<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[FenHane - Fen Bilimleri Dersi Paylaşım Forumu - 7.Sınıf Fen Bilimleri Ders Notları]]></title>
		<link>https://www.fenhane.com/</link>
		<description><![CDATA[FenHane - Fen Bilimleri Dersi Paylaşım Forumu - https://www.fenhane.com]]></description>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:25:56 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[7. Sınıf Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme, Gelişme Konu Anlatımı (video)]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-bitki-ve-hayvanlarda-ureme-buyume-gelisme-konu-anlatimi-video.html</link>
			<pubDate>Tue, 09 Apr 2019 13:16:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=0">kadles123</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-bitki-ve-hayvanlarda-ureme-buyume-gelisme-konu-anlatimi-video.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/Y8wxGG8QsXs" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/Y8wxGG8QsXs" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.Sınıf Fen Bilimleri Karışımlar (video)]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-bilimleri-karisimlar-video.html</link>
			<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 08:43:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=0">kadles123</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-bilimleri-karisimlar-video.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/UGucKN0ZTE8" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/UGucKN0ZTE8" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf Fen Bilimleri Mitoz Bölünme Konu Anlatımı (video)]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-bilimleri-mitoz-bolunme-konu-anlatimi-video.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Oct 2018 12:56:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=0">kadles123</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-bilimleri-mitoz-bolunme-konu-anlatimi-video.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/MSYpsx1gDxA" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/MSYpsx1gDxA" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf Hücre Konu Anlatımı (video)]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-hucre-konu-anlatimi-video.html</link>
			<pubDate>Sun, 07 Oct 2018 06:45:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=0">kadles123</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-hucre-konu-anlatimi-video.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/Eu-PSQPVs_E" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>[/align]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/Eu-PSQPVs_E" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>[/align]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf 1.Ünite Güneş Sistemi ve Ötesi Konu Anlatımı]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-1-unite-gunes-sistemi-ve-otesi-konu-anlatimi.html</link>
			<pubDate>Fri, 21 Sep 2018 13:06:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=0">kadles123</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-1-unite-gunes-sistemi-ve-otesi-konu-anlatimi.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/53lQelNBdNc" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/53lQelNBdNc" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[karışımlar ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-karisimlar-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Sun, 12 Feb 2017 19:10:26 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-karisimlar-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #000080;" class="mycode_color">MADDE VE YAPISI 4.BÖLÜM: KARIŞIMLAR <br />
Doğadaki maddelerin de hemen hemen hepsi karışım hâlinde bulunmaktadır. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, toprak, yedi¤imiz yemek birer karışımdır.<br />
<br />
Karışım, birden çok maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla meydana gelir. <br />
Karışımlar yeni ve saf madde değildir. Bu sebeple karışımların belirli bir kimyasal formülü yoktur. Birçok karışımın hangi maddelerden meydana geldiğini bile kimi zaman bilmeyiz. <br />
Örneğin, kahve ve çay gibi maddeler belirli bir kimyasal formül ile ifade edilemez. Çünkü kahvenin ya da çayın içerdiği element ve bileşiklerin miktarları yetiştirildikleri toprağa göre farklı olacaktır.<br />
<br />
GÖRÜNÜMLERİNE GÖRE KARIŞIMLAR<br />
<br />
<br />
HOMOJEN KARIŞIMLAR 	    HETEROJEN KARIŞIMLAR<br />
<br />
Karışımlar görünümlerine göre ikiye ayrılır. <br />
Örneğin, tebeşir tozu ile suyu karıştırdığımızda tebeşir karışımın her tarafında aynı miktarda bulunmaz. <br />
Tebeşir tozu karışımın üst tarafında daha çok diğer kısımlarında ise daha az miktarlarda bulunur. <br />
<br />
Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit miktarlarda dağılmıyorsa bu tür karışımlara heterojen karışım adı verilir. Adi karışımlar bir tür heterojen karışımdır.<br />
<br />
Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit olarak dağılmışsa bu tür karışımlar homojen karışımlardır. Çözeltiler homojen karışımlardır. <br />
<br />
Örneğin, bir miktar şeker ile suyu karıştırdığımızda şeker ile su karışımın her tarafında eşit oranda bulunur.<br />
<br />
HETOREJEN KARIŞIMLARIN ÖZELLİKLERİ<br />
1.	Heterojen özellik gösterirler.<br />
2.	Bulanık görünürler.<br />
3.	Dipte çökelti oluştururlar.<br />
4.	Genellikle tanecikleri gözle görülür.<br />
5.	Fiziksel yolla (süzme) ayrılırlar.<br />
HETEROJEN KARIŞIMLARA ÖRNEKLER<br />
Kum-su				Kahve	<br />
Tebeşir tozu-su			Çamur<br />
Çay				Salata <br />
Süt				Kan<br />
Ayran				Toprak<br />
Demir tozu-Kükürt Tozu	Meyve suyu<br />
Zeytin yağı-su			Sis<br />
Beton				Hoşaf<br />
Deodorant			Sprey <br />
<br />
UYARI: Çıplak gözle bakıldığında homojen gibi görünen bazı karışımların mikroskopla bakıldığında heterojen olduğu gözlenir.<br />
Örneğin, mineral ve vitamin gibi besinler içeren süt çıplak gözle bakıldığında homojen gibi görünür. Mikroskopta incelendiği zaman ise yağ zerreciklerinin belirli kısımlarında daha fazla bulunduğu görülür ve sütün heterojen olduğu anlaşılır.<br />
<br />
HOMOJEN KARISIMLAR(ÇÖZELTİLER)<br />
Günlük hayatta çözelti adını kullanmasak bile çözeltilerle iç içe yaşıyoruz. <br />
Soluduğumuz hava, içerisinde bazı canlıların yaşadığı sular, içtiğimiz meşrubatlar, diş dolgusunda kullanılan amalgamlar, kullandığımız metal paralar, hepsi birer çözeltidir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Çözeltileri oluşturan maddelerden miktarı çok olan çözücü, az olan da çözünen olarak adlandırılır. Fakat sulu çözeltilerde suyun miktarı az bile olsa su çözücü olarak kabul edilmektedir. <br />
<br />
Örneğin, bir bardak suya bir kaşık şeker eklenerek hazırlanan çözeltide, su çözücü, şeker ise çözünen maddedir. <br />
<br />
Peki bir bardak suya bir bardak şeker ekleyerek<br />
Karıştırdığımızda oluşan çözeltide çözücü hangisidir?<br />
<br />
<br />
ÇÖZELTİ TÜRLERİ<br />
KATI-KATI ÇÖZELTİLER:<br />
Alaşımlar örnek olarak verilebilir.<br />
Çelik		: Karbon-Nikel-Krom<br />
Lehim		: Kurşun-Kalay<br />
Tunç		: Bakır-Kalay<br />
Pirinç		: Bakır-Çinko<br />
Amalgam	: gümüş-Cıva <br />
Madeni para	:bakır-nikel-çinko<br />
<br />
SIVI-SIVI ÇÖZELTİLER:<br />
Sirke 		: Su-asetik asit<br />
Kolonya	: Su- etilalkol<br />
<br />
<br />
<br />
KATI-SIVI ÇÖZELTİLER<br />
Tentürdiyot	:İyot-Etilalkol<br />
Şekerli-su	:Şeker-Su<br />
Tuzlu-su	:Tuz-Su<br />
Burun damlası	:Safsu-Tuz<br />
<br />
SIVI-GAZ ÇÖZELTİLER:<br />
Gazoz		:Su-Karbondioksit<br />
Deniz Suyu	:Su-Oksijen<br />
<br />
GAZ-GAZ ÇÖZELTİLER<br />
Hava	: Azot-Oksijen-Karbondioksit<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÇÖZÜNME OLAYI<br />
Çözelti oluşurken çözücü ve çözünen maddeler arasında bir etkileşim olur. Çözünen maddenin tanecikleri çözücü ile etkileşerek birbirinden ayrılır ve çözücünün her tarafına dağılır. Bu dağılma sırasında çözücünün tanecikleri çözünenin taneciklerinin etrafını sarar.<br />
Böylece çözücü ve çözünen maddeler en küçük birimine kadar ayrılır. <br />
<br />
Çözünme, çözücü ve çözünen maddelerin birbiri içinde iyonlarına veya moleküllerine ayrılmasıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bir miktar şekeri suda çözerek oluşturduğumuz çözeltiyi tanecik boyutunda inceleyelim. Çözeltiyi oluşturan şeker ve su, moleküler yapılı bileşiklerdir.<br />
Şekeri suya eklemeden önce, şekeri oluşturan moleküller birbirine çok yakındır. Şekilde de görüldü¤ü gibi, şeker suya eklenince suyu oluşturan moleküller, şekeri oluşturan moleküllerin arasına girerek şeker moleküllerinin etrafını sarar. <br />
Böylece sıkı hâlde dizilmiş duran şeker molekülleri birbirinden ayrılır. Şekerin tamamı çözününce suda şeker de moleküllerine kadar ayrılmış olur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Not: Şeker moleküler yapılı bir bileşik olduğu için çözelti sırasında çözücü tarafında moleküllerine ayrıştırılır.<br />
<br />
İyonik yapılı(molekül yapıda olmayan) bileşik olan tuzun suda çözünmesi<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
    Tuz <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Tuz suda, şekerin suda çözünmesinden daha farklı bir şekilde çözünür. Çünkü şeker moleküler yapılı bir bileşik iken tuz iyonik yapılı bir bileşiktir.<br />
<br />
Tuz suya eklenmeden önce sodyum ve klor iyonları düzenli bir yığın hâlinde birbirlerinin etrafında bulunurken suya eklendiğinde bu iyonlar yukarıdaki şekilde de görüldüğü gibi birbirinden ayrılır. <br />
<br />
Çünkü su molekülleri, klor ve sodyum iyonlarının arasına girerek bu iyonların etrafını sarar. Tuzun tamamı çözündükten sonra tuzu oluşturan sodyum ve klor iyonları ile suyu oluşturan moleküller çözeltinin her tarafında aynı oranda bulunur.<br />
<br />
Not: <br />
•	Tuzlu-su gibi çözeltilerde çözünen madde iyonlarına ayrışıyorsa bu tür iyonik yapılı çözeltilerdir ve elektriği iletirler ve elektrolit çözelti adını alırlar.<br />
•	Şekerli-su gibi çözeltilerde çözünen madde moleküllerine ayrışıyorsa bu tür çözeltiler molekül yapılı çözeltilerdir ve elektriği iletmezler elektrolit olmayan çözelti adını alırlar.<br />
<br />
DERİŞİK VE SEYRELTİK ÇÖZELTİLER<br />
Derişik çözelti: çözünen madde miktarı fazla olan çözeltilerdir.<br />
Seyreltik çözelti: çözünen madde miktarı az olan çözeltilerdir.<br />
Homojen bir karışım olan çözeltilerde, çözücü ve çözünen maddeleri her defasında farklı miktarlarda karıştırarak birden fazla çözelti hazırlanabilir. <br />
Örneğin, şekerli su hazırlarken farklı miktarlarda şeker veya su kullanarak birçok şekerli su çözeltisi elde edebiliriz.<br />
Çözeltileri içerdikleri çözünen madde miktarlarına göre seyreltik ve derişik olarak ayırabiliriz. <br />
Bu çözeltileri tanecik boyutunda inceleyecek olursak şekildeki gibi modelleyebiliriz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	1		2		         3<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Birinci fincanda bulunan çözelti ikinci fincandaki çözeltiye göre seyreltiktir. İkinci fincandaki çözelti ise birinci fincandaki çözeltiye göre derişik iken üçüncü fincandaki çözeltiye göre seyreltiktir.<br />
<br />
Not: Çözücü ve çözünen madde miktarları farklı olan çözeltileri derişik ve seyreltik olarak sınıflandırmak için çözücü miktarları eşitleyerek çözünen madde miktarlarına bakmak gerekir.<br />
<br />
Örnek <br />
<br />
 <br />
<br />
150 gr su+80 gr Şeker           300 gr su 160 gr şeker<br />
50gr su+60 gr şeker               300 gr su 360 gr şeker<br />
100 gr su+50 gr şeker	        300 gr su 150 gr şeker<br />
<br />
Buna göre derişikten seyreltiğe doğru<br />
2&gt;1&gt;3 olur.<br />
<br />
Seyreltik çözeltiler derişik hale getirilebilir mi?<br />
Çözeltiye (veya seyreltik çözeltiye) <br />
•	Çözünen madde eklenirse <br />
•	Çözücü madde uzaklaştırılırsa <br />
Derişik çözelti elde edilir.<br />
<br />
Derişik çözeltiler seyreltik hale getirilebilir mi?<br />
 Çözeltiye (veya derişik çözeltiye) <br />
•	çözücü madde eklenirse <br />
seyreltik çözelti elde edilir. <br />
<br />
ÇÖZÜNME HIZINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER<br />
1.	Sıcaklık<br />
2.	Tanecik boyutunu küçültme<br />
3.	Karıştırma<br />
4.	Çözücü ve Çözünen miktarı<br />
1.	Sıcaklık<br />
Çözeltilerde, sıcaklığın arttırılması, çözünme hızını arttırır,  Sıcaklık arttırıldığında çözücü ve çözünen maddeyi oluşturan taneciklerin hızları artar. Hızlı hareket eden çözücü maddenin tanecikleri, çözünen maddenin taneciklerin etrafını daha hızlı sararak çözünme olayını hızlandırır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1.çözeltinin çözünme hızı 2.çözeltiden daha fazladır.<br />
<br />
2.	Tanecik boyutunu küçültme<br />
Çözeltilerde, çözünen maddenin tanecik boyutunun küçültülmesi, yani maddenin ufalanıp toz haline getirilmesi katı haldeki maddelerin çözünme hızını arttırır. Çözünen maddenin tanecik boyutu küçültüldüğünde, çözücü maddenin tanecikleri, daha fazla çözünen maddenin taneciği ile temas eder yani etrafını sarar ve bu nedenle çözünme olayı hızlanır<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2.çözeltinin tanecik boyutu daha küçük olduğu için çözünme hızı daha fazladır.<br />
3.	Karıştırma, sallama <br />
Çözeltiyi karıştırmak veya sallamak çözünme hızını artırır ve çözünme süresini kısaltır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2.çözelti karıştırıldığı için çözünme hızı daha fazladır.<br />
<br />
4.	Çözücü ve çözünen madde miktarı<br />
Çözücü miktarı artarsa çözünme hızı artar, Çözünen miktarı artarsa çözünme hızı azalır.<br />
<br />
</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #000080;" class="mycode_color">MADDE VE YAPISI 4.BÖLÜM: KARIŞIMLAR <br />
Doğadaki maddelerin de hemen hemen hepsi karışım hâlinde bulunmaktadır. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, toprak, yedi¤imiz yemek birer karışımdır.<br />
<br />
Karışım, birden çok maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla meydana gelir. <br />
Karışımlar yeni ve saf madde değildir. Bu sebeple karışımların belirli bir kimyasal formülü yoktur. Birçok karışımın hangi maddelerden meydana geldiğini bile kimi zaman bilmeyiz. <br />
Örneğin, kahve ve çay gibi maddeler belirli bir kimyasal formül ile ifade edilemez. Çünkü kahvenin ya da çayın içerdiği element ve bileşiklerin miktarları yetiştirildikleri toprağa göre farklı olacaktır.<br />
<br />
GÖRÜNÜMLERİNE GÖRE KARIŞIMLAR<br />
<br />
<br />
HOMOJEN KARIŞIMLAR 	    HETEROJEN KARIŞIMLAR<br />
<br />
Karışımlar görünümlerine göre ikiye ayrılır. <br />
Örneğin, tebeşir tozu ile suyu karıştırdığımızda tebeşir karışımın her tarafında aynı miktarda bulunmaz. <br />
Tebeşir tozu karışımın üst tarafında daha çok diğer kısımlarında ise daha az miktarlarda bulunur. <br />
<br />
Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit miktarlarda dağılmıyorsa bu tür karışımlara heterojen karışım adı verilir. Adi karışımlar bir tür heterojen karışımdır.<br />
<br />
Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit olarak dağılmışsa bu tür karışımlar homojen karışımlardır. Çözeltiler homojen karışımlardır. <br />
<br />
Örneğin, bir miktar şeker ile suyu karıştırdığımızda şeker ile su karışımın her tarafında eşit oranda bulunur.<br />
<br />
HETOREJEN KARIŞIMLARIN ÖZELLİKLERİ<br />
1.	Heterojen özellik gösterirler.<br />
2.	Bulanık görünürler.<br />
3.	Dipte çökelti oluştururlar.<br />
4.	Genellikle tanecikleri gözle görülür.<br />
5.	Fiziksel yolla (süzme) ayrılırlar.<br />
HETEROJEN KARIŞIMLARA ÖRNEKLER<br />
Kum-su				Kahve	<br />
Tebeşir tozu-su			Çamur<br />
Çay				Salata <br />
Süt				Kan<br />
Ayran				Toprak<br />
Demir tozu-Kükürt Tozu	Meyve suyu<br />
Zeytin yağı-su			Sis<br />
Beton				Hoşaf<br />
Deodorant			Sprey <br />
<br />
UYARI: Çıplak gözle bakıldığında homojen gibi görünen bazı karışımların mikroskopla bakıldığında heterojen olduğu gözlenir.<br />
Örneğin, mineral ve vitamin gibi besinler içeren süt çıplak gözle bakıldığında homojen gibi görünür. Mikroskopta incelendiği zaman ise yağ zerreciklerinin belirli kısımlarında daha fazla bulunduğu görülür ve sütün heterojen olduğu anlaşılır.<br />
<br />
HOMOJEN KARISIMLAR(ÇÖZELTİLER)<br />
Günlük hayatta çözelti adını kullanmasak bile çözeltilerle iç içe yaşıyoruz. <br />
Soluduğumuz hava, içerisinde bazı canlıların yaşadığı sular, içtiğimiz meşrubatlar, diş dolgusunda kullanılan amalgamlar, kullandığımız metal paralar, hepsi birer çözeltidir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Çözeltileri oluşturan maddelerden miktarı çok olan çözücü, az olan da çözünen olarak adlandırılır. Fakat sulu çözeltilerde suyun miktarı az bile olsa su çözücü olarak kabul edilmektedir. <br />
<br />
Örneğin, bir bardak suya bir kaşık şeker eklenerek hazırlanan çözeltide, su çözücü, şeker ise çözünen maddedir. <br />
<br />
Peki bir bardak suya bir bardak şeker ekleyerek<br />
Karıştırdığımızda oluşan çözeltide çözücü hangisidir?<br />
<br />
<br />
ÇÖZELTİ TÜRLERİ<br />
KATI-KATI ÇÖZELTİLER:<br />
Alaşımlar örnek olarak verilebilir.<br />
Çelik		: Karbon-Nikel-Krom<br />
Lehim		: Kurşun-Kalay<br />
Tunç		: Bakır-Kalay<br />
Pirinç		: Bakır-Çinko<br />
Amalgam	: gümüş-Cıva <br />
Madeni para	:bakır-nikel-çinko<br />
<br />
SIVI-SIVI ÇÖZELTİLER:<br />
Sirke 		: Su-asetik asit<br />
Kolonya	: Su- etilalkol<br />
<br />
<br />
<br />
KATI-SIVI ÇÖZELTİLER<br />
Tentürdiyot	:İyot-Etilalkol<br />
Şekerli-su	:Şeker-Su<br />
Tuzlu-su	:Tuz-Su<br />
Burun damlası	:Safsu-Tuz<br />
<br />
SIVI-GAZ ÇÖZELTİLER:<br />
Gazoz		:Su-Karbondioksit<br />
Deniz Suyu	:Su-Oksijen<br />
<br />
GAZ-GAZ ÇÖZELTİLER<br />
Hava	: Azot-Oksijen-Karbondioksit<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÇÖZÜNME OLAYI<br />
Çözelti oluşurken çözücü ve çözünen maddeler arasında bir etkileşim olur. Çözünen maddenin tanecikleri çözücü ile etkileşerek birbirinden ayrılır ve çözücünün her tarafına dağılır. Bu dağılma sırasında çözücünün tanecikleri çözünenin taneciklerinin etrafını sarar.<br />
Böylece çözücü ve çözünen maddeler en küçük birimine kadar ayrılır. <br />
<br />
Çözünme, çözücü ve çözünen maddelerin birbiri içinde iyonlarına veya moleküllerine ayrılmasıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bir miktar şekeri suda çözerek oluşturduğumuz çözeltiyi tanecik boyutunda inceleyelim. Çözeltiyi oluşturan şeker ve su, moleküler yapılı bileşiklerdir.<br />
Şekeri suya eklemeden önce, şekeri oluşturan moleküller birbirine çok yakındır. Şekilde de görüldü¤ü gibi, şeker suya eklenince suyu oluşturan moleküller, şekeri oluşturan moleküllerin arasına girerek şeker moleküllerinin etrafını sarar. <br />
Böylece sıkı hâlde dizilmiş duran şeker molekülleri birbirinden ayrılır. Şekerin tamamı çözününce suda şeker de moleküllerine kadar ayrılmış olur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Not: Şeker moleküler yapılı bir bileşik olduğu için çözelti sırasında çözücü tarafında moleküllerine ayrıştırılır.<br />
<br />
İyonik yapılı(molekül yapıda olmayan) bileşik olan tuzun suda çözünmesi<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
    Tuz <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Tuz suda, şekerin suda çözünmesinden daha farklı bir şekilde çözünür. Çünkü şeker moleküler yapılı bir bileşik iken tuz iyonik yapılı bir bileşiktir.<br />
<br />
Tuz suya eklenmeden önce sodyum ve klor iyonları düzenli bir yığın hâlinde birbirlerinin etrafında bulunurken suya eklendiğinde bu iyonlar yukarıdaki şekilde de görüldüğü gibi birbirinden ayrılır. <br />
<br />
Çünkü su molekülleri, klor ve sodyum iyonlarının arasına girerek bu iyonların etrafını sarar. Tuzun tamamı çözündükten sonra tuzu oluşturan sodyum ve klor iyonları ile suyu oluşturan moleküller çözeltinin her tarafında aynı oranda bulunur.<br />
<br />
Not: <br />
•	Tuzlu-su gibi çözeltilerde çözünen madde iyonlarına ayrışıyorsa bu tür iyonik yapılı çözeltilerdir ve elektriği iletirler ve elektrolit çözelti adını alırlar.<br />
•	Şekerli-su gibi çözeltilerde çözünen madde moleküllerine ayrışıyorsa bu tür çözeltiler molekül yapılı çözeltilerdir ve elektriği iletmezler elektrolit olmayan çözelti adını alırlar.<br />
<br />
DERİŞİK VE SEYRELTİK ÇÖZELTİLER<br />
Derişik çözelti: çözünen madde miktarı fazla olan çözeltilerdir.<br />
Seyreltik çözelti: çözünen madde miktarı az olan çözeltilerdir.<br />
Homojen bir karışım olan çözeltilerde, çözücü ve çözünen maddeleri her defasında farklı miktarlarda karıştırarak birden fazla çözelti hazırlanabilir. <br />
Örneğin, şekerli su hazırlarken farklı miktarlarda şeker veya su kullanarak birçok şekerli su çözeltisi elde edebiliriz.<br />
Çözeltileri içerdikleri çözünen madde miktarlarına göre seyreltik ve derişik olarak ayırabiliriz. <br />
Bu çözeltileri tanecik boyutunda inceleyecek olursak şekildeki gibi modelleyebiliriz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	1		2		         3<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Birinci fincanda bulunan çözelti ikinci fincandaki çözeltiye göre seyreltiktir. İkinci fincandaki çözelti ise birinci fincandaki çözeltiye göre derişik iken üçüncü fincandaki çözeltiye göre seyreltiktir.<br />
<br />
Not: Çözücü ve çözünen madde miktarları farklı olan çözeltileri derişik ve seyreltik olarak sınıflandırmak için çözücü miktarları eşitleyerek çözünen madde miktarlarına bakmak gerekir.<br />
<br />
Örnek <br />
<br />
 <br />
<br />
150 gr su+80 gr Şeker           300 gr su 160 gr şeker<br />
50gr su+60 gr şeker               300 gr su 360 gr şeker<br />
100 gr su+50 gr şeker	        300 gr su 150 gr şeker<br />
<br />
Buna göre derişikten seyreltiğe doğru<br />
2&gt;1&gt;3 olur.<br />
<br />
Seyreltik çözeltiler derişik hale getirilebilir mi?<br />
Çözeltiye (veya seyreltik çözeltiye) <br />
•	Çözünen madde eklenirse <br />
•	Çözücü madde uzaklaştırılırsa <br />
Derişik çözelti elde edilir.<br />
<br />
Derişik çözeltiler seyreltik hale getirilebilir mi?<br />
 Çözeltiye (veya derişik çözeltiye) <br />
•	çözücü madde eklenirse <br />
seyreltik çözelti elde edilir. <br />
<br />
ÇÖZÜNME HIZINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER<br />
1.	Sıcaklık<br />
2.	Tanecik boyutunu küçültme<br />
3.	Karıştırma<br />
4.	Çözücü ve Çözünen miktarı<br />
1.	Sıcaklık<br />
Çözeltilerde, sıcaklığın arttırılması, çözünme hızını arttırır,  Sıcaklık arttırıldığında çözücü ve çözünen maddeyi oluşturan taneciklerin hızları artar. Hızlı hareket eden çözücü maddenin tanecikleri, çözünen maddenin taneciklerin etrafını daha hızlı sararak çözünme olayını hızlandırır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1.çözeltinin çözünme hızı 2.çözeltiden daha fazladır.<br />
<br />
2.	Tanecik boyutunu küçültme<br />
Çözeltilerde, çözünen maddenin tanecik boyutunun küçültülmesi, yani maddenin ufalanıp toz haline getirilmesi katı haldeki maddelerin çözünme hızını arttırır. Çözünen maddenin tanecik boyutu küçültüldüğünde, çözücü maddenin tanecikleri, daha fazla çözünen maddenin taneciği ile temas eder yani etrafını sarar ve bu nedenle çözünme olayı hızlanır<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2.çözeltinin tanecik boyutu daha küçük olduğu için çözünme hızı daha fazladır.<br />
3.	Karıştırma, sallama <br />
Çözeltiyi karıştırmak veya sallamak çözünme hızını artırır ve çözünme süresini kısaltır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2.çözelti karıştırıldığı için çözünme hızı daha fazladır.<br />
<br />
4.	Çözücü ve çözünen madde miktarı<br />
Çözücü miktarı artarsa çözünme hızı artar, Çözünen miktarı artarsa çözünme hızı azalır.<br />
<br />
</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf fen iş,enerji,sürtünme kuvveti ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-is-enerji-surtunme-kuvveti-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Thu, 08 Dec 2016 13:40:32 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-is-enerji-surtunme-kuvveti-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #4B0082;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Courier;" class="mycode_font">7.sınıf fen iş,enerji,sürtünme kuvveti ders notunu word formatında ekte bulabilirsiniz.</span></span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=505" target="_blank" title="">7.sınıf fen iş,enerji,sürtünme kuvveti ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 2.75 MB / İndirme Sayısı: 304)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #4B0082;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Courier;" class="mycode_font">7.sınıf fen iş,enerji,sürtünme kuvveti ders notunu word formatında ekte bulabilirsiniz.</span></span></span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=505" target="_blank" title="">7.sınıf fen iş,enerji,sürtünme kuvveti ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 2.75 MB / İndirme Sayısı: 304)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf karışımlar ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-karisimlar-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Fri, 01 Apr 2016 19:57:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-karisimlar-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[KARIŞIMLAR<br />
