<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[FenHane - Fen Bilimleri Dersi Paylaşım Forumu - 8.Sınıf Fen Bilimleri Ders Notları]]></title>
		<link>https://www.fenhane.com/</link>
		<description><![CDATA[FenHane - Fen Bilimleri Dersi Paylaşım Forumu - https://www.fenhane.com]]></description>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:38:32 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[kaldıraç ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-kaldirac-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Fri, 18 Aug 2017 12:29:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-kaldirac-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[kaldıraç ders notunu  ekten indirebilirsiniz.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=575" target="_blank" title="">Kaldıraçlar ders notu .rar</a> (Dosya Boyutu: 447.23 KB / İndirme Sayısı: 560)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[kaldıraç ders notunu  ekten indirebilirsiniz.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=575" target="_blank" title="">Kaldıraçlar ders notu .rar</a> (Dosya Boyutu: 447.23 KB / İndirme Sayısı: 560)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ses bir enerjidir ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-ses-bir-enerjidir-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 07:16:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-ses-bir-enerjidir-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">resimli word formatında ekten indirebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #800080;" class="mycode_color">SES BİR ENERJİ TÜRÜDÜR<br />
Evimizin önünde büyük bir kamyon geçtiği sırada camlarımızın titreşmesinin, ince sesli bir sanatçının sesiyle cam bardağı kırmasının sebebi sesin dalgalar halinde yayılması ve bir enerji türü olmasıdır.<br />
Çığ düşmesi olayı da ses enerjisinin hareket enerjisine dönüşmüş bir halidir.<br />
SESİN YAYILMA HIZI<br />
Sesin yayılması için mutlaka maddesel ortama ihtiyaç vardır. Ancak sesin yayılma hızı maddesel ortamın cinsine göre değişiklik gösterir.<br />
Ses dalgaları en hızlı katılarda, sonra sıvılarda, en yavaş da gazlarda yayılır.<br />
Katılarda tanecikler arası boşluk az olduğu için ses dalgalarının bir tanecikten diğerine iletilmesi daha hızlı olur. Bu yüzden ses en hızlı katılarda yayılır.<br />
Sabahları kalkmak için alarmını kurduğumuz saati yastığın altına koyduğumuzda sesi daha az duyarız.<br />
Bunun sebebi de yastığımızın sesi soğurması ve ses enerjisinin bize ulaşmadan ısıya dönüşmesidir.<br />
Sesin soğurulması özelliğinden faydalanarak ses yalıtımı sağlanmış bu sayede sinemalarda yan yana bulunan salonlarda farklı filmlerin rahatça izlenmesine olanak sağlanmıştır.<br />
SESİN YAYILMA HIZINI NELER ETKİLER?<br />
Sesin hızı ortam sıcaklığına bağlıdır. Sıcaklık arttıkça ses hızı da artar. <br />
Sesin hızı ortamın yoğunluğuna da bağlıdır. Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin hızı da artar.<br />
Şimşek çaktığında oluşan gökgürültüsünün, şimşeğin görülmesinden sonra duyulması sesin hızının ışık hızına göre çok küçük olduğunu gösterir.<br />
Işık hızı: 300.000 km/saniye<br />
Ses hızı: 340 m/saniye<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=536" target="_blank" title="">ses bir enerjidir.rar</a> (Dosya Boyutu: 453.19 KB / İndirme Sayısı: 282)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">resimli word formatında ekten indirebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #800080;" class="mycode_color">SES BİR ENERJİ TÜRÜDÜR<br />
Evimizin önünde büyük bir kamyon geçtiği sırada camlarımızın titreşmesinin, ince sesli bir sanatçının sesiyle cam bardağı kırmasının sebebi sesin dalgalar halinde yayılması ve bir enerji türü olmasıdır.<br />
Çığ düşmesi olayı da ses enerjisinin hareket enerjisine dönüşmüş bir halidir.<br />
SESİN YAYILMA HIZI<br />
Sesin yayılması için mutlaka maddesel ortama ihtiyaç vardır. Ancak sesin yayılma hızı maddesel ortamın cinsine göre değişiklik gösterir.<br />
Ses dalgaları en hızlı katılarda, sonra sıvılarda, en yavaş da gazlarda yayılır.<br />
Katılarda tanecikler arası boşluk az olduğu için ses dalgalarının bir tanecikten diğerine iletilmesi daha hızlı olur. Bu yüzden ses en hızlı katılarda yayılır.<br />
Sabahları kalkmak için alarmını kurduğumuz saati yastığın altına koyduğumuzda sesi daha az duyarız.<br />
Bunun sebebi de yastığımızın sesi soğurması ve ses enerjisinin bize ulaşmadan ısıya dönüşmesidir.<br />
Sesin soğurulması özelliğinden faydalanarak ses yalıtımı sağlanmış bu sayede sinemalarda yan yana bulunan salonlarda farklı filmlerin rahatça izlenmesine olanak sağlanmıştır.<br />
SESİN YAYILMA HIZINI NELER ETKİLER?<br />
Sesin hızı ortam sıcaklığına bağlıdır. Sıcaklık arttıkça ses hızı da artar. <br />
Sesin hızı ortamın yoğunluğuna da bağlıdır. Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin hızı da artar.<br />
Şimşek çaktığında oluşan gökgürültüsünün, şimşeğin görülmesinden sonra duyulması sesin hızının ışık hızına göre çok küçük olduğunu gösterir.<br />
Işık hızı: 300.000 km/saniye<br />
Ses hızı: 340 m/saniye<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=536" target="_blank" title="">ses bir enerjidir.rar</a> (Dosya Boyutu: 453.19 KB / İndirme Sayısı: 282)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[su kimyası ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-su-kimyasi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 07:11:48 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-su-kimyasi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">resimli word hali ektedir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #8B4513;" class="mycode_color">SU KİMYASI<br />
• Yeryüzünün yaklaşık üçte ikisini kaplayan su insan ve diğer canlılar için yaşamsal öneme sahiptir.<br />
• İnsan vücudunun yaklaşık %70 i sudur. Normal bir insanda 35 litre su bulunur. Gün içerisinde terleme ve boşaltım ile birlikte yaklaşık 2,5 litre su kaybedilir. <br />
• Su sadece içmek için değil aynı zamanda temizlik, yemek pişirmek, ısıtma ve soğutma işlemleri gibi birçok alanda da kullanılır.<br />
• Su döngüsü içerisinde yeryüzüne dönen yağmur suları geçtikleri yerlerdeki toprakta bulunan bazı maddeleri çözerler ve o toprağın özelliğine göre farklı iyonları bünyelerine katarlar.<br />
• Suda çözünmüş halde bulunan iyonlar suyun tadını, rengini ve diğer özelliklerini etkiler. Örneğin demir iyonu içeren suların rengi kırmızı veya sarı, mangan iyonu içeren suların rengi siyah olur. Ayrıca tatları da bozuktur.<br />
SERT SU<br />
• Yağmur Suları yeraltında ve yerüstünde ilerlerken kireçli topraktan geçtiklerinde kireci çözerler. Bunun sonucunda suya Ca+2 iyonları karışır. Benzer şekilde bazı toprak katmanlarından da sular geçtiklerinde bu sulara Mg+2 iyonları da karışır.<br />
• Sert Su: Yapısında Ca+2 veya Mg+2 veya her iki iyonu da fazla miktarda bulunduran sulara denir.<br />
Sert Suların Özellikleri<br />
1. Yapısında Ca+2 veya Mg+2 iyonu fazladır.<br />
2. Kireçli su olarak da adlandırılırlar. <br />
3. Sağlık açısından tehlikeli değildirler.<br />
4. Ca+2 iyonu kemik gelişimi açısından faydalıdır.<br />
5. Rengi şeffaf olabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sert Suların Olumsuz Etkileri<br />
1. Sert sularda sabun köpürmez. Bu tür sular sabunun fazla harcanmasına neden olur.<br />
• Ca+2 veya Mg+2 iyonları sabunla tepkimeye girerek çökelti oluşturur ve böylece sabun kirle temas edemeden harcanmış olur.<br />
2. Sert sular giysilerin daha çabuk yıpranmasına ve renginin solmasına neden olur.<br />
• Sert sularda bulunan iyonlar kumaş üzerinde çökelti oluşturur ve buda kumaşın yıpranmasına ve renginin solmasına sebep olur.<br />
3. Sert sular bulaşık, lavabo ve musluk gibi yüzeylerde kireç lekeleri oluşturur.<br />
• Sert suyla temizlenen yüzeylerde suyun buharlaşmasından sonra sudaki tuzların çökmesiyle lekeler oluşur.<br />
4. Sert sular ısıtıcılarda kireç birikmesine neden olur. Bu da elektrik tüketimini artırır.(ütü, su ısıtıcısı, bulaşık-çamaşır makineleri vb.)<br />
• Isıtıcının yüzeyinde biriken sert sudaki tuzlar(kireç) ısının suyla iletimini engeller. Bu da enerji sarfiyatına sebep olur.<br />
5. Sert sular sıcak su borularının tıkanmasına sebep olur(kalorifer-çamaşır-bulaşık mak. Boruları)<br />
• Sıcak sert suların taşındığı borularda kireç birikmesi olur. Bunun sonucunda boruların çapı küçülür, su akışı azalır ve zamanla boru yıpranır ve parçalanır.<br />
6. Sert sular cam yüzeylerin ve eşyaların zamanla aşınmasına sebep olur<br />
• Sert suların yapısındaki iyonlar(Ca ve Mg) cam yüzeyleri çizer.<br />
7. Sert sular çaydanlıkların dibinde tortu oluşmasına sebep olur.<br />
• Ca+2(suda) + CO3-2(suda) --------------- CaCO3(katı)<br />
<br />
Sert Suların Yumuşatılması<br />
• Yumuşak Su: Yapısında Ca+2 veya Mg+2 veya her iki iyonu da fazla miktarda bulundurmayan sulara denir.<br />
• Sert suları yumuşatmak için iki yöntem kullanılır.<br />
1. Kaynatarak yumuşatma<br />
2. İyon değiştirici reçine yastıkları ile yumuşatma<br />
<br />
<br />
1. Kaynatarak Yumuşatma: <br />
Su kaynatıldığında sertliğe neden olan Ca+2 iyonları sudaki CO3-2 ile birleşir ve CaCO3 (kireç )olarak dibe çöker. Böylece sert su yumuşamış olur.<br />
• Bu işlem sonucunda su bulanıklaşır. <br />
• Bu işlem pahalı bir işlemdir.<br />
• Çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulur.<br />
<br />
<br />
2. İyon değiştirici Reçine Yastıkları İle Yumuşatma: <br />
İyon değiştirici reçine yastıkları sudaki Ca+2 ve Mg+2 iyonlarının suya sertlik vermeyen Na+1 veya K+1 gibi iyonlarla yer değiştirilmesini sağlar.<br />
NOT: Reçine yastığı Na+1 iyonlarının tamamı harcandığında kullanılmaz hale gelir.<br />
Suyu yumuşatmanın en pratik yolu iyon değiştirici reçine kullanmaktır. İyon değiştirici reçineli sistemler genelde sodyum iyonları ile sertlik iyonlarını yer değiştirterek çalışırlar. Proses esnasında su reçine tanecikleri arasından süzülerek geçer. Reçine tanecikleri üzerindeki elektrik yükü sodyum iyonlarını reçine taneciği üzerinde tutar. Ancak, reçine taneciklerinin aynı zamanda sertlik minerallerini tutma kabiliyeti de vardır. Reçine taneciklerinin sertlik minerallerini tutma kabiliyeti sodyum iyonlarını tutma kabiliyetine göre daha fazladır. Bu şekilde iyon değişimi gerçekleşir.<br />
