleşen rayların demir yoluna zarar vermemesidir.<br />
<br />
NOT: Maddeler ısıtılınca ne kadar genleşirse ısıtılmadan önceki sıcaklığına döndüğünde o kadar büzülür. Genleşme miktarı maddenin cinsine bağlıdır.<br />
	Katılar, sıvılara göre daha az büzülür. Gazlar ise hem katılardan hem de sıvılardan daha fazla büzülür.<br />
	Genleşme ve büzülme birbirinin tersidir.<br />
	Her maddenin genleşme oranı farklıdır. Bazı maddeler az, bazı maddeler çok genleşir.<br />
	Çok genleşen madde çok büzülür, az genleşen madde az büzülür.<br />
<br />
Genleşme oranı farklı iki metalin kullanıldığı metal çiftlerinden yararlanarak termostat yapılır. Termostat, buzdolabının istenilen sıcaklıkta kalmasını sağlar.<br />
<br />
<br />
Sıcaklığı ölçmek için kullandığımız termometreler, sıvıların genleşmesinden yararlanılarak yapılmıştır. Termometrenin bulunduğu ortam ısıtılırsa haznedeki sıvı, cam boru içinde yükselmeye başlar.<br />
<br />
Kapağı sıkışmış şişe ve kavanozlar, maddelerin genleşmesinden yararlanılarak kolayca açılabilir.<br />
<br />
<br />
Elektrikli fırınlarda, ütülerde sıcaklığı; kalorifer kazanlarında, şofbenlerde suyun sıcaklığını istenilen düzeyde tutmak için de termostat kullanılır. <br />
Otomobillerin tekerlekleri içinde bulunan hava yaz aylarında genleşir ve tekerleğin aşırı sert olmasına sebep olur. Bu durumda bir miktar havanın boşaltılması gerekir.<br />
Kışın ise tersi durum görülür. Yazın normal sertlikte olan otomobil tekerlekleri içindeki havanın büzülmesiyle tekerlekler fazla yumuşar. Otomobil lastiği için biraz hava pompalamak sorunu çözecektir.<br />
<br />
<br />
Tahta tekerlere çember takılmasında da ısı etkisiyle genleşmeden yararlanılır. Çemberler ısıtılarak tekerlere takılır. Soğuyunca tahta tekerler ve etrafındaki çemberler birbirini daha sıkı tutar.<br />
<br />
<br />
Gök gürültüsü de genleşme sonucu oluşur. Şimşek çaktığında çevresindeki havayı ısıtır. Hava öylesine hızlı genleşir ki, korkunç bir gürültü çıkar. İşte bu gök gürültüsüdür.<br />
<br />
Genleşme ve Büzülmenin Olumsuz Etkileri<br />
Katı cisimler ısıtılır ve aniden soğutulursa çatlayıp kırılabilir. <br />
Soğuk bir bardağa çok sıcak suyu dökersek bardak kırılır.<br />
Metal ve metalden yapılmış cisimler, ısı aldıklarında genleşir. Böyle cisimler, genleşmek için uygun yer bulamazsa eğilip bükülür, kırılır.<br />
Genleşme oranı dikkate alınmadan çekilmiş elektrik ve telefon tellerinden kışın kopmalar, yazın sarkmalar görülür.<br />
Demir yolu rayları, ısının etkisi düşünülmeden döşenirse eğilip bükülür ve kazalara neden olur.<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=545" target="_blank" title="">genlaşme ve büzülme.rar</a> (Dosya Boyutu: 1,018.29 KB / İndirme Sayısı: 467)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ısı ve sıcaklık ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-isi-ve-sicaklik-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 16:28:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-isi-ve-sicaklik-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir</span></span>.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">ISI VE SICAKLIK<br />
Suna, bir çaydanlık ve cezveyi su ile doldurdu. Bunları ocağın aynı miktarda ISI veren bölümlerine koyarak 5 dakika ısıttı. Çaydanlığın ve cezvenin sıcaklıklarını ölçtüğünde cezvedeki suyun sıcaklığının daha yüksek olduğunu gördü.<br />
Eşit miktarda ısı almalarına rağmen miktarı az olan sıvının sıcaklık artışı daha fazla oldu. Buradan anlıyoruz ki ısı ve sıcaklık farklı kavramlardır.<br />
Aynı büyüklükteki iki bardağa eşit miktarda buz koyalım. Bardaklardan birini tamamen sıcak suyla dolduralım, diğerine yarısına kadar sıcak su koyalım. Her iki bardağa da konulan suyun sıcaklığı eşit olmasına rağmen çok su konulan kaptaki buzlar daha çabuk erir. Bardaklara konulan suların sıcaklıkları eşit, ısıları farklıdır. Miktarı çok olan suyun enerjisi fazla olduğu için ısısı fazladır.<br />
<br />
NOT: Isı bir enerji türüdür. Sıcaklık termometre ile ölçülen değerdir. Bir bardak suyun ısı enerjisi vardır. Termometre kullanarak bu bardaktaki suyun sıcaklığını ölçeriz.<br />
Termometrede sıcaklık derece selsiyus olarak ölçülür ve °C ile gösterilir. °C ile ifade edilen kavramlar sıcaklıktır. "Bugün havanın ısısı 26 °C'tur." kullanımı yanlıştır. 26 °C olan havanın ısısı değil, sıcaklığıdır.<br />
NOT: Isı ve sıcaklık farklı kavramlar olduğu için birbirinin yerine kullanılamaz.<br />
NOT:  "Yalnızca yanan ya da sıcak olan maddelerin ısı enerjisi vardır." düşüncesi yanlıştır. Soğuk olarak düşündüğümüz maddelerin de ısı enerjisi vardır. Ancak sıcaklıkları düşüktür.<br />
ISI	SICAKLIK<br />
Bir enerji türüdür.	Enerji değil hissedilen bir duyumdur.<br />
Kalorimetre ile ölçülür.	Termometre ile ölçülür.<br />
Birimi Calori ve ya Joule dür.	Birimi 0C (derecedir).<br />
<br />
NOT: 1 cal=4 Joule<br />
<br />
<br />
ISI ALIŞVERİŞİ<br />
Çorba servisi için masaya koyduğumuz kâseyi rahatlıkla tutarız. Kâseye kaynamakta olan tencereden çorba koyduğumuzda kâseyi tutamayız. Kâse sıcak çorbanın etkisiyle ısınır. Bir süre beklediğimizde çorbanın soğuduğunu fark ederiz.<br />
Farklı sıcaklıktaki iki madde birbirine temas ettiğinde sıcaklığı yüksek olan soğur, düşük olan ise ısınır.<br />