- Birden çok element veya bileşiğin kimyasal özelliklerini kaybetmeden bir araya getirilmesiyle oluşan madde topluluğuna karışım denir.<br />
- Solduğumuz hava; içtiğimiz gazoz, süt, çorba, şerbet, karışık meyve suları, çay; yeraltındaki petrol; deniz suyu; kireçli su, zeytinyağlı su, böcek ilaçları, deodorant, lehim, sel suyu, kolonya, çelik… günlük hayatta karşılaştığımız birkaç karışımdır.<br />
- Karışımlarda birden çok element olabilir örneğin; hava(oksijen, karbondioksit, azot… gazları)<br />
- Karışımlarda birden çok bileşik bulunabilir örneğin; Deniz suyu(su ve tuz)<br />
- Karışımlarda birden çok element ve bileşik olabilir örneğin; sel(su ve toprak)<br />
 <br />
Karışımların Özellikleri<br />
1)   Karışımı oluşturan maddeler kendi özelliklerini kaybetmezler. (Tuzlu suda su ve tuz tadı algılanır)<br />
<br />
2)   Karışımı oluşturan maddelerin miktarları arasında belirli bir oran yoktur. İstenildiği oranda karıştırılabilirler. <br />
(Az şekerli veya çok şekerli çay olur)<br />
<br />
3)   Karışımların erime ve kaynama noktaları sabit değildir.<br />
    (Örneğin; Tuzlu su bazen 103 bazen 110 derecede kaynar, donma noktası ise -5 veya -10 derece olabilir)<br />
<br />
4)  Karışımların belirli bir kimyasal formülleri yoktur.<br />
(Oksijen elementi: O ile su bileşiği H2O ile gösterilir fakat karışımlarda madde isimleri hepsi birden söylenir<br />
<br />
5) Karışımlar fiziksel yollarla oluşur ve bileşenlerine fiziksel yollarla ayrılırlar.<br />
<br />
**Karışımlar görünümlerine göre iki çeşittir<br />
1.Heterojen (Adi) karışım: <br />
-Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerine eşit olarak dağılmadıysa Heterojen (Adi) karışım denir.<br />
- Her yerinde aynı özellikleri göstermeyen karışımlardır.<br />
<br />
*Örneğin; <br />
Katı katı karışımı; toprak<br />
katı-sıvı karışımı; su-kum, su-tebeşir tozu<br />
Sıvı-sıvı karışımı: su-zeytin yağı, su-benzin karışımı, süt içindeki yağ damlacıkları örnek verilir.<br />
 <br />
 2. Homojen karışımlar:<br />
- Her tarafında aynı özelliği gösteren, tek bir madde gibi olan karışımlara denir. <br />
-Homojen karışımlara genel olarak çözeltiler de denir.<br />
*Örneğin; <br />
Tuzlu su,hava,kolonya,24 ayar altın çözeltidir.<br />
- Metallerin eritilip karıştırılmasıyla oluşan homojen karışımlara ise alaşım denir.<br />
( Pirinç, lehim, tunç, bilezik, çelik)<br />
 <br />
 <br />
Heterojen ile Homojen karışımın farkları;<br />
    <br />
 Heterojen karışımda,<br />
- Karışan maddeler gözle görülür ve kolayca ayırt edilebilir,<br />
- Karışımın üst tarafı ile alt tarafı arasında yoğunluk farkı görülür<br />
 Örneğin; ayranın dibi daha yoğun olur,<br />
Sel suyunun dibi daha çamurludur.<br />
    <br />
 Çözeltiler(homojen karışım) ;<br />
- Tek madde gibi görülür karışan maddeleri dışarıdan fark edemeyiz. Örneğin çayın içindeki çözünmüş şekeri fark edemeyiz.<br />
- Bekletilse dahi çökelti oluşmaz,<br />
- Süzgeç kağıdından geçerler,<br />
- Genellikle saydam ve akışkan olur,<br />
- Çözeltiler katı,sıvı ve gaz halde olabilir<br />
 <br />
*Sıvı – katı çözeltilerde;<br />
Çözücü(sıvı) +  çözünen(katı) =  çözelti<br />
Saf su + tuz = burun damlası<br />
Su+ şeker= şerbet<br />
Su+ İçecek tozu=meyve suyu<br />
<br />
** Bir çözelti oluşması sırasında çözücü ile çözünen maddenin tanecikleri arasında etkileşim olur. Çözücü tanecikleri çözünecek maddenin tanecikleri etrafını kuşatıp en küçük yapısına kadar ayırarak çözeltiyi meydana getirir, bu olay çözünme adlandırılır.<br />
<br />
ÇÖZÜNME HIZI NELERE BAĞLIDIR?<br />
*Sıcaklık Artarsa Çözünme Hızlanır<br />
*Katı maddenin tanecik boyutu küçüldükçe çözünme hızlanır.<br />
*Karıştırmak da çözünmeyi hızlandır.<br />
<br />
KARIŞIMLARIN AYRIŞTIRILMASI<br />
1. Buharlaştırma<br />
- Katı – sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır.<br />
- Karışım ısıtılınca sıvı haldeki madde buharlaşır ve bu buhar ayrımsal damıtma düzeneğinden geçirilerek soğutulur, yoğunlaştırılır ve sıvı halde başka bir kapta toplanır. Katı haldeki madde ise kabın dibinde kalır.<br />
Örnek : Su – Tuz, Su – Şeker karışımları buharlaştırma yöntemi ile ayrışır.<br />
 <br />
2. Damıtma<br />
-Kaynama sıcaklıkları farklı olan ve birbiri içerisinde çözünebilen sıvı – sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır.<br />
-Karışım ısıtılınca kaynama sıcaklığı küçük olan sıvı önce kaynayarak buhar haline geçer ve bu buhar ayrımsal damıtma düzeneğine gönderilir. Ayrımsal damıtma düzeneğindeki buhar burada soğutularak yoğunlaştırılır ve sıvı halde başka bir kapta toplanır. Diğer kaynama sıcaklığı büyük olan sıvı ise kapta kalır.<br />
<br />
<br />
3. Öz Kütle (Yoğunluk) Farkı (Ayırma Hunisi İle Ayırma Yöntemi) :<br />
 <br />
- Yoğunlukları farklı olan ve birbiri içerisinde çözünmeyen sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır. <br />
-Bu yöntemde ayırma hunisinden yararlanılır. <br />
- Karışım ayırma hunisine dökülünce yoğunluğu büyük olan sıvı altta, yoğunluğu küçük olan sıvı üstte kalır.<br />
 - Ayırma hunisinin musluğu sıvıların ayrılma çizgisine kadar açılır ve önce öz kütlesi büyük olan ve altta kalan sıvı karışımdan ayrılır.<br />
* Örneğin, su ve zeytinyağı karışımı yoğunluk farkından yararlanılarak ayrıştırılır.<br />
<br />
4. Süzme <br />
 - Birbiri içerisinde çözünmeyen katı – sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır. <br />
- Bu yöntemde süzgeç ya da süzgeç kağıdından yararlanılır. <br />
- Karışım süzgeçten geçirilince sıvı madde geçer, çözünmeyen katı madde süzgeçte kalır. Böylece karışımı oluşturan maddeler ayrıştırılmış olur. <br />
* Örneğin; kum su karışımı süzme yöntemi ile ayrışır.<br />
<br />
<br />
GERİ DÖNÜŞÜM<br />
<br />
Geri dönüşüm terim olarak, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır.<br />
Geri dönüştürülebilen maddeler<br />
 • Kimyasal atıklar<br />
 • Cam<br />
 • Kağıt<br />
 • Alüminyum<br />
 • Plastik<br />
 • Piller<br />
 • Organik atıklar<br />
 • Elektronik atıklar<br />
 • Demir<br />
 • Tekstil<br />
 • Ahşap<br />
 • Metal<br />
<br />
Neden Geri dönüşüm yapmalıyız?<br />
1. Tüketilen maddelerin yeniden geri dönüşüm halkası içine katılabilmesi ile öncelikle hammadde ihtiyacı azalır. <br />
<br />
2. İnsan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması ve doğaya verilen zarar engellenmiş olur. <br />
<br />
3. Yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar hammadde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. <br />
Örneğin, yeniden kazanılabilir alüminyumun kullanılması alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35'e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır.<br />
<br />
4. Atık malzemelerin hammadde olarak kullanılması çevre kirliliğinin engellenmesi açısından da önemlidir. <br />
Örneğin; Kullanılmış kağıdın tekrar kâğıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltabilmektedir. <br />
Örneğin bir ton atık kağıdın kâğıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir.<br />
<br />
5. Geri kazanımla, doğal kaynaklarımız korunur, enerji tasarrufu sağlanır, ekonomiye katkı sağlanır, çöplüğe giden atık miktarı azalır ve geleceğe yatırım yapılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KARIŞIMLAR<br />
- Birden çok element veya bileşiğin kimyasal özelliklerini kaybetmeden bir araya getirilmesiyle oluşan madde topluluğuna karışım denir.<br />
- Solduğumuz hava; içtiğimiz gazoz, süt, çorba, şerbet, karışık meyve suları, çay; yeraltındaki petrol; deniz suyu; kireçli su, zeytinyağlı su, böcek ilaçları, deodorant, lehim, sel suyu, kolonya, çelik… günlük hayatta karşılaştığımız birkaç karışımdır.<br />
- Karışımlarda birden çok element olabilir örneğin; hava(oksijen, karbondioksit, azot… gazları)<br />
- Karışımlarda birden çok bileşik bulunabilir örneğin; Deniz suyu(su ve tuz)<br />
- Karışımlarda birden çok element ve bileşik olabilir örneğin; sel(su ve toprak)<br />
 <br />
Karışımların Özellikleri<br />
1)   Karışımı oluşturan maddeler kendi özelliklerini kaybetmezler. (Tuzlu suda su ve tuz tadı algılanır)<br />
<br />
2)   Karışımı oluşturan maddelerin miktarları arasında belirli bir oran yoktur. İstenildiği oranda karıştırılabilirler. <br />
(Az şekerli veya çok şekerli çay olur)<br />
<br />
3)   Karışımların erime ve kaynama noktaları sabit değildir.<br />
    (Örneğin; Tuzlu su bazen 103 bazen 110 derecede kaynar, donma noktası ise -5 veya -10 derece olabilir)<br />
<br />
4)  Karışımların belirli bir kimyasal formülleri yoktur.<br />
(Oksijen elementi: O ile su bileşiği H2O ile gösterilir fakat karışımlarda madde isimleri hepsi birden söylenir<br />
<br />
5) Karışımlar fiziksel yollarla oluşur ve bileşenlerine fiziksel yollarla ayrılırlar.<br />
<br />
**Karışımlar görünümlerine göre iki çeşittir<br />
1.Heterojen (Adi) karışım: <br />
-Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerine eşit olarak dağılmadıysa Heterojen (Adi) karışım denir.<br />
- Her yerinde aynı özellikleri göstermeyen karışımlardır.<br />
<br />
*Örneğin; <br />
Katı katı karışımı; toprak<br />
katı-sıvı karışımı; su-kum, su-tebeşir tozu<br />
Sıvı-sıvı karışımı: su-zeytin yağı, su-benzin karışımı, süt içindeki yağ damlacıkları örnek verilir.<br />
 <br />
 2. Homojen karışımlar:<br />
- Her tarafında aynı özelliği gösteren, tek bir madde gibi olan karışımlara denir. <br />
-Homojen karışımlara genel olarak çözeltiler de denir.<br />
*Örneğin; <br />
Tuzlu su,hava,kolonya,24 ayar altın çözeltidir.<br />
- Metallerin eritilip karıştırılmasıyla oluşan homojen karışımlara ise alaşım denir.<br />
( Pirinç, lehim, tunç, bilezik, çelik)<br />
 <br />
 <br />
Heterojen ile Homojen karışımın farkları;<br />
    <br />
 Heterojen karışımda,<br />
- Karışan maddeler gözle görülür ve kolayca ayırt edilebilir,<br />
- Karışımın üst tarafı ile alt tarafı arasında yoğunluk farkı görülür<br />
 Örneğin; ayranın dibi daha yoğun olur,<br />
Sel suyunun dibi daha çamurludur.<br />
    <br />
 Çözeltiler(homojen karışım) ;<br />
- Tek madde gibi görülür karışan maddeleri dışarıdan fark edemeyiz. Örneğin çayın içindeki çözünmüş şekeri fark edemeyiz.<br />
- Bekletilse dahi çökelti oluşmaz,<br />
- Süzgeç kağıdından geçerler,<br />
- Genellikle saydam ve akışkan olur,<br />
- Çözeltiler katı,sıvı ve gaz halde olabilir<br />
 <br />
*Sıvı – katı çözeltilerde;<br />
Çözücü(sıvı) +  çözünen(katı) =  çözelti<br />
Saf su + tuz = burun damlası<br />
Su+ şeker= şerbet<br />
Su+ İçecek tozu=meyve suyu<br />
<br />
** Bir çözelti oluşması sırasında çözücü ile çözünen maddenin tanecikleri arasında etkileşim olur. Çözücü tanecikleri çözünecek maddenin tanecikleri etrafını kuşatıp en küçük yapısına kadar ayırarak çözeltiyi meydana getirir, bu olay çözünme adlandırılır.<br />
<br />
ÇÖZÜNME HIZI NELERE BAĞLIDIR?<br />
*Sıcaklık Artarsa Çözünme Hızlanır<br />
*Katı maddenin tanecik boyutu küçüldükçe çözünme hızlanır.<br />
*Karıştırmak da çözünmeyi hızlandır.<br />
<br />
KARIŞIMLARIN AYRIŞTIRILMASI<br />
1. Buharlaştırma<br />
- Katı – sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır.<br />
- Karışım ısıtılınca sıvı haldeki madde buharlaşır ve bu buhar ayrımsal damıtma düzeneğinden geçirilerek soğutulur, yoğunlaştırılır ve sıvı halde başka bir kapta toplanır. Katı haldeki madde ise kabın dibinde kalır.<br />
Örnek : Su – Tuz, Su – Şeker karışımları buharlaştırma yöntemi ile ayrışır.<br />
 <br />
2. Damıtma<br />
-Kaynama sıcaklıkları farklı olan ve birbiri içerisinde çözünebilen sıvı – sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır.<br />
-Karışım ısıtılınca kaynama sıcaklığı küçük olan sıvı önce kaynayarak buhar haline geçer ve bu buhar ayrımsal damıtma düzeneğine gönderilir. Ayrımsal damıtma düzeneğindeki buhar burada soğutularak yoğunlaştırılır ve sıvı halde başka bir kapta toplanır. Diğer kaynama sıcaklığı büyük olan sıvı ise kapta kalır.<br />
<br />
<br />
3. Öz Kütle (Yoğunluk) Farkı (Ayırma Hunisi İle Ayırma Yöntemi) :<br />
 <br />
- Yoğunlukları farklı olan ve birbiri içerisinde çözünmeyen sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır. <br />
-Bu yöntemde ayırma hunisinden yararlanılır. <br />
- Karışım ayırma hunisine dökülünce yoğunluğu büyük olan sıvı altta, yoğunluğu küçük olan sıvı üstte kalır.<br />
 - Ayırma hunisinin musluğu sıvıların ayrılma çizgisine kadar açılır ve önce öz kütlesi büyük olan ve altta kalan sıvı karışımdan ayrılır.<br />
* Örneğin, su ve zeytinyağı karışımı yoğunluk farkından yararlanılarak ayrıştırılır.<br />
<br />
4. Süzme <br />
 - Birbiri içerisinde çözünmeyen katı – sıvı karışımlarını ayırmak için kullanılır. <br />
- Bu yöntemde süzgeç ya da süzgeç kağıdından yararlanılır. <br />
- Karışım süzgeçten geçirilince sıvı madde geçer, çözünmeyen katı madde süzgeçte kalır. Böylece karışımı oluşturan maddeler ayrıştırılmış olur. <br />
* Örneğin; kum su karışımı süzme yöntemi ile ayrışır.<br />
<br />
<br />
GERİ DÖNÜŞÜM<br />
<br />
Geri dönüşüm terim olarak, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır.<br />
Geri dönüştürülebilen maddeler<br />
 • Kimyasal atıklar<br />
 • Cam<br />
 • Kağıt<br />
 • Alüminyum<br />
 • Plastik<br />
 • Piller<br />
 • Organik atıklar<br />
 • Elektronik atıklar<br />
 • Demir<br />
 • Tekstil<br />
 • Ahşap<br />
 • Metal<br />
<br />
Neden Geri dönüşüm yapmalıyız?<br />
1. Tüketilen maddelerin yeniden geri dönüşüm halkası içine katılabilmesi ile öncelikle hammadde ihtiyacı azalır. <br />
<br />
2. İnsan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması ve doğaya verilen zarar engellenmiş olur. <br />
<br />
3. Yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar hammadde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. <br />
Örneğin, yeniden kazanılabilir alüminyumun kullanılması alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35'e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır.<br />
<br />
4. Atık malzemelerin hammadde olarak kullanılması çevre kirliliğinin engellenmesi açısından da önemlidir. <br />
Örneğin; Kullanılmış kağıdın tekrar kâğıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltabilmektedir. <br />
Örneğin bir ton atık kağıdın kâğıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir.<br />
<br />
5. Geri kazanımla, doğal kaynaklarımız korunur, enerji tasarrufu sağlanır, ekonomiye katkı sağlanır, çöplüğe giden atık miktarı azalır ve geleceğe yatırım yapılır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf fen bilimleri kütle ağırlık basınç ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-bilimleri-kutle-agirlik-basinc-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Mon, 14 Dec 2015 10:06:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-bilimleri-kutle-agirlik-basinc-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[7.sınıf fen bilimleri kütle ağırlık basınç ders notunu ekten indirebilirsiniz<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=432" target="_blank" title="">kütle ağırlıkbasınç ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 2.5 MB / İndirme Sayısı: 462)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[7.sınıf fen bilimleri kütle ağırlık basınç ders notunu ekten indirebilirsiniz<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=432" target="_blank" title="">kütle ağırlıkbasınç ders notu.rar</a> (Dosya Boyutu: 2.5 MB / İndirme Sayısı: 462)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf fen insan ve çevre ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-insan-ve-cevre-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2015 09:01:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-insan-ve-cevre-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #C71585;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">7.sınıf fen insan ve çevre ders notunun resimli word halini ekten indirebilirsiniz</span></span><br />
EKOSİSTEMLER<br />
•	Birbiriyle çiftleşebilen ve üreme yeteneğine sahip, ortak atadan gelen benzer özellikteki organizmalara  tür denir. Geyik, köpek, kedi vb.<br />
•	Belli bir bölgede yaşayan, aynı türden bireylerin oluşturduğu topluluğa populasyon denir.<br />
•	Bir canlının yaşam alanı ya da arandığı zaman bulunduğu yer  habitat  olarak adlandırılır.<br />
•	Belli bir habitattaki hayvan ve bitki topluluğu ile bu topluluğun içinde yaşadığı çevreden oluşan, aralarında madde alışverişi olan ve büyük ölçüde kendi kendine yeten sistem, ekosistem olarak ifade edilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Bir ekosistemde yaşayan insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalar o ekosistemin canlı faktörlerini oluşturur. Cansız faktörler ise hava, su, toprak, rüzgar ve güneş ışığıdır.<br />
•	Bir bölgedeki yağış, nem, rüzgar ve sıcaklık oradaki bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğini belirler.<br />
-	Çöl ekosistemi = En büyüğü Sahra Çölü<br />
-	Deniz Ekosistemi = En büyüğü Hazar Denizi<br />
-	Orman Ekosistemi = En büyüğü Amazon Ormanları<br />
<br />
•	Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır. Bitkiler kendi besinlerini kendileri üretir. Hayvanlar ise otla beslenenler, etle beslenenler ve hem etle hem otla beslenenler olarak üçer ayrılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Bir canlının bir canlıyı yediği diğer bir canlı tarafından yenildiği zincire  besin zinciri denir. Örneğin: Bitki – Çekirge – Kurbağa – Yılan – Baykuş<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Her ekosistem farklı sayıda besin zinciri içerir ve bunlar bir araya gelerek besin ağını oluşturur. Yeryüzündeki tüm canlılar besin ağı ile birbirine bağlanmıştır. Besin ağı ekosistemleri birbirine bağlar. Farklı beslenme biçimleri, farklı ekosistemleri birbirine bağlar.<br />
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK<br />
•	Bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliği biyolojik çeşitlilik anlamına gelir.<br />
•	Ülkemizde hayvancılıkta koyun, sığır, keçi; ormancılıkta çam ve meşe türleri; balıkçılıkta ise alabalık, kefal ve levrek bulunmaktadır. Köy pazarlarında ise acur, taflan, çitlenbik, iğde, göleviz, ahlat, alıç, delice, idris, melengiç, hünnap, üvez, yonca, mürdümük gibi sebze ve meyvelere rastlanır. <br />
•	Biyolojik çeşitlilik, ekosistemleri dengede tutar, gezegenimizi yaşanabilir hâle getirir; sağlığımızı, çevremizi ve ekonomimizi destekler. Buna rağmen doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı ve hızlı nüfus artışı ekosistemdeki türlerin giderek yok olmasına sebep olmaktadır. Habitatların kaybolması veya zarar görmesi birçok bitki ve hayvanın neslinin tükenmesine yol açmaktadır. <br />
Ülkemizde Nesli Tükenen Canlılar<br />
•	Anadolu leoparı<br />
•	Asya fili<br />
•	Kunduz<br />
•	Aslan<br />
•	Çita<br />
•	Kafkas bizonu<br />
•	Hazer kaplanı<br />
•	Orman horozu<br />
Ülkemizde Nesli Tükenmek Üzere Olan Hayvan türleri: <br />
•	Akdeniz foku <br />
•	Deniz kaplumbağası <br />
•	Kelaynak <br />
•	Alageyik<br />
•	Bozayı<br />
•	Çöl varanı<br />
•	Kızıl akbaba<br />
•	Telli turna<br />
Ülkemizde Nesli Tükenmek Üzere Olan Bitki Türleri: <br />
•	Kardelen <br />
•	Gölsoğanı <br />
•	Sıklamen <br />
•	Karçiçeği<br />
•	Orkide<br />
ÇEVRE SORUNLARI VE ETKİLERİ<br />
Hava Kirliliği<br />
•	Hava kirliliği sonucunda asit yağmurları, sera etkisi, küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi gibi olumsuz sonuçlar doğar.<br />
•	Havadaki azot ve kükürt gazları su buharı ile birleşerek asit oluşmasına neden olur. Sonucunda asit yağmurları oluşur.<br />
•	Atmosferde sera etkisi olan gazlar (karbondioksit) arttığında soğurulan ışın da artar. Bu olay atmosferin ve Dünya’nın daha çok ısınmasına sebep olarak küresel ısınmayı doğurur. Küresel ısınma kimi yerlerde çölleşmeye neden olurken kimi yerlerin ise sular altında kalmasına sebep olan bir felakettir. Ozon tabakasının delinmesi  bitki ve hayvanlarda olumsuz durumlar yaratarak biyolojik çeşitliliği olumsuz yönde etkiler.<br />
Su Kirliliği<br />
<br />
•	Endüstriyel atıklar, ev atıkları tarımsal mücadele ilaçları, doğal ve yapay gübreler, sanayi kuruluşlarının olumsuz etkisi suların kirlenmesine sebep olmaktadır.<br />
•	Ülkemizde Marmara Denizi, İzmit ve İzmir Körfezleri, Sakarya ve Gediz nehirleri, Tuz Gölü ve Akşehir Gölü su kirliliğinin görüldüğü yerlerdir.<br />
<br />
Toprak Kirliliği<br />
<br />
•	Yerleşim alanlarından çıkan atıklar, eksoz gazları, endüstri atıkları, tarımsal ilaçlar ve kimyasal gübreler toprak kirliliğine neden olmaktadır.<br />
<br />
Orman Tahribi<br />
<br />
•	Ormanlar;<br />
-	 Erozyonu önler.<br />
-	Besin maddesi sağlar.<br />
-	Kereste hammaddesidir.<br />
-	İlaç hammaddesi olarak kullanılır. <br />
-	Oksijen kaynağımızdır.<br />
•	Ancak yapılan araştırmalar Türkiye’de 1937 yılından bu yana 1, 5 milyon hektarlık alan yok olmuştur.<br />
•	Erozyon: Verimli toprağın su ve rüzgar ile aşınarak yok olmasıdır.<br />
<br />
Çığ<br />
<br />
<br />
•	Eğimli arazideki kar kütlesinin önündeki taş, toprak ve ağacı alarak götürmesidir. Aşınma ve taşınma yoluyla toprağın verimsizleşmesine neden olur.<br />
<br />
Nükleer Kirlilik<br />
<br />
•	Nükleer silahlar ve nükleer kazalar sonunda ortaya çıkan nükleer atıklar kirliliğe sebep olmaktadır. 1986 yılında yaşanan Çernobil Nükleer Enerji Santrali Kazası’ndan ülkemizde en çok Karadeniz Bölgesi etkilenmiştir.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=350" target="_blank" title="">İNSAN VE ÇEVRE.rar</a> (Dosya Boyutu: 1.11 MB / İndirme Sayısı: 445)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #C71585;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">7.sınıf fen insan ve çevre ders notunun resimli word halini ekten indirebilirsiniz</span></span><br />
EKOSİSTEMLER<br />
•	Birbiriyle çiftleşebilen ve üreme yeteneğine sahip, ortak atadan gelen benzer özellikteki organizmalara  tür denir. Geyik, köpek, kedi vb.<br />
•	Belli bir bölgede yaşayan, aynı türden bireylerin oluşturduğu topluluğa populasyon denir.<br />
•	Bir canlının yaşam alanı ya da arandığı zaman bulunduğu yer  habitat  olarak adlandırılır.<br />
•	Belli bir habitattaki hayvan ve bitki topluluğu ile bu topluluğun içinde yaşadığı çevreden oluşan, aralarında madde alışverişi olan ve büyük ölçüde kendi kendine yeten sistem, ekosistem olarak ifade edilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Bir ekosistemde yaşayan insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalar o ekosistemin canlı faktörlerini oluşturur. Cansız faktörler ise hava, su, toprak, rüzgar ve güneş ışığıdır.<br />
•	Bir bölgedeki yağış, nem, rüzgar ve sıcaklık oradaki bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğini belirler.<br />
-	Çöl ekosistemi = En büyüğü Sahra Çölü<br />
-	Deniz Ekosistemi = En büyüğü Hazar Denizi<br />
-	Orman Ekosistemi = En büyüğü Amazon Ormanları<br />
<br />
•	Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır. Bitkiler kendi besinlerini kendileri üretir. Hayvanlar ise otla beslenenler, etle beslenenler ve hem etle hem otla beslenenler olarak üçer ayrılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Bir canlının bir canlıyı yediği diğer bir canlı tarafından yenildiği zincire  besin zinciri denir. Örneğin: Bitki – Çekirge – Kurbağa – Yılan – Baykuş<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Her ekosistem farklı sayıda besin zinciri içerir ve bunlar bir araya gelerek besin ağını oluşturur. Yeryüzündeki tüm canlılar besin ağı ile birbirine bağlanmıştır. Besin ağı ekosistemleri birbirine bağlar. Farklı beslenme biçimleri, farklı ekosistemleri birbirine bağlar.<br />
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK<br />
•	Bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliği biyolojik çeşitlilik anlamına gelir.<br />
•	Ülkemizde hayvancılıkta koyun, sığır, keçi; ormancılıkta çam ve meşe türleri; balıkçılıkta ise alabalık, kefal ve levrek bulunmaktadır. Köy pazarlarında ise acur, taflan, çitlenbik, iğde, göleviz, ahlat, alıç, delice, idris, melengiç, hünnap, üvez, yonca, mürdümük gibi sebze ve meyvelere rastlanır. <br />
•	Biyolojik çeşitlilik, ekosistemleri dengede tutar, gezegenimizi yaşanabilir hâle getirir; sağlığımızı, çevremizi ve ekonomimizi destekler. Buna rağmen doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı ve hızlı nüfus artışı ekosistemdeki türlerin giderek yok olmasına sebep olmaktadır. Habitatların kaybolması veya zarar görmesi birçok bitki ve hayvanın neslinin tükenmesine yol açmaktadır. <br />
Ülkemizde Nesli Tükenen Canlılar<br />
•	Anadolu leoparı<br />
•	Asya fili<br />
•	Kunduz<br />
•	Aslan<br />
•	Çita<br />
•	Kafkas bizonu<br />
•	Hazer kaplanı<br />
•	Orman horozu<br />
Ülkemizde Nesli Tükenmek Üzere Olan Hayvan türleri: <br />
•	Akdeniz foku <br />
•	Deniz kaplumbağası <br />
•	Kelaynak <br />
•	Alageyik<br />
•	Bozayı<br />
•	Çöl varanı<br />
•	Kızıl akbaba<br />
•	Telli turna<br />
Ülkemizde Nesli Tükenmek Üzere Olan Bitki Türleri: <br />
•	Kardelen <br />
•	Gölsoğanı <br />
•	Sıklamen <br />
•	Karçiçeği<br />
•	Orkide<br />
ÇEVRE SORUNLARI VE ETKİLERİ<br />
Hava Kirliliği<br />
•	Hava kirliliği sonucunda asit yağmurları, sera etkisi, küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi gibi olumsuz sonuçlar doğar.<br />
•	Havadaki azot ve kükürt gazları su buharı ile birleşerek asit oluşmasına neden olur. Sonucunda asit yağmurları oluşur.<br />