Belli miktarda sert su reçine yatağından geçtikten sonra, reçine tanecikleri tamamıyla, sertlik mineralleriyle kaplanır. Bu durumda sertlik minerallerinin tutulması son bulur. Sertlik iyonlarının tekrar sudan tutulabilmesi için reçine taneciklerinin sertlik minerallerinden kurtarılarak tekrar sodyum taneciklerinin bağlanması gereklidir. Bu işleme ‘rejenerasyon’ adı verilir. Rejenerasyon esnasında tuzlu su reçine tankına verilir ve reçine sodyuma doyurulur. Reçine tankında biriken yüksek konsantrasyondaki sodyum iyonları sertlik iyonlarını reçine taneciklerinden ayırır. Reçine daha sonra temiz su ile durulanarak, fazla tuz ve sertlik mineralleri tanktan atılır. Reçine tankı tekrar sertlik iyonlarını tutmaya hazır durumdadır.<br />
<br />
<br />
<br />
Suların Mikroplardan Arındırılması<br />
• Suların sertliğinin giderilmesi içilebilir kalitede su elde edildiği anlamına gelmez. Çünkü sularda değişik hastalıklara neden olan bakteriler ve mikroplar bulunur. O halde suyun bunlardan temizlenmesi gerekir.<br />
• Dezenfeksiyon: Suların mikroplardan temizlenerek sağlıklı hale getirilmesine denir.<br />
• Dezenfektan: Bu amaçla kullanılan maddelere denir.<br />
• İçme sularının mikroplardan temizlenmesi için dezenfektan olan KLOR yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu işleme KLORLAMA denir<br />
• Klor sudaki zararlı mikroorganizmalarla tepkimeye girerek onların etkilerini yok eder.<br />
• Son zamanlarda klorlama yerine daha sağlıklı olduğu için OZON dezenfektan olarak kullanılmaktadır.<br />
Korozyon<br />
Demirin paslanmasında olduğu gibi metallerin nemli ortamlarda zamanla tahribata uğrayarak aşınmasına denir.<br />
• Altın, platin, nikel ve krom korozyona karşı dayanıklıdır.<br />
• Sodyum, potasyum ve demir gibi metaller ise hızlı biçimde korozyona uğrar.<br />
Metalleri korozyona karşı korumak için alınması gereken önlemler:<br />
1. Metallerin yüzeyini boyamak<br />
2. Metalleri nemsiz ve kuru ortamda saklamak<br />
3. Katodik koruma yapılabilir.<br />
• Metalin etrafı bir kurban metal ile kaplanır(Mg-Zn)<br />
• Bu uygulama yer altına gömülen yakıt ve benzeri tanklar, boru hatları, liman iskeleleri ve gemi gövdelerini korumak için yapılır.<br />
4. Metallerin yüzeyini korozyona dayanıklı metallerle kaplamak.<br />
• Demiri Çinko ile kaplama – Galvanizleme<br />
• Metalleri Nikel ile kaplama – Nikelaj<br />
• Metalleri Kromla kaplama – Kromaj<br />
• Demir-Nikel-Krom Alaşımı – Paslanmaz Çelik<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=535" target="_blank" title="">su kimyası ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 346.28 KB / İndirme Sayısı: 293)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">resimli word hali ektedir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #8B4513;" class="mycode_color">SU KİMYASI<br />
• Yeryüzünün yaklaşık üçte ikisini kaplayan su insan ve diğer canlılar için yaşamsal öneme sahiptir.<br />
• İnsan vücudunun yaklaşık %70 i sudur. Normal bir insanda 35 litre su bulunur. Gün içerisinde terleme ve boşaltım ile birlikte yaklaşık 2,5 litre su kaybedilir. <br />
• Su sadece içmek için değil aynı zamanda temizlik, yemek pişirmek, ısıtma ve soğutma işlemleri gibi birçok alanda da kullanılır.<br />
• Su döngüsü içerisinde yeryüzüne dönen yağmur suları geçtikleri yerlerdeki toprakta bulunan bazı maddeleri çözerler ve o toprağın özelliğine göre farklı iyonları bünyelerine katarlar.<br />
• Suda çözünmüş halde bulunan iyonlar suyun tadını, rengini ve diğer özelliklerini etkiler. Örneğin demir iyonu içeren suların rengi kırmızı veya sarı, mangan iyonu içeren suların rengi siyah olur. Ayrıca tatları da bozuktur.<br />
SERT SU<br />
• Yağmur Suları yeraltında ve yerüstünde ilerlerken kireçli topraktan geçtiklerinde kireci çözerler. Bunun sonucunda suya Ca+2 iyonları karışır. Benzer şekilde bazı toprak katmanlarından da sular geçtiklerinde bu sulara Mg+2 iyonları da karışır.<br />
• Sert Su: Yapısında Ca+2 veya Mg+2 veya her iki iyonu da fazla miktarda bulunduran sulara denir.<br />
Sert Suların Özellikleri<br />
1. Yapısında Ca+2 veya Mg+2 iyonu fazladır.<br />
2. Kireçli su olarak da adlandırılırlar. <br />
3. Sağlık açısından tehlikeli değildirler.<br />
4. Ca+2 iyonu kemik gelişimi açısından faydalıdır.<br />
5. Rengi şeffaf olabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sert Suların Olumsuz Etkileri<br />
1. Sert sularda sabun köpürmez. Bu tür sular sabunun fazla harcanmasına neden olur.<br />
• Ca+2 veya Mg+2 iyonları sabunla tepkimeye girerek çökelti oluşturur ve böylece sabun kirle temas edemeden harcanmış olur.<br />
2. Sert sular giysilerin daha çabuk yıpranmasına ve renginin solmasına neden olur.<br />
• Sert sularda bulunan iyonlar kumaş üzerinde çökelti oluşturur ve buda kumaşın yıpranmasına ve renginin solmasına sebep olur.<br />
3. Sert sular bulaşık, lavabo ve musluk gibi yüzeylerde kireç lekeleri oluşturur.<br />
• Sert suyla temizlenen yüzeylerde suyun buharlaşmasından sonra sudaki tuzların çökmesiyle lekeler oluşur.<br />
4. Sert sular ısıtıcılarda kireç birikmesine neden olur. Bu da elektrik tüketimini artırır.(ütü, su ısıtıcısı, bulaşık-çamaşır makineleri vb.)<br />
• Isıtıcının yüzeyinde biriken sert sudaki tuzlar(kireç) ısının suyla iletimini engeller. Bu da enerji sarfiyatına sebep olur.<br />
5. Sert sular sıcak su borularının tıkanmasına sebep olur(kalorifer-çamaşır-bulaşık mak. Boruları)<br />
• Sıcak sert suların taşındığı borularda kireç birikmesi olur. Bunun sonucunda boruların çapı küçülür, su akışı azalır ve zamanla boru yıpranır ve parçalanır.<br />
6. Sert sular cam yüzeylerin ve eşyaların zamanla aşınmasına sebep olur<br />
• Sert suların yapısındaki iyonlar(Ca ve Mg) cam yüzeyleri çizer.<br />
7. Sert sular çaydanlıkların dibinde tortu oluşmasına sebep olur.<br />
• Ca+2(suda) + CO3-2(suda) --------------- CaCO3(katı)<br />
<br />
Sert Suların Yumuşatılması<br />
• Yumuşak Su: Yapısında Ca+2 veya Mg+2 veya her iki iyonu da fazla miktarda bulundurmayan sulara denir.<br />
• Sert suları yumuşatmak için iki yöntem kullanılır.<br />
1. Kaynatarak yumuşatma<br />
2. İyon değiştirici reçine yastıkları ile yumuşatma<br />
<br />
<br />
1. Kaynatarak Yumuşatma: <br />
Su kaynatıldığında sertliğe neden olan Ca+2 iyonları sudaki CO3-2 ile birleşir ve CaCO3 (kireç )olarak dibe çöker. Böylece sert su yumuşamış olur.<br />
• Bu işlem sonucunda su bulanıklaşır. <br />
• Bu işlem pahalı bir işlemdir.<br />
• Çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulur.<br />
<br />
<br />
2. İyon değiştirici Reçine Yastıkları İle Yumuşatma: <br />
İyon değiştirici reçine yastıkları sudaki Ca+2 ve Mg+2 iyonlarının suya sertlik vermeyen Na+1 veya K+1 gibi iyonlarla yer değiştirilmesini sağlar.<br />
NOT: Reçine yastığı Na+1 iyonlarının tamamı harcandığında kullanılmaz hale gelir.<br />
Suyu yumuşatmanın en pratik yolu iyon değiştirici reçine kullanmaktır. İyon değiştirici reçineli sistemler genelde sodyum iyonları ile sertlik iyonlarını yer değiştirterek çalışırlar. Proses esnasında su reçine tanecikleri arasından süzülerek geçer. Reçine tanecikleri üzerindeki elektrik yükü sodyum iyonlarını reçine taneciği üzerinde tutar. Ancak, reçine taneciklerinin aynı zamanda sertlik minerallerini tutma kabiliyeti de vardır. Reçine taneciklerinin sertlik minerallerini tutma kabiliyeti sodyum iyonlarını tutma kabiliyetine göre daha fazladır. Bu şekilde iyon değişimi gerçekleşir.<br />
Belli miktarda sert su reçine yatağından geçtikten sonra, reçine tanecikleri tamamıyla, sertlik mineralleriyle kaplanır. Bu durumda sertlik minerallerinin tutulması son bulur. Sertlik iyonlarının tekrar sudan tutulabilmesi için reçine taneciklerinin sertlik minerallerinden kurtarılarak tekrar sodyum taneciklerinin bağlanması gereklidir. Bu işleme ‘rejenerasyon’ adı verilir. Rejenerasyon esnasında tuzlu su reçine tankına verilir ve reçine sodyuma doyurulur. Reçine tankında biriken yüksek konsantrasyondaki sodyum iyonları sertlik iyonlarını reçine taneciklerinden ayırır. Reçine daha sonra temiz su ile durulanarak, fazla tuz ve sertlik mineralleri tanktan atılır. Reçine tankı tekrar sertlik iyonlarını tutmaya hazır durumdadır.<br />
<br />
<br />
<br />
Suların Mikroplardan Arındırılması<br />
• Suların sertliğinin giderilmesi içilebilir kalitede su elde edildiği anlamına gelmez. Çünkü sularda değişik hastalıklara neden olan bakteriler ve mikroplar bulunur. O halde suyun bunlardan temizlenmesi gerekir.<br />
• Dezenfeksiyon: Suların mikroplardan temizlenerek sağlıklı hale getirilmesine denir.<br />
• Dezenfektan: Bu amaçla kullanılan maddelere denir.<br />
• İçme sularının mikroplardan temizlenmesi için dezenfektan olan KLOR yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu işleme KLORLAMA denir<br />
• Klor sudaki zararlı mikroorganizmalarla tepkimeye girerek onların etkilerini yok eder.<br />
• Son zamanlarda klorlama yerine daha sağlıklı olduğu için OZON dezenfektan olarak kullanılmaktadır.<br />
Korozyon<br />
Demirin paslanmasında olduğu gibi metallerin nemli ortamlarda zamanla tahribata uğrayarak aşınmasına denir.<br />
• Altın, platin, nikel ve krom korozyona karşı dayanıklıdır.<br />
• Sodyum, potasyum ve demir gibi metaller ise hızlı biçimde korozyona uğrar.<br />
Metalleri korozyona karşı korumak için alınması gereken önlemler:<br />
1. Metallerin yüzeyini boyamak<br />
2. Metalleri nemsiz ve kuru ortamda saklamak<br />
3. Katodik koruma yapılabilir.<br />
• Metalin etrafı bir kurban metal ile kaplanır(Mg-Zn)<br />
• Bu uygulama yer altına gömülen yakıt ve benzeri tanklar, boru hatları, liman iskeleleri ve gemi gövdelerini korumak için yapılır.<br />
4. Metallerin yüzeyini korozyona dayanıklı metallerle kaplamak.<br />
• Demiri Çinko ile kaplama – Galvanizleme<br />
• Metalleri Nikel ile kaplama – Nikelaj<br />
• Metalleri Kromla kaplama – Kromaj<br />
• Demir-Nikel-Krom Alaşımı – Paslanmaz Çelik<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=535" target="_blank" title="">su kimyası ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 346.28 KB / İndirme Sayısı: 293)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[asitler bazlar ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-asitler-bazlar-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 07:06:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-asitler-bazlar-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">word halini ekte bulabilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">ASİTLER VE BAZLAR<br />
Asitler<br />
Suda çözündüklerinde ortama H+ iyonu verebilen bileşiklere asit denir.<br />
HCl( g )→H+( suda )+ Cl-( suda )<br />
H2SO4 →2H+ (suda) + (SO4)-2<br />
Asitlerin Özellikleri<br />
1. Yakıcı özelliğe sahiptir.<br />