Buzdolabından çıkardığımız soğuk suyu bardağa doldurduğumuzda bardağın soğuduğunu dokunarak anlayabiliriz. Bir süre sonra su da ısınmaya başlar. Su bardaktan ve ortamdan ısı aldığı için ısınmıştır.<br />
Isı Alışverişi Nasıl Gerçekleşir?<br />
Umut, içmek için ısıttığı süt çok ısınınca soğutmak istedi. Bunun için sıcak süt olan bardağı soğuksu dolu kabın içine yerleştirdi. Bir süre sonra sütün soğuduğunu, kaptaki suyun ısındığını fark etti.<br />
Çünkü süt ısı verdiği için soğumuş, su da ısı aldığı için ısınmıştır. Sıcaklıkları farklı bu iki madde arasında ısı alışverişi olmuştur.<br />
Umut ısı alışverişini daha iyi anlamak için bir deney yapmaya karar verir. Bir bardağa buz doldurarak içinde musluk suyu bulunan kabın içine koyar. Bardağa ve kaba birer termometre yerleştirerek sıcaklıklarını ölçer.<br />
1.	Buz dolu bardağın sıcaklığı, kaptaki suyun sıcaklığından düşüktür.<br />
2.	Bir süre sonra bardaktaki termometrede sıcaklık yükselirken kaptakinin sıcaklığı düşmektedir.<br />
3.	Soğuk olan ısı almakta, sıcak olan ısı vermektedir.<br />
4.	Isı akışı, sıcaktan soğuğa doğru olmaktadır,<br />
5.	Her iki termometrenin sıcaklığı eşit duruma gelmiştir. Demek ki ısı alışverişi tamamlanmıştır.<br />
6.	Isı alışverişi maddelerin sıcaklıkları eşitlenene kadar sürer.<br />
Hangi Durumda Daha Çok Isınır?<br />
Meliha ile Yahya, eşit miktardaki sıvıların ısıtıldığı süre ile sıcaklık artışı arasında bir ilişki olup olmadığını anlamak için bir deney yaptılar.<br />
Eşit büyüklükte iki behere üç yüzer mililitre su koydular. Beherleri iki ayrı ispirto ocağında ısıttılar.<br />
Yahya suyu 3 dakika,<br />
Meliha ise 10 dakika ısıttı. <br />
Meliha'nın ısıttığı suyun sıcaklığı, diğerinden fazlaydı.<br />
Not: Uzun süre ısıtılan maddeler daha çok ısı alır. Daha çok ısı alan maddelerin sıcaklıkları da daha çok artar  <br />
Sütü sıcak olmasını istediğimizde daha çok ısıtırız.<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=544" target="_blank" title="">ısı ve sıcaklık ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 35.37 KB / İndirme Sayısı: 490)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir</span></span>.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">ISI VE SICAKLIK<br />
Suna, bir çaydanlık ve cezveyi su ile doldurdu. Bunları ocağın aynı miktarda ISI veren bölümlerine koyarak 5 dakika ısıttı. Çaydanlığın ve cezvenin sıcaklıklarını ölçtüğünde cezvedeki suyun sıcaklığının daha yüksek olduğunu gördü.<br />
Eşit miktarda ısı almalarına rağmen miktarı az olan sıvının sıcaklık artışı daha fazla oldu. Buradan anlıyoruz ki ısı ve sıcaklık farklı kavramlardır.<br />
Aynı büyüklükteki iki bardağa eşit miktarda buz koyalım. Bardaklardan birini tamamen sıcak suyla dolduralım, diğerine yarısına kadar sıcak su koyalım. Her iki bardağa da konulan suyun sıcaklığı eşit olmasına rağmen çok su konulan kaptaki buzlar daha çabuk erir. Bardaklara konulan suların sıcaklıkları eşit, ısıları farklıdır. Miktarı çok olan suyun enerjisi fazla olduğu için ısısı fazladır.<br />
<br />
NOT: Isı bir enerji türüdür. Sıcaklık termometre ile ölçülen değerdir. Bir bardak suyun ısı enerjisi vardır. Termometre kullanarak bu bardaktaki suyun sıcaklığını ölçeriz.<br />
Termometrede sıcaklık derece selsiyus olarak ölçülür ve °C ile gösterilir. °C ile ifade edilen kavramlar sıcaklıktır. "Bugün havanın ısısı 26 °C'tur." kullanımı yanlıştır. 26 °C olan havanın ısısı değil, sıcaklığıdır.<br />
NOT: Isı ve sıcaklık farklı kavramlar olduğu için birbirinin yerine kullanılamaz.<br />
NOT:  "Yalnızca yanan ya da sıcak olan maddelerin ısı enerjisi vardır." düşüncesi yanlıştır. Soğuk olarak düşündüğümüz maddelerin de ısı enerjisi vardır. Ancak sıcaklıkları düşüktür.<br />
ISI	SICAKLIK<br />
Bir enerji türüdür.	Enerji değil hissedilen bir duyumdur.<br />
Kalorimetre ile ölçülür.	Termometre ile ölçülür.<br />
Birimi Calori ve ya Joule dür.	Birimi 0C (derecedir).<br />
<br />
NOT: 1 cal=4 Joule<br />
<br />
<br />
ISI ALIŞVERİŞİ<br />
Çorba servisi için masaya koyduğumuz kâseyi rahatlıkla tutarız. Kâseye kaynamakta olan tencereden çorba koyduğumuzda kâseyi tutamayız. Kâse sıcak çorbanın etkisiyle ısınır. Bir süre beklediğimizde çorbanın soğuduğunu fark ederiz.<br />
Farklı sıcaklıktaki iki madde birbirine temas ettiğinde sıcaklığı yüksek olan soğur, düşük olan ise ısınır.<br />
Buzdolabından çıkardığımız soğuk suyu bardağa doldurduğumuzda bardağın soğuduğunu dokunarak anlayabiliriz. Bir süre sonra su da ısınmaya başlar. Su bardaktan ve ortamdan ısı aldığı için ısınmıştır.<br />
Isı Alışverişi Nasıl Gerçekleşir?<br />
Umut, içmek için ısıttığı süt çok ısınınca soğutmak istedi. Bunun için sıcak süt olan bardağı soğuksu dolu kabın içine yerleştirdi. Bir süre sonra sütün soğuduğunu, kaptaki suyun ısındığını fark etti.<br />
Çünkü süt ısı verdiği için soğumuş, su da ısı aldığı için ısınmıştır. Sıcaklıkları farklı bu iki madde arasında ısı alışverişi olmuştur.<br />
Umut ısı alışverişini daha iyi anlamak için bir deney yapmaya karar verir. Bir bardağa buz doldurarak içinde musluk suyu bulunan kabın içine koyar. Bardağa ve kaba birer termometre yerleştirerek sıcaklıklarını ölçer.<br />