•	Atmosferde sera etkisi olan gazlar (karbondioksit) arttığında soğurulan ışın da artar. Bu olay atmosferin ve Dünya’nın daha çok ısınmasına sebep olarak küresel ısınmayı doğurur. Küresel ısınma kimi yerlerde çölleşmeye neden olurken kimi yerlerin ise sular altında kalmasına sebep olan bir felakettir. Ozon tabakasının delinmesi  bitki ve hayvanlarda olumsuz durumlar yaratarak biyolojik çeşitliliği olumsuz yönde etkiler.<br />
Su Kirliliği<br />
<br />
•	Endüstriyel atıklar, ev atıkları tarımsal mücadele ilaçları, doğal ve yapay gübreler, sanayi kuruluşlarının olumsuz etkisi suların kirlenmesine sebep olmaktadır.<br />
•	Ülkemizde Marmara Denizi, İzmit ve İzmir Körfezleri, Sakarya ve Gediz nehirleri, Tuz Gölü ve Akşehir Gölü su kirliliğinin görüldüğü yerlerdir.<br />
<br />
Toprak Kirliliği<br />
<br />
•	Yerleşim alanlarından çıkan atıklar, eksoz gazları, endüstri atıkları, tarımsal ilaçlar ve kimyasal gübreler toprak kirliliğine neden olmaktadır.<br />
<br />
Orman Tahribi<br />
<br />
•	Ormanlar;<br />
-	 Erozyonu önler.<br />
-	Besin maddesi sağlar.<br />
-	Kereste hammaddesidir.<br />
-	İlaç hammaddesi olarak kullanılır. <br />
-	Oksijen kaynağımızdır.<br />
•	Ancak yapılan araştırmalar Türkiye’de 1937 yılından bu yana 1, 5 milyon hektarlık alan yok olmuştur.<br />
•	Erozyon: Verimli toprağın su ve rüzgar ile aşınarak yok olmasıdır.<br />
<br />
Çığ<br />
<br />
<br />
•	Eğimli arazideki kar kütlesinin önündeki taş, toprak ve ağacı alarak götürmesidir. Aşınma ve taşınma yoluyla toprağın verimsizleşmesine neden olur.<br />
<br />
Nükleer Kirlilik<br />
<br />
•	Nükleer silahlar ve nükleer kazalar sonunda ortaya çıkan nükleer atıklar kirliliğe sebep olmaktadır. 1986 yılında yaşanan Çernobil Nükleer Enerji Santrali Kazası’ndan ülkemizde en çok Karadeniz Bölgesi etkilenmiştir.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=350" target="_blank" title="">İNSAN VE ÇEVRE.rar</a> (Dosya Boyutu: 1.11 MB / İndirme Sayısı: 445)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf fen güneş sistemi ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-gunes-sistemi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2015 08:39:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-gunes-sistemi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">7.sınıf fen güneş sistemi ders notunun orijinal word halini ekten indirebilirsiniz</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ:<br />
 UZAY BİLMECESİ<br />
GÖK CİSİMLERİNİ TANIYALIM<br />
•	Uzay, yıldızlar, gezegenler ve göktaşlarıyla doludur. Bunların herbiri gök cismi olarak adlandırılır.<br />
•	Yıldızlar, uzaydaki “bulutsu” adı verilen gaz ve toz yığınlarının bir araya gelip sıkışmalarından meydana gelir.<br />
•	Yıldızlar canlı değilidir, ama bir canlı gibi doğar, yaşar ve ölür. Ömrü sona eren yıldızlar şiddetli patlamalarla parçalanırlar.<br />
•	Çevrelerine ısı ve ışık yayan yıldızlar farklı renklere sahiptir. Sıcak yıldızlar mavi ve beyaz, orta sıcaklıktaki yıldızlar sarı, soğuk yıldızlar ise kırmızıdır.<br />
•	Gökyüzüne Dünya’dan bakıldığında bir arada bulunan yıldız grupları takım yıldızı olarak adlandırılır. <br />
•	Büyükayı, Küçükayı, Ejderha, Çoban, Kuzey Tacı ve Orion(Avcı) takımyıldızlardan bazılarıdır.<br />
•	Kuyruklu yıldızlar, birer yıldız değildir. Bu gök cisimlerinin yapısında donmuş halde buz, gaz ve tozlar bulunur. Bu yüzden kirli kartopu olarak da adlandırılırlar.Kuyruklu yıldızlar, Güneş çevresinde dolanır.Güneş’e yaklaştıklarında içerdikleri bir miktar buz erir be buzla karışmış toz ve taş parçaları serbest kalır.Serbest kalan gaz ve tozlar güneş rüzgarıyla itilir. Böylece kuyruklu yıldızın kuyruk kısmı oluşur.<br />
•	Kuyruklu yıldızlardan kopan toz ve kaya parçaları Dünya atmosferine girdiklerinde sürtünmenin etkisiyle ısınır ve ince bir ışık çizgisi belirir. Bu doğa olayı halk arasında yıldız kayması olarak bilinir. Buna atmosfere hızla girip yanan meteor da sebep olabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Bazı meteorların tamamı yanmadığından yeryüzüne düşen parçaları olur. Atmosfere girerek yeryüzüne ulaşan meteorlara göktaşı adı verilir.<br />
•	Meteorlar düştükleri yerlerde çukurlar oluşturur. Buna meteor çukuru denir. <br />
•	Bu çukur Dünya yüzeyi üzerinde oluşmuşsa buna göktaşı çukuru denir.<br />
•	Bir diğer gök cimi de gezegenlerdir. Yıldızlar kendileri ısı ve ışık yayarken gezegenler yıldızlardan aldığı ışığı yansıtır. Gezegenler yıldızlardan daha soğuk ve daha küçüktür. <br />
•	İki gök cismi arasındaki uzaklığı ifade ederken  ışık yılı  birimi kullanılır. Bir ışık yılı, ışığın boşlukta bir yılda aldığı uzaklıktır.  Bir ışık yılı yaklaşık <br />
GÜNEŞ SİSTEMİ<br />
•	Güneş sistemi; Güneş’in ve onun etrafında belirli yörüngelerde hareket eden gezegenlerin, uyduların, kuyruklu yıldızların bulunduğu gök cisimleri topluluğudur. Güneş sisteminde sekiz gezegen vardır. Gezegenlerin Güneş’e olan uzaklıkları astronomi birimi (AB) ile ifade edilir.Bir AB Güneş ile Dünya arasındaki uzaklığa eşittir. 149, 6 milyon km.<br />
•	Merkür – Venüs – Dünya - Mars – Jüpiter – Satürn – Uranüs –Neptün -  Plüton???<br />
•	Güneş’e en yakın gezegen Merkür’dür.<br />
•	Güneş’e en uzak gezegen Neptün’dür.<br />
•	Jüpiter gezegenlerin en büyüğüdür.<br />
•	Plüton 24 Ağustos 2006 tarihine kadar gezegenlerin en küçüğü olarak kabul edilmekteydi. Şimdi ise Cüce gezegenler sınıfına alınmıştır. Plüton’dan sonraki en küçük gezegen Merkür’dür.<br />
•	Venüs Dünya’nın ikizi olarak da adlandırılır. Büyüklüğü Dünya’nınkine çok yakındır. Sera etkisi fazladır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Güneş sistemindeki gezegenlerin bazılarının etrafında dönen gök cisimleri vardır. Bunlara uydu denir. Dünya’nın uydusu aydır. <br />
•	Dünya’nın ve Ay’ın birbirleri üzerinde kütle çekim etkileri vardır. Dolayısıyla Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşü sırasında Dünya’nın Ay’a bakan yüzündeki çekim etkisi o sırada arkada kalan yüzüne göre daha fazladır.<br />
•	Çekim etkisi ile okyanuslar ve denizler Ay’a doğru bir miktar yükselir. Sonuçta günde iki kez oluşan gelgit hareketleri meydana gelir.<br />
•	Ay, Dünya, Güneş, diğer yıldızlar ve bulutsular gök ada adı verilen dev sistemlerin birer üyesidir. <br />
•	Dünyamızın içinde bulunduğu gök ada, Samanyolu galaksisi olarak bilinmektedir. Bu gök adan sarmal kollardan oluşur. Güneş sistemimiz bu kollardan Avcı kolu’nda bulunur. <br />
•	Gök adaların da içinde yer aldığı gök cisimlerinin tümü, aralarındaki boşluklarla birlikte evreni oluşturur.<br />
•	Dünya dışındaki evren parçası  uzay  olarak adlandırılır. <br />
•	Dünya’mız uzayda Samanyolu galaksisi içersinde yer alan Güneş sisteminde Güneş’e en yakın üçüncü gezegendir.<br />
<br />
UZAY ARAŞTIRMALARI<br />
•	İlk yıldız gözlemleyicileri gördükleri cisimlerin resimlerini mağara duvarlarına çizmişlerdir.<br />
•	Çinliler gökyüzünü inceleyerek gördüklerini taş ve parşömenlere çizmişlerdir. Böylece, ilk yıldız haritasını oluşturmuşlardır.<br />
•	Holandalı gözlükçü Hans Lippershey, 1608 yılında ilk teleskopu icat etti. Astronomide kullanılabilecek ilk teleskop ise 1609 yılınd,Galileo adlı bir İtalyan tarafından yapıldı.<br />
•	Galileo gibi teleskoplar yardımıyla gök cisimlerinin hareketlerini ve yapısını inceleyen bilim insanları gökbilimci olarak adlandırılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	1969’da Neil Armstrong, Edwin Aldrin ve Michael Collins adlı üç astronot Ay’a ulşamayı başardılar.<br />
•	Zamanla gelişen teknoloji sayesinde Mars’a ve Venüs’e uzay sondaları gibi uzay araçları gönderildi. <br />
•	Mars’ın ve Dünya’nın çevresine uydular yerleştirildi.<br />
•	Uzay yolculuğu sırasında astronotların yaşamlarını sürdürebilmesi için özel giysiler üretildi.<br />
•	Uzay çalışmaları sırasında günlük hayatımızı kolaylaştıran teflon, uzayda kullanılan tükenmez kalem ,alüminyum folyo, diş teli gibi araç ve gereçler ile uzay mekikleri, yapay uydular, uzay istasyonları ve özel tasarlanmış giysiler üretilmiştir.<br />
•	Yer çekimi olmadan üretilen metaller, cam ve seramikler daha sağlam yapılabilir ve Dünya’da yapılanlardan daha yüksek sıcaklıklara dayanabilir.<br />
•	Uzayda işe yaramayan roket parçaları, ölü uydular, yakıt tankları ve uzay aracı artıkları Dünya’nın çevresinde dolanan bir hurda yığını oluşturmuş ve bu durum uzay kirliliğine yol açmıştır.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=349" target="_blank" title="">GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ DERS NOTU.doc</a> (Dosya Boyutu: 565.5 KB / İndirme Sayısı: 466)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">7.sınıf fen güneş sistemi ders notunun orijinal word halini ekten indirebilirsiniz</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ:<br />
 UZAY BİLMECESİ<br />
GÖK CİSİMLERİNİ TANIYALIM<br />
•	Uzay, yıldızlar, gezegenler ve göktaşlarıyla doludur. Bunların herbiri gök cismi olarak adlandırılır.<br />
•	Yıldızlar, uzaydaki “bulutsu” adı verilen gaz ve toz yığınlarının bir araya gelip sıkışmalarından meydana gelir.<br />
•	Yıldızlar canlı değilidir, ama bir canlı gibi doğar, yaşar ve ölür. Ömrü sona eren yıldızlar şiddetli patlamalarla parçalanırlar.<br />
•	Çevrelerine ısı ve ışık yayan yıldızlar farklı renklere sahiptir. Sıcak yıldızlar mavi ve beyaz, orta sıcaklıktaki yıldızlar sarı, soğuk yıldızlar ise kırmızıdır.<br />
•	Gökyüzüne Dünya’dan bakıldığında bir arada bulunan yıldız grupları takım yıldızı olarak adlandırılır. <br />
•	Büyükayı, Küçükayı, Ejderha, Çoban, Kuzey Tacı ve Orion(Avcı) takımyıldızlardan bazılarıdır.<br />
•	Kuyruklu yıldızlar, birer yıldız değildir. Bu gök cisimlerinin yapısında donmuş halde buz, gaz ve tozlar bulunur. Bu yüzden kirli kartopu olarak da adlandırılırlar.Kuyruklu yıldızlar, Güneş çevresinde dolanır.Güneş’e yaklaştıklarında içerdikleri bir miktar buz erir be buzla karışmış toz ve taş parçaları serbest kalır.Serbest kalan gaz ve tozlar güneş rüzgarıyla itilir. Böylece kuyruklu yıldızın kuyruk kısmı oluşur.<br />
•	Kuyruklu yıldızlardan kopan toz ve kaya parçaları Dünya atmosferine girdiklerinde sürtünmenin etkisiyle ısınır ve ince bir ışık çizgisi belirir. Bu doğa olayı halk arasında yıldız kayması olarak bilinir. Buna atmosfere hızla girip yanan meteor da sebep olabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Bazı meteorların tamamı yanmadığından yeryüzüne düşen parçaları olur. Atmosfere girerek yeryüzüne ulaşan meteorlara göktaşı adı verilir.<br />
•	Meteorlar düştükleri yerlerde çukurlar oluşturur. Buna meteor çukuru denir. <br />
•	Bu çukur Dünya yüzeyi üzerinde oluşmuşsa buna göktaşı çukuru denir.<br />
•	Bir diğer gök cimi de gezegenlerdir. Yıldızlar kendileri ısı ve ışık yayarken gezegenler yıldızlardan aldığı ışığı yansıtır. Gezegenler yıldızlardan daha soğuk ve daha küçüktür. <br />
•	İki gök cismi arasındaki uzaklığı ifade ederken  ışık yılı  birimi kullanılır. Bir ışık yılı, ışığın boşlukta bir yılda aldığı uzaklıktır.  Bir ışık yılı yaklaşık <br />
GÜNEŞ SİSTEMİ<br />
•	Güneş sistemi; Güneş’in ve onun etrafında belirli yörüngelerde hareket eden gezegenlerin, uyduların, kuyruklu yıldızların bulunduğu gök cisimleri topluluğudur. Güneş sisteminde sekiz gezegen vardır. Gezegenlerin Güneş’e olan uzaklıkları astronomi birimi (AB) ile ifade edilir.Bir AB Güneş ile Dünya arasındaki uzaklığa eşittir. 149, 6 milyon km.<br />
•	Merkür – Venüs – Dünya - Mars – Jüpiter – Satürn – Uranüs –Neptün -  Plüton???<br />
•	Güneş’e en yakın gezegen Merkür’dür.<br />
•	Güneş’e en uzak gezegen Neptün’dür.<br />
•	Jüpiter gezegenlerin en büyüğüdür.<br />
•	Plüton 24 Ağustos 2006 tarihine kadar gezegenlerin en küçüğü olarak kabul edilmekteydi. Şimdi ise Cüce gezegenler sınıfına alınmıştır. Plüton’dan sonraki en küçük gezegen Merkür’dür.<br />
•	Venüs Dünya’nın ikizi olarak da adlandırılır. Büyüklüğü Dünya’nınkine çok yakındır. Sera etkisi fazladır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Güneş sistemindeki gezegenlerin bazılarının etrafında dönen gök cisimleri vardır. Bunlara uydu denir. Dünya’nın uydusu aydır. <br />
•	Dünya’nın ve Ay’ın birbirleri üzerinde kütle çekim etkileri vardır. Dolayısıyla Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşü sırasında Dünya’nın Ay’a bakan yüzündeki çekim etkisi o sırada arkada kalan yüzüne göre daha fazladır.<br />
•	Çekim etkisi ile okyanuslar ve denizler Ay’a doğru bir miktar yükselir. Sonuçta günde iki kez oluşan gelgit hareketleri meydana gelir.<br />
•	Ay, Dünya, Güneş, diğer yıldızlar ve bulutsular gök ada adı verilen dev sistemlerin birer üyesidir. <br />
•	Dünyamızın içinde bulunduğu gök ada, Samanyolu galaksisi olarak bilinmektedir. Bu gök adan sarmal kollardan oluşur. Güneş sistemimiz bu kollardan Avcı kolu’nda bulunur. <br />
•	Gök adaların da içinde yer aldığı gök cisimlerinin tümü, aralarındaki boşluklarla birlikte evreni oluşturur.<br />
•	Dünya dışındaki evren parçası  uzay  olarak adlandırılır. <br />
•	Dünya’mız uzayda Samanyolu galaksisi içersinde yer alan Güneş sisteminde Güneş’e en yakın üçüncü gezegendir.<br />
<br />
UZAY ARAŞTIRMALARI<br />
•	İlk yıldız gözlemleyicileri gördükleri cisimlerin resimlerini mağara duvarlarına çizmişlerdir.<br />
•	Çinliler gökyüzünü inceleyerek gördüklerini taş ve parşömenlere çizmişlerdir. Böylece, ilk yıldız haritasını oluşturmuşlardır.<br />
•	Holandalı gözlükçü Hans Lippershey, 1608 yılında ilk teleskopu icat etti. Astronomide kullanılabilecek ilk teleskop ise 1609 yılınd,Galileo adlı bir İtalyan tarafından yapıldı.<br />
•	Galileo gibi teleskoplar yardımıyla gök cisimlerinin hareketlerini ve yapısını inceleyen bilim insanları gökbilimci olarak adlandırılır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	1969’da Neil Armstrong, Edwin Aldrin ve Michael Collins adlı üç astronot Ay’a ulşamayı başardılar.<br />
•	Zamanla gelişen teknoloji sayesinde Mars’a ve Venüs’e uzay sondaları gibi uzay araçları gönderildi. <br />
•	Mars’ın ve Dünya’nın çevresine uydular yerleştirildi.<br />
•	Uzay yolculuğu sırasında astronotların yaşamlarını sürdürebilmesi için özel giysiler üretildi.<br />
•	Uzay çalışmaları sırasında günlük hayatımızı kolaylaştıran teflon, uzayda kullanılan tükenmez kalem ,alüminyum folyo, diş teli gibi araç ve gereçler ile uzay mekikleri, yapay uydular, uzay istasyonları ve özel tasarlanmış giysiler üretilmiştir.<br />
•	Yer çekimi olmadan üretilen metaller, cam ve seramikler daha sağlam yapılabilir ve Dünya’da yapılanlardan daha yüksek sıcaklıklara dayanabilir.<br />
•	Uzayda işe yaramayan roket parçaları, ölü uydular, yakıt tankları ve uzay aracı artıkları Dünya’nın çevresinde dolanan bir hurda yığını oluşturmuş ve bu durum uzay kirliliğine yol açmıştır.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=349" target="_blank" title="">GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ DERS NOTU.doc</a> (Dosya Boyutu: 565.5 KB / İndirme Sayısı: 466)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[güneş sistemi ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-gunes-sistemi-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2015 07:04:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-gunes-sistemi-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyanın resimli word halini ekten indirebilirsiniz </span></span> <br />
 “Konuyu daha iyi öğrenebilmemiz için 5.sınıfta “ Gökyüzü “ ünitesinde öğrendiklerimizi hatuılayalım.”<br />
EĞLENEREK ÖĞEENLİM<br />
   Aşağıdaki boşlukları doldurunuz.<br />
1.	……………………üzerinde canlıların yaşadığı gök cismidir.<br />
2.	Ay’ın etkiisyle Dünyadaki  deniz sularının yükselip alçalmasına …………………………….denir.<br />
3.	………………….saatlerinde Güneş’i tam tepede görürüz.<br />
4.	Dünya üzerinde güneş ışığı alan yerlerde ………………... yaşanır.<br />
5.	Ay,yeni ay evresindeki durumuna göre bir çeyrek tur attığında oluşan evreye …………………………denir.<br />
<br />
    Parantez içindeki sözcükleri kullanarak kavram haritasındaki boş kutucukları doldurunuz.<br />
( Gel-Git, Dünya, Dönme Hareketi, Dolunay, Gece, Küre )<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümleler doğru ise kutucuklara D, yanlış ise Y harfini yazınız.<br />
1.	Dünyaya en yakın gök cismi Güneş’tir.<br />
2.	Güneş, Dünya ve Ay küre şeklindedir.<br />
3.	Dünyanın çapı Ay’ın çapının yaklaşık 4 katıdır.<br />
4.	Ayın kendi ışığı vardır.<br />
5.	Ay, Dünya etrafında bir turunu yaklaşık 29 günde tamamlar.<br />
6.	Yeni ay evresindeki Ay bir yarım tur attığında ilk dördün evresi oluşur.<br />
7.	Dünya kendi ekseni etrafında dönmeseydi. Dünyanın bir yarısında daima gece, diğer yarısında ise daima gündüz olurdu.<br />
8.	Bir gün ,bir gece ve gündüzden oluşur.<br />
9.	Dünyanın hareketi sırasında izlediği yol daireseldir.<br />
10.	Gün ve yıl gibi zaman birimleri doğa olaylarının sonucuna göre belirlenmiştir.<br />
11.	Ay sadece kendi ekseni etrafında döner.<br />
12.	Saat, hafta ve ay gibi zaman ölçüleri insanlar tarafında belirlenir.<br />
13.	Dünyaya en yakın gök cismi Ay’dır.<br />
14.	Dolunay evresinde Ay’ın Dünyaya bakan yüzü tamamen aydınlıktır.<br />
15.	Dünya kendi ekseni etrafında doğudan batıya doğru döner.<br />
<br />
1. GÖK CİSİMLERİNİ TANIYALIM<br />
Anahtar Kavramlar<br />
•	Yıldız <br />
•	Kuyruklu Yıldız <br />
•	Takımyıldız <br />
•	Kutup Yıldızı <br />
•	Gezegen<br />
•	Işık Yılı <br />
•	Meteor<br />
<br />
   Bulutsuz bir gecelerde gökyüzüne dikkatlice bakıldığında çıplak gözle bile pek çok şeyin fark edildiğini görülecektir.<br />
<br />
    İnsanoğlu gökyüzünde nelerin olduğunu hep merak etmiş, öğrenmeye çalışmıştıır. Bilim insanları yeryüzünde yaptıkları gözlem, araştırma ve incelemelerle uzayın sırları ile ilgili sorulara yanıt aramışlardır.<br />
  <br />
“ Dünya bizim evimiz ve evrendeki sonsuz sayıda gökcisimlerinden biri! Evrendeki adersimizi öğrenmek komşularımızı tanımak istermisiniz? ”<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yıldız<br />
“ Yıldız denilince akla genelde bayrağımızda yer alan şekil gelmektedir. Oysa yıldızlar genelde küresel yapıdadırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
   Bütün yıldızlar gökada (galaksi) adı verilen dev yıldız topluluklarının birer üyesidir.<br />
  Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluğa gökada (galaksi) adı verilir.  Uzayda milyarlarca gökada vardır. Samanyolu, Andromeda, Büyük Macellan, Orion bunlardan sadece bir kaçıdır.    <br />
    Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi Samanyolu gökadasında (galaksisinde) bulunur. Kuzeyden güneye doğru bir kuşak şeklinde görülen yıldız topluluğu Samanyolu gökadasını oluşturur.<br />
   Gökadalar da gezegenler gibi dönmektedir. Fakat gökadaların dönüş hızı yavaştır. Samanyolu gökadası kendi çevresindeki bir tur dönüşü, yaklaşık 230 milyon yıl kadar sürer. <br />
   Elde edilen bilgilere göre, yıldızlar canlı olmasalarda bizler gibi doğar, yaşar ve ölürler.<br />
     Yıldızlar, dünyada çok daha  büyük ve sıcak gaz kürelerdir.. Bize çok uzak oldukları için, küçük nokta şeklinde gözükürler. <br />
Sıcaklıklarına bağlı olarak çeşitli renklerde ışık saçarlar.<br />
Yıldızların farklı renkte olmaları onların sıcaklıkları hakkında bize bilgi verebilir.<br />
•	Mavi veya Beyaz; En sıcak yıldız<br />
•	Sarı; Orta sıcaklıkta<br />
•	Kırmızı; En az sıcaklık ( soğuktur)<br />
    Güneşte bir yıldızdır. Dünyamıza ısı ve ışık veren sarı turuncu renkli bir yapıdadır.<br />
Bunları Biliyormuusnuz?<br />
   Güneşten çıktıktan sonra enerjisi azalan ışınlar Dünya’ya yaklaşık 8 dakikada ulaşır.<br />
    Gökyüzündeki yıldızların sayıları yeryüzündaki bütün kumsallarda bulunan kum tanelerinden fazladır.<br />
    Bir yıldızın etrafa saçtığı ışık, yıldız içinde gerçekleşen patlamalardan dolayı ortaya çıkar. Yıldızların yapısında genelde % 90 oranında hidrojen, % 10 oranında helyum vardır.<br />
    Yıldızların, hidrojen moleküllerinden oluşan gaz ve toz bulutlarının, zamanla kendi kütle çekimi altında büzülmesi ile meydana geldiği sanılmaktadır. Bir yıldızın büyüklüğü kütlesi ile belli olur. Kütlesi büyük olan yıldızın içinde çok fazla tepkime olur. Dolayısıyla bu yıldızın etrafa verdiği ısı ve ışık çok fazla olur. <br />
    Zamanla enerjisi azalan yıldız, anî patlama ile parçalarına ayrılıp etrafa dağılabilir. Bu da yıldızın ölümü olur.<br />
<br />
Takımyıldız<br />
<br />
   Geceleyin gökyüzüne saçılmış gibi duran yıldızlar çeşitli nesneelre benzetilerek şekiller oluşturacak biçimde birleştirilebilir. Bunlara “ Takımyıldız “ denir.<br />
    Takımyıldız daha büyük ve daha iyi tanımlanmış yıldız gruplarının parçalarıdır. Bunlara hayvan, insan ve nesne adları verilmişsede gerçekte pek azı benzetildiği nesneyi andırır.<br />
Büyük Ayı Takımyıldızı<br />
    Gökyüüz 88 takımyıldıza bölünmüştür. Takımyıldızlar tıpkı bir harita gibi biiz yönlendirir. <br />
Çok sık duyduğumuz takımyıldızlar; Küçükayı, Büyükayı Orion (avcı) Ejderha, Çoban, Herkül, Kartal, Çakıl ve Kuğu gibi takımyıldızı<br />
    Günlük yaşamda burçlar takımyıldızlar ve gezegenleriin insanlar üzerindeki etkisini yorumlamaya çalışmaktadır <br />
<br />
   Bir yıldızın ışığı Dünyanın hareketli atmosferi içinde geçerken değişikliğe uğrar ve kırılır. Yıldızın ışığının azalıp çoğalıyor gibi görünür. Buna yıldızın göz kırpması veya yıldız kaynması diyoruz.<br />
Kutup Yıldızı<br />
    Kutup Yıldızı, dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğundan, diğer gökcisimlerinin aksine gün boyunca yer değiştirmez ve hep kuzeyi gösterir. Bu özelliği nedeniyle tarih boyunca yön bulma ve seyir amacıyla kullanılmıştır. Aynı nedenle, Demirkazık, Kuzey Yıldızı gibi isimler alır<br />
<br />
Kuyruklu Yıldız<br />
    Kuyruklu yıldız adı verilen gök cisimleri, aslında yıldız değildir. Kendileri ışık üretmez. Üzerine düşen ışığı yansıtırlar. Yapılan araştırmalara göre kuyruklu yıldızlar kaya, toz ve buzdan oluşmuş kütlelerdir. Baş ve kuyruk bölgeleri vardır. Güneş çevresinde elips şeklinde yörüngelerde dolanan kuyruklu yıldızlar vardır. Belli aralıklarla, çok kısa bir süre için Güneş’in yakınından geçerler.    <br />
    Güneş’e yaklaştıkça, Güneş ışınları buzu buhar hâline getirir ve etrafa gaz ve toz bulutu yayılır. Bu gaz ve toz bulutu bir kuyruk şeklinde gözükür. Bu gök cismi, Güneş’ten gelen ışığı yansıttığı için baş kısmı yıldız, arkasında kalan gaz ve toz bulutu da yıldızın kuyruğu gibi parlar. <br />
    Genelde kuyruklu yıldızın çapı 10 km’den küçüktür. Kuyruklu yıldızların Güneş etrafında dolanma süreleri 33 yıl ile 150 yıl arasında değişir. Kuyruklu yıldızlar Güneş yakınından geçtiklerinde çıplak gözle görülebilirler. <br />
    Halley kuyruklu yıldızı 75 yıl arayla Dünya’mızın yakınından geçmektedir. Bazı kuyruklu yıldızlar uzayın derinliklerinden gelip bir defa görünür fakat bir daha ne zaman görüleceği belli olmaz.<br />
    Yakın geçmişte görülen kuyrukluyıldızlar, 1994 yazında Jüpiter'e çarpan SL 9 (Shoemaker-Levy) ve 1997 yılında çıplak gözle gözlemlenen Hale-Bopp ve 2002 yılında görülen Ikaye-Zhang kuyrukluyıldızıdır.<br />
Meteorlar<br />
    Bazı geceler gökyüzünde parlak bir çizgi gibi kayıp giden cisimler görülür. İnsanlar bunlara “kayan yıldız” adını vermiştir. Gerçekte bunlar yıldız olmayıp, uzaydan atmosfere hızla girip sürtünmeyle yanıp ışık saçan meteorlardır. <br />
    Meteorlar, gezegenler arasında bulunan ve her yönde hareket eden gök cisimleridir.   <br />
      Uzayda hareket ederken bazen Dünya’nın çekim alanına girip atmosferde sürtünerek yanarlar. Çok az sayıda meteor, tamamen yanmadan yere ulaşır. Bunlara Meteor taşı ya da Gök taşı adı verilir. Çok sayıda meteor aynı anda atmosfere girdiğinde, gökyüzünde birçok kayan yıldız görünür. Buna yıldız yağmuru adı verilir. <br />
    Yeryüzüne ulaşabilen meteorlara göktaşı ( meteorit) denir.  Göktaşları çok büyük olabilir, düştükleri yerde meteor (göktaş ) çukurları açarlar. <br />
    Meteorların yapısında demir, nikel, kobalt, bakır, silisyum ve magnezyum gibi maddeler vardır.  <br />
              Meteor                                            Meteor Çukuru<br />
Yıldız ve Gezegenler Arasındaki Farklar<br />
   Güneşin çevresinde yörüngelerde dolanan çok çeşitli gök-cisimleri vardaır. Güneş sitemi her yöne doğru dağılmış olan çok miktarda toz bir yıldız( Güneş) sekiz gezegen 162 uydu, cüce gezegenler, kuyruklu yıldızlar, asteroitler ve buzul cisimciklerden oluşur.<br />
    Gezegen: Bir yıldıızın özelikle Güneş’in çevresinde dönen, kendiliğinde ışık saçmayan gök cismidir.<br />
     Gezegenler ve yıldızlar arasında farklılıklar vardır. Yıldızlar ve gezegenler arasındaki farklar şunlardır;<br />
1.	Yıldızlar sıcak gaz kütleleridir. Gezegenler ise soğuyarak katılaşmışlardır.<br />
2.	Yıldızlar kendiliğnde ısı ve ışık verirler. Gezegenler ise kendiliğinde ısı ve ışık vermezler. Ancak Güneş’ten aldıkları ışığı yansıtırlar.<br />
3.	Yıldızlar, Dünyaya çok uzak olduğunda ışığı titreşir görünür. Gezegenler ise Dünya’ ya yakın olduğu için ışığı titreşmez.<br />
4.	Yıldızlar, Güneş hariç nokta gibi görünürler. Gezegenler ise daha büyük görünürler.<br />
5.	Yıldızlar çok uzakta oldukları için hareketsizmiş görünürler. Birbirine göre konum değiştirmezler. Gezegenler ise birbirine göre konum değiştirirler.<br />