Cilde temas ettiğinde yaralar oluşturabilir.<br />
2. Tatları ekşidir. <br />
3. Mavi turnusol kâğıdının rengini kırmızıya çevirir.<br />
4. Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.<br />
5. Metallerle tepkimeye girerek hidrojen (H2) gazı açığa çıkarırlar.<br />
6. Bazlarla birleşerek tuz ve su oluştururlar.<br />
Asit özelliği taşıyan maddelere asidik maddeler denir.<br />
Limon suyu, domates suyu, peynir, çay, mey ve suları ve gazlı içecekler günlük hayatta kullandığımız asidik maddelerdir.<br />
Asitleri ayırt etmek için ayraç kullanırız. Bunlardan bazıları;<br />
•	Turnusol Kâğıdı asitlerle kırmızı renk verir.<br />
•	Metil Oranj ile kırmızı renk verir.<br />
•	Fenolftalein ile renksiz hal alır.<br />
<br />
NOT: Asitler metal kaplarda saklanamazlar. Çünkü metallerle tepkimeye girerek hidrojen gazı çıkışı olur. Bu neden dolayı asitler plastik veya cam kaplarda saklanırlar.<br />
BAZI YİYECEK VE İÇECEKLERİMİZDEKİ ASİTLER<br />
<br />
SANAYİDE KULLANILAN BAZI ASİTLER<br />
Hidroklorik Asit (HCl) : Tuz ruhu diye bilinir. Banyo ve tuvalet temizliğinde kullanılır.<br />
Sülfürik Asit ( H2SO4) : Zaç yağı diye bilinir. Boya sanayinde, akülerde, patlayıcı yapımında kullanılır.<br />
Nitrik Asit (HNO3) : Kezzap diye bilinir. Temizlik maddesi, gübre ve patlayıcı madde yapımında kullanılır.<br />
Fosforik asit (H3PO4) : Kolalı içeceklerde, gıdaları koruyucu olarak kullanılır.<br />
<br />
<br />
	Yapısında H (Hidrojen) atomu bulunduran her madde asit değildir. Su (H2O), Amonyak (NH3), Metan gazı (CH4) gibi.<br />
	Bazı maddeler yapısında ise hidrojen bulunmadığı halde, sulu çözeltilerinde hidrojen iyonu (H+)oluşumuna sebep oldukları için asit özelliği gösterirler.<br />
	Karbondioksit (CO2), Azot dioksit (NO2) ve Kükürt dioksit (SO2) suda asit özelliği gösteren maddelerdir.<br />
Bazlar<br />
Suda çözündüklerinde ortama OH- iyonu verebilen bileşiklere baz denir.<br />
Mg(OH)2 →Mg+2 + 2OH-<br />
Yapısında OH bulanan her madde baz değildir. C2H5OH asit değil bir alkoldür.<br />
Bazı maddelerin yapısında OH olmadığı halde suda çözündüklerinde OH iyonu oluşturduklarından baz özelliği gösterirler.<br />
NH3 + H2O  →  NH4+  +  OH-<br />
Bazların Özellikleri<br />
1. Tatları acıdır.<br />
2. Ele kayganlık hissi verir.<br />
3. Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.<br />
4. Kırmızı turnusol kâğıdının rengini maviye çevirir.<br />
5. Fenolftalein ile pembe renk verir.<br />
6. Asit ve bazlarla birleşerek tuz ve su oluştururlar.<br />
Baz özelliği taşıyan maddelere bazik maddeler denir.<br />
Sabun, diş macunu, şampuan günlük yaşamımızda kullandığımız bazik maddelerdir.<br />
GÜNLÜK HAYATTA KULLANDIĞIMIZ BAZI BAZLAR<br />
NaOH(Sodyum Hidroksit) :Sud Kostik olarak bilinir. Sabun, kâğıt, tekstil, boya ve deterjan endüstrisinde, petrol rafinerilerinde, ayrıca tıkanmış boruların açılmasında kullanılır.<br />
KOH (Potasyum Hidroksit): Potas Kostik olarak bilinir. Deterjan ve arap sabunu yapımında, pil ve gübre yapımında kullanılır. <br />
Ca(OH)2 (Kalsiyum Hidroksit) :Sönmüş kireç olarak bilinir. Kireç ve çimento yapımında, deri üretiminde kullanılır.<br />
Amonyaklı sıvı maddeler yağ ve kireç sökücü olarak temizlik maddelerinde kullanılır.<br />
Ekmek, pasta yapımında kullanılan kabartma tozları baz özelliği gösterir.<br />
<br />
	                 Asit 	Baz <br />
Turnusol kağıdı	Kırmızı 	Mavi <br />
Metil oranj  	Kırmızı 	Sarı <br />
Fenolftalein	Renksiz 	Kırmızı <br />
<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=532" target="_blank" title="">asitler bazlar ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 201.56 KB / İndirme Sayısı: 282)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=533" target="_blank" title="">nötralleşme tepkimesi ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 335.86 KB / İndirme Sayısı: 287)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=534" target="_blank" title="">ph metre ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 262.46 KB / İndirme Sayısı: 284)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">word halini ekte bulabilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">ASİTLER VE BAZLAR<br />
Asitler<br />
Suda çözündüklerinde ortama H+ iyonu verebilen bileşiklere asit denir.<br />
HCl( g )→H+( suda )+ Cl-( suda )<br />
H2SO4 →2H+ (suda) + (SO4)-2<br />
Asitlerin Özellikleri<br />
1. Yakıcı özelliğe sahiptir.<br />
Cilde temas ettiğinde yaralar oluşturabilir.<br />
2. Tatları ekşidir. <br />
3. Mavi turnusol kâğıdının rengini kırmızıya çevirir.<br />
4. Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.<br />
5. Metallerle tepkimeye girerek hidrojen (H2) gazı açığa çıkarırlar.<br />
6. Bazlarla birleşerek tuz ve su oluştururlar.<br />
Asit özelliği taşıyan maddelere asidik maddeler denir.<br />
Limon suyu, domates suyu, peynir, çay, mey ve suları ve gazlı içecekler günlük hayatta kullandığımız asidik maddelerdir.<br />
Asitleri ayırt etmek için ayraç kullanırız. Bunlardan bazıları;<br />
•	Turnusol Kâğıdı asitlerle kırmızı renk verir.<br />
•	Metil Oranj ile kırmızı renk verir.<br />
•	Fenolftalein ile renksiz hal alır.<br />
<br />
NOT: Asitler metal kaplarda saklanamazlar. Çünkü metallerle tepkimeye girerek hidrojen gazı çıkışı olur. Bu neden dolayı asitler plastik veya cam kaplarda saklanırlar.<br />
BAZI YİYECEK VE İÇECEKLERİMİZDEKİ ASİTLER<br />
<br />
SANAYİDE KULLANILAN BAZI ASİTLER<br />
Hidroklorik Asit (HCl) : Tuz ruhu diye bilinir. Banyo ve tuvalet temizliğinde kullanılır.<br />
Sülfürik Asit ( H2SO4) : Zaç yağı diye bilinir. Boya sanayinde, akülerde, patlayıcı yapımında kullanılır.<br />
Nitrik Asit (HNO3) : Kezzap diye bilinir. Temizlik maddesi, gübre ve patlayıcı madde yapımında kullanılır.<br />
Fosforik asit (H3PO4) : Kolalı içeceklerde, gıdaları koruyucu olarak kullanılır.<br />
<br />
<br />
	Yapısında H (Hidrojen) atomu bulunduran her madde asit değildir. Su (H2O), Amonyak (NH3), Metan gazı (CH4) gibi.<br />
	Bazı maddeler yapısında ise hidrojen bulunmadığı halde, sulu çözeltilerinde hidrojen iyonu (H+)oluşumuna sebep oldukları için asit özelliği gösterirler.<br />
	Karbondioksit (CO2), Azot dioksit (NO2) ve Kükürt dioksit (SO2) suda asit özelliği gösteren maddelerdir.<br />
Bazlar<br />
Suda çözündüklerinde ortama OH- iyonu verebilen bileşiklere baz denir.<br />
Mg(OH)2 →Mg+2 + 2OH-<br />
Yapısında OH bulanan her madde baz değildir. C2H5OH asit değil bir alkoldür.<br />
Bazı maddelerin yapısında OH olmadığı halde suda çözündüklerinde OH iyonu oluşturduklarından baz özelliği gösterirler.<br />
NH3 + H2O  →  NH4+  +  OH-<br />
Bazların Özellikleri<br />
1. Tatları acıdır.<br />
2. Ele kayganlık hissi verir.<br />
3. Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.<br />
4. Kırmızı turnusol kâğıdının rengini maviye çevirir.<br />
5. Fenolftalein ile pembe renk verir.<br />
6. Asit ve bazlarla birleşerek tuz ve su oluştururlar.<br />
Baz özelliği taşıyan maddelere bazik maddeler denir.<br />
Sabun, diş macunu, şampuan günlük yaşamımızda kullandığımız bazik maddelerdir.<br />
GÜNLÜK HAYATTA KULLANDIĞIMIZ BAZI BAZLAR<br />
NaOH(Sodyum Hidroksit) :Sud Kostik olarak bilinir. Sabun, kâğıt, tekstil, boya ve deterjan endüstrisinde, petrol rafinerilerinde, ayrıca tıkanmış boruların açılmasında kullanılır.<br />
KOH (Potasyum Hidroksit): Potas Kostik olarak bilinir. Deterjan ve arap sabunu yapımında, pil ve gübre yapımında kullanılır. <br />
Ca(OH)2 (Kalsiyum Hidroksit) :Sönmüş kireç olarak bilinir. Kireç ve çimento yapımında, deri üretiminde kullanılır.<br />
Amonyaklı sıvı maddeler yağ ve kireç sökücü olarak temizlik maddelerinde kullanılır.<br />
Ekmek, pasta yapımında kullanılan kabartma tozları baz özelliği gösterir.<br />
<br />
	                 Asit 	Baz <br />
Turnusol kağıdı	Kırmızı 	Mavi <br />
Metil oranj  	Kırmızı 	Sarı <br />
Fenolftalein	Renksiz 	Kırmızı <br />
<br />
<br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=532" target="_blank" title="">asitler bazlar ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 201.56 KB / İndirme Sayısı: 282)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=533" target="_blank" title="">nötralleşme tepkimesi ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 335.86 KB / İndirme Sayısı: 287)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=534" target="_blank" title="">ph metre ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 262.46 KB / İndirme Sayısı: 284)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ısı alış verişi ve sıcaklık değişimi]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-isi-alis-verisi-ve-sicaklik-degisimi.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 15:39:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-isi-alis-verisi-ve-sicaklik-degisimi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #8B4513;" class="mycode_color">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ve Sıcaklık Değişimi ders notunu ekten indirebilirsiniz..</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=531" target="_blank" title="">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ve Sıcaklık Değişimi ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 1.23 MB / İndirme Sayısı: 513)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #8B4513;" class="mycode_color">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ve Sıcaklık Değişimi ders notunu ekten indirebilirsiniz..</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=531" target="_blank" title="">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ve Sıcaklık Değişimi ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 1.23 MB / İndirme Sayısı: 513)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ısı alış verişi]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-isi-alis-verisi.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 15:38:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-isi-alis-verisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #800000;" class="mycode_color">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ders notunu ekten indirebilirsiniz</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=530" target="_blank" title="">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ders notu (2).rar</a> (Dosya Boyutu: 619.43 KB / İndirme Sayısı: 392)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #800000;" class="mycode_color">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ders notunu ekten indirebilirsiniz</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=530" target="_blank" title="">8.sınıf teog Isı Alış-verişi ders notu (2).rar</a> (Dosya Boyutu: 619.43 KB / İndirme Sayısı: 392)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[öz ısı ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-oz-isi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 15:36:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-oz-isi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #800000;" class="mycode_color">8.sınıf teog öz ısı ders notunu ekten indirebilirsiniz...