1.	Buz dolu bardağın sıcaklığı, kaptaki suyun sıcaklığından düşüktür.<br />
2.	Bir süre sonra bardaktaki termometrede sıcaklık yükselirken kaptakinin sıcaklığı düşmektedir.<br />
3.	Soğuk olan ısı almakta, sıcak olan ısı vermektedir.<br />
4.	Isı akışı, sıcaktan soğuğa doğru olmaktadır,<br />
5.	Her iki termometrenin sıcaklığı eşit duruma gelmiştir. Demek ki ısı alışverişi tamamlanmıştır.<br />
6.	Isı alışverişi maddelerin sıcaklıkları eşitlenene kadar sürer.<br />
Hangi Durumda Daha Çok Isınır?<br />
Meliha ile Yahya, eşit miktardaki sıvıların ısıtıldığı süre ile sıcaklık artışı arasında bir ilişki olup olmadığını anlamak için bir deney yaptılar.<br />
Eşit büyüklükte iki behere üç yüzer mililitre su koydular. Beherleri iki ayrı ispirto ocağında ısıttılar.<br />
Yahya suyu 3 dakika,<br />
Meliha ise 10 dakika ısıttı. <br />
Meliha'nın ısıttığı suyun sıcaklığı, diğerinden fazlaydı.<br />
Not: Uzun süre ısıtılan maddeler daha çok ısı alır. Daha çok ısı alan maddelerin sıcaklıkları da daha çok artar  <br />
Sütü sıcak olmasını istediğimizde daha çok ısıtırız.<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=544" target="_blank" title="">ısı ve sıcaklık ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 35.37 KB / İndirme Sayısı: 490)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[maddenin hal değişimi ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-maddenin-hal-degisimi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 16:24:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-maddenin-hal-degisimi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">MADDENİN HAL DEĞİŞİMİ<br />
Yaşam kaynağımız olan su doğada karşımıza maddenin üç hali şeklinde çıkabilir. <br />
Katı hali-------Buz<br />
Sıvı hali-------Su<br />
Gaz hali-------Buhar<br />
<br />
Su doğada sürekli bu hallerde bulunabilir ve bu haller birbirine dönüşebilir. Yani buz parçası su haline ya da buhar haline gelebilir. Peki bu nasıl olur?<br />
Maddeler ısı alarak ya da ısı vererek hal değiştirebilirler. Su da ısı alarak ya da ısı vererek buz haline ya da buhar haline geçebilir. Bakalım bu olaylara ne denir.<br />
<br />
NOT: Kristalleşmenin diğer adı Kırağılaşma’dır.<br />
DOĞA OLAYLARI<br />
Yağmur<br />
Güneş enerjisi ile su buharlaşarak atmosfere yükselir. Soğuk hava katmanına rastlayan buhar tanecikleri birleşerek bulutları oluşturur ve yeryüzüne yağmur olarak düşer.<br />
<br />
Kar<br />
Kar, bulutlan oluşturan minicik su tanelerinin çok soğuk hava ile karşılaşması sonucu, çok ince buz parçalarına dönüşmesidir. Bu, o kadar çabuk olmuştur ki, su tanesi yağmur olamadan kara dönüşmüştür.<br />
Şekli altıgen olan kar tanelerinin hiç biri birbirine benzemez.<br />
<br />
Dolu<br />
Havanın üst katmanlarında soğuktan donarak, yuvarlak buz taneleri biçiminde yağan yağmur. <br />
<br />
Sis<br />
Havadaki su buharı yeryüzüne yakın bir yerde su damlacıkları oluşturur. Çok küçük olan bu su damlacıkları havada asılı kalır ve sisi oluşturur.<br />
<br />
Gördüğünüz gibi su doğada sürekli katı-sıvı-gaz hallerinde bulunmakta ve sürekli bu haller birbirine dönüşmekte. Böylece doğadaki su varlığı sürekli sabit kalmaktadır. Buna SU DÖNGÜSÜ denir.<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=543" target="_blank" title="">maddenin hal değişimi.rar</a> (Dosya Boyutu: 351.1 KB / İndirme Sayısı: 476)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir.</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">MADDENİN HAL DEĞİŞİMİ<br />
Yaşam kaynağımız olan su doğada karşımıza maddenin üç hali şeklinde çıkabilir. <br />
Katı hali-------Buz<br />
Sıvı hali-------Su<br />
Gaz hali-------Buhar<br />
<br />
Su doğada sürekli bu hallerde bulunabilir ve bu haller birbirine dönüşebilir. Yani buz parçası su haline ya da buhar haline gelebilir. Peki bu nasıl olur?<br />
Maddeler ısı alarak ya da ısı vererek hal değiştirebilirler. Su da ısı alarak ya da ısı vererek buz haline ya da buhar haline geçebilir. Bakalım bu olaylara ne denir.<br />
<br />
NOT: Kristalleşmenin diğer adı Kırağılaşma’dır.<br />
DOĞA OLAYLARI<br />
Yağmur<br />
Güneş enerjisi ile su buharlaşarak atmosfere yükselir. Soğuk hava katmanına rastlayan buhar tanecikleri birleşerek bulutları oluşturur ve yeryüzüne yağmur olarak düşer.<br />
<br />
Kar<br />
Kar, bulutlan oluşturan minicik su tanelerinin çok soğuk hava ile karşılaşması sonucu, çok ince buz parçalarına dönüşmesidir. Bu, o kadar çabuk olmuştur ki, su tanesi yağmur olamadan kara dönüşmüştür.<br />
Şekli altıgen olan kar tanelerinin hiç biri birbirine benzemez.<br />
<br />
Dolu<br />
Havanın üst katmanlarında soğuktan donarak, yuvarlak buz taneleri biçiminde yağan yağmur. <br />
<br />
Sis<br />
Havadaki su buharı yeryüzüne yakın bir yerde su damlacıkları oluşturur. Çok küçük olan bu su damlacıkları havada asılı kalır ve sisi oluşturur.<br />
<br />