Işık Yılı<br />
    Yıldızlar ve galaksiler arasındaki uzaklık aklın alamayacağı kadar büyüktür. Var olan uzunluk birimleri yetersiz kaldığında bilim insanları gökcisimleri arasındaki uzaklıklar Işık Yılı denilen bir uzaklık birimi ile belirtilir. Fakat ışık yılı bir zaman birimi değildir.<br />
     Işık, evrende en hızlı hareket eden varlıktır. Bir saniyede 300.000 Km yol alır. Bir ışık yılı Işığın bir yılda aldığı yolu ifade eder. Işık bir yılda 9,46 trilyon km yol alır.<br />
   Galaksimizin çapı 100.000 ışık yılıdır. Dünya ise galaksi merkezinde 30.000 ışık yılı uzaktadır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2. GÜNEŞ SİTEMİ<br />
Anahtar Kavramlar<br />
•	Güneş<br />
•	Güneş Sistemi<br />
•	Uydu <br />
•	Gök ada<br />
•	Astronomi Birimi ( AB)<br />
•	Uzay<br />
•	Evren<br />
<br />
Güneş <br />
<br />
    Güneş orta büyüklükte bir yıldızdır. Güneş bize en yakın yıldız olduğu için, büyük gözükür. Epsilon, Antares, Siruz, Betelgüs adındaki yıldızlar Güneş’ten büyüktür fakat çok uzak oldukları için küçük görünürler. <br />
   Güneş’in çekirdeği yaklaşık 15 milyon°C’nin üzerinde bir sıcaklığa sahiptir. <br />
<br />
<br />
Güneş’in dış tarafında ise ışık küre, renk küre ve taç küre bulunur. <br />
<br />
<br />
<br />
     Yapılan hesaplara göre, Güneş yaklaşık 5 milyar yaşındadır. Güneş’in yapısında bulunan hidrojen, yüksek sıcaklık altında birleşerek helyum atomlarını oluşturur. Bu olaya çekirdek tepkimesi denir.        <br />
    Güneş, iki çeşit dönme hareketi yapar. Bunlardan biri kendi ekseni etrafında, diğeri Samanyolu galaksisi ile birlikte yaptığı hareketlerdir. Güneş, galaksi çevresindeki bir dönüşünü 220 milyon yılda tamamlar. Güneş sistemi, Samanyolu’nun merkezinden yaklaşık 30 000 ışık yılı uzaktadır.<br />
   Güneş’in kendi etrafındaki dönüşü batıdan doğuya doğrudur. Fakat Güneş’in dönme hızı kutuplarında ve ekvatorunda farklı farklıdır. Bu da Güneş’in katı hâlde olmadığını gösterir<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Güneş Sistemi<br />
    Güneş sistemi, merkezinde yıldız olarak Güneş ve çevresinde dönen gök cisimlerinden meydana gelmiştir.<br />
    Gezegenler, asteroitler ve kuyruklu yıldızlar Güneş çevresinde dolanan gök cisimleridir. Ayrıca bazı gezegenlerin çevresinde dolanan uydular vardır.<br />
    Uydu; Kütlesi daha büyük bir gökcisminin özelikle gezegenin çevresinde dönen gökcismine denir.<br />
    Güneş, Samanyolu gökadası (galaksisi) içinde hareket ederken, gezegenler de onunla birlikte uzayda hareket eder. Güneş, Samanyolu galaksisiyle birlikte Herkül Yıldız kümesine doğru gitmektedir. Güneş, kütle çekim kuvvetiyle bütün gezegenleri kendine doğru çeker. Bu çekim kuvveti gezegenlerin belirli yörüngelerde hareket etmelerini sağlar.<br />
<br />
    Bütün gezegenler, Güneş çevresinde saat ibresinin ters yönünde hareket eder.  Gezegenler, Güneş etrafında elips şeklinde bir yol izler. Bu yola yörünge denir. Elipsin iki tane odağı bulunur. Güneş bu odakların birinde bulunur. Yani Güneş elipsin tam orta yerinde değildir.<br />
Güneş Sistemi'ndeki gezegenler<br />
    Uluslararası Astronomi Birliği'nin yayımladığı son karara göre, Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen vardır, bunlar Güneş'e en yakın gezegenden başlayarak sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. <br />
( Pllüton eskiden Güneş sisteminde en küçük gezegen kabul ediliyordu ama artık o bir cüce gezegendir )<br />
    1930'dan 2006 yılına kadar bilimsel olarak geçerli olan dokuz gezegen vardı, ancak 24 Ağustos 2006 tarihinde UAB tarafından Plüton'un statüsü, cüce gezegenliğe düşürülmüştür. Aynı karar gereğince, 2003 UB313 ve Ceres de cüce gezegen statüsündedir.<br />
Astronomi Birimi:<br />
<br />
   Yörüngeleri dairesel değil elips biçiminde olduğundan, gezegenlerin Güneşe’e olan uzaklıkları sürekli değişir. Dünya’nın Güneşe’e en yakın konumu ile en uzak konumu arasında 5 milyon kilometre fark verdır. Dünya’nın Güneş’ten ortalama uzaklığı 150.000.000 km’dir (149.600.000 ). Bu uzaklık birimine Astronımi Birimi  ( AB ) denir. Gök cisimleri arasındaki uzaklık büyük olduğu için metre veya kilometre kullanılmaz<br />
<br />
Merkür <br />
     Güneş’e en yakın gezegendir. Merkür’ün Güneş’e olan uzaklığı yaklaşık 0,39 AB uzaklıktadır. Güneş etrafındaki dönme hızı en büyük olan gezegendir. Güneş etrafında 88 günde bir tur döner. Kendi etrafında çok yavaş döndüğünden gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı çok fazladır. Bu yüzden hiçbir canlaı yaşamamaktadır. Merkür katı hâlde, atmosferi ve suyu bulunmayan ölü bir gezegendir.  Merkür’ün yüzeyi kraterlerle kaplıdır ve uydusu ve halkası yoktur.<br />
<br />
Venüs <br />
<br />
. Güneş’e ikinci yakın gezegen ve altıncı büyük gezegen olan Venüs Aşk Tanrıçası olarakta adlandırılır. Güneş’ten ortalama uzaklığı 0,72 AB’dir. Venüs’ün “Akşam Yıldızı”, “Çoban Yıldızı” ve “Sabah Yıldızı” gibi isimleri vardır. Dünya ile aynı büyüklükte olup dünyanın ikizi gibidir. Atmosferinde yoğun karbondioksit yüzünde sera etkisi çok etkilidir.<br />
<br />
    Güneş etrafındaki bir tur dönüşünü 224 günde tamamlar. Venüs kendi çevresinde çok yavaş döner. Kendi çevresindeki bir dönüşü 243 günde tamamlar. Yani bir Venüs günü bir Venüs yılından daha uzundur. Venüs katı hâlde bir gezegendir. Yüzeyi kalın bir atmosferle kaplı olduğu için, Güneş’ten gelen ışınların büyük çoğunluğunu uzaya geri yansıtır. Bu yüzden Venüs parlak bir gezegen olarak görünür. Uydusu ve halkası yoktur.<br />
Dünya <br />
    Dünya, Güneş’e ortalama 1 AB uzaklıkla, Güneş’e en yakın üçüncü gezegendir. Üzerinde canlıların yaşadığı tek gezegen Dünya’dır. Dünya’nın çevresinde kalın bir atmosfer tabakası vardır. Dünya atmosferi solunuma uygun oranlarda gazlar içerir. Dünya yüzeyinin sıcaklığı suyun sıvı hâlde bulunabileceği sıcaklıktadır. Bu sıcaklığın biraz artması ya da azalması durumunda su sıvı hâlde bulunmayacak, ortam canlı yaşamına uygun olmayacaktı. Dünya’nın atmosferi % 78 azot, % 21 oksijen ve % 1 oranında diğer gazlardan oluşmaktadır..Dünyanın üçte ikisi suyla kaplıdır. <br />
    Çevresinde dolanan Ay dünyanın tek uydusudur. Dünyanın halkası yoktur.<br />
<br />
Ay:<br />
<br />
     Dünya’nın uydusu olan Ay, Dünya’ya yaklaşık 385 bin km uzakta bir yörüngede dolanır. Dünya çevresindeki dönüş süresi yaklaşık 27,5 gündür. Ay’ın Dünya çevresinde dönüş süresi ile kendi ekseni etrafında dönüş süresi hemen hemen aynıdır. Bu yüzden Ay’ın hep aynı yüzü bize dönüktür. <br />
    Ay, Dünya etrafında elips şeklinde bir yörüngede dolanır. Ay’ın yüzeyi kraterlerle kaplıdır. Ay’da atmosfer olmadığı için meteorlar Ay’ın yüzeyine çarparlar ve oyuklar oluştururlar. Ay yüzeyinde sıradağlar şeklinde yükseltiler, düzlükler ve çukurluklar bulunur. Ay bir ışık kaynağı değildir. Ay, Güneş’ten aldığı ışığı bize yansıtır. Ay’ın Dünya’ya yansıttığı ışık miktarı değiştiği için, görünüşü hep aynı değildir. Bu yüzden her gece Ay’ın farklı bir kısmı bize daha parlak görünür. Buna ayın evreleri denir. <br />
Ay’ın Evreleri<br />
<br />
<br />
Ay Dünya çevresinde belli bir yörüngede döner.<br />
Gel-Git Olayı<br />
    Dünya ve Ay arasında büyük bir kütle çekim kuvveti vardır. Dünya’nın Ay’a uyguladığı bu çekim kuvveti, Ay’ın Dünya çevresinde belli bir yörüngede hareket etmesini sağlar. Dünya, Ay’a kuvvet uygularken, Ay da Dünya’ya çekim kuvveti uygular. Ay’ın çekim kuvveti Dünya’nın çekim kuvvetinin 6’da 1’idir. Bu çekim kuvveti sonucu Dünya üzerindeki sular kabarır ve alçalır. Buna gelgit ( med-cezir ) olayı denir.<br />
Mars<br />
     Büyüklüğü Dünya’nın yarısı kadardır. Güneş’ten uzaklığı ortalama 1,5 AB’dir.. Mars gezegeni Merih olarak da bilinir. Mars katı hâlde bir gezegendir. Mars’ın yüzey sıcaklığı ortalama -28°C dir. Mars, parlak kırmızımsı bir yıldız şeklinde görülür. Mars’ın Güneş çevresindeki bir dönüşü 687 gün sürer. Mars’ın üzeri çoğunluğu karbon dioksitten oluşan bir atmosferle kaplıdır. Mars’ın yüzeyinde yanardağlar, boş düzlükler ve kraterler bulunur. Mars’ın 2 uydusu ( Deimos ve Phobos ) vardır. Dünyada teleskopla görülebilir. Halkası yoktur.<br />
Jüpiter:<br />
     Güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Dünya’nın 11 katı büyüklüğünde bir çapı vardır. Güneş’ten ortalama uzaklığı 5,2 AB’dir. Jüpiter’in Güneş çevresindeki bir dönüşü yaklaşık 12 yıl sürer. Jüpiter, küçük katı bir çekirdeğe sahiptir, geri kalan kısmı genelde sıvı hidrojenden oluşmuştur. Çoğunluğu hidrojen ve helyumdan oluşan atmosfer tabakası vardır. Jüpiter’in bilinen 63 uydusu vardır.  <br />
Satürün <br />
     Güneş sisteminin ikinci büyük gezegenidir. Satürn Güneş’ten ortalama 9,5 AB uzaktadır. Satürn Dünya’dan yaklaşık 10 kat büyüktür. Satürn’ün Güneş çevresindeki bir dönüşü 29,5 yıl sürer. Yapılan araştırmalara göre, Satürn’ün hemen hemen tamamı gazlardan oluşmuştur. Satürn’ün en belirgin özelliği halkalarıdır. Bu yüzden ona halkalı gezegen de denir. Satürn’ün parlak altın renkli bir görünüşü vardır. Satürn gezegeni, bilinen 56 uyduya sahiptir. Satürn gezegeni Zuhal olarak da bilinir.<br />
Uranüs:<br />
     Güneş’ten ortalama uzaklığı yaklaşık 19,2 AB’dir. Uranüs, Dünya’dan yaklaşık 4 kat büyüktür. Uranüs’ün Güneş çevresindeki bir dönüşü 84 yıl kadar sürer. Güneş çevresinde yan yatmış bir varil gibi dönerek hareket eder. Küçük bir çekirdeğe ve kalın yoğun bir atmosfere sahiptir. Uranüs’ün bilinen 27 uydusu vardır. Uranüs’ün çevresinde de halka bulunur. Güneş’e dönük yüzünde ortalama sıcaklığı -151°C’dir.<br />
Neptün <br />
     Neptün’ün güneşe uzaklığı, ortalama 30,1 AB’dir.. Büyüklüğü yaklaşık olarak Dünya’nın 4 katıdır..Neptün yaklaşık 165 yılda Güneş çevresindeki turunu tamamlar. Şu an Neptün’ün bilinen 13 uydusu vardır. Güneş’e bakan yüzünde ortalama sıcaklığı -173°C’dir. <br />
<br />
<br />
Gezegen	Güneşe <br />
Uzaklığı<br />
( AB)	Uydu <br />
Sayısı	Halka Durumu	Kaçıncı Gezegen<br />
Merkür	0,39	-	Yok	1.<br />
Venüs	0,72	-	Yok	2.<br />
Dünya	1	1	Yok	3.<br />
Mars	1,5	2	Yok	4.<br />
Jüpiter	5,2	63	Var	5.<br />
Satürn	9,5	56	Var	6.<br />
Uranüs	19,2	27	Var	7.<br />
Neptün	30,1	13	Yok	8.<br />
   Gezegenler ;<br />
a)	Taş Gezegenler: Merkür, Venüs, Dünya ve Mars<br />
b)	Gaz gezegenler; Jüpiter, Satürn, Urnüs ve Neptün olmak üzere iki grupta da incelenir<br />
    Taş gezegenler katı yüzeyli kaya ve metallerden oluşurken gaz gezegenler çekirdekleri hariç büyük gaz kütlelerinde oluşur.<br />
   Gökadalar (Galaksiler), yıldızlar, Güneş, gezegenler ve diğer gök cisimlerinin (asteroidler metorlar) içinde bulunduğu boşluğa uzay adı verilir. Sınırları tespit edilemediği için uzayın sonsuz büyüklükte bir boşluk olduğu söylenir. Uzayda bulunan tüm varlıklar evreni oluşturur. <br />
Gök Adaları ( Galaksiler)<br />
      Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluğa gökada (galaksi) adı verilir.  Uzayda milyarlarca galaksi vardır. Samanyolu, Andromeda, Büyük Macellan, Orion bunlardan sadece bir kaçıdır.    <br />
    Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi Samanyolu gökadasında bulunur. Kuzeyden güneye doğru bir kuşak şeklinde görülen yıldız topluluğu Samanyolu gökadasını oluşturur.<br />
   Gökadalar da gezegenler gibi dönmektedir. Fakat gökadaların dönüş hızı yavaştır. Samanyolu gökadası kendi çevresindeki bir tur dönüşü, yaklaşık 230 milyon yıl kadar sürer. Gökadaların oluşturduğu kümeye süper kümeler denir. Gökadalar şekillerine göre eliptik, sarmal ve düzensiz olmak üzere üçe ayrılır.  <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1.	Eliptik Gökadalar: Eliptik gökadalar oval gökadalarr adı da verilir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2.	Sarmal (Spiral) Gökadalar: Parlak bir çekirdeğe sahiptir. Çekirdekten dışarı doğru uzanan yıldızlardan oluşmuş spiral şeklinde kolları vardır. Samanyolu gökadası sarmal bir gökadadır. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
3.	Düzensiz Gökadalarr: Bu gökadalar belirgin bir şekle sahip değildir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İşte Evrendeki Adresimiz!<br />
Adı	Ankara ilköğretim Okulu<br />
Sokak, No	1716 No: 3<br />
Posta Kodu	35000<br />
İlçe	Karşıyaka <br />
İl	İzmir<br />
Ulke 	Türkiye<br />
Gezegen	Dünya<br />
Gezegen Sistemi	 Güneş Sistemi<br />
Gökada	Samanyolu <br />
Gökada Kümesi	Yerel Küme <br />
Süper Küme	VirgoSüper Kümesi<br />
<br />
<br />
3. Uzay Araştırmaları <br />
Anahtar Kavramlar<br />
•	Astronomi<br />
•	Gökbilimci<br />
•	Teleskop<br />
•	Uzay Teknolojisi <br />
•	Uzay Kirliliği<br />
<br />
    İlk yıldız gözleyiciler, gördükleri şeylerin resimlerini mağara duvarlarına çizdikleri için mağara adamlarının gökyüzünü gözlediğini biliyoruz. Urün ekme ve hasat için en uygun zamanın Güneş Ay ve yıldızların hareketlerini inceleyerek buluna bildiğini gördüklerinden beri insanlar gökyüzünü gözlemenin yararlı olduğunu anladılar.<br />
    İnsanlar çok eski zamanlardan beri yıldız, Ay ve Güneş gibi gök cisimlerinin yapısını ve bunların gökyüzünde nasıl durduklarını merak etmiştir. Evren nasıl meydana gelmiştir? Hayat nasıl başlamıştır? Dünya nereye doğru hareket ediyor? Gelecekte hayat bitecek mi? Gibi birçok soru insanların zihnini kurcalamıştır. Bundan başka sürekli değişen gece ve gündüz uzunlukları, mevsimlerin süresi, ürün ekip biçme zamanının tesbiti gibi olaylar insanların astronomiyle ilgilenmelerine sebep olmuştur. <br />
   Uzayda bulunan cisimlerin durumlarını, hareketlerini, yakınlık, uzaklık ve yapılarını araştıran bilime astronomi ya da gök bilimi araştırma yapan bilim insanlarına astronom veya gökbilimci denir. <br />
     Bu araştırmaları yapmak için kurulmuş ve içinde çeşitli gözlem araçlarının bulunduğu yapılara Rasathane ya da Gözlem evi adı verilir. <br />
    Türkiye’deki en meşhur rasathane, İstanbul’daki Kandilli Rasathanesi’dir. Ayrıca Antalya Beydağı Bakırtepe’de ve Ankara Ahlatlıbel’de gözlem evleri vardır. <br />
<br />
Tubitak Gözlemevi<br />
     Astronomi çalışmalarında kullanılan en önemli araç teleskoptur. Ilk kullanılan teleskoplar, bir boru içine yerleştirilmiş ince kenarlı merceklerle oluşturulmuş sistemdir. Daha sonraları, içinde aynaların bulunduğu teleskoplar da kullanılmaya başlandı. Bu teleskoplarla daha net görüntü elde ediliyordu. İçinde mercek ve aynalar bulunan teleskoplara optik teleskop adı verilir.      <br />
<br />
    Optik teleskoplar, gök cisimlerinden gelen görünen ışınları toplar, cisimleri oldukça büyük ve çok yakında duruyormuş gibi gösterirler. <br />
    Teleskobun icadı uzay gözlemlerini kolaylaştırmıştır.<br />
Radyo Teleskoplar; <br />
    Uzaydaki cisimler, zayıf radyo dalgaları yayarlar. Bu radyo dalgalarını toplayabilmek için büyük çanak şeklinde antenler yapılmıştır. Antenler tarafından elde edilen sinyaller güçlendirilerek bilgisayarlarda değerlendirilir. Radyo dalgaları sayesinde, uzayda gözle görülemeyen birçok cismin varlığı tespit edilmiştir. Radyo teleskoplar değişik çaplarda olabilir. Dünya’nın en büyük radyo teleskobu, Porto Riko’daki 304,8 metre çapında çanak şeklinde bir antendir.<br />
Hubble Uzay Teleskobu (HUT); <br />
    Atmosfer değişik yoğunlukta gaz katmanlarından oluştuğu için, Dünya üzerinden uzay, her zaman net olarak gözlemlenemez. Örneğin, bulutlu bir havada bize en yakın gök cismi olan Ay’ı bile görmek imkânsızdır. Ayrıca atmosfer, bazı ışınları emdiği ve dağıttığı için gök cisimleri, yıldızlar çok net olarak takip edilemez. Işte bu yüzden, atmosfer dışındaki bir yörüngeye yerleştirilecek teleskop, atmosfer engelini ortadan kaldıracak, uzayı daha net olarak gözlemlemeyi sağlayacaktır. Hubble uzay teleskopu, bu düşünceyle yapılmış bir teleskoptur. Hubble’nin çektiği görüntüler radyo dalgaları ile Dünya’daki merkeze ulaştırılır. Hubble yerden yaklaşık 600 km yukarıda bir yörüngede dolanmaktadır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Uzay Teknolojisi <br />
   Uzayda çalışmalar yapmak için pek çok zorlukları aşmak gerkir. Örneğin, uzayda hava olmadığı için Güneş’in zararlı ışınları doğrudan cisimlere çarpar. Atmosferde sürtünme sonucu uzay araçlarının yüzeyinde çok büyük sıcaklılklar oluşur. Ayrıca uzayda yapılacak çalışmalarda taşınabilinecek enerji sınırlıdır. Buna benzer problemleri çözmek için bilim insanları pek çok çalışmalar yapmaktadır.<br />
     Bu çalışmalar sonucunda güneş pilleri, besin paketleme teknikleri, kalp ritmini ayarlayan cihazlar, teflon maddesi, hafif ve sağlam alaşımlardeğişik cins boya ve plastik maddeler uzay çaışmaları sonucunda bulunup, günlük yaşamda pek çok ürünüde kullanmaktayız.<br />
    Uzaya çıkmak için roketler kullanılır. Askeri amaçla kullanılan roketler daha sonra bilimsel amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.<br />
    Roketler etki tepki prensşbine göre hareket eder. Bunu şişirilmiş bir balona benzetebiliriz.<br />
<br />
       Roket <br />
    Roketle fırlatıldıktan sonra uzaya çıkıp tekrar geri dönebilen uzay araçlarına uzay mekiği denir. <br />
    Uzay mekikleri birkaç kez kullanılabilinir. Uzay mekikleri bir uçak gibi yeryüzüne inebilecek özeliktedir.<br />
<br />
<br />
         Uzay Mekiği<br />
    Uzay mekikleri, yörüngeye uydu oturtma, yörüngedeki uyduları geri alma, onarma, uzay istasyonu parçalarını taşıma gibi işlerde kullanılmaktadır. Ilk mekik 1981 yılında uzaya gönderilmiştir. Uzay mekiğinin, yerin çekim etkisinden kurtulması için çok büyük enerji gerekir. Mekiğin yerden kalkması için hızı en az saniyede 11,2 km olmalıdır.<br />
    Gök cisimleri etrafında dönen küçük cisimlere uydu denir. İnsanalrın yaptığı ve gezegen çevresinde yöyüngeye oturtulduğu uydulara yapay uydu denir.<br />
    İnsanlar, uzay araştırmaları yapmak, meteoroloji bilgileri toplamak, iletişim gibi amaçlar için uzaya yapay uydular gönderir. <br />
 Türkiye, son yıllarada uzaya uydulara (TURKSAT 1B, TURKSAT 1C ve TURKSAT 2A) göndererek çalışmalara yapmaktadır.<br />
 Haberleşme uyduları, gerekli olan enerjilerini kanatlarında ve gövdelerinde bulunan güneş pilleriyle Güneş’ten elde ederler.     <br />
    Yapay uydular topladıkları bilgi ve verileri sürekli yeryüzüne iletir. Bunlar yer istasyonları tarfında kaydedilir ve kulllanıma sunulur.  Günümüzde sayıları çoğalan bu tür uydulardan elde edilen veriler incelenerek kısa süerde sağlıklı doğru bilgilere ulaşılmaktadır. <br />
    Meteoroloji uyduları atmosferin üstünde bir yörüngede dolanarak sürekli Dünya’nın fotoğrafını çekerler. Böylece yeryüzündeki fırtına, kasırga, yağmur gibi hava olaylarını anında iletirler. Bu fotoğraflar ard arda oynatıldığında bulutların hareketleri gözlenebilir. (Hava durumu haberlerinde gösterilen bulut hareketleri bu şekilde elde edilir.) <br />
    Ayrıca uydular yeryüzünden yansıyan ışınları kullanarak, yeryüzündeki madenleri, tarım ürünlerinin miktarlarını tespit edebilirler. Günümüzde uyduların       <br />
           Yapay uydu                  kullanım alanlarından biri de askerî amaçlar içindir.<br />
    Uzay Sondaları<br />
    Güneş sistemindeki gezegen, asteroit, meteor ve kuyruklu yıldızların; büyüklüğü, yapısı, hareket çeşitleri gibi özelliklerini öğrenmek için uzaya gönderilmiş yapay uydulara sonda adı verilir. Sondalar fırlatıldıktan sonra bir daha geri dönmeyecek şekilde bir uzay yolculuğuna çıkarlar. Yakınlarından geçtikleri gök cisimleri hakkında kamera ve değişik araçlarla bilgi toplar ve bunları radyo dalgalarıyla Dünya’ya yollarlar. Bundan başka sondalar, yıldızlar, galaksiler, gaz ve toz bulutu gibi uzayda bulunan cisimler hakkında da topladıkları bilgileri Dünya’ya yollarlar. Sondalar güneş pilleriyle ürettikleri enerjileri kullanırlar. <br />
    1976 yılında uzay sondaları Voyger-1 ve Voyger-2 fırlatıldı. Güneş sisteminin dış bölümündeki gezegenleri gözlemle-yen ve bu gezegenler hakkında Dünya-ya bilgiler gönderen uzay araçları Güneş sisteminin hiç bilinmeyen yönlerini ortaya çıkardı.<br />
<br />
    Uzay İstasyonları<br />
    Uzay istasyonları, içinde insanların uzun süreler yaşayabileceği ve araştırmalar yapabileceği donanımda yapay uydulardır.  Uzay istasyonları bölümler eklenerek genişletilebilecek yapıdadır. İlk uzay istasyonu Rus Salyut 1 adlı istasyondur. 1 ay süreyle uzayda kalmıştır ve sonra devre dışı olmuştur. Ardından yine Ruslar MIR uzay istasyonunu kurmuştur. MIR uzay istasyonu geçen yıl görevini tamamlamış, yer yüzüne düşürülmüştür. Amerikalılar da uzayda 1973 yılında Skaylab adında uzay istasyonu kurmuştur. Uzay istasyonları sayesinde uzun süreli gözlemler yapabilmektedir. <br />
    Ayrıca yeryüzünde yer çekimi sebebiyle yapılması zor olan deney ve araştırmalar, yer çekimsiz ortamda yapılabilmektedir. Örneğin, kurşun ve alüminyumdan sağlam ve hafif alaşım elde etme, bazı kimyasal kristallerin daha fazla çoğalmasını sağlama, ilâç yapımında yeni teknikler geliştirme, bitki ve hayvan hücrelerinin gelişimini inceleme bu laboratuarlarda yapılabilen çalışmalardan bazılarıdır. <br />
<br />
UZAY ARAŞTIRMALARI<br />
<br />
    Uzaya araç gönderme Rus’ların 4 Ekim 1957 yılında Sputnik-I’i göndermesiyle başlamıştır. Yine Ruslar 3 Kasım 1957’de içinde “Laika” isimli köpek bulunan “Sputnik-II” adlı aracı gönderdiler. Böylece uzaya ilk canlı gönderilmiş oldu. Ilk insanlı uçuş yine Ruslar tarafından 1961 yılında Vostok I adlı araçla yapıldı. <br />
<br />
Ay’da İlk Adımlar<br />
<br />
    Ruslar ve Amerikalılar arasındaki uzay yarışı çok hızlı gelişti. Rusya ve Amerika uzaya ard arda bir çok araç gönderdi. Rusların Luna II adlı uzay aracı 1959 yılında Ay’a çarparak parçalandı. Yine aynı yıl gönderilen Luna III adlı araç ise, Ay’ın görünmeyen yüzünün fotoğrafını çekmeyi başardı. 1965 yılında Ruslar’ın uzaya gönderdiği Voskhod-II aracındaki astronot, uzay elbiseleriyle uzaya çıkan ilk insan olmuştur. Amerikalılar’ın 21 Aralık 1968 günü Apollo–8 adlı uçuşla uzaya fırlattığı Satürn 5 roketiyle Ay Yörüngesindeki ilk insanlı uçuş gerçekleştirilmiştir. Yine Satürn 5 roketiyle 16 Temmuz 1969 günü başlayan Apollo 11 adlı uçuşta üç Astronot Ay’a doğru yolculuğa başlamış ve 20 Temmuz 1969’da ilk insan Ay yüzeyine ayak basmıştır. Ay’a ayak basan ilk insan Neil Armstrong’dur. Onun ardından Edwin Aldrin Ay’a inmiştir. Bu astronotlar Ay’da iki saatten biraz fazla kalarak çeşitli araç ve gereçleri buraya yerleştirmişler ve inceleme yapmışlardır. Daha sonra geri dönüşe geçmişlerdir.<br />
“    Evrenin uçsuz bucaksız olması nedeniyle uzay hakıkında bilinen gerçeklerin sınırlı olduğu bilim insanlarıtarfında yapılacak yeni araştırmalarla değişmektedir. “<br />
<br />
Uzayda Kirlilik<br />
    Son 30–40 yıldır uzaya gönderilen birçok roketin yakıt tankları, görevini tamamlamış ya da bozulmuş bir çok uydu Dünya çevresinde kontrol dışı olarak büyük hızlarla dolanmaktadır. Bu araçların toplanması oldukça zor ve pahalıdır. Bazen bu araçlar uzaya gönderilen yeni araçlara çarpmakta ve arızalanmalarına sebep olmaktadır.    <br />
    Fazla yüksekte olmayan atıklardan bazıları aman zaman atmosfere girer. Atmosferde oluşan sürtünmeyle yanmaya başlayan bu atıklar, bazı kişiler tarafında UFO olarak adlandırılır.<br />
    Uzayda çöp yoğunluğu artıkça parçalar arası çarpışmalar gerçekleşecek çarpışmalar sonucu bu tür parçalar ufalalanarak  Yer etrafında yoğun bir zafr oluşturacak<br />
        Uzay araştırmaları için ciddi tehlikeler oluşturan bu kirlilik önümüzdeki yılların önemli sorunlarından biri olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ETKİNLİKLER<br />
Araştırarak Öğrenelim<br />
    Aşağıdaki tabloyu şeçeceğiniz bir gezegenin özeliklerini çaşitli kaynalardan(interner, çeşitli dergi ve kitaplar ) araştırarak dolduralım. <br />
    Araştırma sonucu kullandığunuz kaynakları en sonda bulunan kaynakça kısmında listeleyin.<br />
<br />
 Araştırma Soruları ve Cevapları<br />
<br />
Gezegeninizin <br />
Adı	<br />
Gezegeninizin <br />
Güneş Sistemininde<br />
İçten dışa doğru kaçıncı sırada ?	<br />
Gezegeniniz hangi gezegenler arasında yer alıyor?	<br />
Gezegeniiznizn atmosferi varmı?	<br />
Gezegeninizin kaç uyduus var ?	<br />
Gezgeninizin halkası varmı?	<br />
Gezegeniizzin özel bir yüzey şekli varmı	<br />
Gezegeniniz nasıl  keşfedilmiş ?	<br />
Kaynakça ;<br />
1.<br />
2.<br />
3.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yaparak Öğrenelim<br />
Amaç; Güneşi ve Güneş sistemindeki gezegenleri temsil eden bir Güneş ssitemi modeli oluşturmak<br />
Açıklamalar<br />
1.	Modeli oluştururken çevrede kolaylıkla bulabileceğiniz malzemeleri kullanalım.<br />
2.	Gezegenlerin büyüklüklerine ve aralarındaki uzaklıklara dikkat edelim<br />
3.	Kullandığımız kaynakları kaynakçada listeleyelim.<br />
Kulanılan Malzemeler:<br />
1.<br />
2.<br />
3.<br />
4.<br />
<br />
<br />
<br />
Yaptığınız çalışmayı kısaca anlatınız.<br />
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..<br />
Kaynakça :<br />
1.<br />
2.<br />
3.<br />
4.<br />
<br />
<br />
<br />
Açık Uçlu Sorular<br />
Aşağıdaki soruları araştırarak cevaplayınz.<br />
1.	Yıldız ve gezegenler arasındaki farklar nelerdir.<br />
<br />
<br />
2.	Güneş sitemindekki gezegenleri hangi kriterelre göre sınfladırabiliriz.<br />
<br />
<br />
3.	Taş gezegenlerle gaz gezegenler arasındaki farklar nelerdir?<br />
<br />
<br />
<br />
4.	Jüpiter gezegeninin diğer gezegenlerden ayııran özelikler nelerdir?<br />