</span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=529" target="_blank" title="">8.sınıf teog özısı ders notu (1).rar</a> (Dosya Boyutu: 968.42 KB / İndirme Sayısı: 613)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #800000;" class="mycode_color">8.sınıf teog öz ısı ders notunu ekten indirebilirsiniz...</span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=529" target="_blank" title="">8.sınıf teog özısı ders notu (1).rar</a> (Dosya Boyutu: 968.42 KB / İndirme Sayısı: 613)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[8.sınıf fen kimya endüstrisi ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-kimya-endustrisi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Tue, 03 Jan 2017 17:44:56 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-kimya-endustrisi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #DAA520;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">8.sınıf fen bilimleri kimya endüstrisi ders notunu ekten indirebilirsiniz.</span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=517" target="_blank" title="">Kimya endüstrisi.rar</a> (Dosya Boyutu: 2.19 MB / İndirme Sayısı: 487)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #DAA520;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">8.sınıf fen bilimleri kimya endüstrisi ders notunu ekten indirebilirsiniz.</span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=517" target="_blank" title="">Kimya endüstrisi.rar</a> (Dosya Boyutu: 2.19 MB / İndirme Sayısı: 487)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[8.sınıf fen kimyasal tepkimeler ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-kimyasal-tepkimeler-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Dec 2016 15:26:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-kimyasal-tepkimeler-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #8B4513;" class="mycode_color">8.sınıf fen kimyasal tepkimeler ders notu ektedir. Emeği geçenlere teşekkürler.</span></span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=512" target="_blank" title="">8.sınıf fen kimyasal tepkimeler ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 297.1 KB / İndirme Sayısı: 475)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #8B4513;" class="mycode_color">8.sınıf fen kimyasal tepkimeler ders notu ektedir. Emeği geçenlere teşekkürler.</span></span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=512" target="_blank" title="">8.sınıf fen kimyasal tepkimeler ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 297.1 KB / İndirme Sayısı: 475)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[8.sınıf fen periyodik sistem]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-periyodik-sistem.html</link>
			<pubDate>Thu, 22 Dec 2016 15:50:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-periyodik-sistem.html</guid>
			<description><![CDATA[A- PERİYODİK SİSTEM :<br />
1- Atom ve Yapısı :<br />
Boşlukta yer kaplayan, hacmi, kütlesi ve eylemsizliği olan her şeye madde denir. Maddeyi oluşturan ve maddenin kendi<br />
özelliğini taşıyan en küçük yapı birimine atom denir.<br />
▪ Atom küre şeklindedir, boşluklu ve elektrikli yapıya sahiptir. Atomun elektrikli yapıya sahip olması demek, içinde (+) ve (–)<br />
yüklü taneciklerin olması demektir.<br />
▪ Atom iki kısımdan oluşur. Bunlar çekirdek ve katmanlardır (kabuk).<br />
▪ Atomda; proton, elektron ve nötron denilen üç tanecik bulunur. Atomda bulunan bu taneciklere atomun temel tanecikleri<br />
veya atom altı parçacıkları denir.<br />
▪ Protonlar (+) yüklü, elektronlar (–) yüklü, nötronlar ise yüksüz taneciklerdir. (Proton–Pozitif,<br />
Elektron–Eksi).<br />
▪ Atomun içerisinde atom kütlesinin tamamına yakınının bulunduğu merkeze çekirdek denir.<br />
▪ Atomda (–) yüklü elektronlar çekirdeğin etrafında belirli bölgelerde sürekli dolanırlar.<br />
Elektronların çekirdeğin etrafında dolandığı bu bölgelere katman, yörünge, enerji düzeyi,<br />
enerji seviyesi veya kabuk denir.<br />
▪ Atomun temel taneciklerinden olan proton ve nötronlar atomun çekirdeğinde bulunurlar.<br />
▪ Atomun hacmini (çapını) elektronların dolandığı yörüngeler belirler. 2 yörüngeli bir atom, üç<br />
yörüngeli bir atoma göre daha küçük hacme sahiptir.<br />
▪ Atomun çekirdeğinde bulunan proton sayısı, atom için ayırt edici bir özelliktir ve atomun kimliğini yani fiziksel ve kimyasal<br />
özelliklerini belirler. Atomların proton sayısının farklı olması atomların farklı olması anlamına gelir. Farklı atomların<br />
elektron ve nötron sayıları aynı olabilir fakat farklı atomların proton sayılar hiçbir zaman aynı olamaz.<br />
▪ Atomda, (+) yüklü protonların sayısı, (–) yüklü elektronların sayısına eşittir.<br />
▪ Atomda proton ve nötronların yeri kesin olarak belli olmasına rağmen elektronların yeri kesin olarak belli değildir.<br />
Elektriklenme olayının nedeni elektronların hareket<br />
etmesi yani yer değiştirmesidir.<br />
▪ Bir atomdaki elektrik yükünü proton ve elektron<br />
sayıları belirler.<br />
▪ Bir atomdaki çekirdek yükünü sadece proton sayısı<br />
belirler.<br />
p+<br />
p+ n0<br />
n0<br />
e–<br />
Nükleer<br />
Çekim<br />
Kuvveti<br />
Elektriksel<br />
Çekim Kuvveti<br />
Çekirdek<br />
Katman<br />
2- Molekül :<br />
Aynı cins ya da farklı cins iki ya da daha fazla atomun kimyasal bağlar ile birbirine bağlanması sonucu oluşan atom<br />
gruplarına molekül denir. Aynı cins iki atom bir araya gelerek element moleküllerini, farklı cins atomlar bir araya gelerek bileşik<br />
moleküllerini oluştururlar.<br />
Maddeyi oluşturan en küçük birim taneciktir ve tanecikler atom veya molekülleri temsil eder. Taneciklerin yani atom veya<br />
moleküllerin maddeyi oluşturabilmesi için bir arada bulunması ve taneciklerin bir arada bulunabilmesi için de birbirine çekim<br />
kuvveti uygulaması gerekir.<br />
▪ Maddeyi oluşturan moleküller arasındaki çekim kuvveti zayıf olmasına karşın molekülleri oluşturan atomlar arasındaki<br />
çekim kuvveti daha güçlüdür.<br />
▪ Aynı molekülü oluşturan atomlar birbirine daha yakınken farklı moleküllerde bulunan atomlar birbirinden daha uzaktır.<br />
▪ Atomik yapılı elementleri veya molekülleri oluşturan ve birbiri ile temas halinde olan atomlara bağlı atomlar denir.<br />
3- Elementler :<br />
Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf<br />
maddelere element denir.<br />
Element tanımı ilk defa Robert Boyle tarafından yapılmıştır. Eğer bir madde daha basit maddelere parçalanamıyor ve daha<br />
basit maddelerden meydana gelmiyorsa bu madde elementtir.<br />
Bilinen elementlerin tamamı atomlardan oluşmasına rağmen elementlerin özellikleri birbirinden farklıdır. Elementlerin<br />
özelliklerinin farklı olmasının nedeni elementleri oluşturan atomların farklı olmasıdır. Element atomlarının farklı olmasının nedeni de<br />
atomdaki proton, elektron ve nötron gibi taneciklerin sayılarının farklı olmasıdır.<br />
4- Elementlerin Özellikleri :<br />
1-) Kendi özeliğini taşıyan en küçük yapı birimleri atomlardır.<br />
2-) Aynı cins atomlardan oluşurlar.<br />
3-) Kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamazlar.<br />
4-) Saf maddelerdir.<br />
5-) Homojendirler.<br />
6-) Sembollerle gösterilirler.<br />
7-) Belirli erime, kaynama, donma ve yoğunlaşma sıcaklıkları (noktaları) vardır.<br />
8-) Kimyasal özelliklerine göre metal, ametal ve soygaz olarak gruplandırılır.<br />
9-) Fiziksel özelliklerine göre katı, sıvı ve gaz olarak gruplandırılırlar.<br />
5- Element Çeşitleri :<br />
a) Atomik Yapılı Elementler :<br />
Bazı elementleri oluşturan aynı cins atomlar<br />
doğada tek başlarına bulunurlar. Böyle atomlara sahip<br />
elementlere atomik yapılı elementler denir. Atomik yapılı<br />
elementlerin en küçük taneciği atomlardır.<br />
Demir, bakır, alüminyum, çinko, kurşun, altın,<br />
helyum, neon gibi elementler atomik yapılıdır.<br />
b) Moleküler Yapılı Elementler :<br />
Bazı elementleri oluşturan aynı cins atomlar<br />
doğada ikili veya daha fazla sayıda atomdan oluşan<br />
karmaşık yapılı gruplar halinde bulunurlar. Böyle atomlara<br />
sahip elementlere moleküler yapılı elementler denir.<br />
Moleküler yapılı elementlerin en küçük taneciği<br />
moleküllerdir.<br />
Hidrojen, oksijen, iyot, karbon, fosfor, kükürt,<br />
azot gibi ametal elementleri moleküler yapılıdır.<br />
6- Element Sembolleri :<br />
Günümüzde bilinen 118 element vardır. Bu elementlerin 92 tanesi doğada bulunurken geri kalanı da laboratuarlar ortamında<br />
üretilen yapay elementlerdir. İlk çağlarda doğada toprak, su, hava ve ateş olarak dört temel elementin olduğu iddia ediliyordu.<br />
Zamanla bunların element olmadığı anlaşıldı.<br />
Elementler sembollerle gösterilir ve her elementin kendine özgü sembolü vardır. Element sembolü yazılırken;<br />
▪ Sembol tek harfli ise büyük harfle yazılır.<br />
▪ Sembol iki veya üç harfli ise ilk harf daima büyük, diğer harfler küçük yazılır.<br />
7- Atom Numarası ve Kütle Numarası:<br />
a) Atom Numarası :<br />
Bir atomun çekirdeğinde bulunan protonların sayısına atom numarası denir. Bir elementin atom numarası,<br />
sembolünün sol alt köşesine yazılarak gösterilir.<br />
b) Kütle Numarası :<br />
Bir atomun çekirdeğinde bulunan proton ve nötron sayılarının toplamına kütle numarası denir. Bir elementin kütle<br />
numarası sembolünün sol üst köşesine yazılarak gösterilir. (Kütle numarası A veya K.N. ile gösterilebilir.).<br />
8- Periyodik Tablo (Çizelge=Sistem) :<br />
Elementlerin (atomların) artan proton sayılarına yani atom numaralarına veya benzer fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre<br />
dizildiği tabloya periyodik tablo, periyodik çizelge veya periyodik sistem denir.<br />
Atomlar, periyodik tabloya proton sayılarına göre yerleştirildiğinde elementlerin belirli fiziksel ve kimyasal özellikleri belli<br />
aralıklarla tekrar eder. Bu nedenle bu tabloya periyodik sistem de denilmektedir. Elementler sınıflandırıldıkça daha kolay öğrenilebilir<br />
hale gelmiştir.<br />