Gördüğünüz gibi su doğada sürekli katı-sıvı-gaz hallerinde bulunmakta ve sürekli bu haller birbirine dönüşmekte. Böylece doğadaki su varlığı sürekli sabit kalmaktadır. Buna SU DÖNGÜSÜ denir.<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=543" target="_blank" title="">maddenin hal değişimi.rar</a> (Dosya Boyutu: 351.1 KB / İndirme Sayısı: 476)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[sürtünme kuvveti ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-surtunme-kuvveti-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 16:22:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-surtunme-kuvveti-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[dosyanın word hali ektedir..<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">SÜRTÜNME KUVVETİ<br />
Düz bir zeminde yuvarladığımız top, bir süre sonra durur. Topun yuvarlandığı zeminde onun hareketini yavaşlatan ve durmasına neden olan bir kuvvet vardır. Bu kuvvete sürtünme kuvveti denir.<br />
<br />
<br />
Sürtünme kuvveti;<br />
• Temas gerektiren bir kuvvettir,<br />
• Cisimlerin hareketini zorlaştırır,<br />
• Hareket eden cismi yavaşlatır ve durdurur,<br />
• Duran bir cismin hareket etmesini engeller.<br />
<br />
Bir cismi hareket ettirebilmek için sürtünme kuvvetini yenmeliyiz. Yani sürtünme kuvvetine eşit ya da daha büyük kuvvet uygulamamız gerekir. Şekildeki adamın kutuyu hareket ettirebilmesi için sürtünme kuvvetini yenebilecek bir kuvvet uygulaması gerekir.<br />
<br />
Tekerlek, sürtünme kuvvetini azaltır. Bu nedenle tekerlekli cisimler daha kolay hareket eder. <br />
<br />
<br />
Cisimlerin özelliği kadar zeminin özelliği de hareketi kolaylaştırabilir ya da zorlaştırabilir. Arabalar taşlık yollarda daha zor hareket ederken asfalt yolda daha kolay hareket eder.<br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
Tahta ve halı üzerinde de sürtünme kuvveti fazla olduğu için cisimler zor hareket ettirilir.<br />
Pürüzsüz yüzeylerde sürtünme kuvveti daha azdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Normal yüzeylerde yürürken düşmemizi engelleyen sürtünme kuvveti buzda az olduğu için kayıp düşebiliriz. Bu nedenle kışın lastik tabanlı ayakkabılar giyeriz.<br />
<br />
<br />
Karlı ve buzlu yollarda arabaların kaymasını önlemek, sürtünme kuvvetini artırmak için tekerleklere zincir takılır.<br />
<br />
<br />
Su da sürtünme kuvvetini azaltır. Islak zeminler ve ıslak çimenler bu nedenle kaygan olur. <br />
İnsanlar buzda ya da karda daha hızlı hareket edebilmek için paten ve kayak kullanırlar.<br />
<br />
HAVA DİRENCİ<br />
Bir kâğıt mendil ile mendil paketini yukarıdan aynı anda bıraktığımızda paket yere daha erken düşer. Kâğıt mendil havadaki sürtünmenin etkisiyle yere daha geç düşer. Havadaki sürtünme kuvveti pakete de etki etmektedir. Ancak havadaki sürtünme kâğıt mendili paketten daha çok etkiler.<br />
<br />
Havadaki sürtünmeye hava direnci denir.<br />
<br />
Hava direnci cisimlerin hareket yönünün tersi yöndedir. Bu nedenle cisimlerin hareketini yavaşlatır. Hava direnci temas gerektiren bir kuvvettir.<br />
<br />
Bir cismin hızı arttıkça hava direnci de artar.<br />
Bisikletle ne kadar hızlı gidersek yüzümüzde hava direncini o kadar çok hissederiz. Hızlı giden bir otomobil bisiklete göre, bir jet uçağı da otomobile göre daha çok hava direnciyle karşılaşır.<br />
Otomobil ve uçaklar hava direncini azaltacak şekilde tasarlanır. Ön tarafı ve tavanı yüksek bir araba hava direncinden daha çok etkilenir. Şekildeki spor arabalar hava direncini azaltacak şekilde tasarlanmıştır. <br />
<br />
Paraşütler kâğıt mendil gibi hava direncinden çok etkilenir. Bu nedenle yere yavaş yavaş iner. Böylece insanların yere hızlı düşerek yaralanmaları önlenmiş olur. Bazı jet uçaklarında kısa pistlere inerken durmalarını kolaylaştırmak için paraşüt kullanılır.<br />
<br />
Kuşların vücut yapıları havada daha rahat hareket etmelerini sağlar. Kuşlar bu yapıları sayesinde hava direncinden fazla etkilenmezler.<br />
<br />
SU DİRENCİ<br />
Hava gibi su da cisimlerin hareketini yavaşlatır. Yüzerken su direncini hissederiz. Suda hareket eden varlıklar su direncinden etkilenir.<br />
<br />
Vücut şekilleri ve üzerlerindeki kaygan pullar balıkların su direncinden az etkilenmelerini sağlayarak sudaki hareketlerini kolaylaştırır. Su direnci olmasaydı balıklar suda yüzemezdi.<br />
Deniz taşıtları, su direncinden daha az etkilenecek şekilde tasarlanmıştır.<br />
Su direnci de temas gerektiren kuvvettir. Bir cismin sudaki hızı arttıkça su direnci de artar.<br />
Hangisinin Direnci Daha Fazladır?<br />
İki metal parayı biri boş, diğeri su dolu iki şişeye aynı anda attığımızda boş şişeye atılan para şişenin dibine daha çabuk ulaşır. Çünkü su direnci hava direncinden daha fazladır.<br />
<br />
SÜRTÜNME KUVVETİNİN ETKİLERİ<br />
* Günlük hayatımızda gerçekleştirdiğimiz birçok olay sürtünme kuvvetinin etkisiyle olmaktadır. Cisimleri tutma, yürüme, yazı yazma, bir yeri silme, bir cismi durdurma hareketlerini sürtünme kuvvetinin etkisiyle gerçekleştiririz. <br />
<br />
* Sürtünme kuvveti arttığında hareket etmemiz zorlaşır. Bu durumda hareketli cisimleri durdurmak kolaylaşır.<br />
*Sürtünme kuvveti azaldığında hareket kolaylaşır ancak cisimleri durdurmak zorlaşır.<br />
*Kumsalda bisiklet sürmek zordur ancak durdurmak kolaydır. Kaygan bir zeminde bisikleti durdurmak zordur. <br />
<br />
* İnsanlar sürtünme kuvvetini azaltmak için yıllardır tekerlekli cisimler kullanmaktadır. <br />