<br />
<br />
5.	Uzayda uzaklıklar Işık Yılı ve Astronomi Birim olarak ifade edilmesinin nedeni nedir?<br />
<br />
<br />
6.	Neptün ‘ün Güneşe olan uzaklığı 30.1 AB’dir. Bu uzaklığı km cinsinde yazınız. ( !AB= 150.000 Km)<br />
<br />
<br />
7.	Güneş sisteminde çeversinde halka bulunan gezegenlerri yazınız. Bu gezegenlerin ortak özelikleri nelerdir.<br />
<br />
<br />
8.	Astronomi (Gökbilimi) alanında çalışma yapan bilim insanlarının araştırınız.<br />
<br />
<br />
<br />
9.	Uydular hangi amaçlar için kullanılır.<br />
<br />
<br />
<br />
10.	Uzaydaki kirlilik nasıl önlene bilir?<br />
<br />
TEST I<br />
Çoktan Seçmeli Sorular.<br />
1.	Yapısı uçağa benzeyen ve birkaç kez uzaya gidip gele bilenaraca ne ad verilir?<br />
A)	Yapay Udu<br />
B)	Uzay Mekiği<br />
C)	Roket <br />
D)	Uzay sondası<br />
2.	Aşağıdaki elementlerden hangisi yıldızların yapıısnda en fazla oranda bulunur?<br />
A)	Helyum<br />
B)	Oksijen<br />
C)	Azot<br />
D)	Hidrojen<br />
3.	Yıdızın göz kırpması adı verilen olay nasıl gerçekleşir?<br />
A)	Yıldızın yanıp sönmesiyle<br />
B)	Yıldız ışınının atmosferden geçerken kırılmasıyla<br />
C)	Gözümüüz kırmamaızla<br />
D)	Yıldız önünde, başka bir gök cisminin geçmesiyle<br />
4.	Ay ile ilgili araştırmalar yapan bir öğrenci aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşamaz?<br />
A)	Çekim kuvveti yoktur.<br />
B)	Üzerinde çok büyük kraterler vardır.<br />
C)	Su yoktur.<br />
D)	Katı haldedir.<br />
5.	.<br />
I.	Kuyruklu Yıldız<br />
II.	Ay<br />
III.	Jüpiter <br />
Yukarıdaki gök cisimleri için aşağıdakilerden hangisi ortaktır?<br />
A)	Kendileri ısı ve ışık üretirler.<br />
B)	Güneş sisteminde yer alır.<br />
C)	Güneşe hep aynı uzaklıkta bulunurlar<br />
D)	Sıvı yada gaz halde bulunurlar.<br />
6.	Aşağıdakilerden hangisi,uzayda kirliliğe neden olur?<br />
A)	Karbondioksit gazı<br />
B)	Ozon gazı<br />
C)	Görevi bitmiş uzay araçları ve parçaları<br />
D)	Meteorlar<br />
<br />
7.	Aşağıdaki olaylardan hangisi gel –git olayının sonucudur?<br />
A)	Gündüzlerin uzaması<br />
B)	Ay’ın Dünya’dan uzaklaşması<br />
C)	Mevsimlerin oluşması<br />
D)	Ay’ın Dünya çevresinde dönmesi<br />
8.	.<br />
I.	Uzayı evrenin bir parçası olarak görmek ve bu amaçla araştırma yapmak.<br />
II.	Uzayı barışçıl amaçlarla kullanmak.<br />
III.	Uzay buluşlarını insanlık yararına kullanmak.<br />
    Yukarıdakilerden hangileri uzay araştırmalarında amaç olmalıdır ?<br />
A)	I ve II<br />
B)	I ve III<br />
C)	I,II,ve III<br />
D)	II ve III<br />
9.	Dünya’nın Güneş çevresinde izlediği yol aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Elips şeklinde<br />
B)	Uçgen şeklinde<br />
C)	Daire şeklinde<br />
D)	Çember şeklinde<br />
10.	Dünya’dan uzaya gönderilen radyo ve televizyon yayın-larının uzaydan Dünya’nın çeşitli bölgelerine yansıtılması amacıyla kullanılan uzay aracı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Teleskop<br />
B)	Yapay Uydu<br />
C)	Roket<br />
D)	Uzay sondası<br />
11.	“ İrem şişirdiği balonun ağzını yavaşça gevşetip çıkan havanın balonu hareketini ters yönde ittiğini gözlüyor.”<br />
       Bu ilkeden yararlanılarak aşağıdaki araçlardan hangisi çalışmaz?<br />
A)	Uydu<br />
B)	Uçanbalonlar<br />
C)	Roket<br />
D)	Uzay mekiği<br />
<br />
<br />
12.	Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Gezegenelr doğal ışık kaynaklarıdır.<br />
B)	Yıldızların birbirlerine göre konumları değişmez.<br />
C)	Yıldızların ışıkları titreşir.<br />
D)	Gezegenler yüzeysel görünür.<br />
13.	Güneş sistemi içinde değişik yörüngelere sahip gök cismi aşağıdakilerden hangiisdir?<br />
A)	Kuyruklu Yıldız<br />
B)	Asteroit <br />
C)	Gök taşı<br />
D)	Meteor <br />
14.	Evrende yıldız ve yıldız sistemlerinin oluşturduğu topluluğa ne ad verilir?<br />
A)	Yıdız<br />
B)	Nova<br />
C)	Gökada <br />
D)	Uydu <br />
15.	Aşağıda yıldızlar ve gezegenler hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Yıldızlar kendiliğinde ısı ve ışık yayarlar, gezegenler ise güneşten aldıkları ışığı yansıtırlar.<br />
B)	Yıldızların ışıkları titreşmez, gezegenlerin ışıkları titreşir.<br />
C)	Yıldızlar nokta görünümünde iken, gezegenler yüzeysel tabaka görünümündedir.<br />
D)	Yıldızlar birbirlerine göe konum değiştirmez, gezegenler değiştirir.<br />
16.	Renkli halkaları olan gezegen çifti aşağıdakilerden hangisidir ?<br />
A)	Neptün-Mars<br />
B)	Mars- Merkür<br />
C)	Satürn – Uranüs <br />
D)	Uranüs – Neptün <br />
17.	Aşağıda meteorlar için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Güneş sistemindeki gezegenlerin arasındaki boşluklarda bulunurlar.<br />
B)	Dünyaya düşen meteor veya parçalarına meteorit denir.<br />
C)	Atmosferde sürtünme etkiisyle akkor hale gelerek ışık saçmaları halk arasında yıldız kayması olarak bilinir.<br />
D)	Atmosfer dışında ışık yayarlar.<br />
<br />
18.	.<br />
I.	Güneş Sitemi, Samanyolu Gökadasının bir parçasıdır.<br />
II.	Güneş Sistemi, Samanyolu Galaksisinin dışındadır.<br />
III.	Güneş Sistemi, Samanyolu Galaksine yakındır.<br />
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğruur?<br />
A)	Yalnız I<br />
B)	Yalnız II<br />
C)	I ve II<br />
D)	I ve III<br />
19.	. <br />
I.	İletişim <br />
II.	Denizcilik <br />
III.	Meteoroloji <br />
IV.	Deprem Araştırmaları <br />
Yukarıda verilen alanların hangilerinde uydu ve uzay istasyonlarından yararlanılır?<br />
A)	I ve II<br />
B)	III ve IV<br />
C)	I,II veIV<br />
D)	I,II, III ve IV<br />
20.	Ay’ın Dünyaya uyguladığı çekim kuvvetinin, Dünya’nın değişik bölgeelrinde farklılık göstermesi aşağıdaki olaylardan hangisi meydana getirir?<br />
A)	Mevsimler<br />
B)	Gelgit <br />
C)	İklim <br />
D)	Gece ve gündüz <br />
TEST I<br />
CEVAP ANAHTARI<br />
1	B	11	A<br />
2	D	12	A<br />
3	B	13	D<br />
4	A	14	C<br />
5	B	15	B<br />
6	C	16	C<br />
7	D	17	D<br />
8	C	18	A<br />
9	A	19	D<br />
10	B	20	B<br />
<br />
<br />
TEST II<br />
1.	Gökyüzüne Dünyadan bakıldığıbnda sergiledikleri görünümleri nedeniyle bir arada bulunan yıldız gruplarına aşağıdadilerden hangisi denir?<br />
A)	Süpernova<br />
B)	Takımyıldız<br />
C)	Meteor<br />
D)	Asteroit  <br />
2.	Gök cisimleri hareket ederken izledikleri yörüngeler hangi şekildedir?<br />
A)	Çember<br />
B)	Yarım Daire<br />
C)	Belirli bir şekilleri yoktur.<br />
D)	Elips <br />
3.	.<br />
I.	Yıldızlar gezegenler ve göktaşları birer gökcismiidr.<br />
II.	Yıldızlar genellikle tek renkte gözlemlenir.<br />
III.	Gök cismlerin milyarlarcası bir araya gelerek dev yıldız kümelerini oluşturur.<br />
Yukarıda yıldızlar ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?<br />
A)	I ve II<br />
B)	II ve III<br />
C)	I ve III<br />
D)	I, II ve III<br />
4.	Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Gündüz görebildiğimiz tek yıldız Güneş’tir.<br />
B)	Yıldızlar tıpkı canlılar gibi doğar, yaşar ve ölür.<br />
C)	Yıldızları şekli küresel değildir.<br />
D)	Takımyıldızlar, gökyüzü bilimcilerce hayali çizgilerle birleştirilerek masalsı ve miitolojik adlar almışlardır.<br />
5.	Kuyruklu yıldızlar için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Yapılarında donmuş halde gazlar ve tozlar bulunur?<br />
B)	Güneşin çevresinde uzun ve geniş ( eliptik) yörüngede dolanır.<br />
C)	Kuyruklu yıldızlar birer yıldız değildir.<br />
D)	Kendileri ışık üretirler ve üretikleri ışığı yayarlar.<br />
<br />
<br />
6.	Dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğunda gün boyunca yeri değişmeyen ve yön bulmada kullanılan yıldızıaşağıdaki hangi ad ile ifade edilmez?<br />
A)	Halley Yıldızı<br />
B)	Kutup yıldız<br />
C)	Demirkazık<br />
D)	Kuzey yıldızı<br />
7.	Metorların yapısında aşağıdakilerden hnagisi yoktur?<br />
A)	Demir<br />
B)	Karbon<br />
C)	Nikel<br />
D)	Silisyum <br />
8.	.<br />
I.	Uzerinde canlıların yaşadığ tek gezegen Dünya’dır.<br />
II.	Dünya atmosferi azot, oksijen ve karbondioksit gibi gazlarda oluşmuştur.<br />
III.	Dünyanın tek uydusu Ay’dır ve halkası vardır.<br />
Yukarıda Dünya ile verlien bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Yalnız II <br />
B)	I ve II<br />
C)	Yalnız III<br />
D)	I,II ve III<br />
9.	Gök ciismleri arasındaki uzaklığın ölçülmesinde aşağıdaki birimlerden hangiis kullanılır<br />
A)	Kilometre<br />
B)	Metre<br />
C)	Astronomi Birimi ( AB)<br />
D)	Deniz Mili<br />
10.	Uydular yeryüzünden yansıyan ışınları kullanarak aşağıda verilen bilgilerin tespitinde kullanılmaz?<br />
A)	Tarım ürünlerini miktarı<br />
B)	Yeryüzündeki madenler<br />
C)	Dünyanın yaşa tespiti<br />
D)	Meteorolojik olaylar<br />
11.	“ Uzayda fazla yüksekte olmayan atıklardan bazıları zaman zaman atmosferde oluşan sürtünme sonucu yanamaya başlayan bu atıklar .” Dünyadaki bazı gözlemciler tarafında nasıl adlandırılır.<br />
A)	Meteor<br />
B)	UFO<br />
C)	Kuyruklu yıldız<br />
D)	Göktaşı <br />
12.	Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri gezegenlerin ortak özelikleridir?<br />
I.	Güneşin etrafında elips yörüngede dolaşmaları<br />
II.	Doğal uydulara sahip olmaları<br />
III.	Kendi eksenleri etrafında dönmeelri<br />
A)	Yalnız I<br />
B)	I ve III<br />
C)	II ve III<br />
D)	I,II ve III<br />
13.	Güneş sisteminde en az sayıda bulunan gök cismi aşağıdakilerden hnagisidir?<br />
A)	Yıldız<br />
B)	Gezegen <br />
C)	Uydu <br />
D)	Göktaşı <br />
14.	Bir gök cisminde kopup ayrılarak başka bir gök cisminin etkiis altına giren kütleye ne ad verilir?<br />
A)	Kuyruklu Yıldız<br />
B)	Uydu <br />
C)	Asteroit<br />
D)	Göktaşı <br />
15.	Bir gök cismi ile ilgili olarak;<br />
I.	Kendiliğinde ısı ve ışık yayması<br />
II.	Çok sıcak kütlelerinden oluşma<br />
III.	Yaydığı ışığın titreşmemesi<br />
Yukarıda verilen bilgilerden hnagisi ya da hanagileri gök cisminin yıldız olmadığını kesin olarak gösterir?<br />
A)	Yalnız III<br />
B)	I ve II<br />
C)	II ve II<br />
D)	I,II ve III<br />
16.	Ay yüzeyini ve diğer gök cisimlerini dünyadan gözlemek amacıyla kullanılan araç aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Teleskop<br />
B)	Mikroskop<br />
C)	Uzay sondası<br />
D)	Uzay mekiği<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
17.	Dünya’nın Güneşe olan uzaklığının sabit olmamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Dünya’nın yörüngesindeki hızının sabit olmaması<br />
B)	Dünyanın kutuplarında basık, ekvatorda şişkin olması<br />
C)	Dünyanın kendi eksenine göre eğik durması<br />
D)	Dünya’nın Güneş çevresinde elips yörüngede dolanması<br />
18.	Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?<br />
A)	Uzayda bulunan tüm varlıklar evreni olşturur.<br />
B)	Güneş ssitemi Samanyolu galaksisinde( gökadasında) yer alır.<br />
C)	Dünyamızın enerji kaynağı Güneş bir yıldızdır.<br />
D)	Güneş evrende bulunan en büyük yıldızdır.<br />
19.	<br />
I.	Yapay uydular Dünya çevresinde dönerler.<br />
II.	Aldıkları radar görüntüler sayesinde hava tahminleri yapılmaktadır.<br />
III.	Yapay uyduların ömürleri sonsuzdur.<br />
Uydularla ilgili yukarıdakilerden hangileri doğrudur?<br />
A)	I ve II<br />
B)	I ve III<br />
C)	II ve III<br />
D)	I,II veIII<br />
20.	.<br />
I.	Kuyruklu yıldızlar<br />
II.	Yıldızlar<br />
III.	Gezegenler<br />
Yukarıdakilerden hangileri kendiliğinden ışık yayar?<br />
A)	Yalnız I<br />
B)	Yalnız II<br />
C)	I ve II<br />
D)	I,II ve III <br />
TEST I I<br />
CEVAP ANAHTARI<br />
1	B	11	B<br />
2	D	12	B<br />
3	C	13	A<br />
4	C	14	D<br />
5	D	15	A<br />
6	A	16	A<br />
7	B	17	D<br />
8	C	18	D<br />
9	D	19	A<br />
10	C	20	B<br />
Boşluk Doldurma<br />
    Kelime bankamızdaki kelimelerde, aşağıdaki kısa yazıdaki boşluklara gerekli ekleri kullanarak dodurun. Bazı kelimeler kullanılmayacaktır.<br />
<br />
Kelime Bankası<br />
Asteroit 	Ay	Sekiz	Göktaşı<br />
Kilometer	Uzaklık	Meter	Mars<br />
Güneş sistemi	Uydular	Işık yılı	İo<br />
Yıldız	Gezegen	Güneş	Titan<br />
Astronımi Birimi	Dünya	Charon	Yörünge<br />
Neptün	Kırmızı leke	Atmosfer	Halka<br />
Uzay	Evren	Merkür	Uranüs<br />
Cüce gezegen	Metorit	Galaksi”	Samanyolu <br />
<br />
Güneş………..…….gezegen ( ve bu gezegenlerin ………………..)  asteroit kuşağı bir çok kuyruklu yıldız ve …………bizim güneş sistemimizi oluştuurur <br />
Güneş siteminin merkezinde ………… …………bulunur. <br />
Güneş yakınlıklarına göre göre gezegenler ; ………,,,,….. Venüs ………………Mars …….............( Güneş sisteminde en büyük gezegen ve büyük bir ……………… vardır),Satürn ( en güzel …………………..olan gezegen) Uranüs ve …………………’dür.<br />
Uluslara arası Astronomi Birliği tarfında 24 Ağustos 2006 yılında  ………………………gezegen ……………………..gezegen konumuna  düşürülmüştür.<br />
Dünyanın Güneş’e uzaklığı ortalama 150.000.000 km’dir.Bu uzaklık birimine ………………………………….denir. Gök cisimleri arasındaki ………….. büyük olduğu için ……….veya ………………..kullanılmaz.<br />
Gezegenler,Güneş etrafında belirli bir …………………………dönerler Şu anki bilgilerimize göre üzerinde yaşam olan gezegen ise ……………………….. ve …………..adlı uydusu vardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Eşleştirme<br />
Aşağıda verilen tanımlarla terimleri eşleştiriniz<br />
<br />
1. Dünyadan çok daha büyük olan sıcak ve ışıldayan gaz topudur.	Uzay <br />
2. Çok uzakta olduklarından onları ancak ışık noktaları olarak görebiliriz	Gökada <br />
3. Kendi ışıkları ile değil bir ayna gibi yansıttıkları güneşin ışığı ile parlar.	Metaorit<br />
4. Uzayda gök cisimlerini gözlemlemiz ve haklarında bilgi edinmemizi sağlar.	Evren <br />
5.Asteroitlerin fotoğraflarını çekmek ve Dünyaya madde getirmek için tasarlanan uzay araçlarıdır.	Asteroit<br />
6. yere düştüklerinde yerde derin bir krater oluşturur.	Sonda <br />
7. Mars ile Jüpiter arasında kalan irili ufaklı kayalar.	Teleskop <br />
8.Uzayda bulunan tüm varlıkları oluşturur.	Gezegen <br />
9. Işığın bir saniyede aldığı yoldur.	Yıldızlar <br />
10.Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluktur. 	Güneş<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=348" target="_blank" title="">GÜNEŞ+SİS[1]...rar</a> (Dosya Boyutu: 590.37 KB / İndirme Sayısı: 385)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyanın resimli word halini ekten indirebilirsiniz </span></span> <br />
 “Konuyu daha iyi öğrenebilmemiz için 5.sınıfta “ Gökyüzü “ ünitesinde öğrendiklerimizi hatuılayalım.”<br />
EĞLENEREK ÖĞEENLİM<br />
   Aşağıdaki boşlukları doldurunuz.<br />
1.	……………………üzerinde canlıların yaşadığı gök cismidir.<br />
2.	Ay’ın etkiisyle Dünyadaki  deniz sularının yükselip alçalmasına …………………………….denir.<br />
3.	………………….saatlerinde Güneş’i tam tepede görürüz.<br />
4.	Dünya üzerinde güneş ışığı alan yerlerde ………………... yaşanır.<br />
5.	Ay,yeni ay evresindeki durumuna göre bir çeyrek tur attığında oluşan evreye …………………………denir.<br />
<br />
    Parantez içindeki sözcükleri kullanarak kavram haritasındaki boş kutucukları doldurunuz.<br />
( Gel-Git, Dünya, Dönme Hareketi, Dolunay, Gece, Küre )<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümleler doğru ise kutucuklara D, yanlış ise Y harfini yazınız.<br />
1.	Dünyaya en yakın gök cismi Güneş’tir.<br />
2.	Güneş, Dünya ve Ay küre şeklindedir.<br />
3.	Dünyanın çapı Ay’ın çapının yaklaşık 4 katıdır.<br />
4.	Ayın kendi ışığı vardır.<br />
5.	Ay, Dünya etrafında bir turunu yaklaşık 29 günde tamamlar.<br />
6.	Yeni ay evresindeki Ay bir yarım tur attığında ilk dördün evresi oluşur.<br />
7.	Dünya kendi ekseni etrafında dönmeseydi. Dünyanın bir yarısında daima gece, diğer yarısında ise daima gündüz olurdu.<br />
8.	Bir gün ,bir gece ve gündüzden oluşur.<br />
9.	Dünyanın hareketi sırasında izlediği yol daireseldir.<br />
10.	Gün ve yıl gibi zaman birimleri doğa olaylarının sonucuna göre belirlenmiştir.<br />
11.	Ay sadece kendi ekseni etrafında döner.<br />
12.	Saat, hafta ve ay gibi zaman ölçüleri insanlar tarafında belirlenir.<br />
13.	Dünyaya en yakın gök cismi Ay’dır.<br />
14.	Dolunay evresinde Ay’ın Dünyaya bakan yüzü tamamen aydınlıktır.<br />
15.	Dünya kendi ekseni etrafında doğudan batıya doğru döner.<br />
<br />
1. GÖK CİSİMLERİNİ TANIYALIM<br />
Anahtar Kavramlar<br />
•	Yıldız <br />
•	Kuyruklu Yıldız <br />
•	Takımyıldız <br />
•	Kutup Yıldızı <br />
•	Gezegen<br />
•	Işık Yılı <br />
•	Meteor<br />
<br />
   Bulutsuz bir gecelerde gökyüzüne dikkatlice bakıldığında çıplak gözle bile pek çok şeyin fark edildiğini görülecektir.<br />
<br />
    İnsanoğlu gökyüzünde nelerin olduğunu hep merak etmiş, öğrenmeye çalışmıştıır. Bilim insanları yeryüzünde yaptıkları gözlem, araştırma ve incelemelerle uzayın sırları ile ilgili sorulara yanıt aramışlardır.<br />
  <br />
“ Dünya bizim evimiz ve evrendeki sonsuz sayıda gökcisimlerinden biri! Evrendeki adersimizi öğrenmek komşularımızı tanımak istermisiniz? ”<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yıldız<br />
“ Yıldız denilince akla genelde bayrağımızda yer alan şekil gelmektedir. Oysa yıldızlar genelde küresel yapıdadırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
   Bütün yıldızlar gökada (galaksi) adı verilen dev yıldız topluluklarının birer üyesidir.<br />
  Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluğa gökada (galaksi) adı verilir.  Uzayda milyarlarca gökada vardır. Samanyolu, Andromeda, Büyük Macellan, Orion bunlardan sadece bir kaçıdır.    <br />
    Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi Samanyolu gökadasında (galaksisinde) bulunur. Kuzeyden güneye doğru bir kuşak şeklinde görülen yıldız topluluğu Samanyolu gökadasını oluşturur.<br />
   Gökadalar da gezegenler gibi dönmektedir. Fakat gökadaların dönüş hızı yavaştır. Samanyolu gökadası kendi çevresindeki bir tur dönüşü, yaklaşık 230 milyon yıl kadar sürer. <br />
   Elde edilen bilgilere göre, yıldızlar canlı olmasalarda bizler gibi doğar, yaşar ve ölürler.<br />
     Yıldızlar, dünyada çok daha  büyük ve sıcak gaz kürelerdir.. Bize çok uzak oldukları için, küçük nokta şeklinde gözükürler. <br />
Sıcaklıklarına bağlı olarak çeşitli renklerde ışık saçarlar.<br />
Yıldızların farklı renkte olmaları onların sıcaklıkları hakkında bize bilgi verebilir.<br />
•	Mavi veya Beyaz; En sıcak yıldız<br />
•	Sarı; Orta sıcaklıkta<br />
•	Kırmızı; En az sıcaklık ( soğuktur)<br />
    Güneşte bir yıldızdır. Dünyamıza ısı ve ışık veren sarı turuncu renkli bir yapıdadır.<br />
Bunları Biliyormuusnuz?<br />
   Güneşten çıktıktan sonra enerjisi azalan ışınlar Dünya’ya yaklaşık 8 dakikada ulaşır.<br />
    Gökyüzündeki yıldızların sayıları yeryüzündaki bütün kumsallarda bulunan kum tanelerinden fazladır.<br />
    Bir yıldızın etrafa saçtığı ışık, yıldız içinde gerçekleşen patlamalardan dolayı ortaya çıkar. Yıldızların yapısında genelde % 90 oranında hidrojen, % 10 oranında helyum vardır.<br />
    Yıldızların, hidrojen moleküllerinden oluşan gaz ve toz bulutlarının, zamanla kendi kütle çekimi altında büzülmesi ile meydana geldiği sanılmaktadır. Bir yıldızın büyüklüğü kütlesi ile belli olur. Kütlesi büyük olan yıldızın içinde çok fazla tepkime olur. Dolayısıyla bu yıldızın etrafa verdiği ısı ve ışık çok fazla olur. <br />
    Zamanla enerjisi azalan yıldız, anî patlama ile parçalarına ayrılıp etrafa dağılabilir. Bu da yıldızın ölümü olur.<br />
<br />
Takımyıldız<br />
<br />
   Geceleyin gökyüzüne saçılmış gibi duran yıldızlar çeşitli nesneelre benzetilerek şekiller oluşturacak biçimde birleştirilebilir. Bunlara “ Takımyıldız “ denir.<br />
    Takımyıldız daha büyük ve daha iyi tanımlanmış yıldız gruplarının parçalarıdır. Bunlara hayvan, insan ve nesne adları verilmişsede gerçekte pek azı benzetildiği nesneyi andırır.<br />
Büyük Ayı Takımyıldızı<br />
    Gökyüüz 88 takımyıldıza bölünmüştür. Takımyıldızlar tıpkı bir harita gibi biiz yönlendirir. <br />
Çok sık duyduğumuz takımyıldızlar; Küçükayı, Büyükayı Orion (avcı) Ejderha, Çoban, Herkül, Kartal, Çakıl ve Kuğu gibi takımyıldızı<br />
    Günlük yaşamda burçlar takımyıldızlar ve gezegenleriin insanlar üzerindeki etkisini yorumlamaya çalışmaktadır <br />
<br />
   Bir yıldızın ışığı Dünyanın hareketli atmosferi içinde geçerken değişikliğe uğrar ve kırılır. Yıldızın ışığının azalıp çoğalıyor gibi görünür. Buna yıldızın göz kırpması veya yıldız kaynması diyoruz.<br />
Kutup Yıldızı<br />
    Kutup Yıldızı, dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğundan, diğer gökcisimlerinin aksine gün boyunca yer değiştirmez ve hep kuzeyi gösterir. Bu özelliği nedeniyle tarih boyunca yön bulma ve seyir amacıyla kullanılmıştır. Aynı nedenle, Demirkazık, Kuzey Yıldızı gibi isimler alır<br />
<br />
Kuyruklu Yıldız<br />
    Kuyruklu yıldız adı verilen gök cisimleri, aslında yıldız değildir. Kendileri ışık üretmez. Üzerine düşen ışığı yansıtırlar. Yapılan araştırmalara göre kuyruklu yıldızlar kaya, toz ve buzdan oluşmuş kütlelerdir. Baş ve kuyruk bölgeleri vardır. Güneş çevresinde elips şeklinde yörüngelerde dolanan kuyruklu yıldızlar vardır. Belli aralıklarla, çok kısa bir süre için Güneş’in yakınından geçerler.    <br />
    Güneş’e yaklaştıkça, Güneş ışınları buzu buhar hâline getirir ve etrafa gaz ve toz bulutu yayılır. Bu gaz ve toz bulutu bir kuyruk şeklinde gözükür. Bu gök cismi, Güneş’ten gelen ışığı yansıttığı için baş kısmı yıldız, arkasında kalan gaz ve toz bulutu da yıldızın kuyruğu gibi parlar. <br />
    Genelde kuyruklu yıldızın çapı 10 km’den küçüktür. Kuyruklu yıldızların Güneş etrafında dolanma süreleri 33 yıl ile 150 yıl arasında değişir. Kuyruklu yıldızlar Güneş yakınından geçtiklerinde çıplak gözle görülebilirler. <br />
    Halley kuyruklu yıldızı 75 yıl arayla Dünya’mızın yakınından geçmektedir. Bazı kuyruklu yıldızlar uzayın derinliklerinden gelip bir defa görünür fakat bir daha ne zaman görüleceği belli olmaz.<br />
    Yakın geçmişte görülen kuyrukluyıldızlar, 1994 yazında Jüpiter'e çarpan SL 9 (Shoemaker-Levy) ve 1997 yılında çıplak gözle gözlemlenen Hale-Bopp ve 2002 yılında görülen Ikaye-Zhang kuyrukluyıldızıdır.<br />
Meteorlar<br />
    Bazı geceler gökyüzünde parlak bir çizgi gibi kayıp giden cisimler görülür. İnsanlar bunlara “kayan yıldız” adını vermiştir. Gerçekte bunlar yıldız olmayıp, uzaydan atmosfere hızla girip sürtünmeyle yanıp ışık saçan meteorlardır. <br />
    Meteorlar, gezegenler arasında bulunan ve her yönde hareket eden gök cisimleridir.   <br />
      Uzayda hareket ederken bazen Dünya’nın çekim alanına girip atmosferde sürtünerek yanarlar. Çok az sayıda meteor, tamamen yanmadan yere ulaşır. Bunlara Meteor taşı ya da Gök taşı adı verilir. Çok sayıda meteor aynı anda atmosfere girdiğinde, gökyüzünde birçok kayan yıldız görünür. Buna yıldız yağmuru adı verilir. <br />
    Yeryüzüne ulaşabilen meteorlara göktaşı ( meteorit) denir.  Göktaşları çok büyük olabilir, düştükleri yerde meteor (göktaş ) çukurları açarlar. <br />
    Meteorların yapısında demir, nikel, kobalt, bakır, silisyum ve magnezyum gibi maddeler vardır.  <br />
              Meteor                                            Meteor Çukuru<br />
Yıldız ve Gezegenler Arasındaki Farklar<br />
   Güneşin çevresinde yörüngelerde dolanan çok çeşitli gök-cisimleri vardaır. Güneş sitemi her yöne doğru dağılmış olan çok miktarda toz bir yıldız( Güneş) sekiz gezegen 162 uydu, cüce gezegenler, kuyruklu yıldızlar, asteroitler ve buzul cisimciklerden oluşur.<br />
    Gezegen: Bir yıldıızın özelikle Güneş’in çevresinde dönen, kendiliğinde ışık saçmayan gök cismidir.<br />
     Gezegenler ve yıldızlar arasında farklılıklar vardır. Yıldızlar ve gezegenler arasındaki farklar şunlardır;<br />
1.	Yıldızlar sıcak gaz kütleleridir. Gezegenler ise soğuyarak katılaşmışlardır.<br />
2.	Yıldızlar kendiliğnde ısı ve ışık verirler. Gezegenler ise kendiliğinde ısı ve ışık vermezler. Ancak Güneş’ten aldıkları ışığı yansıtırlar.<br />
3.	Yıldızlar, Dünyaya çok uzak olduğunda ışığı titreşir görünür. Gezegenler ise Dünya’ ya yakın olduğu için ışığı titreşmez.<br />
4.	Yıldızlar, Güneş hariç nokta gibi görünürler. Gezegenler ise daha büyük görünürler.<br />
5.	Yıldızlar çok uzakta oldukları için hareketsizmiş görünürler. Birbirine göre konum değiştirmezler. Gezegenler ise birbirine göre konum değiştirirler.<br />
Işık Yılı<br />
    Yıldızlar ve galaksiler arasındaki uzaklık aklın alamayacağı kadar büyüktür. Var olan uzunluk birimleri yetersiz kaldığında bilim insanları gökcisimleri arasındaki uzaklıklar Işık Yılı denilen bir uzaklık birimi ile belirtilir. Fakat ışık yılı bir zaman birimi değildir.<br />
     Işık, evrende en hızlı hareket eden varlıktır. Bir saniyede 300.000 Km yol alır. Bir ışık yılı Işığın bir yılda aldığı yolu ifade eder. Işık bir yılda 9,46 trilyon km yol alır.<br />
   Galaksimizin çapı 100.000 ışık yılıdır. Dünya ise galaksi merkezinde 30.000 ışık yılı uzaktadır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2. GÜNEŞ SİTEMİ<br />
Anahtar Kavramlar<br />
•	Güneş<br />
•	Güneş Sistemi<br />
•	Uydu <br />
•	Gök ada<br />
•	Astronomi Birimi ( AB)<br />
•	Uzay<br />
•	Evren<br />
<br />
Güneş <br />
<br />
    Güneş orta büyüklükte bir yıldızdır. Güneş bize en yakın yıldız olduğu için, büyük gözükür. Epsilon, Antares, Siruz, Betelgüs adındaki yıldızlar Güneş’ten büyüktür fakat çok uzak oldukları için küçük görünürler. <br />
   Güneş’in çekirdeği yaklaşık 15 milyon°C’nin üzerinde bir sıcaklığa sahiptir. <br />
<br />
<br />
Güneş’in dış tarafında ise ışık küre, renk küre ve taç küre bulunur. <br />
<br />
<br />
<br />