9- Periyodik Tablonun Bulunuşunun (Elementlerin Sınıflandırılmasının) Tarihi Gelişimi:<br />
Yeni elementler keşfedildikçe ve bilinen elementlerin sayısı arttıkça benzer özellik gösteren elementlerin<br />
sınıflandırılabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Günümüzde kullanılan periyodik sistemin temeli, atom altı parçacık olarak adlandırılan<br />
protonların keşfine dayanır. Henry Moseley, elementleri proton sayılarına göre sınıflandırmıştır.<br />
19. yüzyıl boyunca birçok bilim insanı elementleri atomların büyüklüğüne göre sıralamaya çalıştı. Bunun için çeşitli şemalar<br />
ve tablolar oluşturdu. Amaçları, bir atomun büyüklüğü ile özellikleri arasında ilişki kurarak bunu göstermekti. Böylece benzer<br />
büyüklükteki atomlar arasındaki benzerlikleri bulabileceklerdi. Elementlerin sınıflandırılması ile ilgili birçok bilim adamı çalışma<br />
yapmış ve kendilerine göre elementleri sınıflandırarak çeşitli periyodik tablolar oluşturmuşlardır.<br />
a) Döbereiner (Johann Wolfgang Döberaynır) (1829) :<br />
Oluşturduğu tabloda benzer özellik gösteren elementleri üçlü gruplar halinde sınıflandırmıştır. Döbereiner’a göre<br />
lityum, sodyum ve potasyum benzer özellikler gösterdiği için aynı grupta yer almıştır.<br />
b) Chancourtois (Alexandre Beguyer De Chancourtois) (1862) :<br />
Oluşturduğu tabloda benzer fiziksel özellik gösteren bazı elementleri ve iyonları dikey sıralarda olacak şekilde<br />
sarmal olarak sıralamıştır.<br />
c) Newlands (John Newlands) (1864) :<br />
O devirde bilinen 62 elementi artan atom ağırlıklarına (kütlelerine) göre sıralamış, ilk 8 elementten sonra benzer<br />
fiziksel ve kimyasal özelliklerin tekrar ettiğini (bir elementin kendini izleyen 9. elemente benzer özellikler gösterdiğini) fark<br />
etmiştir. Oluşturduğu tabloyu müzikteki notalara benzetmiştir.<br />
d) Dimitri Mendeleyev – Lothar Meyer (Julius Lother Mayer) (1869) :<br />
Mendeleyev ve Meyer birbirlerinden habersiz, aynı dönemlerde elementleri sınıflandırmış ve elementlerle ilgili<br />
benzer sıralamayı bulmuşlardır. Meyer elementleri benzer fiziksel özelliklerine göre yani atom hacimlerine yani atom<br />
çaplarına göre sıralarken, Mendeleyev elementleri artan atom ağırlıklarına göre sıralamıştır.<br />
7<br />
Günümüzde kullanılan periyodik tabloya benzer ilk periyodik tablo Rus kimyacı Dimitri Mendeleyev tarafından<br />
1869 yılında yayınlanmış ve Mendeleyev’in yaptığı çizelgeye benzer çizelge Alman Lothar Meyer tarafından 1871 yılında<br />
yayınlanmıştır. Mendeleyev’in oluşturduğu tablo 12 satır ve 8 sütundan oluşmaktadır.<br />
Mendeleyev, her element için bir kart hazırlayarak elindeki tüm bilgileri bu kartlarda topladı. Bundan sonra, kartları<br />
atom kütlesi artışına göre yatay bir sıra hâlinde dizmeye başladı. Mendeleyev, yaptığı araştırmalar sonucunda birbiri altında<br />
olan elementlerin benzer özellikleri olduğunu keşfetti. Mendeleyev, her sekiz ya da on sekiz elementte bir, özelliklerin<br />
tekrarlandığını buldu. Bu tekrarlarda bir atlama olduğunda büyük olasılıkla keşfedilmemiş bir elementin olduğunu düşündü.<br />
Buraları boş bıraktı ve keşfedilmemiş bu elementlerin bazı özellikleri hakkında tahminlerde bulundu. Mendeleyev, 1869<br />
yılında element tablosunu yayımladı. Mendeleyev’in başlıca hatası, elementlerin özelliklerini etkileyen faktörün kütleleri<br />
olduğunu düşünmesiydi. Aslında elementlerin özelliklerini etkileyen faktör, elementlerin atom numarası yani proton<br />
sayısıydı.<br />
e) Henry Moseley (1913) :<br />
Günümüzde kullanılan periyodik çizelge İngiliz Henry Moseley tarafından düzenlenmiştir. Moseley, elementleri,<br />
artan atom numaralarına yani proton sayılarına göre periyodik çizelgeye yerleştirmiştir.<br />
f) Glenn Seaborg (1945) :<br />
Periyodik çizelgede, Moseley’den sonra son değişiklik 1945 yılında Glenn Seaborg tarafından yapılmıştır. Seaborg,<br />
periyodik çizelgenin altına iki sıra (Lântanitler ve Aktinitler) ekleyerek periyodik çizelgeye son şeklini vermiştir.<br />
10- Periyodik Tablonun Genel Özellikleri :<br />
a) Periyotlar ve Özellikleri :<br />
▪ Periyodik tabloda artan atom<br />
numaralarına göre yan yana<br />
sıralanan elementler satırları<br />
oluşturur. Periyodik tabloda<br />
yatay sıralara (satırlara)<br />
periyot denir.<br />
▪ Katman sayısı aynı olan<br />
elementler aynı periyotta<br />
bulunur.<br />
▪ Periyodik tabloda 7 tane<br />
periyot bulunur.<br />
▪ Her periyot 1A grubundaki<br />
metal atomu ile başlar, 8A<br />
grubundaki soy gaz atomu ile<br />
biter. Yalnızca 1. periyotametal ile başlar ve soy gaz ile biter. 7. periyot henüz tamamlanmamıştır.<br />
▪ 1. periyotta 2, 2. ve 3. periyotta 8, 4. ve 5. periyotta 18, 6. periyotta 32 element bulunur. 7. periyot henüz<br />
tamamlanmamıştır.<br />
▪ 6. ve 7. periyottaki elementlerin bir kısmı alt tarafta lântanitler ve aktinitler olarak gösterilmiştir.<br />
▪ 1. Periyot H ile başlar ve He ile biter.<br />
2. Periyot Li ile başlar ve Ne ile biter.<br />
3. Periyot Na ile başlar ve Ar ile biter.<br />
4. Periyot K ile başlar ve Kr ile biter.<br />
5. Periyot Rb ile başlar ve Xe ile biter.<br />
6. Periyot Cs ile başlar ve Rn ile biter.<br />
7. Periyot Fr ile başlar ve henüz tamamlanmamıştır.<br />
b) Gruplar ve Özellikleri :<br />
▪ Periyodik tabloda benzer<br />
özellik gösteren elementler<br />
alt alta gelecek şekilde<br />
sütunları oluşturur. Periyodik<br />
tabloda düşey (dikey)<br />
sütunlara grup denir.<br />
▪ Periyodik tabloda kimyasal<br />
özellikleri aynı olan yani<br />
değerlik kabuklarında aynı<br />
sayıda elektron bulunduran<br />
elementler ve fiziksel<br />
özellikler yönünden birbirine<br />
benzeyen elementler alt alta<br />
dizilmiştir yani aynı grupta<br />
yer almıştır.<br />
▪ Periyodik tabloda aynı grupta<br />
bulunan elementlerin sertlik,<br />
parlaklık iletkenlik, elektron<br />
alma isteği, elektron verme isteği gibi kimyasal özellikleri birbirine benzer.<br />
▪ Periyodik tabloda 8 tane A grubu, 10 tane B grubu olmak üzere toplam 18 grup vardır. 8B grubu 3 defa<br />
tekrarlanmıştır. 8B grubunda dikey benzerlikler yatay benzerliklerden daha önemlidir.<br />
▪ Gruplara, içerdikleri elementlerin kimyasal özelliklerinden dolayı bazı özel adlar verilmiştir.<br />
– 1A grubuna (1. gruba) alkali metaller denir.<br />
– 2A grubuna (2. gruba) toprak alkali metaller denir.<br />
– 3A grubuna (3. gruba) toprak metalleri denir.<br />
– 7A grubuna (7. gruba) halojenler denir.<br />
– 8A grubuna (8. gruba) soy gazlar (asal gazlar) denir.<br />
– B grubu elementlerine geçiş elementleri (geçiş metalleri) denir.<br />
11- Periyodik Çizelgede Değişen Özellikler :<br />
a) Periyotlarda Soldan Sağa Gidildikçe Değişen Özellikler :<br />
1-) Atom numarası artar.<br />
2-) Kütle numarası (atom kütlesi) (genelde) artar.<br />
3-) Proton sayısı artar.<br />
4-) Elektron sayısı artar.<br />
5-) Yörünge sayısı değişmez.<br />
6-) Değerlik elektron sayısı artar.<br />
7-) Metallerin metal özelliği azalır.<br />
8-) Ametallerin ametal özelliği artar.<br />
9-) Elektron verme zorlaşır.<br />
10-) Elektron alma kolaylaşır.<br />
11-) Atom çapı küçülür.<br />
b) Gruplarda Yukarıdan Aşağı İnildikçe Değişen Özellikler :<br />
1-) Atom numarası artar.<br />
2-) Kütle numarası (atom kütlesi) artar.<br />
3-) Proton sayısı artar.<br />
4-) Elektron sayısı artar.<br />
5-) Yörünge sayısı artar.<br />
6-) Değerlik elektron sayısı değişmez.<br />
7-) Metallerin metal özelliği artar.<br />
8-) Ametallerin ametal özelliği azalır.<br />
9-) Elektron verme kolaylaşır.<br />
10-) Elektron alma zorlaşır.<br />
11-) Atom çapı büyür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[A- PERİYODİK SİSTEM :<br />
1- Atom ve Yapısı :<br />
Boşlukta yer kaplayan, hacmi, kütlesi ve eylemsizliği olan her şeye madde denir. Maddeyi oluşturan ve maddenin kendi<br />
özelliğini taşıyan en küçük yapı birimine atom denir.<br />
▪ Atom küre şeklindedir, boşluklu ve elektrikli yapıya sahiptir. Atomun elektrikli yapıya sahip olması demek, içinde (+) ve (–)<br />
yüklü taneciklerin olması demektir.<br />
▪ Atom iki kısımdan oluşur. Bunlar çekirdek ve katmanlardır (kabuk).<br />
▪ Atomda; proton, elektron ve nötron denilen üç tanecik bulunur. Atomda bulunan bu taneciklere atomun temel tanecikleri<br />
veya atom altı parçacıkları denir.<br />
▪ Protonlar (+) yüklü, elektronlar (–) yüklü, nötronlar ise yüksüz taneciklerdir. (Proton–Pozitif,<br />
Elektron–Eksi).<br />
▪ Atomun içerisinde atom kütlesinin tamamına yakınının bulunduğu merkeze çekirdek denir.<br />
▪ Atomda (–) yüklü elektronlar çekirdeğin etrafında belirli bölgelerde sürekli dolanırlar.<br />
Elektronların çekirdeğin etrafında dolandığı bu bölgelere katman, yörünge, enerji düzeyi,<br />
enerji seviyesi veya kabuk denir.<br />
▪ Atomun temel taneciklerinden olan proton ve nötronlar atomun çekirdeğinde bulunurlar.<br />
▪ Atomun hacmini (çapını) elektronların dolandığı yörüngeler belirler. 2 yörüngeli bir atom, üç<br />
yörüngeli bir atoma göre daha küçük hacme sahiptir.<br />
▪ Atomun çekirdeğinde bulunan proton sayısı, atom için ayırt edici bir özelliktir ve atomun kimliğini yani fiziksel ve kimyasal<br />
özelliklerini belirler. Atomların proton sayısının farklı olması atomların farklı olması anlamına gelir. Farklı atomların<br />
elektron ve nötron sayıları aynı olabilir fakat farklı atomların proton sayılar hiçbir zaman aynı olamaz.<br />
▪ Atomda, (+) yüklü protonların sayısı, (–) yüklü elektronların sayısına eşittir.<br />
▪ Atomda proton ve nötronların yeri kesin olarak belli olmasına rağmen elektronların yeri kesin olarak belli değildir.<br />
Elektriklenme olayının nedeni elektronların hareket<br />
etmesi yani yer değiştirmesidir.<br />
▪ Bir atomdaki elektrik yükünü proton ve elektron<br />
sayıları belirler.<br />
▪ Bir atomdaki çekirdek yükünü sadece proton sayısı<br />
belirler.<br />
p+<br />
p+ n0<br />
n0<br />
e–<br />
Nükleer<br />
Çekim<br />
Kuvveti<br />
Elektriksel<br />
Çekim Kuvveti<br />
Çekirdek<br />
Katman<br />
2- Molekül :<br />
Aynı cins ya da farklı cins iki ya da daha fazla atomun kimyasal bağlar ile birbirine bağlanması sonucu oluşan atom<br />
gruplarına molekül denir. Aynı cins iki atom bir araya gelerek element moleküllerini, farklı cins atomlar bir araya gelerek bileşik<br />
moleküllerini oluştururlar.<br />
Maddeyi oluşturan en küçük birim taneciktir ve tanecikler atom veya molekülleri temsil eder. Taneciklerin yani atom veya<br />