* Araba motorlarındaki parçalar hareket ederken birbirine sürtünür. Bu sürtünmenin etkisiyle parçaların yıpranmasını önlemek, motorun ömrünü uzatmak için yağ kullanılır. Yağlanan parçalar arasındaki sürtünme kuvveti azalır. Yağlama işi birçok makinede kullanılır.<br />
* Hava direnci yağmurun düşme hızını azaltır. Hava direnci atmosfere giren meteorların yeryüzüne zarar vermesini de önler. <br />
<br />
</span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=542" target="_blank" title="">sürtünme kuvveti.rar</a> (Dosya Boyutu: 1,011.04 KB / İndirme Sayısı: 489)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[dosyanın word hali ektedir..<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">SÜRTÜNME KUVVETİ<br />
Düz bir zeminde yuvarladığımız top, bir süre sonra durur. Topun yuvarlandığı zeminde onun hareketini yavaşlatan ve durmasına neden olan bir kuvvet vardır. Bu kuvvete sürtünme kuvveti denir.<br />
<br />
<br />
Sürtünme kuvveti;<br />
• Temas gerektiren bir kuvvettir,<br />
• Cisimlerin hareketini zorlaştırır,<br />
• Hareket eden cismi yavaşlatır ve durdurur,<br />
• Duran bir cismin hareket etmesini engeller.<br />
<br />
Bir cismi hareket ettirebilmek için sürtünme kuvvetini yenmeliyiz. Yani sürtünme kuvvetine eşit ya da daha büyük kuvvet uygulamamız gerekir. Şekildeki adamın kutuyu hareket ettirebilmesi için sürtünme kuvvetini yenebilecek bir kuvvet uygulaması gerekir.<br />
<br />
Tekerlek, sürtünme kuvvetini azaltır. Bu nedenle tekerlekli cisimler daha kolay hareket eder. <br />
<br />
<br />
Cisimlerin özelliği kadar zeminin özelliği de hareketi kolaylaştırabilir ya da zorlaştırabilir. Arabalar taşlık yollarda daha zor hareket ederken asfalt yolda daha kolay hareket eder.<br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
Tahta ve halı üzerinde de sürtünme kuvveti fazla olduğu için cisimler zor hareket ettirilir.<br />
Pürüzsüz yüzeylerde sürtünme kuvveti daha azdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Normal yüzeylerde yürürken düşmemizi engelleyen sürtünme kuvveti buzda az olduğu için kayıp düşebiliriz. Bu nedenle kışın lastik tabanlı ayakkabılar giyeriz.<br />
<br />
<br />
Karlı ve buzlu yollarda arabaların kaymasını önlemek, sürtünme kuvvetini artırmak için tekerleklere zincir takılır.<br />
<br />
<br />
Su da sürtünme kuvvetini azaltır. Islak zeminler ve ıslak çimenler bu nedenle kaygan olur. <br />
İnsanlar buzda ya da karda daha hızlı hareket edebilmek için paten ve kayak kullanırlar.<br />
<br />
HAVA DİRENCİ<br />
Bir kâğıt mendil ile mendil paketini yukarıdan aynı anda bıraktığımızda paket yere daha erken düşer. Kâğıt mendil havadaki sürtünmenin etkisiyle yere daha geç düşer. Havadaki sürtünme kuvveti pakete de etki etmektedir. Ancak havadaki sürtünme kâğıt mendili paketten daha çok etkiler.<br />
<br />
Havadaki sürtünmeye hava direnci denir.<br />
<br />
Hava direnci cisimlerin hareket yönünün tersi yöndedir. Bu nedenle cisimlerin hareketini yavaşlatır. Hava direnci temas gerektiren bir kuvvettir.<br />
<br />
Bir cismin hızı arttıkça hava direnci de artar.<br />
Bisikletle ne kadar hızlı gidersek yüzümüzde hava direncini o kadar çok hissederiz. Hızlı giden bir otomobil bisiklete göre, bir jet uçağı da otomobile göre daha çok hava direnciyle karşılaşır.<br />
Otomobil ve uçaklar hava direncini azaltacak şekilde tasarlanır. Ön tarafı ve tavanı yüksek bir araba hava direncinden daha çok etkilenir. Şekildeki spor arabalar hava direncini azaltacak şekilde tasarlanmıştır. <br />
<br />
Paraşütler kâğıt mendil gibi hava direncinden çok etkilenir. Bu nedenle yere yavaş yavaş iner. Böylece insanların yere hızlı düşerek yaralanmaları önlenmiş olur. Bazı jet uçaklarında kısa pistlere inerken durmalarını kolaylaştırmak için paraşüt kullanılır.<br />
<br />
Kuşların vücut yapıları havada daha rahat hareket etmelerini sağlar. Kuşlar bu yapıları sayesinde hava direncinden fazla etkilenmezler.<br />
<br />
SU DİRENCİ<br />
Hava gibi su da cisimlerin hareketini yavaşlatır. Yüzerken su direncini hissederiz. Suda hareket eden varlıklar su direncinden etkilenir.<br />
<br />
Vücut şekilleri ve üzerlerindeki kaygan pullar balıkların su direncinden az etkilenmelerini sağlayarak sudaki hareketlerini kolaylaştırır. Su direnci olmasaydı balıklar suda yüzemezdi.<br />
Deniz taşıtları, su direncinden daha az etkilenecek şekilde tasarlanmıştır.<br />
Su direnci de temas gerektiren kuvvettir. Bir cismin sudaki hızı arttıkça su direnci de artar.<br />
Hangisinin Direnci Daha Fazladır?<br />
İki metal parayı biri boş, diğeri su dolu iki şişeye aynı anda attığımızda boş şişeye atılan para şişenin dibine daha çabuk ulaşır. Çünkü su direnci hava direncinden daha fazladır.<br />
<br />
SÜRTÜNME KUVVETİNİN ETKİLERİ<br />
* Günlük hayatımızda gerçekleştirdiğimiz birçok olay sürtünme kuvvetinin etkisiyle olmaktadır. Cisimleri tutma, yürüme, yazı yazma, bir yeri silme, bir cismi durdurma hareketlerini sürtünme kuvvetinin etkisiyle gerçekleştiririz. <br />
<br />
* Sürtünme kuvveti arttığında hareket etmemiz zorlaşır. Bu durumda hareketli cisimleri durdurmak kolaylaşır.<br />
*Sürtünme kuvveti azaldığında hareket kolaylaşır ancak cisimleri durdurmak zorlaşır.<br />