     Yapılan hesaplara göre, Güneş yaklaşık 5 milyar yaşındadır. Güneş’in yapısında bulunan hidrojen, yüksek sıcaklık altında birleşerek helyum atomlarını oluşturur. Bu olaya çekirdek tepkimesi denir.        <br />
    Güneş, iki çeşit dönme hareketi yapar. Bunlardan biri kendi ekseni etrafında, diğeri Samanyolu galaksisi ile birlikte yaptığı hareketlerdir. Güneş, galaksi çevresindeki bir dönüşünü 220 milyon yılda tamamlar. Güneş sistemi, Samanyolu’nun merkezinden yaklaşık 30 000 ışık yılı uzaktadır.<br />
   Güneş’in kendi etrafındaki dönüşü batıdan doğuya doğrudur. Fakat Güneş’in dönme hızı kutuplarında ve ekvatorunda farklı farklıdır. Bu da Güneş’in katı hâlde olmadığını gösterir<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Güneş Sistemi<br />
    Güneş sistemi, merkezinde yıldız olarak Güneş ve çevresinde dönen gök cisimlerinden meydana gelmiştir.<br />
    Gezegenler, asteroitler ve kuyruklu yıldızlar Güneş çevresinde dolanan gök cisimleridir. Ayrıca bazı gezegenlerin çevresinde dolanan uydular vardır.<br />
    Uydu; Kütlesi daha büyük bir gökcisminin özelikle gezegenin çevresinde dönen gökcismine denir.<br />
    Güneş, Samanyolu gökadası (galaksisi) içinde hareket ederken, gezegenler de onunla birlikte uzayda hareket eder. Güneş, Samanyolu galaksisiyle birlikte Herkül Yıldız kümesine doğru gitmektedir. Güneş, kütle çekim kuvvetiyle bütün gezegenleri kendine doğru çeker. Bu çekim kuvveti gezegenlerin belirli yörüngelerde hareket etmelerini sağlar.<br />
<br />
    Bütün gezegenler, Güneş çevresinde saat ibresinin ters yönünde hareket eder.  Gezegenler, Güneş etrafında elips şeklinde bir yol izler. Bu yola yörünge denir. Elipsin iki tane odağı bulunur. Güneş bu odakların birinde bulunur. Yani Güneş elipsin tam orta yerinde değildir.<br />
Güneş Sistemi'ndeki gezegenler<br />
    Uluslararası Astronomi Birliği'nin yayımladığı son karara göre, Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen vardır, bunlar Güneş'e en yakın gezegenden başlayarak sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. <br />
( Pllüton eskiden Güneş sisteminde en küçük gezegen kabul ediliyordu ama artık o bir cüce gezegendir )<br />
    1930'dan 2006 yılına kadar bilimsel olarak geçerli olan dokuz gezegen vardı, ancak 24 Ağustos 2006 tarihinde UAB tarafından Plüton'un statüsü, cüce gezegenliğe düşürülmüştür. Aynı karar gereğince, 2003 UB313 ve Ceres de cüce gezegen statüsündedir.<br />
Astronomi Birimi:<br />
<br />
   Yörüngeleri dairesel değil elips biçiminde olduğundan, gezegenlerin Güneşe’e olan uzaklıkları sürekli değişir. Dünya’nın Güneşe’e en yakın konumu ile en uzak konumu arasında 5 milyon kilometre fark verdır. Dünya’nın Güneş’ten ortalama uzaklığı 150.000.000 km’dir (149.600.000 ). Bu uzaklık birimine Astronımi Birimi  ( AB ) denir. Gök cisimleri arasındaki uzaklık büyük olduğu için metre veya kilometre kullanılmaz<br />
<br />
Merkür <br />
     Güneş’e en yakın gezegendir. Merkür’ün Güneş’e olan uzaklığı yaklaşık 0,39 AB uzaklıktadır. Güneş etrafındaki dönme hızı en büyük olan gezegendir. Güneş etrafında 88 günde bir tur döner. Kendi etrafında çok yavaş döndüğünden gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı çok fazladır. Bu yüzden hiçbir canlaı yaşamamaktadır. Merkür katı hâlde, atmosferi ve suyu bulunmayan ölü bir gezegendir.  Merkür’ün yüzeyi kraterlerle kaplıdır ve uydusu ve halkası yoktur.<br />
<br />
Venüs <br />
<br />
. Güneş’e ikinci yakın gezegen ve altıncı büyük gezegen olan Venüs Aşk Tanrıçası olarakta adlandırılır. Güneş’ten ortalama uzaklığı 0,72 AB’dir. Venüs’ün “Akşam Yıldızı”, “Çoban Yıldızı” ve “Sabah Yıldızı” gibi isimleri vardır. Dünya ile aynı büyüklükte olup dünyanın ikizi gibidir. Atmosferinde yoğun karbondioksit yüzünde sera etkisi çok etkilidir.<br />
<br />
    Güneş etrafındaki bir tur dönüşünü 224 günde tamamlar. Venüs kendi çevresinde çok yavaş döner. Kendi çevresindeki bir dönüşü 243 günde tamamlar. Yani bir Venüs günü bir Venüs yılından daha uzundur. Venüs katı hâlde bir gezegendir. Yüzeyi kalın bir atmosferle kaplı olduğu için, Güneş’ten gelen ışınların büyük çoğunluğunu uzaya geri yansıtır. Bu yüzden Venüs parlak bir gezegen olarak görünür. Uydusu ve halkası yoktur.<br />
Dünya <br />
    Dünya, Güneş’e ortalama 1 AB uzaklıkla, Güneş’e en yakın üçüncü gezegendir. Üzerinde canlıların yaşadığı tek gezegen Dünya’dır. Dünya’nın çevresinde kalın bir atmosfer tabakası vardır. Dünya atmosferi solunuma uygun oranlarda gazlar içerir. Dünya yüzeyinin sıcaklığı suyun sıvı hâlde bulunabileceği sıcaklıktadır. Bu sıcaklığın biraz artması ya da azalması durumunda su sıvı hâlde bulunmayacak, ortam canlı yaşamına uygun olmayacaktı. Dünya’nın atmosferi % 78 azot, % 21 oksijen ve % 1 oranında diğer gazlardan oluşmaktadır..Dünyanın üçte ikisi suyla kaplıdır. <br />
    Çevresinde dolanan Ay dünyanın tek uydusudur. Dünyanın halkası yoktur.<br />
<br />
Ay:<br />
<br />
     Dünya’nın uydusu olan Ay, Dünya’ya yaklaşık 385 bin km uzakta bir yörüngede dolanır. Dünya çevresindeki dönüş süresi yaklaşık 27,5 gündür. Ay’ın Dünya çevresinde dönüş süresi ile kendi ekseni etrafında dönüş süresi hemen hemen aynıdır. Bu yüzden Ay’ın hep aynı yüzü bize dönüktür. <br />
    Ay, Dünya etrafında elips şeklinde bir yörüngede dolanır. Ay’ın yüzeyi kraterlerle kaplıdır. Ay’da atmosfer olmadığı için meteorlar Ay’ın yüzeyine çarparlar ve oyuklar oluştururlar. Ay yüzeyinde sıradağlar şeklinde yükseltiler, düzlükler ve çukurluklar bulunur. Ay bir ışık kaynağı değildir. Ay, Güneş’ten aldığı ışığı bize yansıtır. Ay’ın Dünya’ya yansıttığı ışık miktarı değiştiği için, görünüşü hep aynı değildir. Bu yüzden her gece Ay’ın farklı bir kısmı bize daha parlak görünür. Buna ayın evreleri denir. <br />
Ay’ın Evreleri<br />
<br />
<br />
Ay Dünya çevresinde belli bir yörüngede döner.<br />
Gel-Git Olayı<br />
    Dünya ve Ay arasında büyük bir kütle çekim kuvveti vardır. Dünya’nın Ay’a uyguladığı bu çekim kuvveti, Ay’ın Dünya çevresinde belli bir yörüngede hareket etmesini sağlar. Dünya, Ay’a kuvvet uygularken, Ay da Dünya’ya çekim kuvveti uygular. Ay’ın çekim kuvveti Dünya’nın çekim kuvvetinin 6’da 1’idir. Bu çekim kuvveti sonucu Dünya üzerindeki sular kabarır ve alçalır. Buna gelgit ( med-cezir ) olayı denir.<br />
Mars<br />
     Büyüklüğü Dünya’nın yarısı kadardır. Güneş’ten uzaklığı ortalama 1,5 AB’dir.. Mars gezegeni Merih olarak da bilinir. Mars katı hâlde bir gezegendir. Mars’ın yüzey sıcaklığı ortalama -28°C dir. Mars, parlak kırmızımsı bir yıldız şeklinde görülür. Mars’ın Güneş çevresindeki bir dönüşü 687 gün sürer. Mars’ın üzeri çoğunluğu karbon dioksitten oluşan bir atmosferle kaplıdır. Mars’ın yüzeyinde yanardağlar, boş düzlükler ve kraterler bulunur. Mars’ın 2 uydusu ( Deimos ve Phobos ) vardır. Dünyada teleskopla görülebilir. Halkası yoktur.<br />
Jüpiter:<br />
     Güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Dünya’nın 11 katı büyüklüğünde bir çapı vardır. Güneş’ten ortalama uzaklığı 5,2 AB’dir. Jüpiter’in Güneş çevresindeki bir dönüşü yaklaşık 12 yıl sürer. Jüpiter, küçük katı bir çekirdeğe sahiptir, geri kalan kısmı genelde sıvı hidrojenden oluşmuştur. Çoğunluğu hidrojen ve helyumdan oluşan atmosfer tabakası vardır. Jüpiter’in bilinen 63 uydusu vardır.  <br />
Satürün <br />
     Güneş sisteminin ikinci büyük gezegenidir. Satürn Güneş’ten ortalama 9,5 AB uzaktadır. Satürn Dünya’dan yaklaşık 10 kat büyüktür. Satürn’ün Güneş çevresindeki bir dönüşü 29,5 yıl sürer. Yapılan araştırmalara göre, Satürn’ün hemen hemen tamamı gazlardan oluşmuştur. Satürn’ün en belirgin özelliği halkalarıdır. Bu yüzden ona halkalı gezegen de denir. Satürn’ün parlak altın renkli bir görünüşü vardır. Satürn gezegeni, bilinen 56 uyduya sahiptir. Satürn gezegeni Zuhal olarak da bilinir.<br />
Uranüs:<br />
     Güneş’ten ortalama uzaklığı yaklaşık 19,2 AB’dir. Uranüs, Dünya’dan yaklaşık 4 kat büyüktür. Uranüs’ün Güneş çevresindeki bir dönüşü 84 yıl kadar sürer. Güneş çevresinde yan yatmış bir varil gibi dönerek hareket eder. Küçük bir çekirdeğe ve kalın yoğun bir atmosfere sahiptir. Uranüs’ün bilinen 27 uydusu vardır. Uranüs’ün çevresinde de halka bulunur. Güneş’e dönük yüzünde ortalama sıcaklığı -151°C’dir.<br />
Neptün <br />
     Neptün’ün güneşe uzaklığı, ortalama 30,1 AB’dir.. Büyüklüğü yaklaşık olarak Dünya’nın 4 katıdır..Neptün yaklaşık 165 yılda Güneş çevresindeki turunu tamamlar. Şu an Neptün’ün bilinen 13 uydusu vardır. Güneş’e bakan yüzünde ortalama sıcaklığı -173°C’dir. <br />
<br />
<br />
Gezegen	Güneşe <br />
Uzaklığı<br />
( AB)	Uydu <br />
Sayısı	Halka Durumu	Kaçıncı Gezegen<br />
Merkür	0,39	-	Yok	1.<br />
Venüs	0,72	-	Yok	2.<br />
Dünya	1	1	Yok	3.<br />
Mars	1,5	2	Yok	4.<br />
Jüpiter	5,2	63	Var	5.<br />
Satürn	9,5	56	Var	6.<br />
Uranüs	19,2	27	Var	7.<br />
Neptün	30,1	13	Yok	8.<br />
   Gezegenler ;<br />
a)	Taş Gezegenler: Merkür, Venüs, Dünya ve Mars<br />
b)	Gaz gezegenler; Jüpiter, Satürn, Urnüs ve Neptün olmak üzere iki grupta da incelenir<br />
    Taş gezegenler katı yüzeyli kaya ve metallerden oluşurken gaz gezegenler çekirdekleri hariç büyük gaz kütlelerinde oluşur.<br />
   Gökadalar (Galaksiler), yıldızlar, Güneş, gezegenler ve diğer gök cisimlerinin (asteroidler metorlar) içinde bulunduğu boşluğa uzay adı verilir. Sınırları tespit edilemediği için uzayın sonsuz büyüklükte bir boşluk olduğu söylenir. Uzayda bulunan tüm varlıklar evreni oluşturur. <br />
Gök Adaları ( Galaksiler)<br />
      Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluğa gökada (galaksi) adı verilir.  Uzayda milyarlarca galaksi vardır. Samanyolu, Andromeda, Büyük Macellan, Orion bunlardan sadece bir kaçıdır.    <br />
    Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi Samanyolu gökadasında bulunur. Kuzeyden güneye doğru bir kuşak şeklinde görülen yıldız topluluğu Samanyolu gökadasını oluşturur.<br />
   Gökadalar da gezegenler gibi dönmektedir. Fakat gökadaların dönüş hızı yavaştır. Samanyolu gökadası kendi çevresindeki bir tur dönüşü, yaklaşık 230 milyon yıl kadar sürer. Gökadaların oluşturduğu kümeye süper kümeler denir. Gökadalar şekillerine göre eliptik, sarmal ve düzensiz olmak üzere üçe ayrılır.  <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1.	Eliptik Gökadalar: Eliptik gökadalar oval gökadalarr adı da verilir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
2.	Sarmal (Spiral) Gökadalar: Parlak bir çekirdeğe sahiptir. Çekirdekten dışarı doğru uzanan yıldızlardan oluşmuş spiral şeklinde kolları vardır. Samanyolu gökadası sarmal bir gökadadır. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
3.	Düzensiz Gökadalarr: Bu gökadalar belirgin bir şekle sahip değildir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İşte Evrendeki Adresimiz!<br />
Adı	Ankara ilköğretim Okulu<br />
Sokak, No	1716 No: 3<br />
Posta Kodu	35000<br />
İlçe	Karşıyaka <br />
İl	İzmir<br />
Ulke 	Türkiye<br />
Gezegen	Dünya<br />
Gezegen Sistemi	 Güneş Sistemi<br />
Gökada	Samanyolu <br />
Gökada Kümesi	Yerel Küme <br />
Süper Küme	VirgoSüper Kümesi<br />
<br />
<br />
3. Uzay Araştırmaları <br />
Anahtar Kavramlar<br />
•	Astronomi<br />
•	Gökbilimci<br />
•	Teleskop<br />
•	Uzay Teknolojisi <br />
•	Uzay Kirliliği<br />
<br />
    İlk yıldız gözleyiciler, gördükleri şeylerin resimlerini mağara duvarlarına çizdikleri için mağara adamlarının gökyüzünü gözlediğini biliyoruz. Urün ekme ve hasat için en uygun zamanın Güneş Ay ve yıldızların hareketlerini inceleyerek buluna bildiğini gördüklerinden beri insanlar gökyüzünü gözlemenin yararlı olduğunu anladılar.<br />
    İnsanlar çok eski zamanlardan beri yıldız, Ay ve Güneş gibi gök cisimlerinin yapısını ve bunların gökyüzünde nasıl durduklarını merak etmiştir. Evren nasıl meydana gelmiştir? Hayat nasıl başlamıştır? Dünya nereye doğru hareket ediyor? Gelecekte hayat bitecek mi? Gibi birçok soru insanların zihnini kurcalamıştır. Bundan başka sürekli değişen gece ve gündüz uzunlukları, mevsimlerin süresi, ürün ekip biçme zamanının tesbiti gibi olaylar insanların astronomiyle ilgilenmelerine sebep olmuştur. <br />
   Uzayda bulunan cisimlerin durumlarını, hareketlerini, yakınlık, uzaklık ve yapılarını araştıran bilime astronomi ya da gök bilimi araştırma yapan bilim insanlarına astronom veya gökbilimci denir. <br />
     Bu araştırmaları yapmak için kurulmuş ve içinde çeşitli gözlem araçlarının bulunduğu yapılara Rasathane ya da Gözlem evi adı verilir. <br />
    Türkiye’deki en meşhur rasathane, İstanbul’daki Kandilli Rasathanesi’dir. Ayrıca Antalya Beydağı Bakırtepe’de ve Ankara Ahlatlıbel’de gözlem evleri vardır. <br />
<br />
Tubitak Gözlemevi<br />
     Astronomi çalışmalarında kullanılan en önemli araç teleskoptur. Ilk kullanılan teleskoplar, bir boru içine yerleştirilmiş ince kenarlı merceklerle oluşturulmuş sistemdir. Daha sonraları, içinde aynaların bulunduğu teleskoplar da kullanılmaya başlandı. Bu teleskoplarla daha net görüntü elde ediliyordu. İçinde mercek ve aynalar bulunan teleskoplara optik teleskop adı verilir.      <br />
<br />
    Optik teleskoplar, gök cisimlerinden gelen görünen ışınları toplar, cisimleri oldukça büyük ve çok yakında duruyormuş gibi gösterirler. <br />
    Teleskobun icadı uzay gözlemlerini kolaylaştırmıştır.<br />
Radyo Teleskoplar; <br />
    Uzaydaki cisimler, zayıf radyo dalgaları yayarlar. Bu radyo dalgalarını toplayabilmek için büyük çanak şeklinde antenler yapılmıştır. Antenler tarafından elde edilen sinyaller güçlendirilerek bilgisayarlarda değerlendirilir. Radyo dalgaları sayesinde, uzayda gözle görülemeyen birçok cismin varlığı tespit edilmiştir. Radyo teleskoplar değişik çaplarda olabilir. Dünya’nın en büyük radyo teleskobu, Porto Riko’daki 304,8 metre çapında çanak şeklinde bir antendir.<br />
Hubble Uzay Teleskobu (HUT); <br />
    Atmosfer değişik yoğunlukta gaz katmanlarından oluştuğu için, Dünya üzerinden uzay, her zaman net olarak gözlemlenemez. Örneğin, bulutlu bir havada bize en yakın gök cismi olan Ay’ı bile görmek imkânsızdır. Ayrıca atmosfer, bazı ışınları emdiği ve dağıttığı için gök cisimleri, yıldızlar çok net olarak takip edilemez. Işte bu yüzden, atmosfer dışındaki bir yörüngeye yerleştirilecek teleskop, atmosfer engelini ortadan kaldıracak, uzayı daha net olarak gözlemlemeyi sağlayacaktır. Hubble uzay teleskopu, bu düşünceyle yapılmış bir teleskoptur. Hubble’nin çektiği görüntüler radyo dalgaları ile Dünya’daki merkeze ulaştırılır. Hubble yerden yaklaşık 600 km yukarıda bir yörüngede dolanmaktadır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Uzay Teknolojisi <br />
   Uzayda çalışmalar yapmak için pek çok zorlukları aşmak gerkir. Örneğin, uzayda hava olmadığı için Güneş’in zararlı ışınları doğrudan cisimlere çarpar. Atmosferde sürtünme sonucu uzay araçlarının yüzeyinde çok büyük sıcaklılklar oluşur. Ayrıca uzayda yapılacak çalışmalarda taşınabilinecek enerji sınırlıdır. Buna benzer problemleri çözmek için bilim insanları pek çok çalışmalar yapmaktadır.<br />
     Bu çalışmalar sonucunda güneş pilleri, besin paketleme teknikleri, kalp ritmini ayarlayan cihazlar, teflon maddesi, hafif ve sağlam alaşımlardeğişik cins boya ve plastik maddeler uzay çaışmaları sonucunda bulunup, günlük yaşamda pek çok ürünüde kullanmaktayız.<br />
    Uzaya çıkmak için roketler kullanılır. Askeri amaçla kullanılan roketler daha sonra bilimsel amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.<br />
    Roketler etki tepki prensşbine göre hareket eder. Bunu şişirilmiş bir balona benzetebiliriz.<br />
<br />
       Roket <br />
    Roketle fırlatıldıktan sonra uzaya çıkıp tekrar geri dönebilen uzay araçlarına uzay mekiği denir. <br />
    Uzay mekikleri birkaç kez kullanılabilinir. Uzay mekikleri bir uçak gibi yeryüzüne inebilecek özeliktedir.<br />
<br />
<br />
         Uzay Mekiği<br />
    Uzay mekikleri, yörüngeye uydu oturtma, yörüngedeki uyduları geri alma, onarma, uzay istasyonu parçalarını taşıma gibi işlerde kullanılmaktadır. Ilk mekik 1981 yılında uzaya gönderilmiştir. Uzay mekiğinin, yerin çekim etkisinden kurtulması için çok büyük enerji gerekir. Mekiğin yerden kalkması için hızı en az saniyede 11,2 km olmalıdır.<br />
    Gök cisimleri etrafında dönen küçük cisimlere uydu denir. İnsanalrın yaptığı ve gezegen çevresinde yöyüngeye oturtulduğu uydulara yapay uydu denir.<br />
    İnsanlar, uzay araştırmaları yapmak, meteoroloji bilgileri toplamak, iletişim gibi amaçlar için uzaya yapay uydular gönderir. <br />
 Türkiye, son yıllarada uzaya uydulara (TURKSAT 1B, TURKSAT 1C ve TURKSAT 2A) göndererek çalışmalara yapmaktadır.<br />
 Haberleşme uyduları, gerekli olan enerjilerini kanatlarında ve gövdelerinde bulunan güneş pilleriyle Güneş’ten elde ederler.     <br />
    Yapay uydular topladıkları bilgi ve verileri sürekli yeryüzüne iletir. Bunlar yer istasyonları tarfında kaydedilir ve kulllanıma sunulur.  Günümüzde sayıları çoğalan bu tür uydulardan elde edilen veriler incelenerek kısa süerde sağlıklı doğru bilgilere ulaşılmaktadır. <br />
    Meteoroloji uyduları atmosferin üstünde bir yörüngede dolanarak sürekli Dünya’nın fotoğrafını çekerler. Böylece yeryüzündeki fırtına, kasırga, yağmur gibi hava olaylarını anında iletirler. Bu fotoğraflar ard arda oynatıldığında bulutların hareketleri gözlenebilir. (Hava durumu haberlerinde gösterilen bulut hareketleri bu şekilde elde edilir.) <br />
    Ayrıca uydular yeryüzünden yansıyan ışınları kullanarak, yeryüzündeki madenleri, tarım ürünlerinin miktarlarını tespit edebilirler. Günümüzde uyduların       <br />
           Yapay uydu                  kullanım alanlarından biri de askerî amaçlar içindir.<br />
    Uzay Sondaları<br />
    Güneş sistemindeki gezegen, asteroit, meteor ve kuyruklu yıldızların; büyüklüğü, yapısı, hareket çeşitleri gibi özelliklerini öğrenmek için uzaya gönderilmiş yapay uydulara sonda adı verilir. Sondalar fırlatıldıktan sonra bir daha geri dönmeyecek şekilde bir uzay yolculuğuna çıkarlar. Yakınlarından geçtikleri gök cisimleri hakkında kamera ve değişik araçlarla bilgi toplar ve bunları radyo dalgalarıyla Dünya’ya yollarlar. Bundan başka sondalar, yıldızlar, galaksiler, gaz ve toz bulutu gibi uzayda bulunan cisimler hakkında da topladıkları bilgileri Dünya’ya yollarlar. Sondalar güneş pilleriyle ürettikleri enerjileri kullanırlar. <br />
    1976 yılında uzay sondaları Voyger-1 ve Voyger-2 fırlatıldı. Güneş sisteminin dış bölümündeki gezegenleri gözlemle-yen ve bu gezegenler hakkında Dünya-ya bilgiler gönderen uzay araçları Güneş sisteminin hiç bilinmeyen yönlerini ortaya çıkardı.<br />
<br />
    Uzay İstasyonları<br />
    Uzay istasyonları, içinde insanların uzun süreler yaşayabileceği ve araştırmalar yapabileceği donanımda yapay uydulardır.  Uzay istasyonları bölümler eklenerek genişletilebilecek yapıdadır. İlk uzay istasyonu Rus Salyut 1 adlı istasyondur. 1 ay süreyle uzayda kalmıştır ve sonra devre dışı olmuştur. Ardından yine Ruslar MIR uzay istasyonunu kurmuştur. MIR uzay istasyonu geçen yıl görevini tamamlamış, yer yüzüne düşürülmüştür. Amerikalılar da uzayda 1973 yılında Skaylab adında uzay istasyonu kurmuştur. Uzay istasyonları sayesinde uzun süreli gözlemler yapabilmektedir. <br />
    Ayrıca yeryüzünde yer çekimi sebebiyle yapılması zor olan deney ve araştırmalar, yer çekimsiz ortamda yapılabilmektedir. Örneğin, kurşun ve alüminyumdan sağlam ve hafif alaşım elde etme, bazı kimyasal kristallerin daha fazla çoğalmasını sağlama, ilâç yapımında yeni teknikler geliştirme, bitki ve hayvan hücrelerinin gelişimini inceleme bu laboratuarlarda yapılabilen çalışmalardan bazılarıdır. <br />
<br />
UZAY ARAŞTIRMALARI<br />
<br />
    Uzaya araç gönderme Rus’ların 4 Ekim 1957 yılında Sputnik-I’i göndermesiyle başlamıştır. Yine Ruslar 3 Kasım 1957’de içinde “Laika” isimli köpek bulunan “Sputnik-II” adlı aracı gönderdiler. Böylece uzaya ilk canlı gönderilmiş oldu. Ilk insanlı uçuş yine Ruslar tarafından 1961 yılında Vostok I adlı araçla yapıldı. <br />
<br />
Ay’da İlk Adımlar<br />
<br />
    Ruslar ve Amerikalılar arasındaki uzay yarışı çok hızlı gelişti. Rusya ve Amerika uzaya ard arda bir çok araç gönderdi. Rusların Luna II adlı uzay aracı 1959 yılında Ay’a çarparak parçalandı. Yine aynı yıl gönderilen Luna III adlı araç ise, Ay’ın görünmeyen yüzünün fotoğrafını çekmeyi başardı. 1965 yılında Ruslar’ın uzaya gönderdiği Voskhod-II aracındaki astronot, uzay elbiseleriyle uzaya çıkan ilk insan olmuştur. Amerikalılar’ın 21 Aralık 1968 günü Apollo–8 adlı uçuşla uzaya fırlattığı Satürn 5 roketiyle Ay Yörüngesindeki ilk insanlı uçuş gerçekleştirilmiştir. Yine Satürn 5 roketiyle 16 Temmuz 1969 günü başlayan Apollo 11 adlı uçuşta üç Astronot Ay’a doğru yolculuğa başlamış ve 20 Temmuz 1969’da ilk insan Ay yüzeyine ayak basmıştır. Ay’a ayak basan ilk insan Neil Armstrong’dur. Onun ardından Edwin Aldrin Ay’a inmiştir. Bu astronotlar Ay’da iki saatten biraz fazla kalarak çeşitli araç ve gereçleri buraya yerleştirmişler ve inceleme yapmışlardır. Daha sonra geri dönüşe geçmişlerdir.<br />
“    Evrenin uçsuz bucaksız olması nedeniyle uzay hakıkında bilinen gerçeklerin sınırlı olduğu bilim insanlarıtarfında yapılacak yeni araştırmalarla değişmektedir. “<br />
<br />
Uzayda Kirlilik<br />
    Son 30–40 yıldır uzaya gönderilen birçok roketin yakıt tankları, görevini tamamlamış ya da bozulmuş bir çok uydu Dünya çevresinde kontrol dışı olarak büyük hızlarla dolanmaktadır. Bu araçların toplanması oldukça zor ve pahalıdır. Bazen bu araçlar uzaya gönderilen yeni araçlara çarpmakta ve arızalanmalarına sebep olmaktadır.    <br />
    Fazla yüksekte olmayan atıklardan bazıları aman zaman atmosfere girer. Atmosferde oluşan sürtünmeyle yanmaya başlayan bu atıklar, bazı kişiler tarafında UFO olarak adlandırılır.<br />
    Uzayda çöp yoğunluğu artıkça parçalar arası çarpışmalar gerçekleşecek çarpışmalar sonucu bu tür parçalar ufalalanarak  Yer etrafında yoğun bir zafr oluşturacak<br />
        Uzay araştırmaları için ciddi tehlikeler oluşturan bu kirlilik önümüzdeki yılların önemli sorunlarından biri olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ETKİNLİKLER<br />
Araştırarak Öğrenelim<br />
    Aşağıdaki tabloyu şeçeceğiniz bir gezegenin özeliklerini çaşitli kaynalardan(interner, çeşitli dergi ve kitaplar ) araştırarak dolduralım. <br />
    Araştırma sonucu kullandığunuz kaynakları en sonda bulunan kaynakça kısmında listeleyin.<br />
<br />
 Araştırma Soruları ve Cevapları<br />
<br />
Gezegeninizin <br />
Adı	<br />
Gezegeninizin <br />
Güneş Sistemininde<br />
İçten dışa doğru kaçıncı sırada ?	<br />
Gezegeniniz hangi gezegenler arasında yer alıyor?	<br />
Gezegeniiznizn atmosferi varmı?	<br />
Gezegeninizin kaç uyduus var ?	<br />
Gezgeninizin halkası varmı?	<br />
Gezegeniizzin özel bir yüzey şekli varmı	<br />
Gezegeniniz nasıl  keşfedilmiş ?	<br />
Kaynakça ;<br />
1.<br />
2.<br />
3.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yaparak Öğrenelim<br />
Amaç; Güneşi ve Güneş sistemindeki gezegenleri temsil eden bir Güneş ssitemi modeli oluşturmak<br />
Açıklamalar<br />
1.	Modeli oluştururken çevrede kolaylıkla bulabileceğiniz malzemeleri kullanalım.<br />
2.	Gezegenlerin büyüklüklerine ve aralarındaki uzaklıklara dikkat edelim<br />
3.	Kullandığımız kaynakları kaynakçada listeleyelim.<br />
Kulanılan Malzemeler:<br />
1.<br />
2.<br />
3.<br />
4.<br />
<br />
<br />
<br />
Yaptığınız çalışmayı kısaca anlatınız.<br />
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..<br />
Kaynakça :<br />
1.<br />
2.<br />
3.<br />
4.<br />
<br />
<br />
<br />
Açık Uçlu Sorular<br />
Aşağıdaki soruları araştırarak cevaplayınz.<br />
1.	Yıldız ve gezegenler arasındaki farklar nelerdir.<br />
<br />
<br />
2.	Güneş sitemindekki gezegenleri hangi kriterelre göre sınfladırabiliriz.<br />
<br />
<br />
3.	Taş gezegenlerle gaz gezegenler arasındaki farklar nelerdir?<br />
<br />
<br />
<br />
4.	Jüpiter gezegeninin diğer gezegenlerden ayııran özelikler nelerdir?<br />
<br />
<br />
5.	Uzayda uzaklıklar Işık Yılı ve Astronomi Birim olarak ifade edilmesinin nedeni nedir?<br />
<br />
<br />
6.	Neptün ‘ün Güneşe olan uzaklığı 30.1 AB’dir. Bu uzaklığı km cinsinde yazınız. ( !AB= 150.000 Km)<br />
<br />
<br />
7.	Güneş sisteminde çeversinde halka bulunan gezegenlerri yazınız. Bu gezegenlerin ortak özelikleri nelerdir.<br />
<br />
<br />
8.	Astronomi (Gökbilimi) alanında çalışma yapan bilim insanlarının araştırınız.<br />
<br />
<br />
<br />
9.	Uydular hangi amaçlar için kullanılır.<br />
<br />
<br />
<br />
10.	Uzaydaki kirlilik nasıl önlene bilir?<br />
<br />
TEST I<br />
Çoktan Seçmeli Sorular.<br />
1.	Yapısı uçağa benzeyen ve birkaç kez uzaya gidip gele bilenaraca ne ad verilir?<br />
A)	Yapay Udu<br />
B)	Uzay Mekiği<br />
C)	Roket <br />
D)	Uzay sondası<br />
2.	Aşağıdaki elementlerden hangisi yıldızların yapıısnda en fazla oranda bulunur?<br />
A)	Helyum<br />
B)	Oksijen<br />
C)	Azot<br />
D)	Hidrojen<br />
3.	Yıdızın göz kırpması adı verilen olay nasıl gerçekleşir?<br />
A)	Yıldızın yanıp sönmesiyle<br />
B)	Yıldız ışınının atmosferden geçerken kırılmasıyla<br />
C)	Gözümüüz kırmamaızla<br />
D)	Yıldız önünde, başka bir gök cisminin geçmesiyle<br />