moleküllerin maddeyi oluşturabilmesi için bir arada bulunması ve taneciklerin bir arada bulunabilmesi için de birbirine çekim<br />
kuvveti uygulaması gerekir.<br />
▪ Maddeyi oluşturan moleküller arasındaki çekim kuvveti zayıf olmasına karşın molekülleri oluşturan atomlar arasındaki<br />
çekim kuvveti daha güçlüdür.<br />
▪ Aynı molekülü oluşturan atomlar birbirine daha yakınken farklı moleküllerde bulunan atomlar birbirinden daha uzaktır.<br />
▪ Atomik yapılı elementleri veya molekülleri oluşturan ve birbiri ile temas halinde olan atomlara bağlı atomlar denir.<br />
3- Elementler :<br />
Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf<br />
maddelere element denir.<br />
Element tanımı ilk defa Robert Boyle tarafından yapılmıştır. Eğer bir madde daha basit maddelere parçalanamıyor ve daha<br />
basit maddelerden meydana gelmiyorsa bu madde elementtir.<br />
Bilinen elementlerin tamamı atomlardan oluşmasına rağmen elementlerin özellikleri birbirinden farklıdır. Elementlerin<br />
özelliklerinin farklı olmasının nedeni elementleri oluşturan atomların farklı olmasıdır. Element atomlarının farklı olmasının nedeni de<br />
atomdaki proton, elektron ve nötron gibi taneciklerin sayılarının farklı olmasıdır.<br />
4- Elementlerin Özellikleri :<br />
1-) Kendi özeliğini taşıyan en küçük yapı birimleri atomlardır.<br />
2-) Aynı cins atomlardan oluşurlar.<br />
3-) Kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamazlar.<br />
4-) Saf maddelerdir.<br />
5-) Homojendirler.<br />
6-) Sembollerle gösterilirler.<br />
7-) Belirli erime, kaynama, donma ve yoğunlaşma sıcaklıkları (noktaları) vardır.<br />
8-) Kimyasal özelliklerine göre metal, ametal ve soygaz olarak gruplandırılır.<br />
9-) Fiziksel özelliklerine göre katı, sıvı ve gaz olarak gruplandırılırlar.<br />
5- Element Çeşitleri :<br />
a) Atomik Yapılı Elementler :<br />
Bazı elementleri oluşturan aynı cins atomlar<br />
doğada tek başlarına bulunurlar. Böyle atomlara sahip<br />
elementlere atomik yapılı elementler denir. Atomik yapılı<br />
elementlerin en küçük taneciği atomlardır.<br />
Demir, bakır, alüminyum, çinko, kurşun, altın,<br />
helyum, neon gibi elementler atomik yapılıdır.<br />
b) Moleküler Yapılı Elementler :<br />
Bazı elementleri oluşturan aynı cins atomlar<br />
doğada ikili veya daha fazla sayıda atomdan oluşan<br />
karmaşık yapılı gruplar halinde bulunurlar. Böyle atomlara<br />
sahip elementlere moleküler yapılı elementler denir.<br />
Moleküler yapılı elementlerin en küçük taneciği<br />
moleküllerdir.<br />
Hidrojen, oksijen, iyot, karbon, fosfor, kükürt,<br />
azot gibi ametal elementleri moleküler yapılıdır.<br />
6- Element Sembolleri :<br />
Günümüzde bilinen 118 element vardır. Bu elementlerin 92 tanesi doğada bulunurken geri kalanı da laboratuarlar ortamında<br />
üretilen yapay elementlerdir. İlk çağlarda doğada toprak, su, hava ve ateş olarak dört temel elementin olduğu iddia ediliyordu.<br />
Zamanla bunların element olmadığı anlaşıldı.<br />
Elementler sembollerle gösterilir ve her elementin kendine özgü sembolü vardır. Element sembolü yazılırken;<br />
▪ Sembol tek harfli ise büyük harfle yazılır.<br />
▪ Sembol iki veya üç harfli ise ilk harf daima büyük, diğer harfler küçük yazılır.<br />
7- Atom Numarası ve Kütle Numarası:<br />
a) Atom Numarası :<br />
Bir atomun çekirdeğinde bulunan protonların sayısına atom numarası denir. Bir elementin atom numarası,<br />
sembolünün sol alt köşesine yazılarak gösterilir.<br />
b) Kütle Numarası :<br />
Bir atomun çekirdeğinde bulunan proton ve nötron sayılarının toplamına kütle numarası denir. Bir elementin kütle<br />
numarası sembolünün sol üst köşesine yazılarak gösterilir. (Kütle numarası A veya K.N. ile gösterilebilir.).<br />
8- Periyodik Tablo (Çizelge=Sistem) :<br />
Elementlerin (atomların) artan proton sayılarına yani atom numaralarına veya benzer fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre<br />
dizildiği tabloya periyodik tablo, periyodik çizelge veya periyodik sistem denir.<br />
Atomlar, periyodik tabloya proton sayılarına göre yerleştirildiğinde elementlerin belirli fiziksel ve kimyasal özellikleri belli<br />
aralıklarla tekrar eder. Bu nedenle bu tabloya periyodik sistem de denilmektedir. Elementler sınıflandırıldıkça daha kolay öğrenilebilir<br />
hale gelmiştir.<br />
9- Periyodik Tablonun Bulunuşunun (Elementlerin Sınıflandırılmasının) Tarihi Gelişimi:<br />
Yeni elementler keşfedildikçe ve bilinen elementlerin sayısı arttıkça benzer özellik gösteren elementlerin<br />
sınıflandırılabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Günümüzde kullanılan periyodik sistemin temeli, atom altı parçacık olarak adlandırılan<br />
protonların keşfine dayanır. Henry Moseley, elementleri proton sayılarına göre sınıflandırmıştır.<br />
19. yüzyıl boyunca birçok bilim insanı elementleri atomların büyüklüğüne göre sıralamaya çalıştı. Bunun için çeşitli şemalar<br />
ve tablolar oluşturdu. Amaçları, bir atomun büyüklüğü ile özellikleri arasında ilişki kurarak bunu göstermekti. Böylece benzer<br />
büyüklükteki atomlar arasındaki benzerlikleri bulabileceklerdi. Elementlerin sınıflandırılması ile ilgili birçok bilim adamı çalışma<br />
yapmış ve kendilerine göre elementleri sınıflandırarak çeşitli periyodik tablolar oluşturmuşlardır.<br />
a) Döbereiner (Johann Wolfgang Döberaynır) (1829) :<br />
Oluşturduğu tabloda benzer özellik gösteren elementleri üçlü gruplar halinde sınıflandırmıştır. Döbereiner’a göre<br />
lityum, sodyum ve potasyum benzer özellikler gösterdiği için aynı grupta yer almıştır.<br />
b) Chancourtois (Alexandre Beguyer De Chancourtois) (1862) :<br />
Oluşturduğu tabloda benzer fiziksel özellik gösteren bazı elementleri ve iyonları dikey sıralarda olacak şekilde<br />
sarmal olarak sıralamıştır.<br />
c) Newlands (John Newlands) (1864) :<br />
O devirde bilinen 62 elementi artan atom ağırlıklarına (kütlelerine) göre sıralamış, ilk 8 elementten sonra benzer<br />
fiziksel ve kimyasal özelliklerin tekrar ettiğini (bir elementin kendini izleyen 9. elemente benzer özellikler gösterdiğini) fark<br />
etmiştir. Oluşturduğu tabloyu müzikteki notalara benzetmiştir.<br />
d) Dimitri Mendeleyev – Lothar Meyer (Julius Lother Mayer) (1869) :<br />
Mendeleyev ve Meyer birbirlerinden habersiz, aynı dönemlerde elementleri sınıflandırmış ve elementlerle ilgili<br />
benzer sıralamayı bulmuşlardır. Meyer elementleri benzer fiziksel özelliklerine göre yani atom hacimlerine yani atom<br />
çaplarına göre sıralarken, Mendeleyev elementleri artan atom ağırlıklarına göre sıralamıştır.<br />
7<br />
Günümüzde kullanılan periyodik tabloya benzer ilk periyodik tablo Rus kimyacı Dimitri Mendeleyev tarafından<br />
1869 yılında yayınlanmış ve Mendeleyev’in yaptığı çizelgeye benzer çizelge Alman Lothar Meyer tarafından 1871 yılında<br />
yayınlanmıştır. Mendeleyev’in oluşturduğu tablo 12 satır ve 8 sütundan oluşmaktadır.<br />
Mendeleyev, her element için bir kart hazırlayarak elindeki tüm bilgileri bu kartlarda topladı. Bundan sonra, kartları<br />
atom kütlesi artışına göre yatay bir sıra hâlinde dizmeye başladı. Mendeleyev, yaptığı araştırmalar sonucunda birbiri altında<br />
olan elementlerin benzer özellikleri olduğunu keşfetti. Mendeleyev, her sekiz ya da on sekiz elementte bir, özelliklerin<br />
tekrarlandığını buldu. Bu tekrarlarda bir atlama olduğunda büyük olasılıkla keşfedilmemiş bir elementin olduğunu düşündü.<br />
Buraları boş bıraktı ve keşfedilmemiş bu elementlerin bazı özellikleri hakkında tahminlerde bulundu. Mendeleyev, 1869<br />
yılında element tablosunu yayımladı. Mendeleyev’in başlıca hatası, elementlerin özelliklerini etkileyen faktörün kütleleri<br />
olduğunu düşünmesiydi. Aslında elementlerin özelliklerini etkileyen faktör, elementlerin atom numarası yani proton<br />
sayısıydı.<br />
e) Henry Moseley (1913) :<br />
Günümüzde kullanılan periyodik çizelge İngiliz Henry Moseley tarafından düzenlenmiştir. Moseley, elementleri,<br />
artan atom numaralarına yani proton sayılarına göre periyodik çizelgeye yerleştirmiştir.<br />
f) Glenn Seaborg (1945) :<br />
Periyodik çizelgede, Moseley’den sonra son değişiklik 1945 yılında Glenn Seaborg tarafından yapılmıştır. Seaborg,<br />
periyodik çizelgenin altına iki sıra (Lântanitler ve Aktinitler) ekleyerek periyodik çizelgeye son şeklini vermiştir.<br />
10- Periyodik Tablonun Genel Özellikleri :<br />
a) Periyotlar ve Özellikleri :<br />
▪ Periyodik tabloda artan atom<br />
numaralarına göre yan yana<br />
sıralanan elementler satırları<br />
oluşturur. Periyodik tabloda<br />
yatay sıralara (satırlara)<br />
periyot denir.<br />
▪ Katman sayısı aynı olan<br />
elementler aynı periyotta<br />
bulunur.<br />
▪ Periyodik tabloda 7 tane<br />
periyot bulunur.<br />
▪ Her periyot 1A grubundaki<br />
metal atomu ile başlar, 8A<br />
grubundaki soy gaz atomu ile<br />
biter. Yalnızca 1. periyotametal ile başlar ve soy gaz ile biter. 7. periyot henüz tamamlanmamıştır.<br />
▪ 1. periyotta 2, 2. ve 3. periyotta 8, 4. ve 5. periyotta 18, 6. periyotta 32 element bulunur. 7. periyot henüz<br />
tamamlanmamıştır.<br />
▪ 6. ve 7. periyottaki elementlerin bir kısmı alt tarafta lântanitler ve aktinitler olarak gösterilmiştir.<br />
▪ 1. Periyot H ile başlar ve He ile biter.<br />
2. Periyot Li ile başlar ve Ne ile biter.<br />
3. Periyot Na ile başlar ve Ar ile biter.<br />
4. Periyot K ile başlar ve Kr ile biter.<br />
5. Periyot Rb ile başlar ve Xe ile biter.<br />
6. Periyot Cs ile başlar ve Rn ile biter.<br />
7. Periyot Fr ile başlar ve henüz tamamlanmamıştır.<br />
b) Gruplar ve Özellikleri :<br />
▪ Periyodik tabloda benzer<br />
özellik gösteren elementler<br />
alt alta gelecek şekilde<br />
sütunları oluşturur. Periyodik<br />
tabloda düşey (dikey)<br />
sütunlara grup denir.<br />
▪ Periyodik tabloda kimyasal<br />
özellikleri aynı olan yani<br />
değerlik kabuklarında aynı<br />
sayıda elektron bulunduran<br />
elementler ve fiziksel<br />
özellikler yönünden birbirine<br />
benzeyen elementler alt alta<br />
dizilmiştir yani aynı grupta<br />
yer almıştır.<br />
▪ Periyodik tabloda aynı grupta<br />
bulunan elementlerin sertlik,<br />
parlaklık iletkenlik, elektron<br />
alma isteği, elektron verme isteği gibi kimyasal özellikleri birbirine benzer.<br />
▪ Periyodik tabloda 8 tane A grubu, 10 tane B grubu olmak üzere toplam 18 grup vardır. 8B grubu 3 defa<br />
tekrarlanmıştır. 8B grubunda dikey benzerlikler yatay benzerliklerden daha önemlidir.<br />