*Kumsalda bisiklet sürmek zordur ancak durdurmak kolaydır. Kaygan bir zeminde bisikleti durdurmak zordur. <br />
<br />
* İnsanlar sürtünme kuvvetini azaltmak için yıllardır tekerlekli cisimler kullanmaktadır. <br />
* Araba motorlarındaki parçalar hareket ederken birbirine sürtünür. Bu sürtünmenin etkisiyle parçaların yıpranmasını önlemek, motorun ömrünü uzatmak için yağ kullanılır. Yağlanan parçalar arasındaki sürtünme kuvveti azalır. Yağlama işi birçok makinede kullanılır.<br />
* Hava direnci yağmurun düşme hızını azaltır. Hava direnci atmosfere giren meteorların yeryüzüne zarar vermesini de önler. <br />
<br />
</span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=542" target="_blank" title="">sürtünme kuvveti.rar</a> (Dosya Boyutu: 1,011.04 KB / İndirme Sayısı: 489)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kuvvet nedir ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-kuvvet-nedir-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 17:32:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-kuvvet-nedir-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KUVVET<br />
Kuvvet nedir?<br />
Hareket eden bir cismi durduran, duran bir cismi hareket ettiren, cisimlerin şekil, yön ve doğrultularını değiştiren etkiye KUVVET denir.<br />
Kuvvetin cisimler üzerindeki etkileri<br />
• Kuvvetin, cisimlerin hareket durumlarını değiştirme etkisi vardır. <br />
• Kuvvetin, cisimlerin şekil, biçim, yön ve doğrultularını değiştirme etkisi vardır.<br />
• Kuvvetin, cisimler üzerinde döndürme etkisi vardır.<br />
NOT: Kuvvetin sağlandığı kaynaklar değişiktir. Örneğin; kas kuvveti, yakıt kuvveti, su buharı kuvveti, suyun ve havanın kaldırma kuvveti.<br />
KUVVETİN ÖLÇÜLMESİ<br />
<br />
Kuvveti ilk tanımlayan kişi Isaac Newton isimli bilim adamı olduğu için kuvvetin birimi Newton’ dur ve ‘N’ harfi ile gösterilir.<br />
<br />
•	Kuvvet dinamometre ile ölçülür. <br />
•	Her dinamometre ile her ağırlığı ölçemeyiz, dinamometrenin içindeki yaya göre ölçebileceği maksimum kuvvet vardır.<br />
•	Ölçeceğimiz kuvvete uygun birimlere ayrılmış dinamometreyi seçmeliyiz.<br />
<br />
•	Dinamometrenin uzama miktarı ile uygulanan kuvvet arasında doğru orantı vardır. Yani uygulanan kuvvet arttıkça dinamometrenin içindeki yayın uzama miktarı da artar.<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=541" target="_blank" title="">kuvvet  ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 219.02 KB / İndirme Sayısı: 513)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">dosyanın word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KUVVET<br />
Kuvvet nedir?<br />
Hareket eden bir cismi durduran, duran bir cismi hareket ettiren, cisimlerin şekil, yön ve doğrultularını değiştiren etkiye KUVVET denir.<br />
Kuvvetin cisimler üzerindeki etkileri<br />
• Kuvvetin, cisimlerin hareket durumlarını değiştirme etkisi vardır. <br />
• Kuvvetin, cisimlerin şekil, biçim, yön ve doğrultularını değiştirme etkisi vardır.<br />
• Kuvvetin, cisimler üzerinde döndürme etkisi vardır.<br />
NOT: Kuvvetin sağlandığı kaynaklar değişiktir. Örneğin; kas kuvveti, yakıt kuvveti, su buharı kuvveti, suyun ve havanın kaldırma kuvveti.<br />
KUVVETİN ÖLÇÜLMESİ<br />
<br />
Kuvveti ilk tanımlayan kişi Isaac Newton isimli bilim adamı olduğu için kuvvetin birimi Newton’ dur ve ‘N’ harfi ile gösterilir.<br />
<br />
•	Kuvvet dinamometre ile ölçülür. <br />
•	Her dinamometre ile her ağırlığı ölçemeyiz, dinamometrenin içindeki yaya göre ölçebileceği maksimum kuvvet vardır.<br />
•	Ölçeceğimiz kuvvete uygun birimlere ayrılmış dinamometreyi seçmeliyiz.<br />
<br />
•	Dinamometrenin uzama miktarı ile uygulanan kuvvet arasında doğru orantı vardır. Yani uygulanan kuvvet arttıkça dinamometrenin içindeki yayın uzama miktarı da artar.<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=541" target="_blank" title="">kuvvet  ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 219.02 KB / İndirme Sayısı: 513)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[boşaltım sisteminin sağlığı ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-bosaltim-sisteminin-sagligi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 17:30:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-bosaltim-sisteminin-sagligi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">doyanın word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BOŞALTIM SİSTEMİ SAĞLIĞI<br />
<br />
1.	Vücut temizliğine dikkat edilmeli<br />
2.	Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. (Böbreklerin rahat çalışması için bol sıvıya ihtiyacı vardır. Alınan sıvı miktarı sıcak ve kuru havalarda arttırılmalıdır. Günlük en az 2 litre su alınmalıdır.)<br />
3.	İdrar uzun süre tutulmamalıdır. (Böbrek taşları oluşabilir).<br />
4.	İdrar yolları soğuktan korunmalı<br />
5.	Böbrekler ve idrar yolları soğuktan korunmalıdır. (Böbrek sağlığı için).<br />
6.	Aşırı acı ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. <br />
7.	Düzenli banyo yapılmalıdır. (Derideki gözeneklerin açılması için).<br />
8.	İçilen su ve yenilen besinler temiz olmalıdır.<br />
9.	Böbrek iltihabı rahatsızlıklarında tedavi yarıda kesilmemeli ve ilaçlar zamanında alınmalıdır.<br />
10.	Bilinçsiz olarak ilaç tüketilmemeli<br />