4.	Ay ile ilgili araştırmalar yapan bir öğrenci aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşamaz?<br />
A)	Çekim kuvveti yoktur.<br />
B)	Üzerinde çok büyük kraterler vardır.<br />
C)	Su yoktur.<br />
D)	Katı haldedir.<br />
5.	.<br />
I.	Kuyruklu Yıldız<br />
II.	Ay<br />
III.	Jüpiter <br />
Yukarıdaki gök cisimleri için aşağıdakilerden hangisi ortaktır?<br />
A)	Kendileri ısı ve ışık üretirler.<br />
B)	Güneş sisteminde yer alır.<br />
C)	Güneşe hep aynı uzaklıkta bulunurlar<br />
D)	Sıvı yada gaz halde bulunurlar.<br />
6.	Aşağıdakilerden hangisi,uzayda kirliliğe neden olur?<br />
A)	Karbondioksit gazı<br />
B)	Ozon gazı<br />
C)	Görevi bitmiş uzay araçları ve parçaları<br />
D)	Meteorlar<br />
<br />
7.	Aşağıdaki olaylardan hangisi gel –git olayının sonucudur?<br />
A)	Gündüzlerin uzaması<br />
B)	Ay’ın Dünya’dan uzaklaşması<br />
C)	Mevsimlerin oluşması<br />
D)	Ay’ın Dünya çevresinde dönmesi<br />
8.	.<br />
I.	Uzayı evrenin bir parçası olarak görmek ve bu amaçla araştırma yapmak.<br />
II.	Uzayı barışçıl amaçlarla kullanmak.<br />
III.	Uzay buluşlarını insanlık yararına kullanmak.<br />
    Yukarıdakilerden hangileri uzay araştırmalarında amaç olmalıdır ?<br />
A)	I ve II<br />
B)	I ve III<br />
C)	I,II,ve III<br />
D)	II ve III<br />
9.	Dünya’nın Güneş çevresinde izlediği yol aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Elips şeklinde<br />
B)	Uçgen şeklinde<br />
C)	Daire şeklinde<br />
D)	Çember şeklinde<br />
10.	Dünya’dan uzaya gönderilen radyo ve televizyon yayın-larının uzaydan Dünya’nın çeşitli bölgelerine yansıtılması amacıyla kullanılan uzay aracı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Teleskop<br />
B)	Yapay Uydu<br />
C)	Roket<br />
D)	Uzay sondası<br />
11.	“ İrem şişirdiği balonun ağzını yavaşça gevşetip çıkan havanın balonu hareketini ters yönde ittiğini gözlüyor.”<br />
       Bu ilkeden yararlanılarak aşağıdaki araçlardan hangisi çalışmaz?<br />
A)	Uydu<br />
B)	Uçanbalonlar<br />
C)	Roket<br />
D)	Uzay mekiği<br />
<br />
<br />
12.	Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Gezegenelr doğal ışık kaynaklarıdır.<br />
B)	Yıldızların birbirlerine göre konumları değişmez.<br />
C)	Yıldızların ışıkları titreşir.<br />
D)	Gezegenler yüzeysel görünür.<br />
13.	Güneş sistemi içinde değişik yörüngelere sahip gök cismi aşağıdakilerden hangiisdir?<br />
A)	Kuyruklu Yıldız<br />
B)	Asteroit <br />
C)	Gök taşı<br />
D)	Meteor <br />
14.	Evrende yıldız ve yıldız sistemlerinin oluşturduğu topluluğa ne ad verilir?<br />
A)	Yıdız<br />
B)	Nova<br />
C)	Gökada <br />
D)	Uydu <br />
15.	Aşağıda yıldızlar ve gezegenler hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Yıldızlar kendiliğinde ısı ve ışık yayarlar, gezegenler ise güneşten aldıkları ışığı yansıtırlar.<br />
B)	Yıldızların ışıkları titreşmez, gezegenlerin ışıkları titreşir.<br />
C)	Yıldızlar nokta görünümünde iken, gezegenler yüzeysel tabaka görünümündedir.<br />
D)	Yıldızlar birbirlerine göe konum değiştirmez, gezegenler değiştirir.<br />
16.	Renkli halkaları olan gezegen çifti aşağıdakilerden hangisidir ?<br />
A)	Neptün-Mars<br />
B)	Mars- Merkür<br />
C)	Satürn – Uranüs <br />
D)	Uranüs – Neptün <br />
17.	Aşağıda meteorlar için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Güneş sistemindeki gezegenlerin arasındaki boşluklarda bulunurlar.<br />
B)	Dünyaya düşen meteor veya parçalarına meteorit denir.<br />
C)	Atmosferde sürtünme etkiisyle akkor hale gelerek ışık saçmaları halk arasında yıldız kayması olarak bilinir.<br />
D)	Atmosfer dışında ışık yayarlar.<br />
<br />
18.	.<br />
I.	Güneş Sitemi, Samanyolu Gökadasının bir parçasıdır.<br />
II.	Güneş Sistemi, Samanyolu Galaksisinin dışındadır.<br />
III.	Güneş Sistemi, Samanyolu Galaksine yakındır.<br />
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğruur?<br />
A)	Yalnız I<br />
B)	Yalnız II<br />
C)	I ve II<br />
D)	I ve III<br />
19.	. <br />
I.	İletişim <br />
II.	Denizcilik <br />
III.	Meteoroloji <br />
IV.	Deprem Araştırmaları <br />
Yukarıda verilen alanların hangilerinde uydu ve uzay istasyonlarından yararlanılır?<br />
A)	I ve II<br />
B)	III ve IV<br />
C)	I,II veIV<br />
D)	I,II, III ve IV<br />
20.	Ay’ın Dünyaya uyguladığı çekim kuvvetinin, Dünya’nın değişik bölgeelrinde farklılık göstermesi aşağıdaki olaylardan hangisi meydana getirir?<br />
A)	Mevsimler<br />
B)	Gelgit <br />
C)	İklim <br />
D)	Gece ve gündüz <br />
TEST I<br />
CEVAP ANAHTARI<br />
1	B	11	A<br />
2	D	12	A<br />
3	B	13	D<br />
4	A	14	C<br />
5	B	15	B<br />
6	C	16	C<br />
7	D	17	D<br />
8	C	18	A<br />
9	A	19	D<br />
10	B	20	B<br />
<br />
<br />
TEST II<br />
1.	Gökyüzüne Dünyadan bakıldığıbnda sergiledikleri görünümleri nedeniyle bir arada bulunan yıldız gruplarına aşağıdadilerden hangisi denir?<br />
A)	Süpernova<br />
B)	Takımyıldız<br />
C)	Meteor<br />
D)	Asteroit  <br />
2.	Gök cisimleri hareket ederken izledikleri yörüngeler hangi şekildedir?<br />
A)	Çember<br />
B)	Yarım Daire<br />
C)	Belirli bir şekilleri yoktur.<br />
D)	Elips <br />
3.	.<br />
I.	Yıldızlar gezegenler ve göktaşları birer gökcismiidr.<br />
II.	Yıldızlar genellikle tek renkte gözlemlenir.<br />
III.	Gök cismlerin milyarlarcası bir araya gelerek dev yıldız kümelerini oluşturur.<br />
Yukarıda yıldızlar ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?<br />
A)	I ve II<br />
B)	II ve III<br />
C)	I ve III<br />
D)	I, II ve III<br />
4.	Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Gündüz görebildiğimiz tek yıldız Güneş’tir.<br />
B)	Yıldızlar tıpkı canlılar gibi doğar, yaşar ve ölür.<br />
C)	Yıldızları şekli küresel değildir.<br />
D)	Takımyıldızlar, gökyüzü bilimcilerce hayali çizgilerle birleştirilerek masalsı ve miitolojik adlar almışlardır.<br />
5.	Kuyruklu yıldızlar için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Yapılarında donmuş halde gazlar ve tozlar bulunur?<br />
B)	Güneşin çevresinde uzun ve geniş ( eliptik) yörüngede dolanır.<br />
C)	Kuyruklu yıldızlar birer yıldız değildir.<br />
D)	Kendileri ışık üretirler ve üretikleri ışığı yayarlar.<br />
<br />
<br />
6.	Dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğunda gün boyunca yeri değişmeyen ve yön bulmada kullanılan yıldızıaşağıdaki hangi ad ile ifade edilmez?<br />
A)	Halley Yıldızı<br />
B)	Kutup yıldız<br />
C)	Demirkazık<br />
D)	Kuzey yıldızı<br />
7.	Metorların yapısında aşağıdakilerden hnagisi yoktur?<br />
A)	Demir<br />
B)	Karbon<br />
C)	Nikel<br />
D)	Silisyum <br />
8.	.<br />
I.	Uzerinde canlıların yaşadığ tek gezegen Dünya’dır.<br />
II.	Dünya atmosferi azot, oksijen ve karbondioksit gibi gazlarda oluşmuştur.<br />
III.	Dünyanın tek uydusu Ay’dır ve halkası vardır.<br />
Yukarıda Dünya ile verlien bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />
A)	Yalnız II <br />
B)	I ve II<br />
C)	Yalnız III<br />
D)	I,II ve III<br />
9.	Gök ciismleri arasındaki uzaklığın ölçülmesinde aşağıdaki birimlerden hangiis kullanılır<br />
A)	Kilometre<br />
B)	Metre<br />
C)	Astronomi Birimi ( AB)<br />
D)	Deniz Mili<br />
10.	Uydular yeryüzünden yansıyan ışınları kullanarak aşağıda verilen bilgilerin tespitinde kullanılmaz?<br />
A)	Tarım ürünlerini miktarı<br />
B)	Yeryüzündeki madenler<br />
C)	Dünyanın yaşa tespiti<br />
D)	Meteorolojik olaylar<br />
11.	“ Uzayda fazla yüksekte olmayan atıklardan bazıları zaman zaman atmosferde oluşan sürtünme sonucu yanamaya başlayan bu atıklar .” Dünyadaki bazı gözlemciler tarafında nasıl adlandırılır.<br />
A)	Meteor<br />
B)	UFO<br />
C)	Kuyruklu yıldız<br />
D)	Göktaşı <br />
12.	Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri gezegenlerin ortak özelikleridir?<br />
I.	Güneşin etrafında elips yörüngede dolaşmaları<br />
II.	Doğal uydulara sahip olmaları<br />
III.	Kendi eksenleri etrafında dönmeelri<br />
A)	Yalnız I<br />
B)	I ve III<br />
C)	II ve III<br />
D)	I,II ve III<br />
13.	Güneş sisteminde en az sayıda bulunan gök cismi aşağıdakilerden hnagisidir?<br />
A)	Yıldız<br />
B)	Gezegen <br />
C)	Uydu <br />
D)	Göktaşı <br />
14.	Bir gök cisminde kopup ayrılarak başka bir gök cisminin etkiis altına giren kütleye ne ad verilir?<br />
A)	Kuyruklu Yıldız<br />
B)	Uydu <br />
C)	Asteroit<br />
D)	Göktaşı <br />
15.	Bir gök cismi ile ilgili olarak;<br />
I.	Kendiliğinde ısı ve ışık yayması<br />
II.	Çok sıcak kütlelerinden oluşma<br />
III.	Yaydığı ışığın titreşmemesi<br />
Yukarıda verilen bilgilerden hnagisi ya da hanagileri gök cisminin yıldız olmadığını kesin olarak gösterir?<br />
A)	Yalnız III<br />
B)	I ve II<br />
C)	II ve II<br />
D)	I,II ve III<br />
16.	Ay yüzeyini ve diğer gök cisimlerini dünyadan gözlemek amacıyla kullanılan araç aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Teleskop<br />
B)	Mikroskop<br />
C)	Uzay sondası<br />
D)	Uzay mekiği<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
17.	Dünya’nın Güneşe olan uzaklığının sabit olmamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A)	Dünya’nın yörüngesindeki hızının sabit olmaması<br />
B)	Dünyanın kutuplarında basık, ekvatorda şişkin olması<br />
C)	Dünyanın kendi eksenine göre eğik durması<br />
D)	Dünya’nın Güneş çevresinde elips yörüngede dolanması<br />
18.	Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?<br />
A)	Uzayda bulunan tüm varlıklar evreni olşturur.<br />
B)	Güneş ssitemi Samanyolu galaksisinde( gökadasında) yer alır.<br />
C)	Dünyamızın enerji kaynağı Güneş bir yıldızdır.<br />
D)	Güneş evrende bulunan en büyük yıldızdır.<br />
19.	<br />
I.	Yapay uydular Dünya çevresinde dönerler.<br />
II.	Aldıkları radar görüntüler sayesinde hava tahminleri yapılmaktadır.<br />
III.	Yapay uyduların ömürleri sonsuzdur.<br />
Uydularla ilgili yukarıdakilerden hangileri doğrudur?<br />
A)	I ve II<br />
B)	I ve III<br />
C)	II ve III<br />
D)	I,II veIII<br />
20.	.<br />
I.	Kuyruklu yıldızlar<br />
II.	Yıldızlar<br />
III.	Gezegenler<br />
Yukarıdakilerden hangileri kendiliğinden ışık yayar?<br />
A)	Yalnız I<br />
B)	Yalnız II<br />
C)	I ve II<br />
D)	I,II ve III <br />
TEST I I<br />
CEVAP ANAHTARI<br />
1	B	11	B<br />
2	D	12	B<br />
3	C	13	A<br />
4	C	14	D<br />
5	D	15	A<br />
6	A	16	A<br />
7	B	17	D<br />
8	C	18	D<br />
9	D	19	A<br />
10	C	20	B<br />
Boşluk Doldurma<br />
    Kelime bankamızdaki kelimelerde, aşağıdaki kısa yazıdaki boşluklara gerekli ekleri kullanarak dodurun. Bazı kelimeler kullanılmayacaktır.<br />
<br />
Kelime Bankası<br />
Asteroit 	Ay	Sekiz	Göktaşı<br />
Kilometer	Uzaklık	Meter	Mars<br />
Güneş sistemi	Uydular	Işık yılı	İo<br />
Yıldız	Gezegen	Güneş	Titan<br />
Astronımi Birimi	Dünya	Charon	Yörünge<br />
Neptün	Kırmızı leke	Atmosfer	Halka<br />
Uzay	Evren	Merkür	Uranüs<br />
Cüce gezegen	Metorit	Galaksi”	Samanyolu <br />
<br />
Güneş………..…….gezegen ( ve bu gezegenlerin ………………..)  asteroit kuşağı bir çok kuyruklu yıldız ve …………bizim güneş sistemimizi oluştuurur <br />
Güneş siteminin merkezinde ………… …………bulunur. <br />
Güneş yakınlıklarına göre göre gezegenler ; ………,,,,….. Venüs ………………Mars …….............( Güneş sisteminde en büyük gezegen ve büyük bir ……………… vardır),Satürn ( en güzel …………………..olan gezegen) Uranüs ve …………………’dür.<br />
Uluslara arası Astronomi Birliği tarfında 24 Ağustos 2006 yılında  ………………………gezegen ……………………..gezegen konumuna  düşürülmüştür.<br />
Dünyanın Güneş’e uzaklığı ortalama 150.000.000 km’dir.Bu uzaklık birimine ………………………………….denir. Gök cisimleri arasındaki ………….. büyük olduğu için ……….veya ………………..kullanılmaz.<br />
Gezegenler,Güneş etrafında belirli bir …………………………dönerler Şu anki bilgilerimize göre üzerinde yaşam olan gezegen ise ……………………….. ve …………..adlı uydusu vardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Eşleştirme<br />
Aşağıda verilen tanımlarla terimleri eşleştiriniz<br />
<br />
1. Dünyadan çok daha büyük olan sıcak ve ışıldayan gaz topudur.	Uzay <br />
2. Çok uzakta olduklarından onları ancak ışık noktaları olarak görebiliriz	Gökada <br />
3. Kendi ışıkları ile değil bir ayna gibi yansıttıkları güneşin ışığı ile parlar.	Metaorit<br />
4. Uzayda gök cisimlerini gözlemlemiz ve haklarında bilgi edinmemizi sağlar.	Evren <br />
5.Asteroitlerin fotoğraflarını çekmek ve Dünyaya madde getirmek için tasarlanan uzay araçlarıdır.	Asteroit<br />
6. yere düştüklerinde yerde derin bir krater oluşturur.	Sonda <br />
7. Mars ile Jüpiter arasında kalan irili ufaklı kayalar.	Teleskop <br />
8.Uzayda bulunan tüm varlıkları oluşturur.	Gezegen <br />
9. Işığın bir saniyede aldığı yoldur.	Yıldızlar <br />
10.Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluktur. 	Güneş<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=348" target="_blank" title="">GÜNEŞ+SİS[1]...rar</a> (Dosya Boyutu: 590.37 KB / İndirme Sayısı: 385)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf fen maddenin yapısı ve özellikleri ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-maddenin-yapisi-ve-ozellikleri-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2015 12:10:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=280">dersfen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-maddenin-yapisi-ve-ozellikleri-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyanın resimli word haline ekten ulaşabilirsiniz.</span></span><br />
ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ<br />
	Elementi oluşturmak için aynı tip atomlar bir araya gelir. Bir elementin bütün atomları birbiriyle aynı iken, farklı elementlerin atomları birbirinden farklıdır.<br />
	Bazı elementleri oluşturan birimler atomlardır. Bazı elementlerin birimleri ise aynı atomların oluşturduğu moleküllerdir. <br />
  <br />
	Diş dolgusunun yapımı dâhil birçok alanda cıva elementi kullanılır. Sıcaklık ölçmek için kullandığımız termometrelerin içinde de cıva elementi bulunur. <br />
	Mutfakta kullandığımız eşyalarımızın bir kısmı ve bazı süs eşyalarımız bakır elementinden yapılmıştır. <br />
	Altın ve gümüş elementleri, süs eşyası olarak kullanılır.<br />
	İyot elementi deniz ürünlerinde ve iyotlu sofra tuzunda bol miktarda bulunmaktadır.<br />
	Çinko elementi de mutfak eşyalarında, pillerde kullanılmaktadır. <br />
	Marul, pekmez gibi besinlerimizde ve vücudumuzda dolaşan kanda demir elementinin atomları bulunmaktadır.<br />
	Krom elementi metal maddelerde sertlik sağlamada ve zırhlı araç yapımında kullanıldığı gibi yer fıstığı, yumurta sarısı, peynir, üzüm suyu gibi gıda maddelerinde de bulunur. <br />
	Keşfedilen elementlerin sayısı arttıkça, bilim insanları elementleri belirli özelliklerine göre sınıflandırmış ve periyodik sistem adı verilen bir çizelgeye yerleştirmişlerdir. <br />
	Elementler ilk bulunduklarında onlara özelliklerini kısmen de olsa belirten bir ad koymaya özen gösterilmiştir. <br />
	Örneğin, hidrojen elementine Latincede "su üreten", anlamına gelen "hydro-genes" adı verilmiştir. Oksijen elementi Latincede "asit yapan", anlamına gelen "oxygenium" adını almıştır. Fosfor elementi ise Latincede "ışık veren“ anlamına gelmektedir. <br />
	Bilim adamları, ortak bir dil sağlamak ve kısa zamanda çok şey anlatmak için çeşitli işaretlerden yararlanmışlardır. <br />
	Bilim insanları elementlerin Latince adlarının yerine bu adların ilk harflerini tercih etmişler ve bu harfler elementlerin sembolü olarak kullanılmıştır. <br />
	İlk harfleri aynı olan elementler olduğunda da element adının ilk iki harfi tercih edilmiştir. İki harfle belirtme durumunda ilk harf büyük, ikinci harf küçük yazılmıştır. <br />
	Söz gelişi hidrojen elementinin Latince adı "Hydro-genes" olduğu için sembolü "H“dir.<br />
	Helyum elementinin Latince adı "Helios" ve sembolü "He" şeklindedir.<br />
	Fosfor elementinin Latince adı "Phosphoros" olduğu için bu element "P" ile gösterilmektedir. <br />
	Kullandığımız elementlerin sembolleri ülkelerin farklı dilleri ve alfabeleri olmasına rağmen dünyanın her yerinde aynıdır. <br />
	Element sembollerinin dünyanın her yerinde aynı olması ortak bir bilim dili oluşturarak bilimsel iletişimi kolaylaştırmıştır. <br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
																																																																																																																																																																																																																																																																																																																																																																		<br />
																																					<br />
Moleküler yapıda olan elementlerde, moleküllerin kaç atomdan oluştuğunun belirtilmesi için formüller kullanılır. Örneğin, hidrojen, oksijen, iyot gibi elementlerin molekülleri iki atomludur. Bu yüzden hidrojen elementinin sembolü "H", formülü "H2 " olarak gösterilir. <br />
	Bileşikler formüllerle ifade edilmektedir. Örneğin, bir bileşik olan su, H2O formülü ile gösterilirken suyu oluşturan hidrojen elementi H sembolü ile oksijen elementi de O sembolü ile gösterilir. <br />
ATOMUN YAPISI<br />
	Atomu oluşturan bu parçacıklar proton, nötron ve elektronlardır. <br />
	Nötron ve protonlar atomun merkezinde bulunur. Nötron ve protonların bulunduğu bu kısım çekirdek olarak adlandırılır. <br />
	Elektronlar ise çekirdeğin etrafında yer alır.<br />
	Atomda bulunan yükler negatif ve pozitif yük olarak adlandırılır. Negatif yük elektronun, pozitif yük ise protonun yükünü temsil etmektedir. <br />
	Nötron ise atomun merkezinde proton ile birlikte bulunan yüksüz parçacıktır.<br />
	Elektronlar çekirdekten belirli uzaklıklarda hem kendi etraflarında hem de çekirdeğin etrafında çok hızlı hareket eder. Bu sebeple elektronlar çekirdeğe düşmezler, çekirdek tarafından çekildikleri için de dışarı fırlamazlar. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Çekirdekte bulunan proton ve nötron ise elektrona göre oldukça yavaş hareket eder. <br />
	Atomun kütlesini proton ve nötron(yani çekirdek), atomun hacmini ise yörüngede dolaşan elektronlar oluşturur.<br />
	Aynı atomda bulunan elektronlar çekirdekten farklı uzaklıklarda bulunur.<br />
	Elektronların ortalama olarak bulunduğu mavi renk ile gösterilen bölgeler katman olarak adlandırılır.<br />
	Atomlarda birden fazla sayıda katman bulunabilir ve katmanlardaki elektron sayısı farklı olabilir. Ancak ilk katmanda en fazla iki elektron bulunabilir.<br />
	İkinci ve üçüncü katmanlarda bulunabilecek elektron sayısı sekizi geçemez.<br />
	Elektronlar öncelikle çekirdeğe en yakın katmanda bulunur. İkinci katmanda sekiz elektron yer aldıktan sonra elektronlar üçüncü katmana yerleşir.<br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
	Atomun nötr olması atomda bulunan negatif yüklerin sayısının pozitif yüklerin sayısına eşit olması demektir. <br />
	Diğer bir ifade ile elektron negatif yüklü, proton pozitif yüklü olduğu için elektron ve proton sayılarının eşit olması atomun nötr olduğunu gösterir. <br />
	Bir elementin atomunun diğer elementin atomundan farklı olması çekirdekte bulunan proton sayısına bağlıdır. <br />
	Farklı elementlerin atomları aynı sayıda elektron veya nötron içerebilir. Ancak farklı atomların proton sayıları hiçbir zaman aynı olamaz. Bu sebeple atomda bulunan protonların sayısı, o elementin kimliğini belirler. <br />
	Proton sayısı elementin kimliğini belirlediği için proton sayısı atom numarası olarak adlandırılmıştır. <br />
	Dalton: İçi dolu berk küre.<br />
	Thomson: Üzümlü kek.<br />
	Rutherford: Elektronlar çekirdek çevresinde hızla dönerler.<br />
	Bohr: Katman kavramından bahsetmiştir.<br />
	Modern Atom Teorisi:  Elektron bulutu.<br />
ELEKTRON DİZİLİMİ ve KİMYASAL ÖZELLİKLER<br />
	Sahip oldukları elektron dizilimini değiştirme isteği olmayan bu özellikteki elementler asal gazlar olarak adlandırılır.<br />
	Atomların son katmanları tam dolu ise bu atomlar kararlı yapıya sahiptir.<br />
	Atomlar,  elektron alışverişi yaparak kararlı atomların elektron dizilimine ulaşmaya çalışırlar. <br />
	Bir atom tek katmana sahipse ve katmandaki elektron sayısını 2'ye tamamlamışsa Dublet Kuralı'nı, birden fazla katmana sahipse ve son katmanındaki elektron sayısını 8'e tamamlamışsa Oktet Kuralı'nı gerçekleştirmiş olur <br />
	Atomlar, elektron alarak veya vererek kararlı atomların elektron dizilimine ulaştıklarında iyon olarak adlandırılır. <br />
	Atomlar elektron aldığında negatif yükle yüklenerek iyon hâline gelirler. Negatif yüklü bu iyonlar, anyon olarak adlandırılır. <br />
	Atomlar elektron vererek pozitif yüklenirse, pozitif yüklü bu iyonlara katyon adı verilir.<br />
	İyonlar, her zaman tek atomlu olmayabilir. Birden fazla atom gurup halinde negatif ya da pozitif yüke sahip olur. Bu atomlara çok atomlu iyon denir.<br />
	Bazı maddeler atom veya moleküllerden oluşurken bazı maddeler ise atomların elektron alması ve vermesi sonucu oluşan iyonlardan meydana gelir. Örneğin, demir elementi atomlardan, iyot elementi moleküllerden, sodyum klorür ise iyonlardan oluşmaktadır.<br />
	<br />
<br />
																																				<br />
<br />
KİMYASAL BAĞLAR<br />
	Farklı yüke sahip iyonların ve moleküllerdeki atomların birbirine yakın durmasını sağlayan çekim kuvveti kimyasal bağ olarak adlandırılır.<br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Anyon ve katyon arasında oluşan çekim kuvvetine iyonik bağ adı verilir.<br />
	İyonik bağ, sadece bir sodyum iyonu ve bir klor iyonu arasında gerçekleşmez. Her bir iyon, zıt yüklü iyonlar tarafından sarılır ve yığınlar oluşur. <br />
	İyonik bağ içeren yapılar moleküllerden oluşmaz, iyonlardan oluşur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Elektron ortaklaşması sonucu oluşan kimyasal bağa, kovalent bağ adı verilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Atomlar arasında elektron ortaklaşmasıyla kimyasal bağ gerçekleştiğinde moleküller oluşur. Kovalent bağlı yapılar molekülü oluştururken, iyonik bağlı yapılarda moleküllerden bahsedemeyiz.<br />
	Elektron alışverişi sonucunda bir bağ oluşmuşsa bu bağa iyonik bağ, elektron ortaklaşması sonucu bir bağ oluşmuşsa bu bağa kovalent bağ denir.<br />
	Atomlar arasında elektron alışverişi veya elektron ortaklaşması gerçekleşmezse kimyasal bağ da oluşmaz. Bu yüzden asal gazlar bağ yapmazlar.(He, Ne, Ar)<br />
BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ<br />
	Farklı elementlere ait atomların belirli oranlarda bir araya gelerek bağ yapmasıyla oluşan yeni ve saf maddeye bileşik denir. <br />
	Bileşikler, kendilerini oluşturan elementlerden tamamen farklı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahiptir.<br />
	Bileşikler moleküllerden oluşmuşsa bu moleküllerdeki atomlar arasında kovalent bağ vardır. <br />
	Bileşikler moleküllerden meydana geliyorsa bu tür bileşikler molekül yapılı bileşik olarak adlandırılır. <br />
	Su = H2o<br />
	Amonyak = NH3<br />
	Karbondioksit = CO2<br />
	Kükürtdioksit = SO2<br />
	Basit şeker = C6H12O6<br />
	Hidrojenklorür = HCl<br />
•	Bileşiği oluşturan elementler arasındaki bağ iyonik bağ ise, bu tip bileşikler iyonik yapılı bileşik olarak adlandırılır. NaCl, CaO, NaI vb.<br />
•	Bileşiğin formülünü yazarken bileşiği oluşturan en küçük birimin içerdiği elementlerin sembolleri ve atom sayısı belirtilir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Elementler tek çeşit atom içerirken, bileşikler en az iki farklı element atomundan oluşmaktadır. <br />
<br />
KARIŞIMLAR<br />
•	Karışım, birden çok maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla meydana gelir. <br />
•	Karışımlar yeni ve saf madde değildir. Bu sebeple karışımların belirli bir kimyasal formülü yoktur. <br />
•	Karışımlar görünümlerine göre ikiye ayrılır.<br />
 <br />
	Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit miktarlarda dağılmıyorsa bu tür karışımlara heterojen karışım adı verilir. Adi karışımlar bir tür heterojen karışımdır. Örneğin zeytinyağlı su, talaşlı su, kumlu su vb.<br />
	Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit olarak dağılmışsa bu tür karışımlar homojen karışımlardır. Çözeltiler homojen karışımlardır.Örneğin şekerli su, tuzlu su vb.<br />
	Çıplak gözle bakıldığında homojen gibi görünen bazı karışımların, mikroskopla bakıldığında heterojen olduğu gözlenir.Örneğin süt.<br />
	Çözeltileri oluşturan maddelerden miktarı çok olan çözücü, az olan da çözünen olarak adlandırılır. <br />
	Fakat sulu çözeltilerde suyun miktarı az bile olsa su çözücü olarak kabul edilmektedir. <br />
	Burun damlası ve şerbet sıvı – katı, kolonya ve sirke sıvı – sıvı, gazoz ve deniz suyu sıvı – gaz çözeltilere örnek olarak verilebilir.<br />
	Çözünme, çözücü ve çözünen maddelerin birbiri içinde iyonlarına veya moleküllerine ayrılmasıdır.<br />
	Molekül yapılı bileşiklerde çözücü moleküllerin etrafını sarar. <br />
	İyonik yapılı bileşiklerde çözücü iyonların arasına girerek iyonları birbirinden ayırır ve iyonların etrafını sarar.<br />
	Tuzun suda çözünmesinde olduğu gibi, çözündüğü zaman iyonlarına ayrılan iyonik bileşiklerin suda çözünmeleri ile oluşan çözeltilere elektrolit çözeltiler denir.<br />
	Şekerli suda olduğu gibi elektrik akımını iletmeyen çözeltiler elektrolit olmayan çözelti olarak adlandırılır. <br />
	Çözünme hızına etki eden faktörler sıcaklık ve temas yüzeyidir. Sıcaklık artırıldığında ya da tane boyutu küçültüldüğünde hız artar.<br />
	Çözeltiler çözünen miktarlarına göre ikiye ayrılır.<br />
 <br />