▪ Gruplara, içerdikleri elementlerin kimyasal özelliklerinden dolayı bazı özel adlar verilmiştir.<br />
– 1A grubuna (1. gruba) alkali metaller denir.<br />
– 2A grubuna (2. gruba) toprak alkali metaller denir.<br />
– 3A grubuna (3. gruba) toprak metalleri denir.<br />
– 7A grubuna (7. gruba) halojenler denir.<br />
– 8A grubuna (8. gruba) soy gazlar (asal gazlar) denir.<br />
– B grubu elementlerine geçiş elementleri (geçiş metalleri) denir.<br />
11- Periyodik Çizelgede Değişen Özellikler :<br />
a) Periyotlarda Soldan Sağa Gidildikçe Değişen Özellikler :<br />
1-) Atom numarası artar.<br />
2-) Kütle numarası (atom kütlesi) (genelde) artar.<br />
3-) Proton sayısı artar.<br />
4-) Elektron sayısı artar.<br />
5-) Yörünge sayısı değişmez.<br />
6-) Değerlik elektron sayısı artar.<br />
7-) Metallerin metal özelliği azalır.<br />
8-) Ametallerin ametal özelliği artar.<br />
9-) Elektron verme zorlaşır.<br />
10-) Elektron alma kolaylaşır.<br />
11-) Atom çapı küçülür.<br />
b) Gruplarda Yukarıdan Aşağı İnildikçe Değişen Özellikler :<br />
1-) Atom numarası artar.<br />
2-) Kütle numarası (atom kütlesi) artar.<br />
3-) Proton sayısı artar.<br />
4-) Elektron sayısı artar.<br />
5-) Yörünge sayısı artar.<br />
6-) Değerlik elektron sayısı değişmez.<br />
7-) Metallerin metal özelliği artar.<br />
8-) Ametallerin ametal özelliği azalır.<br />
9-) Elektron verme kolaylaşır.<br />
10-) Elektron alma zorlaşır.<br />
11-) Atom çapı büyür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri asitler bazlar ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-bilimleri-asitler-bazlar-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 21 Dec 2016 11:16:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-bilimleri-asitler-bazlar-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri asitler bazlar ders notunu ekte bulabilirsiniz. Emek veren arkadaşlara teşekkürler<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=509" target="_blank" title="">asitler ve bazlar kapsamlı ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 648.12 KB / İndirme Sayısı: 421)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri asitler bazlar ders notunu ekte bulabilirsiniz. Emek veren arkadaşlara teşekkürler<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=509" target="_blank" title="">asitler ve bazlar kapsamlı ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 648.12 KB / İndirme Sayısı: 421)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2016-2017 8.sınıf DNA ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-2016-2017-8-sinif-dna-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 14:03:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-2016-2017-8-sinif-dna-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[2016-2017 8.sınıf DNA ders notunu ekte bulabilirsiniz.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=483" target="_blank" title="">2016-2017 8.sınıf DNA ve genetik kod ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 696.43 KB / İndirme Sayısı: 810)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2016-2017 8.sınıf DNA ders notunu ekte bulabilirsiniz.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=483" target="_blank" title="">2016-2017 8.sınıf DNA ve genetik kod ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 696.43 KB / İndirme Sayısı: 810)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2016-2017 8.sınıf basit makineler ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-2016-2017-8-sinif-basit-makineler-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 13:55:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-2016-2017-8-sinif-basit-makineler-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[2016-2017 8.sınıf basit makineler ders notunu ekte bulabilirsiniz<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=482" target="_blank" title="">2016-2017 8.sınıf basit makineler ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 936.61 KB / İndirme Sayısı: 672)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2016-2017 8.sınıf basit makineler ders notunu ekte bulabilirsiniz<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=482" target="_blank" title="">2016-2017 8.sınıf basit makineler ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 936.61 KB / İndirme Sayısı: 672)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri insanda üreme büyüme ve gelişme ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-bilimleri-insanda-ureme-buyume-ve-gelisme-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 05 Sep 2016 15:23:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-bilimleri-insanda-ureme-buyume-ve-gelisme-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri insanda üreme büyüme ve gelişme ders notunu ekten indirebilirsiniz.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=75" target="_blank" title="">İnsanda Üreme Büyüme Gelişme (DNA - Mitoz ve Mayoz Ders Notu).rar</a> (Dosya Boyutu: 1.39 MB / İndirme Sayısı: 752)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri insanda üreme büyüme ve gelişme ders notunu ekten indirebilirsiniz.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=75" target="_blank" title="">İnsanda Üreme Büyüme Gelişme (DNA - Mitoz ve Mayoz Ders Notu).rar</a> (Dosya Boyutu: 1.39 MB / İndirme Sayısı: 752)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[8.sınıf fen bilimleri mercekler ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-bilimleri-mercekler-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Sun, 04 Sep 2016 07:16:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-8-sinif-fen-bilimleri-mercekler-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyanın resimli halini ekten indirebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Mercekler</span><br />
Mercekler mikroskoptan gözlüğe, kameralardan teleskoplara kadar pek çok optik<br />
araçta kullanılır. Mercekler genelde camdan ya da sert plastikten yapılan en az bir<br />
yüzü küresel araçlardır.<br />
Cisimlerin görüntülerini büyütme, küçültme özelliğine sahip, su, cam ya da mika gibi<br />
saydam maddelerden yapılmış araçlara mercek adı verilir.<br />
Ortası kalın, kenarları ince olan merceklere ince kenarlı (yakınsak) mercekler adı<br />
verilir. İnce kenarlı merceği basitçe temsil etmek için çift taraflı ok kullanılır.<br />
Kenarları kalın ortası ince olan merceklere kalın kenarlı (ıraksak) mercekler adı<br />
verilir. Kalın kenarlı merceği basitçe temsil etmek için aşağıdaki gibi ok uçları içeri<br />
dönük bir şekilde gösterilir.<br />
Paralel ışın demeti merceğe gönderildiğinde, mercek ince kenarlıysa, ışınlar bir<br />
noktada toplanır, mercek kalın kenarlıysa ışınlar bir noktadan dağılıyormuş gibi kırılır.<br />
Bu noktaya merceğin odak noktası adı verilir.<br />
İnce kenarlı mercekler ışığı toplar, kalın kenarlı mercekler ışığı dağıtır. Bundan dolayı<br />
yakınsak ve ıraksak mercek tabirleri de kullanılabilir. Bu durum merceğin kırılma<br />
indisinin ortamın kırılma indisinden büyük olması halinde mümkündür.<br />
Odak noktasının merceğe olan uzaklığına ise odak uzaklığı denir. Fakat burada odak<br />
uzaklığı küresel yüzeylerin yarıçapının yarısı kadar değildir. Eğer merceğin iki küresel<br />
yüzeyi de aynı eğrilikte ise hem sağından gelen ışınlar, hem de solundan gelen ışınlar<br />
her iki yüzeyde de eşit miktarda kırıldıkları için mercekten eşit uzaklıklarda<br />
odaklanırlar. Yani merceğin her iki tarafında olan odak noktaları merceğe eşit<br />
uzaklıkta olur.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">İnce Kenarlı Mercekte Özel Işınlar</span><br />
İnce kenarlı mercekte özel ışın ve görüntüler çukur aynanın aynısıdır. Sadece aynada<br />
yansıma, mercekte de kırılma olayı vardır. Şimdi ışınları teker teker inceleyelim.<br />
1. Asal eksene paralel gelen ışın, odaktan geçecek şekilde kırılır.<br />
2. Odaktan geçecek şekilde gelen ışın, asal eksene paralel gider.<br />
3. Odak uzaklığının iki katı mesafeden (2F) gelen ışın, yine odak uzaklığının iki katı<br />
mesafeden geçecek şekilde kırılır.<br />
4. Merceğin optik merkezinden geçecek şekilde gelen ışın doğrultu değiştirmeden<br />
gider.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Herhangi Bir Işının Yolu</span><br />
Herhangi bir ışının davranışını bulmak için ışığa paralel ve optik merkezden geçen bir<br />
yardımcı eksen çizilir. Sonra gerçek eksenin odağından dikme çıkılır. Yardımcı odak<br />
bulunur ve ışık bu odaktan geçirilir.<br />
Ya da ince kenarlı mercek asal eksene doğru, kalın kenarlı mercek de asal eksenden<br />
uzaklaştıracak şekilde kırar. Bu bilgiyi ve özel ışınları dikkate alarak yardımcı eksen<br />
çizmeden de herhangi bir ışının izleyeceği yol bulunabilir.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kalın Kenarlı Mercekte Özel Işınlar</span><br />
Kalın kenarlı mercekteki özel ışınlar ve görüntü çizimleri tümsek aynadaki özel ışınlar<br />
ve görüntü çizimlerinin aynısıdır. Sadece onlarda yansıma, merceklerde ise kırılma<br />
neticesinde görüntüler oluşur.<br />
1. Asal eksene paralel gelen ışın uzantısı odaktan geçecek şekilde kırılır.<br />
2. Uzantısı odaktan geçecek şekilde gelen ışın asal eksene paralel gidecek şekilde<br />
kırılır.<br />
3. Uzantısı 2F noktasından geçecek şekilde gelen ışın yine uzantısı 2F noktasından<br />
geçecek şekilde kırılır.<br />
4. Optik merkeze gelen ışın doğrultu değiştirmeden gider.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">İnce Kenarlı Mercekte Görüntü Oluşumu</span><br />
İnce kenarlı mercekle odak uzaklığı içindeki cisimlere baktığımızda cisimleri<br />
olduğundan büyük ve düz görebiliriz. Bu amaçla kullanılan ince kenarlı merceğe<br />
büyüteç denir. Eğer cisim merceğin odak uzaklığının dışında ise ters görünür. Odağın<br />
dışındaki cisim merceğe yaklaştıkça görüntü büyüyerek mercekten uzaklaşır.<br />
Odaktaki cismin görüntüsü sonsuzda olacağı için görünmez.<br />
Cisim merceğe yaklaştıkça görüntü de büyüyerek mercekten uzaklaşır. Cisim odaktan<br />
sonra merceğe yaklaştıkça zahiri görüntü küçülerek merceğe yaklaşır.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kalın Kenarlı Mercekte Görüntü Çizimi</span><br />
Kalın kenarlı mercekle cisimlere bakıldığında cisimlerin daima küçük ve düz<br />
görüntüleri görülür. Cisim nerede olursa olsun görüntü her zaman cismin olduğu<br />
taraftaki odakla mercek arasında düz, zahiri ve c boyu cismin boyundan küçük olur.<br />
Cisim merceğe yaklaştıkça görüntü de merceğe yaklaşır ve boyu büyür. Cisim<br />