11.	Düzenli egzersiz yapılmalı<br />
12.	Diş çürükleri ve boğaz iltihabı hemen tedavi ettirilmelidir. (Çürük veya iltihaba yol açan mikroorganizmalar, kalıcı böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.)<br />
13.	Ayaklarımızı üşütmememiz gerekir. Böbreklerimizi ve idrar yollarımızı soğuktan korumalıyız.<br />
14.	Tuvaletten önce ve sonra eller sabun ve bol su ile yıkanmalıdır. <br />
15.	İdrar atılırken ağrı, acı oluşuyor, idrarda kan geliyorsa veya iltihaplı akıntı görülmesi durumunda hemen sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.<br />
16.	NOT: Aşırı tuz, baharat ve vitamin tüketimi böbreklerde taş oluşumunu hızlandırabilir. Ama bunları kısıtlamak da doğru değildir. Sadece fazla kaçırılmamalı bu sefer başka organlara besin yetmezliği söz konusu olduğundan başka organları hasta edebilirsiniz.<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=540" target="_blank" title="">boşaltım sisteminin sağlığı.rar</a> (Dosya Boyutu: 255.29 KB / İndirme Sayısı: 451)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">doyanın word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BOŞALTIM SİSTEMİ SAĞLIĞI<br />
<br />
1.	Vücut temizliğine dikkat edilmeli<br />
2.	Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. (Böbreklerin rahat çalışması için bol sıvıya ihtiyacı vardır. Alınan sıvı miktarı sıcak ve kuru havalarda arttırılmalıdır. Günlük en az 2 litre su alınmalıdır.)<br />
3.	İdrar uzun süre tutulmamalıdır. (Böbrek taşları oluşabilir).<br />
4.	İdrar yolları soğuktan korunmalı<br />
5.	Böbrekler ve idrar yolları soğuktan korunmalıdır. (Böbrek sağlığı için).<br />
6.	Aşırı acı ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. <br />
7.	Düzenli banyo yapılmalıdır. (Derideki gözeneklerin açılması için).<br />
8.	İçilen su ve yenilen besinler temiz olmalıdır.<br />
9.	Böbrek iltihabı rahatsızlıklarında tedavi yarıda kesilmemeli ve ilaçlar zamanında alınmalıdır.<br />
10.	Bilinçsiz olarak ilaç tüketilmemeli<br />
11.	Düzenli egzersiz yapılmalı<br />
12.	Diş çürükleri ve boğaz iltihabı hemen tedavi ettirilmelidir. (Çürük veya iltihaba yol açan mikroorganizmalar, kalıcı böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.)<br />
13.	Ayaklarımızı üşütmememiz gerekir. Böbreklerimizi ve idrar yollarımızı soğuktan korumalıyız.<br />
14.	Tuvaletten önce ve sonra eller sabun ve bol su ile yıkanmalıdır. <br />
15.	İdrar atılırken ağrı, acı oluşuyor, idrarda kan geliyorsa veya iltihaplı akıntı görülmesi durumunda hemen sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.<br />
16.	NOT: Aşırı tuz, baharat ve vitamin tüketimi böbreklerde taş oluşumunu hızlandırabilir. Ama bunları kısıtlamak da doğru değildir. Sadece fazla kaçırılmamalı bu sefer başka organlara besin yetmezliği söz konusu olduğundan başka organları hasta edebilirsiniz.<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=540" target="_blank" title="">boşaltım sisteminin sağlığı.rar</a> (Dosya Boyutu: 255.29 KB / İndirme Sayısı: 451)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[boşaltım sistemi ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-bosaltim-sistemi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 17:29:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-bosaltim-sistemi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">dosyanın resimli word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BOŞALTIM SİSTEMİ<br />
Vücudumuzda gerçekleşen olaylar sonucunda bazı zararlı maddeler oluşur. Bu zararlı maddelere ATIK MADDE denir. Atık maddelerin ve ihtiyaç fazlası suyun vücuttan uzaklaştırılmasına BOŞALTIM denir.<br />
<br />
BÖBREKLER NE İŞ YAPAR?<br />
Vücudumuzda atık maddeleri taşıyan kan böbreklere gelince, böbreklerimiz süzgeç görevi görür ve kanı süzer. Atılmadı gereken atık maddeler ve ihtiyaç fazlası su, idrarı oluşturur.<br />
İdrarda su, tuz ve üre gibi bazı zehirli maddeler bulunur. <br />
VÜCUDUMUZDA ATIK MADDELERİ ATAN BAŞKA YAPILAR VAR MI?<br />
Vücudumuzda böbreklerimiz dışında zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştıran başka yapı ve organlar da bulunur. Bunlar deri, kalın bağırsak ve akciğerdir.<br />
DERİ: Terleme yoluyla fazla su ve mineralleri vücuttan uzaklaştırır.<br />
AKCİĞERLER: Solunum sonucu oluşan karbondioksit dışarı atılır.<br />
KALIN BAĞIRSAK: Sindirim sonucu oluşan atıklar anüs ile dışarı atılır.<br />
<br />
<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=539" target="_blank" title="">boşaltım sistemi.rar</a> (Dosya Boyutu: 123.73 KB / İndirme Sayısı: 432)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">dosyanın resimli word hali ektedir...</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BOŞALTIM SİSTEMİ<br />
Vücudumuzda gerçekleşen olaylar sonucunda bazı zararlı maddeler oluşur. Bu zararlı maddelere ATIK MADDE denir. Atık maddelerin ve ihtiyaç fazlası suyun vücuttan uzaklaştırılmasına BOŞALTIM denir.<br />
<br />
BÖBREKLER NE İŞ YAPAR?<br />
Vücudumuzda atık maddeleri taşıyan kan böbreklere gelince, böbreklerimiz süzgeç görevi görür ve kanı süzer. Atılmadı gereken atık maddeler ve ihtiyaç fazlası su, idrarı oluşturur.<br />
İdrarda su, tuz ve üre gibi bazı zehirli maddeler bulunur. <br />