	Çözüneni fazla olan çözeltiler derişik, çözücüsü fazla olan çözeltiler ise seyreltik çözeltilerdir. <br />
	Çözeltileri derişik hale getirmek için aşağıdaki yöntemler uygulanır.<br />
	Çözünen madde miktarını artırarak çözeltiyi deriştirebiliriz.<br />
	Çözeltileri ısıttığımızda çözücü madde daha çok buharlaşır ve çözelti daha derişik hale gelir. <br />
	Çözeltiyi seyreltik hâle getirmek için çözeltideki çözücü miktarını artırabilir veya çözünen miktarını azaltabiliriz. <br />
	Çözeltiyi seyreltmek için dışarıdan çözücü ekleyebiliriz.<br />
	Çözünen miktarını azaltarak çözeltiyi seyreltmek için çözeltiyi soğutur ve daha az madde çözünmesini sağlarız.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word 2007 Document" border="0" alt=".docx" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=307" target="_blank" title="">Maddenin Yapısı ve Özellikleri Ders Notu.docx</a> (Dosya Boyutu: 834.03 KB / İndirme Sayısı: 516)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyanın resimli word haline ekten ulaşabilirsiniz.</span></span><br />
ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ<br />
	Elementi oluşturmak için aynı tip atomlar bir araya gelir. Bir elementin bütün atomları birbiriyle aynı iken, farklı elementlerin atomları birbirinden farklıdır.<br />
	Bazı elementleri oluşturan birimler atomlardır. Bazı elementlerin birimleri ise aynı atomların oluşturduğu moleküllerdir. <br />
  <br />
	Diş dolgusunun yapımı dâhil birçok alanda cıva elementi kullanılır. Sıcaklık ölçmek için kullandığımız termometrelerin içinde de cıva elementi bulunur. <br />
	Mutfakta kullandığımız eşyalarımızın bir kısmı ve bazı süs eşyalarımız bakır elementinden yapılmıştır. <br />
	Altın ve gümüş elementleri, süs eşyası olarak kullanılır.<br />
	İyot elementi deniz ürünlerinde ve iyotlu sofra tuzunda bol miktarda bulunmaktadır.<br />
	Çinko elementi de mutfak eşyalarında, pillerde kullanılmaktadır. <br />
	Marul, pekmez gibi besinlerimizde ve vücudumuzda dolaşan kanda demir elementinin atomları bulunmaktadır.<br />
	Krom elementi metal maddelerde sertlik sağlamada ve zırhlı araç yapımında kullanıldığı gibi yer fıstığı, yumurta sarısı, peynir, üzüm suyu gibi gıda maddelerinde de bulunur. <br />
	Keşfedilen elementlerin sayısı arttıkça, bilim insanları elementleri belirli özelliklerine göre sınıflandırmış ve periyodik sistem adı verilen bir çizelgeye yerleştirmişlerdir. <br />
	Elementler ilk bulunduklarında onlara özelliklerini kısmen de olsa belirten bir ad koymaya özen gösterilmiştir. <br />
	Örneğin, hidrojen elementine Latincede "su üreten", anlamına gelen "hydro-genes" adı verilmiştir. Oksijen elementi Latincede "asit yapan", anlamına gelen "oxygenium" adını almıştır. Fosfor elementi ise Latincede "ışık veren“ anlamına gelmektedir. <br />
	Bilim adamları, ortak bir dil sağlamak ve kısa zamanda çok şey anlatmak için çeşitli işaretlerden yararlanmışlardır. <br />
	Bilim insanları elementlerin Latince adlarının yerine bu adların ilk harflerini tercih etmişler ve bu harfler elementlerin sembolü olarak kullanılmıştır. <br />
	İlk harfleri aynı olan elementler olduğunda da element adının ilk iki harfi tercih edilmiştir. İki harfle belirtme durumunda ilk harf büyük, ikinci harf küçük yazılmıştır. <br />
	Söz gelişi hidrojen elementinin Latince adı "Hydro-genes" olduğu için sembolü "H“dir.<br />
	Helyum elementinin Latince adı "Helios" ve sembolü "He" şeklindedir.<br />
	Fosfor elementinin Latince adı "Phosphoros" olduğu için bu element "P" ile gösterilmektedir. <br />
	Kullandığımız elementlerin sembolleri ülkelerin farklı dilleri ve alfabeleri olmasına rağmen dünyanın her yerinde aynıdır. <br />
	Element sembollerinin dünyanın her yerinde aynı olması ortak bir bilim dili oluşturarak bilimsel iletişimi kolaylaştırmıştır. <br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
																																																																																																																																																																																																																																																																																																																																																																		<br />
																																					<br />
Moleküler yapıda olan elementlerde, moleküllerin kaç atomdan oluştuğunun belirtilmesi için formüller kullanılır. Örneğin, hidrojen, oksijen, iyot gibi elementlerin molekülleri iki atomludur. Bu yüzden hidrojen elementinin sembolü "H", formülü "H2 " olarak gösterilir. <br />
	Bileşikler formüllerle ifade edilmektedir. Örneğin, bir bileşik olan su, H2O formülü ile gösterilirken suyu oluşturan hidrojen elementi H sembolü ile oksijen elementi de O sembolü ile gösterilir. <br />
ATOMUN YAPISI<br />
	Atomu oluşturan bu parçacıklar proton, nötron ve elektronlardır. <br />
	Nötron ve protonlar atomun merkezinde bulunur. Nötron ve protonların bulunduğu bu kısım çekirdek olarak adlandırılır. <br />
	Elektronlar ise çekirdeğin etrafında yer alır.<br />
	Atomda bulunan yükler negatif ve pozitif yük olarak adlandırılır. Negatif yük elektronun, pozitif yük ise protonun yükünü temsil etmektedir. <br />
	Nötron ise atomun merkezinde proton ile birlikte bulunan yüksüz parçacıktır.<br />
	Elektronlar çekirdekten belirli uzaklıklarda hem kendi etraflarında hem de çekirdeğin etrafında çok hızlı hareket eder. Bu sebeple elektronlar çekirdeğe düşmezler, çekirdek tarafından çekildikleri için de dışarı fırlamazlar. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Çekirdekte bulunan proton ve nötron ise elektrona göre oldukça yavaş hareket eder. <br />
	Atomun kütlesini proton ve nötron(yani çekirdek), atomun hacmini ise yörüngede dolaşan elektronlar oluşturur.<br />
	Aynı atomda bulunan elektronlar çekirdekten farklı uzaklıklarda bulunur.<br />
	Elektronların ortalama olarak bulunduğu mavi renk ile gösterilen bölgeler katman olarak adlandırılır.<br />
	Atomlarda birden fazla sayıda katman bulunabilir ve katmanlardaki elektron sayısı farklı olabilir. Ancak ilk katmanda en fazla iki elektron bulunabilir.<br />
	İkinci ve üçüncü katmanlarda bulunabilecek elektron sayısı sekizi geçemez.<br />
	Elektronlar öncelikle çekirdeğe en yakın katmanda bulunur. İkinci katmanda sekiz elektron yer aldıktan sonra elektronlar üçüncü katmana yerleşir.<br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
	Atomun nötr olması atomda bulunan negatif yüklerin sayısının pozitif yüklerin sayısına eşit olması demektir. <br />
	Diğer bir ifade ile elektron negatif yüklü, proton pozitif yüklü olduğu için elektron ve proton sayılarının eşit olması atomun nötr olduğunu gösterir. <br />
	Bir elementin atomunun diğer elementin atomundan farklı olması çekirdekte bulunan proton sayısına bağlıdır. <br />
	Farklı elementlerin atomları aynı sayıda elektron veya nötron içerebilir. Ancak farklı atomların proton sayıları hiçbir zaman aynı olamaz. Bu sebeple atomda bulunan protonların sayısı, o elementin kimliğini belirler. <br />
	Proton sayısı elementin kimliğini belirlediği için proton sayısı atom numarası olarak adlandırılmıştır. <br />
	Dalton: İçi dolu berk küre.<br />
	Thomson: Üzümlü kek.<br />
	Rutherford: Elektronlar çekirdek çevresinde hızla dönerler.<br />
	Bohr: Katman kavramından bahsetmiştir.<br />
	Modern Atom Teorisi:  Elektron bulutu.<br />
ELEKTRON DİZİLİMİ ve KİMYASAL ÖZELLİKLER<br />
	Sahip oldukları elektron dizilimini değiştirme isteği olmayan bu özellikteki elementler asal gazlar olarak adlandırılır.<br />
	Atomların son katmanları tam dolu ise bu atomlar kararlı yapıya sahiptir.<br />
	Atomlar,  elektron alışverişi yaparak kararlı atomların elektron dizilimine ulaşmaya çalışırlar. <br />
	Bir atom tek katmana sahipse ve katmandaki elektron sayısını 2'ye tamamlamışsa Dublet Kuralı'nı, birden fazla katmana sahipse ve son katmanındaki elektron sayısını 8'e tamamlamışsa Oktet Kuralı'nı gerçekleştirmiş olur <br />
	Atomlar, elektron alarak veya vererek kararlı atomların elektron dizilimine ulaştıklarında iyon olarak adlandırılır. <br />
	Atomlar elektron aldığında negatif yükle yüklenerek iyon hâline gelirler. Negatif yüklü bu iyonlar, anyon olarak adlandırılır. <br />
	Atomlar elektron vererek pozitif yüklenirse, pozitif yüklü bu iyonlara katyon adı verilir.<br />
	İyonlar, her zaman tek atomlu olmayabilir. Birden fazla atom gurup halinde negatif ya da pozitif yüke sahip olur. Bu atomlara çok atomlu iyon denir.<br />
	Bazı maddeler atom veya moleküllerden oluşurken bazı maddeler ise atomların elektron alması ve vermesi sonucu oluşan iyonlardan meydana gelir. Örneğin, demir elementi atomlardan, iyot elementi moleküllerden, sodyum klorür ise iyonlardan oluşmaktadır.<br />
	<br />
<br />
																																				<br />
<br />
KİMYASAL BAĞLAR<br />
	Farklı yüke sahip iyonların ve moleküllerdeki atomların birbirine yakın durmasını sağlayan çekim kuvveti kimyasal bağ olarak adlandırılır.<br />
	<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Anyon ve katyon arasında oluşan çekim kuvvetine iyonik bağ adı verilir.<br />
	İyonik bağ, sadece bir sodyum iyonu ve bir klor iyonu arasında gerçekleşmez. Her bir iyon, zıt yüklü iyonlar tarafından sarılır ve yığınlar oluşur. <br />
	İyonik bağ içeren yapılar moleküllerden oluşmaz, iyonlardan oluşur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Elektron ortaklaşması sonucu oluşan kimyasal bağa, kovalent bağ adı verilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	Atomlar arasında elektron ortaklaşmasıyla kimyasal bağ gerçekleştiğinde moleküller oluşur. Kovalent bağlı yapılar molekülü oluştururken, iyonik bağlı yapılarda moleküllerden bahsedemeyiz.<br />
	Elektron alışverişi sonucunda bir bağ oluşmuşsa bu bağa iyonik bağ, elektron ortaklaşması sonucu bir bağ oluşmuşsa bu bağa kovalent bağ denir.<br />
	Atomlar arasında elektron alışverişi veya elektron ortaklaşması gerçekleşmezse kimyasal bağ da oluşmaz. Bu yüzden asal gazlar bağ yapmazlar.(He, Ne, Ar)<br />
BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ<br />
	Farklı elementlere ait atomların belirli oranlarda bir araya gelerek bağ yapmasıyla oluşan yeni ve saf maddeye bileşik denir. <br />
	Bileşikler, kendilerini oluşturan elementlerden tamamen farklı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahiptir.<br />
	Bileşikler moleküllerden oluşmuşsa bu moleküllerdeki atomlar arasında kovalent bağ vardır. <br />
	Bileşikler moleküllerden meydana geliyorsa bu tür bileşikler molekül yapılı bileşik olarak adlandırılır. <br />
	Su = H2o<br />
	Amonyak = NH3<br />
	Karbondioksit = CO2<br />
	Kükürtdioksit = SO2<br />
	Basit şeker = C6H12O6<br />
	Hidrojenklorür = HCl<br />
•	Bileşiği oluşturan elementler arasındaki bağ iyonik bağ ise, bu tip bileşikler iyonik yapılı bileşik olarak adlandırılır. NaCl, CaO, NaI vb.<br />
•	Bileşiğin formülünü yazarken bileşiği oluşturan en küçük birimin içerdiği elementlerin sembolleri ve atom sayısı belirtilir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Elementler tek çeşit atom içerirken, bileşikler en az iki farklı element atomundan oluşmaktadır. <br />
<br />
KARIŞIMLAR<br />
•	Karışım, birden çok maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla meydana gelir. <br />
•	Karışımlar yeni ve saf madde değildir. Bu sebeple karışımların belirli bir kimyasal formülü yoktur. <br />
•	Karışımlar görünümlerine göre ikiye ayrılır.<br />
 <br />
	Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit miktarlarda dağılmıyorsa bu tür karışımlara heterojen karışım adı verilir. Adi karışımlar bir tür heterojen karışımdır. Örneğin zeytinyağlı su, talaşlı su, kumlu su vb.<br />
	Karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafına eşit olarak dağılmışsa bu tür karışımlar homojen karışımlardır. Çözeltiler homojen karışımlardır.Örneğin şekerli su, tuzlu su vb.<br />
	Çıplak gözle bakıldığında homojen gibi görünen bazı karışımların, mikroskopla bakıldığında heterojen olduğu gözlenir.Örneğin süt.<br />
	Çözeltileri oluşturan maddelerden miktarı çok olan çözücü, az olan da çözünen olarak adlandırılır. <br />
	Fakat sulu çözeltilerde suyun miktarı az bile olsa su çözücü olarak kabul edilmektedir. <br />
	Burun damlası ve şerbet sıvı – katı, kolonya ve sirke sıvı – sıvı, gazoz ve deniz suyu sıvı – gaz çözeltilere örnek olarak verilebilir.<br />
	Çözünme, çözücü ve çözünen maddelerin birbiri içinde iyonlarına veya moleküllerine ayrılmasıdır.<br />
	Molekül yapılı bileşiklerde çözücü moleküllerin etrafını sarar. <br />
	İyonik yapılı bileşiklerde çözücü iyonların arasına girerek iyonları birbirinden ayırır ve iyonların etrafını sarar.<br />
	Tuzun suda çözünmesinde olduğu gibi, çözündüğü zaman iyonlarına ayrılan iyonik bileşiklerin suda çözünmeleri ile oluşan çözeltilere elektrolit çözeltiler denir.<br />
	Şekerli suda olduğu gibi elektrik akımını iletmeyen çözeltiler elektrolit olmayan çözelti olarak adlandırılır. <br />
	Çözünme hızına etki eden faktörler sıcaklık ve temas yüzeyidir. Sıcaklık artırıldığında ya da tane boyutu küçültüldüğünde hız artar.<br />
	Çözeltiler çözünen miktarlarına göre ikiye ayrılır.<br />
 <br />
	Çözüneni fazla olan çözeltiler derişik, çözücüsü fazla olan çözeltiler ise seyreltik çözeltilerdir. <br />
	Çözeltileri derişik hale getirmek için aşağıdaki yöntemler uygulanır.<br />
	Çözünen madde miktarını artırarak çözeltiyi deriştirebiliriz.<br />
	Çözeltileri ısıttığımızda çözücü madde daha çok buharlaşır ve çözelti daha derişik hale gelir. <br />
	Çözeltiyi seyreltik hâle getirmek için çözeltideki çözücü miktarını artırabilir veya çözünen miktarını azaltabiliriz. <br />
	Çözeltiyi seyreltmek için dışarıdan çözücü ekleyebiliriz.<br />
	Çözünen miktarını azaltarak çözeltiyi seyreltmek için çözeltiyi soğutur ve daha az madde çözünmesini sağlarız.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word 2007 Document" border="0" alt=".docx" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=307" target="_blank" title="">Maddenin Yapısı ve Özellikleri Ders Notu.docx</a> (Dosya Boyutu: 834.03 KB / İndirme Sayısı: 516)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf tüm üniteler ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-tum-uniteler-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Feb 2015 20:19:05 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=2">fenhane58</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-tum-uniteler-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyaları ekten indirebilirsiniz.</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=275" target="_blank" title="">vücudumuzdaki sistemler.doc</a> (Dosya Boyutu: 253 KB / İndirme Sayısı: 734)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=276" target="_blank" title="">kuvvet ve hareket ders notu.doc</a> (Dosya Boyutu: 55.5 KB / İndirme Sayısı: 624)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=277" target="_blank" title="">yaşamımızdaki elektrik.doc</a> (Dosya Boyutu: 66 KB / İndirme Sayısı: 619)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=278" target="_blank" title="">maddenin yapısı ve özellikleri.doc</a> (Dosya Boyutu: 78 KB / İndirme Sayısı: 528)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=279" target="_blank" title="">ışık.doc</a> (Dosya Boyutu: 134.5 KB / İndirme Sayısı: 592)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=280" target="_blank" title="">ekosistemler.doc</a> (Dosya Boyutu: 142 KB / İndirme Sayısı: 563)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=281" target="_blank" title="">uzay.doc</a> (Dosya Boyutu: 100.5 KB / İndirme Sayısı: 564)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">dosyaları ekten indirebilirsiniz.</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=275" target="_blank" title="">vücudumuzdaki sistemler.doc</a> (Dosya Boyutu: 253 KB / İndirme Sayısı: 734)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=276" target="_blank" title="">kuvvet ve hareket ders notu.doc</a> (Dosya Boyutu: 55.5 KB / İndirme Sayısı: 624)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=277" target="_blank" title="">yaşamımızdaki elektrik.doc</a> (Dosya Boyutu: 66 KB / İndirme Sayısı: 619)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=278" target="_blank" title="">maddenin yapısı ve özellikleri.doc</a> (Dosya Boyutu: 78 KB / İndirme Sayısı: 528)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=279" target="_blank" title="">ışık.doc</a> (Dosya Boyutu: 134.5 KB / İndirme Sayısı: 592)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=280" target="_blank" title="">ekosistemler.doc</a> (Dosya Boyutu: 142 KB / İndirme Sayısı: 563)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=281" target="_blank" title="">uzay.doc</a> (Dosya Boyutu: 100.5 KB / İndirme Sayısı: 564)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7.sınıf fen basit makineler ders notu]]></title>
			<link>https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-basit-makineler-ders-notu.html</link>
			<pubDate>Tue, 09 Dec 2014 12:26:05 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fenhane.com/member.php?action=profile&uid=280">dersfen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fenhane.com/konu-7-sinif-fen-basit-makineler-ders-notu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #800000;" class="mycode_color">dosyanın orjinal word halini ekten indirebilirsiniz</span></span><br />
BASİT MAKİNELER<br />
<br />
•Günlük hayatta işimizi kolaylaştıran aletlere basit makineler denir. Bu basit makineler kuvvetin;<br />
	doğrultusunu,<br />
	 yönünü <br />
	 büyüklüğünü değiştirerek günlük hayatta iş yapmamızı kolaylaştırır.<br />
•Kuvvet, yol, hız veya zamandan kazanç sağlamak için kullanırız. Fakat hepsinden ayni miktarda kazanç sağlanmaz. <br />
	Birinden kazanç varsa, diğerlerinden aynı oranda kayıp vardır. Mesela kuvvetten kazanç sağlanmışsa yoldan, zamandan ve hızdan kayıp vardır.<br />
•Basit makineler de iş veya enerjiden kesinlikle kazanç sağlanamaz. Sadece iş kolaylığı sağlar.<br />
•<br />
<br />
•Kuvvet kazancı, yükün kuvvete oranı olarak ifade edilir<br />
•<br />
 <br />
<br />
<br />
	<br />
1.Uygulanan kuvveti artırabilir.<br />
2.Yoldan kazanç sağlayabilir.<br />
3.Bir işin yapılma hızını artırabilir.<br />
4.İş kolaylığı sağlayabilir.<br />
5.Bir enerji türünü başka bir enerjiye çevirebilir.<br />
6.Uygulanan kuvvetin yönünü değiştirebilir.<br />
7.İşten ve enerjiden kazanç sağlamaz.<br />
 <br />
YÜK×YÜK KOLU=KUVVET×KUVVET YOLU<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
a-)Yükün, ortada olduğu kaldıraçlar:<br />
<br />
Bu kaldıraç türlerinde yük ortada bulunur.  Günlük hayatta kullandığınız fındık ceviz kıracakları, menteşeli kapılar, el arabaları ve gazoz açacakları bu türden kaldıraçlara örnek olarak verilebilir.<br />
*Bu kaldıraçlarda daima KUVVETTEN KAZANÇ VARDIR.<br />
b-)Kuvvetin, yük ile destek arasında olduğu kaldıraçlar:<br />
<br />
*Yük destekten ne kadar uzaklaşırsa kuvvetten kazanç  yoldan kayıp sağlanır.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu kaldıraç türlerine örnek olarak tenis raketi, cımbız, kürek, maşa ve tel  zımba gibi araçlar verilebilir.<br />
<br />
c-) Desteğin, yük ile kuvvet arasında olduğu kaldıraçlar:<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bu tip kaldıraçlara örnek olarak; makas, tahterevalli, eşit kollu terazi, yan keski, keser, pense, kerpeten, kriko, kargaburnu ve ağır bir taşı kaldırmakta kullanılan manivela verilebilir.<br />
Makaralar<br />
a-) Sabit Makara<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Sabit makaralar kuvvetin yönünü değiştirmek için kullanılır.<br />
•	Sabit makaralarda kuvvet ve yoldan kazanç yoktur.<br />
•	Uygulanan kuvvetin yönünü değiştirerek yükün kaldırılmasında büyük kolaylık sağlar.<br />
•	Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.<br />
•	G yükünü h kadar kaldırmak için ipin ucunu h kadar çekmek gerekir.<br />
•	Sabit makaralarda makara  ağırlığı uygulanan kuvveti etkilemez, sadece makaranın tavandan asıldığı ipi etkiler<br />
•	Sabit makaralarda kuvvetin uygulandığı ipin farklı açılarla çekilmesi , uygulana kuvveti büyüklüğünü değiştirmez.<br />
b-) Hareketli Makara<br />
    Hareketli makaralarda yükü kaldırmak için uygulanacak kuvvet yükün yarısına eşdeğerdir. F =G/2 şeklinde olur.<br />
•	Hareketli makaralarda kuvetten kazanç vardır.<br />
•	Hareketli makaraya bağlı olan bir yükü h kadar kaldırmak için ipi 2h kadar çekmek gerekir. Yoldan kayıp vardır.<br />
•	Hareketli makaralar, sabit makaralarda olduğu gibi kuvvetin yönünde değişiklik meydana getirmez.<br />
•	Hareketli makaralarda , makara ağırlığı uygulanan kuvveti etkiler.<br />
 <br />
DİŞLİLER:<br />
  Hareketin hızını yönünü ve yerini değiştirmek için kullanılan düzeneklerdir.<br />
Dişlilerde çap ile diş sayısı doğru orantılıdır.<br />
 <br />
a.       Çakışık Eksenli: dönme yönü ve sayısı aynıdır.<br />
 <br />
b.      Farklı Eksenli : Dönme yönleri ve sayıları farklıdır.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=266" target="_blank" title="">basit makineler KONU ÖZETİ.rar</a> (Dosya Boyutu: 250.67 KB / İndirme Sayısı: 417)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #800000;" class="mycode_color">dosyanın orjinal word halini ekten indirebilirsiniz</span></span><br />
BASİT MAKİNELER<br />
<br />
•Günlük hayatta işimizi kolaylaştıran aletlere basit makineler denir. Bu basit makineler kuvvetin;<br />
	doğrultusunu,<br />
	 yönünü <br />
	 büyüklüğünü değiştirerek günlük hayatta iş yapmamızı kolaylaştırır.<br />
•Kuvvet, yol, hız veya zamandan kazanç sağlamak için kullanırız. Fakat hepsinden ayni miktarda kazanç sağlanmaz. <br />
	Birinden kazanç varsa, diğerlerinden aynı oranda kayıp vardır. Mesela kuvvetten kazanç sağlanmışsa yoldan, zamandan ve hızdan kayıp vardır.<br />
•Basit makineler de iş veya enerjiden kesinlikle kazanç sağlanamaz. Sadece iş kolaylığı sağlar.<br />
•<br />
<br />
•Kuvvet kazancı, yükün kuvvete oranı olarak ifade edilir<br />
•<br />
 <br />
<br />
<br />
	<br />
1.Uygulanan kuvveti artırabilir.<br />
2.Yoldan kazanç sağlayabilir.<br />
3.Bir işin yapılma hızını artırabilir.<br />
4.İş kolaylığı sağlayabilir.<br />
5.Bir enerji türünü başka bir enerjiye çevirebilir.<br />
6.Uygulanan kuvvetin yönünü değiştirebilir.<br />
7.İşten ve enerjiden kazanç sağlamaz.<br />
 <br />
YÜK×YÜK KOLU=KUVVET×KUVVET YOLU<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
a-)Yükün, ortada olduğu kaldıraçlar:<br />
<br />
Bu kaldıraç türlerinde yük ortada bulunur.  Günlük hayatta kullandığınız fındık ceviz kıracakları, menteşeli kapılar, el arabaları ve gazoz açacakları bu türden kaldıraçlara örnek olarak verilebilir.<br />
*Bu kaldıraçlarda daima KUVVETTEN KAZANÇ VARDIR.<br />
b-)Kuvvetin, yük ile destek arasında olduğu kaldıraçlar:<br />
<br />
*Yük destekten ne kadar uzaklaşırsa kuvvetten kazanç  yoldan kayıp sağlanır.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu kaldıraç türlerine örnek olarak tenis raketi, cımbız, kürek, maşa ve tel  zımba gibi araçlar verilebilir.<br />
<br />
c-) Desteğin, yük ile kuvvet arasında olduğu kaldıraçlar:<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bu tip kaldıraçlara örnek olarak; makas, tahterevalli, eşit kollu terazi, yan keski, keser, pense, kerpeten, kriko, kargaburnu ve ağır bir taşı kaldırmakta kullanılan manivela verilebilir.<br />
Makaralar<br />
a-) Sabit Makara<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
•	Sabit makaralar kuvvetin yönünü değiştirmek için kullanılır.<br />
•	Sabit makaralarda kuvvet ve yoldan kazanç yoktur.<br />
•	Uygulanan kuvvetin yönünü değiştirerek yükün kaldırılmasında büyük kolaylık sağlar.<br />
•	Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.<br />
•	G yükünü h kadar kaldırmak için ipin ucunu h kadar çekmek gerekir.<br />
•	Sabit makaralarda makara  ağırlığı uygulanan kuvveti etkilemez, sadece makaranın tavandan asıldığı ipi etkiler<br />
•	Sabit makaralarda kuvvetin uygulandığı ipin farklı açılarla çekilmesi , uygulana kuvveti büyüklüğünü değiştirmez.<br />
b-) Hareketli Makara<br />
    Hareketli makaralarda yükü kaldırmak için uygulanacak kuvvet yükün yarısına eşdeğerdir. F =G/2 şeklinde olur.<br />
•	Hareketli makaralarda kuvetten kazanç vardır.<br />
•	Hareketli makaraya bağlı olan bir yükü h kadar kaldırmak için ipi 2h kadar çekmek gerekir. Yoldan kayıp vardır.<br />
•	Hareketli makaralar, sabit makaralarda olduğu gibi kuvvetin yönünde değişiklik meydana getirmez.<br />
•	Hareketli makaralarda , makara ağırlığı uygulanan kuvveti etkiler.<br />
 <br />
DİŞLİLER:<br />
  Hareketin hızını yönünü ve yerini değiştirmek için kullanılan düzeneklerdir.<br />
Dişlilerde çap ile diş sayısı doğru orantılıdır.<br />
 <br />
a.       Çakışık Eksenli: dönme yönü ve sayısı aynıdır.<br />
 <br />
b.      Farklı Eksenli : Dönme yönleri ve sayıları farklıdır.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.fenhane.com/images/attachtypes/zip.png" title="RAR File" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=266" target="_blank" title="">basit makineler KONU ÖZETİ.rar</a> (Dosya Boyutu: 250.67 KB / İndirme Sayısı: 417)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>