sonsuzda iken görüntü odakta olur.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Göz Kusurları ve Merceklerle Düzeltilmesi<br />
Miyop Göz Kusuru</span><br />
Göz kusurlarından biri olan miyopluk yakını görüp uzağı net görememe durumudur.<br />
Yani miyop göz kusuru olanlar yakındaki cisimleri görmede bir problem yaşamazken<br />
uzaktaki cisimleri net olarak göremezler. Miyop gözde görüntü mercekle retina<br />
tabakası arasında oluşur. Bu göz kusurunu düzeltmede kalın kenarlı mercek ya da<br />
lens kullanılır.<br />
Kalın kenarlı mercek cisimden gelen ışınları dağıtarak kırdığı için göz merceği,<br />
görüntüyü retina tabakası üzerinde oluşturur.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Hipermetrop Göz Kusuru</span><br />
Bir diğer göz kusuru olan hipermetropluk uzağı görüp yakını net görememe<br />
durumudur. Yani hipermetrop göz kusuru olanlar uzaktaki cisimleri görmede bir<br />
problem yaşamazken yakındaki cisimleri net olarak göremezler.<br />
Bu göz kusurunu düzeltmede ince kenarlı mercek ya da lens kullanılır.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Mercekler ve Kullanım Alanları</span><br />
İçinde mercek, prizma gibi araçlar bulunan ve ışıkla çalışan araçlar optik araçlar<br />
olarak adlandırılır.<br />
Göz kusurlarının da düzeltilmesinde kullanılan lens ve gözlükler en bilinen optik<br />
araçlardandır.<br />
En çok kullandığımız mercekli araçlardan biri de fotoğraf makineleridir. Fotoğraf<br />
makinelerinin görüntü alınan kısmı olan objektif içinde ince kenarlı mercek bulunur.<br />
Objektif ileri geri hareket ettirilerek makine içindeki ekran üzerinde net görüntü elde<br />
edilir.<br />
Video kameralarında da ince kenarlı mercek vardır. Objektifin hareketi ile net görüntü<br />
elde edilmesi sağlanır.<br />
Teleskoplar çok uzak mesafelerdeki cisimleri gözlemlemek için kullanılan ve<br />
yapısında ince kenarlı mercek bulunan optik araçlardır. Teleskopun objektif adını<br />
verdiğimiz kısmında, odak uzaklığı büyük ince kenarlı mercek; oküler adını verdiğimiz<br />
gözlemcinin baktığı kısımda ise odak uzaklığı küçük ince kenarlı mercek bulunur.<br />
Mikroskop ve projeksiyon cihazlarının yapılarında da mercek bulunur.<br />
Merceklerin Neden Olduğu Olaylar<br />
Küçük cam parçaları, içi su dolu cam şişeler, içi su dolu plastik şişeler ya da içi boş<br />
cam şişeler güneş ışığını bir noktaya odaklayabilir.<br />
Eğer bunlar kuru çayırların üzerinde bulunursa yangına sebep olabilir. Bu yüzden<br />
piknik yaptığımız yerlerde, çayır, ormanlık alanlarda içi dolu ya da boş şişeler<br />
bırakmamalı ve şişeleri kırıp etrafa atmamalıyız<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=34" target="_blank" title="">mercekler.rar</a> (Dosya Boyutu: 256.67 KB / İndirme Sayısı: 397)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyanın resimli halini ekten indirebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Mercekler</span><br />
Mercekler mikroskoptan gözlüğe, kameralardan teleskoplara kadar pek çok optik<br />
araçta kullanılır. Mercekler genelde camdan ya da sert plastikten yapılan en az bir<br />
yüzü küresel araçlardır.<br />
Cisimlerin görüntülerini büyütme, küçültme özelliğine sahip, su, cam ya da mika gibi<br />
saydam maddelerden yapılmış araçlara mercek adı verilir.<br />
Ortası kalın, kenarları ince olan merceklere ince kenarlı (yakınsak) mercekler adı<br />
verilir. İnce kenarlı merceği basitçe temsil etmek için çift taraflı ok kullanılır.<br />
Kenarları kalın ortası ince olan merceklere kalın kenarlı (ıraksak) mercekler adı<br />
verilir. Kalın kenarlı merceği basitçe temsil etmek için aşağıdaki gibi ok uçları içeri<br />
dönük bir şekilde gösterilir.<br />
Paralel ışın demeti merceğe gönderildiğinde, mercek ince kenarlıysa, ışınlar bir<br />
noktada toplanır, mercek kalın kenarlıysa ışınlar bir noktadan dağılıyormuş gibi kırılır.<br />
Bu noktaya merceğin odak noktası adı verilir.<br />
İnce kenarlı mercekler ışığı toplar, kalın kenarlı mercekler ışığı dağıtır. Bundan dolayı<br />
yakınsak ve ıraksak mercek tabirleri de kullanılabilir. Bu durum merceğin kırılma<br />
indisinin ortamın kırılma indisinden büyük olması halinde mümkündür.<br />
Odak noktasının merceğe olan uzaklığına ise odak uzaklığı denir. Fakat burada odak<br />
uzaklığı küresel yüzeylerin yarıçapının yarısı kadar değildir. Eğer merceğin iki küresel<br />
yüzeyi de aynı eğrilikte ise hem sağından gelen ışınlar, hem de solundan gelen ışınlar<br />
her iki yüzeyde de eşit miktarda kırıldıkları için mercekten eşit uzaklıklarda<br />
odaklanırlar. Yani merceğin her iki tarafında olan odak noktaları merceğe eşit<br />
uzaklıkta olur.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">İnce Kenarlı Mercekte Özel Işınlar</span><br />
İnce kenarlı mercekte özel ışın ve görüntüler çukur aynanın aynısıdır. Sadece aynada<br />
yansıma, mercekte de kırılma olayı vardır. Şimdi ışınları teker teker inceleyelim.<br />
1. Asal eksene paralel gelen ışın, odaktan geçecek şekilde kırılır.<br />
2. Odaktan geçecek şekilde gelen ışın, asal eksene paralel gider.<br />
3. Odak uzaklığının iki katı mesafeden (2F) gelen ışın, yine odak uzaklığının iki katı<br />
mesafeden geçecek şekilde kırılır.<br />
4. Merceğin optik merkezinden geçecek şekilde gelen ışın doğrultu değiştirmeden<br />
gider.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Herhangi Bir Işının Yolu</span><br />
Herhangi bir ışının davranışını bulmak için ışığa paralel ve optik merkezden geçen bir<br />
yardımcı eksen çizilir. Sonra gerçek eksenin odağından dikme çıkılır. Yardımcı odak<br />
bulunur ve ışık bu odaktan geçirilir.<br />
Ya da ince kenarlı mercek asal eksene doğru, kalın kenarlı mercek de asal eksenden<br />
uzaklaştıracak şekilde kırar. Bu bilgiyi ve özel ışınları dikkate alarak yardımcı eksen<br />
çizmeden de herhangi bir ışının izleyeceği yol bulunabilir.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kalın Kenarlı Mercekte Özel Işınlar</span><br />
Kalın kenarlı mercekteki özel ışınlar ve görüntü çizimleri tümsek aynadaki özel ışınlar<br />
ve görüntü çizimlerinin aynısıdır. Sadece onlarda yansıma, merceklerde ise kırılma<br />
neticesinde görüntüler oluşur.<br />
1. Asal eksene paralel gelen ışın uzantısı odaktan geçecek şekilde kırılır.<br />
2. Uzantısı odaktan geçecek şekilde gelen ışın asal eksene paralel gidecek şekilde<br />
kırılır.<br />
3. Uzantısı 2F noktasından geçecek şekilde gelen ışın yine uzantısı 2F noktasından<br />
geçecek şekilde kırılır.<br />
4. Optik merkeze gelen ışın doğrultu değiştirmeden gider.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">İnce Kenarlı Mercekte Görüntü Oluşumu</span><br />
İnce kenarlı mercekle odak uzaklığı içindeki cisimlere baktığımızda cisimleri<br />
olduğundan büyük ve düz görebiliriz. Bu amaçla kullanılan ince kenarlı merceğe<br />
büyüteç denir. Eğer cisim merceğin odak uzaklığının dışında ise ters görünür. Odağın<br />
dışındaki cisim merceğe yaklaştıkça görüntü büyüyerek mercekten uzaklaşır.<br />
Odaktaki cismin görüntüsü sonsuzda olacağı için görünmez.<br />
Cisim merceğe yaklaştıkça görüntü de büyüyerek mercekten uzaklaşır. Cisim odaktan<br />
sonra merceğe yaklaştıkça zahiri görüntü küçülerek merceğe yaklaşır.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kalın Kenarlı Mercekte Görüntü Çizimi</span><br />
Kalın kenarlı mercekle cisimlere bakıldığında cisimlerin daima küçük ve düz<br />
görüntüleri görülür. Cisim nerede olursa olsun görüntü her zaman cismin olduğu<br />
taraftaki odakla mercek arasında düz, zahiri ve c boyu cismin boyundan küçük olur.<br />
Cisim merceğe yaklaştıkça görüntü de merceğe yaklaşır ve boyu büyür. Cisim<br />
sonsuzda iken görüntü odakta olur.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Göz Kusurları ve Merceklerle Düzeltilmesi<br />
Miyop Göz Kusuru</span><br />
Göz kusurlarından biri olan miyopluk yakını görüp uzağı net görememe durumudur.<br />
Yani miyop göz kusuru olanlar yakındaki cisimleri görmede bir problem yaşamazken<br />
uzaktaki cisimleri net olarak göremezler. Miyop gözde görüntü mercekle retina<br />
tabakası arasında oluşur. Bu göz kusurunu düzeltmede kalın kenarlı mercek ya da<br />
lens kullanılır.<br />
Kalın kenarlı mercek cisimden gelen ışınları dağıtarak kırdığı için göz merceği,<br />
görüntüyü retina tabakası üzerinde oluşturur.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Hipermetrop Göz Kusuru</span><br />
Bir diğer göz kusuru olan hipermetropluk uzağı görüp yakını net görememe<br />
durumudur. Yani hipermetrop göz kusuru olanlar uzaktaki cisimleri görmede bir<br />
problem yaşamazken yakındaki cisimleri net olarak göremezler.<br />
Bu göz kusurunu düzeltmede ince kenarlı mercek ya da lens kullanılır.<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Mercekler ve Kullanım Alanları</span><br />
İçinde mercek, prizma gibi araçlar bulunan ve ışıkla çalışan araçlar optik araçlar<br />
olarak adlandırılır.<br />
Göz kusurlarının da düzeltilmesinde kullanılan lens ve gözlükler en bilinen optik<br />
araçlardandır.<br />
En çok kullandığımız mercekli araçlardan biri de fotoğraf makineleridir. Fotoğraf<br />
makinelerinin görüntü alınan kısmı olan objektif içinde ince kenarlı mercek bulunur.<br />
Objektif ileri geri hareket ettirilerek makine içindeki ekran üzerinde net görüntü elde<br />
edilir.<br />
Video kameralarında da ince kenarlı mercek vardır. Objektifin hareketi ile net görüntü<br />
elde edilmesi sağlanır.<br />
Teleskoplar çok uzak mesafelerdeki cisimleri gözlemlemek için kullanılan ve<br />
yapısında ince kenarlı mercek bulunan optik araçlardır. Teleskopun objektif adını<br />
verdiğimiz kısmında, odak uzaklığı büyük ince kenarlı mercek; oküler adını verdiğimiz<br />
gözlemcinin baktığı kısımda ise odak uzaklığı küçük ince kenarlı mercek bulunur.<br />
Mikroskop ve projeksiyon cihazlarının yapılarında da mercek bulunur.<br />
Merceklerin Neden Olduğu Olaylar<br />
Küçük cam parçaları, içi su dolu cam şişeler, içi su dolu plastik şişeler ya da içi boş<br />
cam şişeler güneş ışığını bir noktaya odaklayabilir.<br />
Eğer bunlar kuru çayırların üzerinde bulunursa yangına sebep olabilir. Bu yüzden<br />
piknik yaptığımız yerlerde, çayır, ormanlık alanlarda içi dolu ya da boş şişeler<br />
bırakmamalı ve şişeleri kırıp etrafa atmamalıyız<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=34" target="_blank" title="">mercekler.rar</a> (Dosya Boyutu: 256.67 KB / İndirme Sayısı: 397)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>