VÜCUDUMUZDA ATIK MADDELERİ ATAN BAŞKA YAPILAR VAR MI?<br />
Vücudumuzda böbreklerimiz dışında zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştıran başka yapı ve organlar da bulunur. Bunlar deri, kalın bağırsak ve akciğerdir.<br />
DERİ: Terleme yoluyla fazla su ve mineralleri vücuttan uzaklaştırır.<br />
AKCİĞERLER: Solunum sonucu oluşan karbondioksit dışarı atılır.<br />
KALIN BAĞIRSAK: Sindirim sonucu oluşan atıklar anüs ile dışarı atılır.<br />
<br />
<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=539" target="_blank" title="">boşaltım sistemi.rar</a> (Dosya Boyutu: 123.73 KB / İndirme Sayısı: 432)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ağız ve diş sağlığı ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-agiz-ve-dis-sagligi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 17:26:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-agiz-ve-dis-sagligi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">dosyanın word hali ektedir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #C71585;" class="mycode_color">AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI<br />
Dişlere neler zarar verir?<br />
	Şekerli yiyecek ve içecek, <br />
	Gazlı içecekler,<br />
	Kürdan kullanmak,<br />
	Çok soğuk ve çok sıcak besinler tüketmek,<br />
	Fındık, ceviz vb. Dişlerle kırmak, <br />
	Yemeklerden sonra dişleri fırçalamamak. <br />
Diş çürüğü nasıl oluşur? <br />
Dişlere Yapışmış Yiyecek Artıkları<br />
                    +<br />
              Mikroplar<br />
                   +<br />
                Süre<br />
                  =<br />
              ÇÜRÜK<br />
Ağız ve diş sağlığı için neler yapılmalıdır?<br />
	Dişlerimizi günde en az 2 defa fırçalamalıyız. <br />
	Florlu diş macunu kullanmalıyız.<br />
	Diş ipi kullanmalıyız.<br />
	Süt, yoğurt ve peynir tüketmeliyiz. <br />
	Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durmalıyız.<br />
	Diş dostu sakız çiğnemeliyiz. <br />
	6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmeliyiz.<br />
	Havuç, elma gibi besinleri doğrudan ısırarak yemeliyiz.<br />
<br />
<br />
<br />
Doğru diş fırçalama nasıl olmalıdır?<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Diş ipi nasıl kullanılır?<br />
<br />
<br />
Ağız diş sağlığıyla ilgili hatırlatmalar?<br />
	Dişler günde en az 2 kere fırçalanmalıdır.<br />
	Dişler yukarıdan aşağıya doğru süpürür tarzda fırçalanmalıdır. <br />
	Diş macunu fırçaya sürüldükten sonra suya tutulmadan dişler doğrudan fırçalanmalıdır.<br />
	Diş çürüklerinden korunmak için sadece diş fırçalamak yeterli değildir, diş ipi de kullanmak gerekir.<br />
	Diş ipini, sadece diş arasında besin artığı kaldığı zaman değil, düzeli olarak her gün kullanmak gerekir.<br />
	Dil temizliği önemlidir, mideyi bulandırmadan süpürülerek temizlenmelidir.<br />
<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=538" target="_blank" title="">ağız ve diş sağlığı ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 145.17 KB / İndirme Sayısı: 445)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">dosyanın word hali ektedir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #C71585;" class="mycode_color">AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI<br />
Dişlere neler zarar verir?<br />
	Şekerli yiyecek ve içecek, <br />
	Gazlı içecekler,<br />
	Kürdan kullanmak,<br />
	Çok soğuk ve çok sıcak besinler tüketmek,<br />
	Fındık, ceviz vb. Dişlerle kırmak, <br />
	Yemeklerden sonra dişleri fırçalamamak. <br />
Diş çürüğü nasıl oluşur? <br />
Dişlere Yapışmış Yiyecek Artıkları<br />
                    +<br />
              Mikroplar<br />
                   +<br />
                Süre<br />
                  =<br />
              ÇÜRÜK<br />
Ağız ve diş sağlığı için neler yapılmalıdır?<br />
	Dişlerimizi günde en az 2 defa fırçalamalıyız. <br />
	Florlu diş macunu kullanmalıyız.<br />
	Diş ipi kullanmalıyız.<br />
	Süt, yoğurt ve peynir tüketmeliyiz. <br />
	Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durmalıyız.<br />
	Diş dostu sakız çiğnemeliyiz. <br />
	6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmeliyiz.<br />
	Havuç, elma gibi besinleri doğrudan ısırarak yemeliyiz.<br />
<br />
<br />
<br />
Doğru diş fırçalama nasıl olmalıdır?<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Diş ipi nasıl kullanılır?<br />
<br />
<br />
Ağız diş sağlığıyla ilgili hatırlatmalar?<br />
	Dişler günde en az 2 kere fırçalanmalıdır.<br />
	Dişler yukarıdan aşağıya doğru süpürür tarzda fırçalanmalıdır. <br />
	Diş macunu fırçaya sürüldükten sonra suya tutulmadan dişler doğrudan fırçalanmalıdır.<br />
	Diş çürüklerinden korunmak için sadece diş fırçalamak yeterli değildir, diş ipi de kullanmak gerekir.<br />
	Diş ipini, sadece diş arasında besin artığı kaldığı zaman değil, düzeli olarak her gün kullanmak gerekir.<br />
	Dil temizliği önemlidir, mideyi bulandırmadan süpürülerek temizlenmelidir.<br />
<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=538" target="_blank" title="">ağız ve diş sağlığı ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 145.17 KB / İndirme Sayısı: 445)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>